hayattan araması sonuçları

Şiir / Her insan biraz üşür

20 Haziran 2008 tarihinde, Şiir kategorisinde Asi Düşler yazdı, bir kişi yorum yaptı. »

” İnsandır bu, hikayesi kendinden gelen, işleyişi hayattan, götürüsü candan ve ardından usulca olur ölümü…. ”

İç çekişidir yanlızlığı
Aşk deyince susar gözler
Nelere mahkumdur kimbilir
Her biraz ölür
Kaybettiği bakışların arasına
Hasreti koymak gibi
Öylece bakmak
Ve şimdi herkes görür

Bırakır aynalar göstermeyi
Kırılasıca günler
Bir türlü sabahı vermez koynuna
Güneşini alır
Soğuktur
Ve her biraz üşür

Koyaklara salıverir umutları
Gecelerde arar oraları
Özler
Candır geriye bırakılan
Parçadır
Ve her biraz ölür
devamını okuyun »

E-posta aboneliği

18 Şubat 2008 tarihinde, Ivır Zıvır kategorisinde wolkanca yazdı, kimse yorum yapmadı. »

..com’ dan son yazıların haberlerini ile almak istiyorsanız, aşağıdaki form’a adresininiz bırakmanız yeterli olacaktır.
Böylelikle her sabah yeni yazıların haberi e-postanıza gelecektir.
Lezizdir, tavsiyedir.

adresinizi giriniz:

Bir FeedBurner hizmetidir.

E-postanızı yazıp " ol" u tıklayın. Yeni bir pencere açılacak (pop-up). Açılan sayfa İngilizce. Çıkan güvenlik kodunu girin. "Complete Subscription Request" yazan yere tıklayın. E-postanıza "confirmations@emailenfuego.net" adresinden bir etkinleştirme e-postası gelecek. Bu e-postadaki ilgili bağlantı adresine tıklayın.

Diğer takip seçenekleri

Rss akışı ile blogda yeni eklenen içeriklerden haberdar olabilirisiniz. Bunun için Rss okuyucunuz veya tarayıcınız için adres: http://blog.wolkanca.com/feed/ dir.

Yeni yapılan yorumları takip etmek için adres: http://blog.wolkanca.com/comments/feed/, yorumları takip etmenizi öneririm bazen çok ilginç yorumlar olabiliyor.

'nın Delicious linklerini takip etmek için de adresiz: http://del.icio.us/rss/wolkanca dır. Delicious da gezindiğim web sitelerinin bağlantılarını paylaşmaktan keyif alıyorum, bu şekilde kendim içinde bir arşiv oluşturmuş oluyor ve daha önce gezdiğim bir web sitesinin adresini delicious hesabımda arama yaparak veya etiketler yardımı ile kolayca buluyorum.
Twitter da öttüğüm anlık durumlarım için takip seçeneğiniz yine Rss akşı olarak adresiniz: http://twitter.com/statuses/user_timeline/10560442.rss dır. Tiwitter kısaca bir anlık bloglama şeysi, burada kısa anlık aklıma gelen veya ne yazasım geldiğinde nerede olursam olayım, cep'den veya herhangi bir internete bağlı aletten gönderdiğim metinlerden oluşur, lezizdir.
Odeo müzik kanalımızdaki yeni eklenen müziklerimin takip etmek için adresiniz: http://odeo.com/profile/Wolkanca/rss dır. Odeo ile yıllardır sevişiriz, sesli poodcast ve müzikal anlamda.
Şimdilik bukadar, başka kayda değer takip şeysi yok gibi, daha fazlası için iletişim bölümünden telefon numaramı bulabilir arayabilirsiniz (:

Football Manager 2008 geliyor: uykusuz gecelerle

13 Eylül 2007 tarihinde, Oyun kategorisinde wolkanca yazdı, 6 adet yorum yapıldı. »

Merakla beklenen Football Manager 2008, Sports Interactive tarafından açıklandı. Aralık ayında Football Manager severler yepyeni oyunlarına kavuşacaklar.

Ekran görüntüleri ve oyuna eklenen yeni özellikler şu şekilde; Sports Interactive yepyeni özelliklerin eklendiği daha geliştirilmiş maç motoruyla sabırsızlıkla beklediğimiz Football Manager serilerinin yeni versiyonu Football Manager 2008´i duyurdu. Tahmini olarak Aralık ayından önce çıkması beklenen , ön sipariş ile alınabilecek.(Siparişler alınmaya başlandığı andan itibaren sitemizden duyurulacaktır) Oyuna yepyeni özellikler eklenirken, tüm dünya üzerinde ki kulüp kadroları son güncel halini alacak. Günümüz dünya futboluna en iyi şekilde uyarlanan, dünyanın bir numaralı menajerlik simülasyonu olma özelliğini taşıyan Football Manager versiyonu Sports Interactive imzasıyla gelenek halini alarak yine elimize ulaşacak.
devamını okuyun »

Kimseden duymadığınız seks gerçekleri

08 Mayıs 2007 tarihinde, Aşk Meşk kategorisinde wolkanca yazdı, 18 adet yorum yapıldı. »

cosmopolitan dergisi tarafından yayınlanan Kimseden Duymadığınız 96 Gerçeği başlıklı yazı belkide çoğumuzun bilmediği şaşırtıcı gerçeklerden oluşuyor. Örneğin;

Amerika’da Kuzey Western Üniversite’sinde yapılan bir araştırmaya göre, özellikle üzerinden pornoya ulaşmanın kolaylaşması, son 25 yılda rastlanan tecavüz olaylarının yüzde 85′inin sorumlusudur.

devamını okuyun »

%52, Koç Holding ile taşak geçti!

29 Mart 2007 tarihinde, Gündem kategorisinde wolkanca yazdı, 25 adet yorum yapıldı. »

Benim çoktandır bildiğim ama çoğu kullanısının belki karşılaşmadığı bilmediği %52 diye bir oluşum var. Grubun amacı bana göre kısaca birilerini uykudan uyandırmak ve birilerinin rahatını bozmaktır. Detaylı manifestosu için şuradan buyurun.
devamını okuyun »

Blogumu blog gibi kullanmaya karar verdim

11 Mart 2007 tarihinde, Wolkanca kategorisinde wolkanca yazdı, 11 adet yorum yapıldı. »

Neden yazıyorum biliyorsunuz şurada yazmıştım. Aslında ben gibi blogcular paylaşmayı seven insanlardır, yani gördüklerini bildiklerini, ilgi alanları hakkında tecrübe ve karşılaştıklarını paylaşmayı severler. Ayrıca ..com olarak biz bir topluluk bloguyuz dedik ve bu zamana kadar arkadaşlarla beraber yürüttük bu işi. Bir diğer yazma tarzıda kişinin sadece kendi gündelik hayattan yaptığı alıntılara yorumunu katarak bloguna yansıtması, bunu Lanblog‘da yapıyorum veüstelik Lanblog’da çok güzel bir seneryo mevcut kendi dalında bir numara :) İtiraf ediyorum Lanblog‘umu bu blogdan daha çok seviyorum çünkü kendim için yazıyorum ziyaretçiyi hiç düşünmüyorum hiç bir kaygım yok yazarken, tamamen serbest ve o anki ruh halim neyse onu yansıtıyorum. devamını okuyun »

Bir bebeğin günlüğü :))

27 Şubat 2007 tarihinde, Geyik kategorisinde wolkanca yazdı, 10 adet yorum yapıldı. »

Hani bebeklerin dili olsa da konuşsa derdini anlatsa denir.Herhalde anlatsalar bu kadar birşey çıkardı ortaya. Ama benim bebeğim demesin böyle.. üzülürüm :(
devamını okuyun »

Olsa da olmasa da

24 Ocak 2007 tarihinde, Aşk Meşk kategorisinde wolkanca yazdı, kimse yorum yapmadı. »

Her şey değişiyor.. Sevgiler, özlemler, beklentiler.. Her şey bir anda değişiveriyor.. Ölesiye sevdiğin birini sevmemeye başlıyorsun.. Ondan bir şeyler ummamaya, hayallerine onu dahil etmemeye. Hep aklının bir köşesinde, içinde var oluyor ama dışa vuracak kadar gerekli görmüyorsun onu. Sonra hasretler bitip, özlemin yavaş yavaş yok olmaya başlıyor. O nu düşündüğün anlar sınırlı kalıyor, istemesen de.. İçinde hep o sevginin var olmasını istiyorsun ama başaramıyorsun, o kadar yoruldun ki çünkü… Duyunca bütün sorunlarını, hüzünlerini unutturan o ses bir yabancı gibi geliyor artık kulağına. Hayallerinde eskiden var olan ama artık unutulmaya yüz tutmuş bir yabancı.. devamını okuyun »

Etiketlemece

17 Ocak 2007 tarihinde, internet kategorisinde wolkanca yazdı, 5 adet yorum yapıldı. »

Tags olayı ımıza girdikten kelli “etiketler” (tags) zamazingosu internette çoğu sitede ve hemen her blogda var ve bizlerde kullanıyoruz. Yazılarımızı, fotoğraflarımızı, ilgi alanlarımızı vs.bir çok şeyi artık habire etiketliyoruz.
ile yaratılmış çoğu web sitesi ve bu yöntemini kullanıyor ve sayfalarının bir yerlerinde “ bulutu” ( cloud) adı verilen bir yöntemle bu etiketleri listeliyorlar. Genelde bulutu içinde kullanılan fontların büyüklüğü o etiketin popülaritesini veya kaç kişi tarafından kullanıldığını sembolize ediyor. Örneğin bu UTW eklentisi kurulu olan bloglarında bunu görebilirsiniz şu an okuduğunuz ..com blogunda da bu var şurada göreceksiniz. devamını okuyun »

Seninle bütün hayatını aldatan hayalet

26 Eylül 2006 tarihinde, Ivır Zıvır kategorisinde wolkanca yazdı, 5 adet yorum yapıldı. »

Tek başına bir odada kalıyordun. Odanın duvarları baştan başa camdı. Baştan başa sımsıcak ruhtu…
Odanın ortasında çırılçıplaktın. Bir sandalyede oturuyordun. Odan ılık, tanıdık, hiç kesilmeyen bir rüyanın ortasında salınıyordu. Yüzünden dünyadaki bütün zamanlar geçiyordu. Yüzündeki bütün zamanları özlüyordum… Yüzünün bütün zamanlarının dışındaydım.
Odanda tek başınaydın, ama o büyüsünü, o derinliğini yaşamayı çok arzulasam da, yine de nerede olduğunu bilmediğim dünyaya senden gidiliyordu… Senin gözlerinden görülüyordu… Senin gözlerinden görülüyordu benim sonsuz düşüm… Sonsuz kayıplığım… Varlığımın bir parçası sana gitmiş, bir parçası bende kalmıştı. Varlığımın sende olan parçası seninle gerçek dünyaya, başka ruhlara, öteki hayatlara gidiyordu…
Beni içeri, odana, yanına almamıştın.
Varlığımın en sahici, en cesur, en erdemli yanı içerde, seninle kalmıştı, seninle gitmişti öteki hayatlara, başka ruhlara…
Böyle başlamıştı o büyük dışlanmam.
Ömrüm odanın kapısında, beni içeri çağırmanı beklemekle geçmişti…
Yaşamadım diyemem, yaşadım.
Sevgilerim oldu. Başarılar kazandım. Misafirler geldi evlerime… Çılgın, başıboş, şımarık, ihtiras dolu yaz akşamlarım oldu… Sevgi dolu mektupları aldım. Telgraflar, çağrılar… Yolculuklara çıktım. Beni karşılayanlara el salladım sevinçle, içim kamaşarak… İştahlıydım. Arzularım hiç dinmeyecek gibiydi… Doğum günlerimde pastamı keserken herkese ve kendime hak ettiğimizden daha çok şans diledim hep…
Ama yine de unutamazdım senin kapında bekletildiğimi, beni içeri almadığını, varlığımın en anlamlı, en sahici parçasının sende kaldığını, o ikiye bölünmüşlüğümün derin sızısını unutamazdım, bunun yıllarca süreceğini ve de hiç dinmeyeceğini…
Bazı geceler penceremi açar derin nefesler alırdım. Nefes alırken gücümü daha da artırsın, acılarımı bana unuttursun diye Tanrı’ya yaranmak geçerdi aklımdan.
Doğanın ayrılmaz bir parçasıydı odan. Odan doğadaki o en ağırbaşlı cinayetlerin ortasında sessizce beklerdi… Daha da ısınırdı sahipsiz ruhlardan yapılmış camları… O camları kırabilsem, sana dokunabilsem, kendimi sana inandırabilsem kainatın bütün şefkati, bütün sevgisi içime akacaktı, biliyorum…
Yaşarken hiç tatmadığım bu duygu elimi uzatsam dokunabileceğim kadar yakındı sanki. Ama neden bu kadar uzaktaydı, hiç anlayamıyordum… Bilmek çözer sanıyordum bu muammayı… Bu uzaklığa çalışırsam beni içeri alırsın diye düşünüyordum…
Çünkü yaşadığım şehirlerden en umutsuz durumlardan büyük vaatler, büyük sürprizler çıkarıyorlardı karşıma … Sanki o büyük kayboluşlarını unutturmak için bir arada yaşıyorlardı…
Ben de o insanlardan biriydim ve bir gün kapını açıp beni içeri alacağını, bir gün beni gerçekten seveceğini sanıyordum…
Bu yüzden dünyadaki hiçbir şey üzerinde dikkatimi yoğunlaştıramıyordum. Bu hayatta hiçbir şeyi tam yapamıyordum. Görenler kendimden intikam alıyorum sanıyorlardı…
Sonsuz bir ertelemeydi ım.
Aslında bu bir gecikmişlik değildi. Hayattan istifa etmek de değildi. Hem sen olmadan nereye gidebilirdim ki? Ben senden uzaklaştığımda gecikmiş olurdum her şeye, seni sevmekten vazgeçtiğimde intikam almış olurdum her şeyden, seni sevmekten vazgeçtiğimde intikam almış olurdum kendimden…
Uzağa, istediğim uzaklara gitme şansım ancak yanında olursam mümkündü. Çünkü ne zaman içime baksam yüzünden geçen bütün zamanları, bütün özleyişleri, yüzünden gerçek dünyaya açılan yolları, başka ve öteki hayatları görüyordum… Yüzünde varlığımın sende kalan parçasını görüyordum. Böyle zamanlarda yüzünde, acıyla gölgelense de bağışlayan bir gülümseme olurdu. Ve bu gülümseme senin beni bir gün içindeki varlığımla buluşturacağını hissettirdi…
İşte o zaman bu sürgün bitecekti…
İşte o zaman yaşadığım bütün endişeler, bu suçluluk, değersizlik duyguları, bu korkular, bu günaşırı intiharlar bitecekti…
Bunu bile bile yaşamak nedir bilir misin? …
Geri döneceğini bile bile tanımadığın, sana hep yabancı yollara düşmek…
Karşına çıkan herkeste seni aramak… Seni hatırlattığı için birine âşık olduğunu sanmak… Sen olmadığını bile bile, bütün ını bu ilişkiye adamak için çırpınıp durmak…
Bunu bile bile yaşamak nedir bilir misin? …
Düşünsene, ben seninle düşlerimi, heyecanlarımı, çocukluğumu, acılarımı aldattım…
Seni unuturum diye yaşamaya başladığım her aşkı, ben yine seninle aldattım…
Sen beni içine almadığından beri yıllardır ben seninle kendimi aldattım…
Bir tek seni sevdiğim doğruydu… Ve bu doğru yüzünden ım yalana battı…
Sen beni dışladığından beri beni sevenlere bir hediye ettin…
Tepeden tırnağa aşka, tepeden tırnağa özleme batmış bir
Bu hayaletin içinde beni değil seni gördüler hep. Çoğu bu hayalete dayanamayıp çekip gitti…
Kimisi senin beni beklettiğin kapıda, beni bekledi. Seni beklemekten yorulur, onunla birlikte çekip giderim diye buralardan…
Ve ben en çok onların sevgisine inandım. En çok onlara derinden üzüldüm. Ve hep merak ettim, karşılıksız ve onca yıl bir hayaleti nasıl böylesine sevebildiler diye… Dünyanın iyi bir yer olduğuna ve yaşamak için çok sebep bulunduğuna bu ın bir hayalete duydukları o akılalmaz, o sonsuz sevgileri yüzünden bir kez daha inandım…
Seni unutmak için başladığı her aşkı yine seninle aldatan bir hayalete…
Seninle kendini, bütün ını, düşlerini, çocukluğunu, yaşadığı bütün acıları aldatan bir hayalete…
Bir tek sana duyduğu sevgisi doğru olan, bu yüzden bütün ı büyük bir yalan olan hayalete…
ün “Hayallerini Yak Evi Isıt” adlı kitabından.

Sayfalar:12Sonraki »

site statistics