Öss'ye hazırlanırken Türkçe hocamız demişti. Artık otobüslere "çok oturgaçlı götürgeç" , imambayıldıya "içi geçmiş dinsel kişi"… diyeceğiz ; Türk Dil Kurumu öyle istiyor demişti.. gülmüştük. Eh bunlar da eklenirse Türkçemiz baya bir eğlenceli olacak.
- Çayyaş
Sabahtan akşama kadar çay içen bağımlı kimse. Türkler kahveden çok çayı severler. - Dekılte
Görgüsüz, kıro erkeğin ipek gömleğinin önünü derin açarak sergilediği kıllı ve altın kolyeli göğsü. Nedense bazı kadınlar erkekte kıllı göğsü seksi bulurlar. - Hiç çamaşırı
Varlığı ile yokluğu belli olmayan kadın iç çamaşırı. - Duşünür
Duş alırken gelen ilhamla ülke sorunları, hayatın anlamı veya benzer derin konulara kafa yoran ve özgün fikirler üreten entelektüel ve temiz kimse. - Cinekolog
'Kızım, senin içine cin girmiş' diyerek kadınların oralarını buralarını elleyen, cinsel tacizde bulunan hoca, üfürükçü, - Kankamatik
Yolsuz kaldığınızda borç para aldığınız yakın arkadaş. - Efemdi Davranışları ve sözleri kadınsı olacak kadar nazik, yumuşak ve ince erkek.
- İçerdöver
Her akşam bir yerde içip, eve zil zurna sarhoş gelip karısını, çocuğunu döven hayırsız koca, kötü baba, zayıf karakter. - Sinirbaz Nasıl olduğunu anlayamadığınız ve çözemediğiniz bir şekilde, sizi her defasında sinirlendirebilen özel kimse.
- Hafızapping
Bir şeyi hatırlamaya çalışırken hafızanızda attığınız hızlı tur. - Lafıza kaybı
Söyleyeceğiniz sözü unutmanız. - Keldiven
Saçı olmayan erkeklerin, kafalarını soğuk hava, yağmur gibi dış etkilerden korumak için kullandıkları şapka, peruk gibi gereçler. - Markalemun
Saç şeklini ve rengini üzerindeki marka giysiye göre değiştiren, dış görünüşüne aşırı önem veren boş ve sığ insan. - Jeloğlan
Saçlarına bir kutu jöle sürmeden asla insan içine çıkmayan, görünüşüne fazlasıyla düşkün genç erkek. Derler ki uzun süreli jel kullananlar sonunda 'jeltoş' olurlarmış. - Tö be or not tö be…
Uzun yıllar yasadışı faaliyetlerle uğraşan kulağı kesik şahsın hapisten çıktıktan sonra, aynı pis işlere bulaşmakla sakin ve namuslu bir hayat yaşamak arasında yapması gereken zor seçim. - Keşportacı
Sokağa tezgâh açmış uyuşturucu satıcısı. - Shopşal Şenformasyon
İyi, müjdeli haber. - Tükürükçe
Konuşurken ağızlarından çok fazla tükürük saçan kişilerin ana lisanı. - Zırvana
Aptallığın en aşmış noktası. Zırvanın zirvesi ve nirvanası. Salaklığın ulaşılabilecek en üst seviyesi. - Tembesil
Çok zeki olmamasının dezavantajını çok çalışarak kapatacağına, bütün gün yan gelip yatan tembel ve akılsız öğrenci, kimse. - Tıntınager
13-19 yaşlarında boş ve cahil genç. - Notlakçı
Üniversitede derslere girmeyen, sınavlara başkalarının notlarından fotokopi çekerek hazırlanan beleşçi ve hayta öğrenci. - Kampusırık
İş hayatından korktuğu için bütün eğitimi boyunca kampüsün içinde saklanan, bu nedenle de şirketleri ve iş ortamını tanıma fırsatını kaçıran üniversite öğrencisi.
Bunu okuyanlar bunları da okudu;
Rastgele bir-iki yazı;
Şansını dene!- Bıktım! Musluğu açtım! Tıpasını taktım..
- Everest'e panoramik bakış
- şimdi...
- Sigara Sarma Eğitimi !!! (TTelekom Onaylı) :)
- Dünyayı değiştiren 15 internet adresi
- Mim: ... olsam ne olurdum?
- Blog ödülleri açıldı
- En güzel yalanlar-ım [Mim Dalgası]
- İşte A'dan Z'ye bendeki SEN
- WordPress 2.2.1 yayınlandı
- Garip olaylar dünyası
- ZMsn Messenger için ek özellikler
- İkinci el kadın
- Duvar yazıları [mim]
- tatilden İzlenimler..



28 Aralık 2007, 11:18 tarihinde.
“notlakçı
üniversitede derslere girmeyen, sınavlara başkalarının notlarından fotokopi çekerek hazırlanan beleşçi ve hayta öğrenci.”
hepsi ayrı ayrı güzel ama finaller yaklaşırken notlakçı pek bir yakın geldi nedense :d …
28 Aralık 2007, 12:07 tarihinde.
“blogofobi” bunu da ben uydurdum..
blogu olmayanın korkusu
28 Aralık 2007, 12:28 tarihinde.
ben çayyaş bir sevgilim olmasını ne çok isterdim. hiç çayyaş bir sevgilim olmadı, aslında hiççayyaş bir kadın tanımadım desem daha doğru olur (: hep kolacı çıktılar. ilgililere duyuyrulur. çayyaşım ben.
28 Aralık 2007, 12:51 tarihinde.
çayyaş ve notlakçıyım ama mutluyum :d teşekkürler bu kelimeler için.
28 Aralık 2007, 13:29 tarihinde.
“çok oturgaçlı götürgeç (otobüs)” veya “tavuksal fırlatgaç (yumurta)” gibi saçma sapan uydurmalar, kendini bilmeyen bir iki edebiyat öğretmeninin bu sözcükleri ortaya atmaları ve bunu türk dil kurumu’nun ürünüymüş gibi göstermeleri sonucunda alay konusu olmuş gidiyor…
öz türkçemizi savunanların -ki bunlara türk dil kurumu da dahildir- benimsemiş oldukları ziya gökalp’e ait bir dörtlük vardır:
uydurma söz yapmayız,
yapma yola sapmayız,
türkçeleşmiş türkçedir,
eski köke tapmayız !
işte bu uydurma sözleri yapanların da öz türkçecilik şuurundan uzak oldukları ve hiçbir şekilde samimi olmadıkları belli oluyor. umarım insanlarımız bu densizlere yanıtını verir ve tdk’nın adını karalamak için yapılan bu oyuna gelmezler.
not: dil kurumu başkanı sevgi özel de bu konuyla ilgili bir açıklama yapmıştı. isteyenler araştırıp bakabilir. ayrıca bu yorum kutusuna yazılan büyük - küçük tüm harfler, gönderildikten sonra “hepsi küçük” olacak şekle geliyor. umarım gerekli düzenleme de yapılır.
esenlikle…
28 Aralık 2007, 13:53 tarihinde.
@bilgicik
yorumun için teşekkür ederim. öncelikle yorumlarda tüm harflerin ufak olması durmunu ben bilinçli olarak yaptım ve nedeni de genelde blogumu okuyp yorum yapan arkadaşların saçma sapan tamamı büyük harfle yazdıkları yorumlar. bu tümü büyük yorumlar yüzünden blogumun veritabanında olması gerekenden fazla mb veri oluyor ve dahası o büyük harfler türkçe ise daha kötü. mesela geçenlerde veritabanını taşıyordum diğer sunucudan bu sunucuta büyük “ş” harflerinnin tamamı böyle abzürt bir hale gelmişti hepsi soru işaretiydi. düşün onbinden fazla yorum var bu blogda bir sürü büyük “ş” var :d nasıl zor düzeltmesi. nesye bide büyük “ğ” ler varki onu hiç sorma.
bence bizler yanlış yerde türkçe savunuculuğu yapıyoruz. bu muzlupasta nın yazdığı bu yazı vesilesi ile ben bu konuda fikirlerimi püskürteyim blogumun yorum kısmına.
şimdi daha geçen güne kadar cep telefonunuz ile türkçe harfler kullanarak çektiğiniz mesajlara daha fazla para ödüyordunuz. yani öçşğıü harflerini kullanırsanız daha fazla paranız gidiyordu. bunun nedeni neydi peki? bunun nedeni şuydu, bizim yöneticilerimiz, konusunda yetkili arkadaşlarımız dünyada bu konuda çeşitli toplantılar, sempozyumlar yapılırken koltuklarında veya evlerinde tv karşısında ayak uzatıp yatıyordu. adamlar eğer o zamanlarda türkçe için çalışıp katılsalardı o topluluklara iş böyle olmazdı. aynı şey diğer teknolojilerdeki türkçe problemleri içinde geçerli.
yukarıda yazdığım gibi biz türkçe yi böyle bir dörtlük slogan şiir ile yok efenim ziya gökalp le savunup ne bileyim kurtaramayız. bizim yapmamız gereken dünyadaki gelişmeleri takip edip o gelişmelere türkçemizi nasıl tüm dünya dilleri ile adapte edebileceğimiz için çalışmaktır. türkçe dünyada önemli bir dildir bunu biz biliyoruz fakat malesef belirttiğim gibi bu önemliliğini göstermemeiz gerekir, gidip türkçe dilinin her platformda temsil etmemiz gerekir, bunu yapmayan yöneticileri kınıyorum, hatta yakalarsam ağzını burnunu kırarım (: çünkü kaç defa bu blogun veri tabanındaki türkçe karakterler yüzünden başım belaya girdi.
28 Aralık 2007, 18:11 tarihinde.
güzel kelimeler gerçekten =)
teşekkürler…
28 Aralık 2007, 18:36 tarihinde.
her ne olursa olsun ben yorum kısmında küçük harfin çıkması konusunda şikayetçiyim
ayrıca o kadar eleştirilmesine rağmen türkçemiz bence iyi yolda. mesela gavurlar ram(random access memory) derken biz bellek diyoruz.
28 Aralık 2007, 18:42 tarihinde.
@emre
kusura bakma dostum malesef türkiyede keşke doğru düzgün bir sunucu olsaydı ve kullanabilseydim malesef yurt dışındaki sunucununda kaynakları bu kadar veri tabanı çok büyük kişisel bir blog için çok fazla ben mynet yada habertürkün patronu değilim :d gördüğün gibi imkanlarımız belli ve her yerden kemer sıkıyoruz :d yorumlarında ufak olmasını sağladım. en iyisi ve standartı bu. bildirgec.org git bakiim orada da tüm yazılar ufaktır nedenmiş diye bi sor. standart olması için.
neyse şu bravatar nasıl? çalışıyor değil mi ?
28 Aralık 2007, 20:18 tarihinde.
bravatar denemesi… lüzumsuzsa siliniz…
28 Aralık 2007, 20:20 tarihinde.
@wolkanca bravatar hangi kritere göre çekiyor avatarları? blog adresi mi? kullanıcı adı mı?
28 Aralık 2007, 20:47 tarihinde.
konuyla ilgili olarak ta yabancılarda özellikle ingilizce’de bir nesneye isim verilirken nesnenin işlevine yönelik isimler öncelikle tercih ediliyor. bizde ise genelde çağrıştırdığı anlamlar isim olarak veriliyor -muş sanırım-. örneğin düdüklü tencere ve pressure cooker.. yani basınç / pişirici. elektrik süpürgesi ve vacuum cleaner. vakum / temizleyici gibi… işin kolaylığından ziyade (random access memory / rasgele erişim bellek yerine sadece bellek diyerek bir nesneye en kolay ismi veriyoruz gerçi ram’in asıl türkçe karşılığı “erişilebilir ön bellek” o ayrı ama neyse..) o nesnenin ne işe yaradığını belirtecek anlamlı kelimeler verilmesi çok daha makbule geçebilir diye düşünüyorum. uçak, silgi, tarak ta olduğu, eskiden yapıldığı gibi.. ha bu arada tdk’nın oturup kelime üretmesi kadar ilginç bir olay yok sanırım. bir dile yeni kelimeler kazandıracak olanlar yazarlar/aydınlar/sanatçılar/düşünürlerdir bence. bu arada bravatarın çalışmadığına veya duraksadığına kanaat getirdim çünkü takma ismi/blogu/e-mail adresini baz almıyor (belki de günlük işlem limiti doldu) e-mail zaten olmaz olamaz olmasın yoksa dava açarım blograzziye
şaka bir tarafa md5 olarak hashlayarak vermesi gerekiyor yoksa var mıydı gerçekten blograzzi api’de mail adresi? yanılıyorumdur umarım 
28 Aralık 2007, 21:29 tarihinde.
alın böyle bir tane sözcük de benden: blog.
29 Aralık 2007, 02:25 tarihinde.
@amonhanor
blog adresinden alıyor avatarı. eğer blogunuz blograzzi de kayıtlı ve sahiplenmişsen senina vatarını oradan çeker. Ve beta dır (: daha çok geliştireceğiz yani.
29 Aralık 2007, 03:28 tarihinde.
bu konu kaynak gosterılmeden yayınlanmıs sanırım.bır cok sitede rasladım bu konuya. kaynak gostermeden alıntı yapmıssın.taklıtcı olma
29 Aralık 2007, 04:47 tarihinde.
@arsemih
bu girdiyi ben yazmadım muzlupasta yazdı ama sende bunu bir çok sitede gördüm demişsin fakat eğer bu eserin sahibi (: gelip kardeşim bu benim derse yada sen bu eserin sahibi şu aradaştır dersen o arkadaşı kaynak gösterebilir sanırım muzlupasta.
29 Aralık 2007, 08:36 tarihinde.
@arsemih
hocamı getirip buraya mı asıyım ağzından çıkanları duyun diye. bu yazıyı yayınlayan altına adını yazmamış. işi gücü bıraktın taklitçilikle mi suçluyorsun beni
29 Aralık 2007, 12:14 tarihinde.
@muzlupasta
haklısın ama sende güzelim eleştiriye açık biraz, bu ne sinir?
29 Aralık 2007, 14:22 tarihinde.
dimi hemen kızıyorum ama ben ne yazsam olmadık eleştiriler alıyorum yazıyla ilgili olsa gaö yemicem hırsız muamelesi yapılıyor.
ok bundan sonra relax….
29 Aralık 2007, 15:15 tarihinde.
yalın yekrar diyorum sen bir çok sitede gördüm demişsin ya hani hangi sitede gördün ve hangisi gerçek? kim yazmış bunu eğer bilinmiyorsa anonim deriz biz ona ve internetin malıdır. yani kaynak internet burasıda bir internet günlüğü.
09 Şubat 2008, 14:15 tarihinde.
vallahi harika olmuş.
aklınıza ve emeğinize sağlık.
ille de o “içerdöver” yokmu tam bir harika.:)