tarih araması sonuçları

Eski Coca Cola reklam afişleri

04 Eylül 2008 tarihinde, Multimedia kategorisinde wolkanca yazdı, 6 adet yorum yapıldı. »

Ülkemizde televizyon reklamlarında harika reklamlar çeken Coca 'nın özellikle aylarında sanki Coca içmeden iftar açılmaz veya Coca 'sız yenmez hissi bile uyandırabiliyor. Yani eskiye göre Coca sofralarda daha bir normalmiş havası var bana göre, bun sonuçta reklamların başarısı tartışılmaz.

Coca 'nın dünyada ki geçmişten günümüze tarihi tüm reklamları, leri toplayan bir ile karşılaştım ve paylaşmak istedim, belki meraklılarınız vardır.
Coca old : cocacolaoldads.blogspot.com

cocacola 1989

devamını okuyun »

Deniz Feneri Derneği kamuoyu duyurusu

04 Eylül 2008 tarihinde, Gündem kategorisinde wolkanca yazdı, 3 adet yorum yapıldı. »

Derneği'ni bilmeyenimiz yoktur, son günlerde Almanya'da başlatılan bir soruşturma ile gündeme gelen ismi kafaları oldukça karıştırdı. Geçmişten de bilinen bazı yolsuzluklar, yeşil sermaye vs. gibi cümlelerle harmanlanan bir acayip tiyatro oynanıyor bu ara ve Türkiye'de 10 yıldır faliyet gösteren Derneği bu konudan çok rahatsız olmuş.

Bana E-posta ile gelen bu kamuoyu duyurusunu paylaşmak istedim. [via]

devamını okuyun »

Dilkeş Restaurant’da iftar ve fasıl

02 Eylül 2008 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, kimse yorum yapmadı. »

Dilkeş Fasıl
çilere göre: "İstanbul dünyanın tarihi başkenti" dir, bana göre de dünyanın tek başkenti olsa İstanbul olurdu.
semti de bu tarihi başkentin tarihi merkezidir doğal olarak.

Yusufpaşa Konağı 'inin 4. ve en üst kadındadır . Büyükeyici , , Anadolu yakası, ve manzarası ile, doyumsuz eğlence anlayışı ile İstanbul'un en özel ve seçkin mekanlarından birisidir.

Konağın dekerasyonu bir harikadır, Yusuf Paşa Konağın da haftanın 3 günü konuklarını ağırlar. Dilkeş hani o eski ramazanlar dediğimiz o atmosferi yaşamak için bire bir diyebilirim. Menüler harika, hizmet kusursuz.

Web sitelerini de inceleyebilirsiniz; yusufpasakonagi.com, dilkes.net

devamını okuyun »

Tarihin ilk su altı fotoğrafları

30 Ağustos 2008 tarihinde, Multimedia kategorisinde wolkanca yazdı, 3 adet yorum yapıldı. »

tarihinin ilk su altı fotoğraflarından örnekler.

Photos taken in 1938, photographer near the coast of Silver Springs. Over the 45 years he has done photos coast of and its inhabitants. He actually was one of the pioneers of underwater photography.

devamını okuyun »

Şans görecelidir

24 Ağustos 2008 tarihinde, Hayattan kategorisinde maya duru yazdı, bir kişi yorum yaptı. »

Yolda yürürken aklını yitirmiş biri bana Şans nedir diye sorsa? Mayaca nın cevabı hazır; Şans benim etrafımda olan kişiliklerdir. İşte o da öyle biri. Düşünüyorum da ın ın da dostları, ailesi, sevgilisi, arkadaşları, yaşamın her anında çevremizde olan insanların bizim için ne büyük şans veya şansızlık olduğu belki çok küçük veya çok büyük bir ayrıntı. Göreceli.

devamını okuyun »

100 yılda bir çıkan mizah dergisi El üfürük

23 Ağustos 2008 tarihinde, Medya kategorisinde wolkanca yazdı, 7 adet yorum yapıldı. »

El üfürük ile arkadaşım Eren sayesinde tanıştım, Eren'in babasının üniversiteden arkadaşı karikatüristmiş, derslerde okutuyorlarmış bunu. Derginin ilk sayısı 22 Ağustos ′de, Sermet Muhtar, Sait Hikmet ve Osman Kemal adlarında üç genç yayımlanmış ve ikinci saysı 100 yıl sonra, geçtiğimiz gün 22 Ağustos 2008 tarihinde çıktı. Dergiyi arkadaşlar Taksim'de dağıttılar ayrıca Taksim yakınlarındaki gazete bayiilerinde de bulunabiliyor şu anda.

İlk sayısı 22 Ağustos tarihinde çıkarılan ve üzerinde ”Asırda bir defa eşref saatte yayımlanır” ibaresi bulunan dergisi El Üfürük Türkiye'de yayınlanan en eski ve ilk dergisiymiş.

E derginin sloganında var olan Asırda bir defa eşref saatte yayımlanır ibaresini baz alan derginin editörü 'de tam bir asır sonra bu dergiyi düzenlemiş ve yayınlamışlar, hem de tam vaktin de.

Bize de buraya yazmak düştü işte, merak edenler ilgilenenler için kaçırılmayacak ilginç bir deneyim olacağı kuşkusuz, kaç adet basıldığı hakkında bilgim yok ama herhalde bu yazıyı okuduktan sonra Taksim civarıdaki gazete bayiilerinden ve tabiki şansınız varsa bulmanız olası.

elüfürük
elufuruk.com.

devamını okuyun »

Mumya’nın dönüşü

21 Ağustos 2008 tarihinde, Sinema kategorisinde wolkanca yazdı, bir kişi yorum yaptı. »

Filmi 'de sinemalarında 10.salonda izledim. Filmin iki farklı versiyonu vizyonda, birincisi Türkçe dublajlı diğeri ise Türkçe alt yazılı olarak. Ben 10. salonda Türkçe dublajlı olanına gittim çünkü bu bir devam filmi ve ilk filmdeki Jonathan karakterinin espirilerini Türkçe olarak duymak istiyordum.

İlk filminde evli çiftimizin Alex ismindeki çocukları büyümüş ve boynuz kulağı geçmiş, çocukta anne ve babası gibi tarihe, mumyalara ilgi duymuş fakat çalıştığı ve arkadaş olduğu, güvendiği profosör bu genç arkadaşımızı çinli bir generalden aldığı büyük miktarda bir para uğuna satar.

Bu çinli generalimizin arzusu, genç arkadaşımız Alex'in ortaya çıkardığı, lanetlenmiş ve özel güçleri olan çinli ()'u yeniden uyandırmak ve ölümsüzlük hayallerini gerçekleştirip ile birlikte dünyaya hükmetmek.

Çinli imparatorumuz, yani mumyamız diyelim buna, mumyamız en son lanetlenmeden önce bir büyücü kadını çok ister ama kadın bizim imparatorun o zamanki en güvendiği ve en iyi generaline aşık olur. Büyücü kadın da generali sevmektedir, generali öldürtür, kadını da kendi öldürmeye çalışır ama kadın ölmez ve imparatoru lanetler, daha sonra büyücü kadın ölümsüz olur ve filmimizin geçtiği 1960 lı yıllara kadar yaşar. Generalden çocuğu vardır, o da doğar bu süre içinde ve o da ölümsüz bir kız olur, daha sonra Alex le bu aşk yaşayacaktır, kız da annesi de çok güzeller bu arada.

Jonathan abimiz Çin'de bir klübü işletiyor, bizim Richard "Rick" O'Connell abimiz ile Evelyn "Evie" Carnahan-O'Connell ablamıza devlet yeni bir işe verir bunlar da kabul eder, bu yeni iş bir elması Çin'e götürmektir, bu arada eski dostumuz Jonathan'a da uğrarız derler.

Alexander "Alex" O'Connell'ı anne ve babası okuyor sanırlar, halbuki Alex anne ve babasından habersiz tarihe kazılara vermiştir kendini Çin'de, Jonathan dayısı da ona destek veriyordur, fakat anne ve babası bunu bilse Jonathan abiyi fena pataklarlar.

Tabi sürpriz bir şekilde Çin'e gelen Rick abi ve Evie abla oğullarının okulu asıp avına çıktığını öğrenirler, bu arada büyücü kadının kızı ile de tanışırlar. İyi kalpli cadımız, onun kızı, Alex ile annesi ve babası kötü general ve uyandırdığı Çinli yı sonsuza kadar yok etmek sorundadırlar.

Bir de yetiler var, himayalarda böyle kocaman kar adamlar ki zaten karhramanlarımızın hayatlarını kurtaranlar da bu hayvanlar oluyor. Çok ler.

devamını okuyun »

Melodisini kaybetmiş ironik gece

20 Ağustos 2008 tarihinde, Hayattan kategorisinde maya duru yazdı, 12 adet yorum yapıldı. »

telefonun sesiyle uyanıyorum…
: Alo
X:
: sen misin?
: Nasıl yani tanımadın mı evet benim?
: İnanmıyorum ya 5 sene oldu. Nerelerdeydin?
: kızım iyi misin ne 5 senesi ya daha 2 ay önce beraberdik. Geyiği bırak ta acil gelmen lazım bizim eve. Nasıl geliyorsan gel burada ol.
: Ne kızım sen manyak mısın saat gecenin üç'ü hadi ya gelemem bir kere evden çıkamam .
: Bak acil diyorum gelince konuşuruz. Hadi fasulye çabuk ol.
: Çok garipsin hayret bir şey. rüyanda mı gördün?

Telefonu kapattım, ama hala aklımda beş sene aradan sonra gecenin bir köründe 'in neden aradığına akıl sır erdiremiyordum. Neydi bu şaka falan mı birde gıcıklığına iki ay önce deyip alaya alıyordu. Ne şans bende ki etrafımda bir tane normal adam yoktu ya. Yataktan kalkışımla garip bir ses kulağımda uğuldamaya başladı 'kızım mayacun deliriyorsun sanırım ilk defa telefonu açık bıraktın şuraya bak halüsinasyon görüyorsun sanırım' diyen içimde ki sese bu vakti yine içimden 'sus be 'demekten başka çarem yoktu.

devamını okuyun »

Okyanus olmak

15 Ağustos 2008 tarihinde, Hayattan kategorisinde tamkarisik yazdı, bir kişi yorum yaptı. »

Bu yazıyı paylaşıyorum çünkü seneler önce tesadüfen gördüğüm bu yazı beni çok etkilemişti.
Hatta mail adresimi, forumdaki üye ismimi burdan esinlenerek koydum. Hala da kullanırım. Kim yazmış bilmiyorum ama :(

devamını okuyun »

3. Türk blog yazarları Ankara’da toplandık

10 Ağustos 2008 tarihinde, Blog kategorisinde tamkarisik yazdı, 6 adet yorum yapıldı. »

3. Türk Yazarları toplantımızı da bugün itibariyle gerçekleştirmiş bulunuyoruz. 3E yani İnn’deydik. Teras katı hoş bir yerdi her ne kadar garsonları sparişi yetiştirmekte geç kalsalarda (baya geç) :P

Efendim bugün felekten bir çaldık ve “klasik” toplantılarımızdan arındık. Açık havada bazılarımız alkollü bazılarımız alkolsüz içeceklerimizi yudumlayıp –her ne kadar blogdan ve bilgisayardan konuşmayalım desek de- bol bol sohbet ettik. İlk konumuz oldu. Bazı eleştiriler ve övgüler aldım. Ayrıca sponsor da buldum bi dene :D Teşekkürler Erhan (). Valla en sevdiğim tarafı da bu böbürlenme olayı sıfır adamda :) Bi de Blogcu Foruma destek vermeyi istedi Barış bakalım ne zaman olacak bu iş çünkü ilk toplantıda da söylemişti aynı şeyi :)

Az sayıda olunca daha da kaynaştık, sohbet sohbeti açtı konu konuyu uzattı. Sohbet edelim diyoruz konu gene internete ve bloga geliyor tabi. her zamanki gibi kısa olarak da olsa konuşmamız içinde vardı. Projelerden bahsettik, seo ile ilgili konuştuk, ödüllerinden girdik .com’dan çıktık sonra ordan başka başka sahiplerine, Rss’den Türkçemizi doğru kullanmaya, kelimesi için Türkçe karşılık ararken tarihin sayfalarına şöyle bir giriş yaptık (ben tarihten hiç anlamam valla ama arkadaşlar sağolsunlar)

her zamanki gibi en son bir şeyler yedi ( :P adam geç geliyor naapsın), garsonun yazısı iğrençti, kasadaki kadın –çok mu içti nedir- 2 tane rakamı toplayamadı, müziğin sesinden mi benim sesimin kısıklığından mı (olabilir valla uykusuzum Naz sağolsun) Barış beni duymakta zorlandı :P Yuvarlak masa etrafında konuştuk sohbet ettik 7 gibi başlayan toplantımız (ben ve Erhan için 10’da biterken) kalanlar ne zaman bitti bilmiyorum :P

Kim kim katıldı derseniz:
Erhan (Yakuter), Ben (Tamkarışık), Barış (Beyn), Adem, Erman (Shawnralf), Kaan (Kaanfakili) ve İbrahim (Güncem). Az kişiydik bu sefer yaz tatili diyelim bari.

Daha ne diyim yorgunum aklıma gelen olursa yarın eklerim :D

Sayfalar:12345Sonraki »»

site statistics