‘Şiir’ Kategorisi için Arşiv

Şiir Ege’den yükseliyor!

Kategori: Gündem, Şiir 21 Nisan 2008 tarihinde edasuner yazdı. Yorum Yok »

E-posta ile gelen kültürel bir haberi paylaşmak istiyorum.
13.İZMİR KİTAP FUARI YAKLAŞIYOR
Bu yıl on üçüncü kez Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş ve Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile, Uluslararası İzmir Alanı'nda düzenlenen İzmir ı, 19 Nisan 2008 Cumartesi günü açılıyor.

Kuruluşumuz TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından 19-27 Nisan 2008 tarihleri arasında Uluslararası İzmir Alanı'nda düzenlenen 13. İzmir ı, bu sene 'Ege'de Şiir' temasıyla gerçekleştiriliyor.

280 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenen ı'nda geniş bir konu yelpazesi içinde gerçekleştirilecek konferans, söyleşi, panel, şiir dinletisi gibi 139 kültür etkinliği ve imza günlerinde 500 yazar, okurlarıyla buluşup, kitaplarını imzalayacaktır.
13. izmir kitap fuari
Devamı…

Anlatamam ki

Kategori: Aşk Meşk, Şiir 29 Mart 2008 tarihinde tamkarisik yazdı. 1 Yorum »

Bu aralar derdim büyük işte sormayın. Bu şiir hoşuma gitti yadırgamayın. Sevmiş kalp işte susar mı? Açılan yara söyleyin tez kapanır mı? ış derdini yürek susar mı? Bırakın anlatsın…

Yazının tamamını okuyun »

İzlememiz gereken bir video

Kategori: Multimedia, Şiir 08 Ocak 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 4 Yorum »

Can Dündar'ın şiirini Selçuk Yöntem seslendirmiş, ne de iyi etmiş. Çok etkilendim, Pınar ve Dometessuyunda gördüm onlara teşekkürler. [via]

İyi Düşünün
Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi? Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi? Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı? Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz? Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız? Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız? Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınız sıkıca tuttu mu hiç? Ve siz onu hiç kokladınız mı? Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı? Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız? Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz? Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl? Çimlere uzandığınız oldu mu? Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç? Hiç suda taş kaydırdınız mı bu yıl? Kaç kez kuşlara yem attınız? Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı? Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz? Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı? Kaç kez mektup aldınız bu yıl? Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç? Kimseyle barıştınız mı bu yıl? Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez farkettiniz bu yıl? İyi bir yılın, bunlar gibi birçok "küçük şeye"e bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü bu yıl? Yayılın çimenlerin üzerine… Acele edin… Er veya geç… Çimenler yayılacak üzerinize…

Yazının tamamını okuyun »

‘Kendine iyi bak’ derler, kurşunu kafana sıkıp giderler.

Kategori: Şiir 23 Kasım 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 14 Yorum »

“Kendine iyi bak” bir “” değil “” cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde…
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”
“Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum.”
“Kendine iyi bak” derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine İyi Bak” gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, de tükeninceye kadar…Ta ki son mezar sessizliğine bürününceye kadar…
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine İyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler.
“Kendine iyi bak” derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. “Kendine iyi bak” derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. madıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. mışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın… Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, “kendine iyi bak” derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye
unutulmayan nağmeler.
Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. “Bitti” diyemedikleri için, “kendine iyi bak” derler. “Kırıldım ve affedemiyorum” diyemedikleri için “kendine iyi bak” derler. “Seni istemiyorum artık, ımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım” diyemedikleri için kendine iyi bak derler. “Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum” diyemedikleri için “kendine iyi bak” derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler.
“Kendine iyi bak” bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen ıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen ımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. “Kendine iyi bak” deme bana. Nokta koyma.
Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile… Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? sak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı ların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden…, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?…
Peki o zaman… Senin istediğin gibi olsun… Öyleyse…Sen de “Kendine İyi Bak.”
“Kendine Iyi Bak” derler, kurşunu kafana sıkıp giderler.
Yazının tamamını okuyun »

Sevgi şiirleri

Kategori: Aşk Meşk, Şiir 28 Ağustos 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 1 Yorum »

Arkadaşlar daha önce boran ağaya dublaj başlıklı yazımda bir paylaşmıştım ama önceden uyarmama rağmen yorumlara siyaset karışınca videoyu kaldırdım ve kendimi bir borçlu hissettiğim için kendi şiirlerimin bir kısmını kullanarak hazırladığım bu videoyu sizlere sunuyorum.
Yazının tamamını okuyun »

Nikola Vaptsarov

Kategori: Müzik, Şiir 19 Temmuz 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 5 Yorum »

pixnvBulgar şair Nikola Vaptsarov’un kurşuna dizilmeden bir kaç saat önce yazdıgı iki şiirden biri.

Karıma
geleceğim bazen, uykudayken sen
beklenmedik uzak bir konuk gibi
sokakta bir başıma koyma beni
kapıyı sürgüleme üstümden.
usulca girecek bir yere ilişeceğim
bir zaman, karanlıkta, bakacağım yüzüne
görüntün doyasıya dolunca gözlerime
seni kucaklayacak ve çıkıp gideceğim

nikola vaptsarov
çev: ataol behramoglu
: Grup Ekin
{ download }

Yazının tamamını okuyun »

Öldürdünmü onlar gibi öldüreceksin

Kategori: Şiir 01 Temmuz 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 8 Yorum »

amerika_yahudi

öldürdün mü gibi öldüreceksin
kimsenin sesi çıkmayacak
ağır bombardıman uçakların olacak
koordinatları belirlenmiş hedefleri vuracaksın
hergün başka bir düğün evinde yaşanan mutluluğu paramparça edip
üzerlerine ölüm saçacaksın
çocuklar kurtulacaklar uzun yaşayarak
görecekleri dertlerden
hepsini topluca bir mezara dolduracaksın
artık ne geçim sıkıntısı kalacak
evlenecek gençlerin
ne de olup biteni anlatacak görgü tanığı
geride kimseyi sağ bırakmayacaksın
öldürdün mü gibi öldüreceksin
kimsenin sesi çıkmayacak
tam techizatlı askerlerin olacak
uzun menzilli silahlarla vuracaksın
hızlı giden bir araba
sokakta koşan genç bir adam
slogan atmak için yürüyen topluluk
pratik çözümler bulup
hepsini havaya uçuracaksın
çakal sürüsü gibi birlikte gezecek
gece yarısı kapıları kırarak gireceksin içeri
ani baskın yapacak
masum ın ellerini arkadan bağlayıp
kafasına çuval geçirecek
ve aşağılık cümlelerle konuşacaksın
öldürdün mü gibi öldüreceksin
kimsenin sesi çıkmayacak Yazının tamamını okuyun »

ilk ve tek karikatur blogu

Anladım

Kategori: Şiir 29 Mayıs 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 14 Yorum »

Bir arkadaşım adı , bu şiiri seslendirmiş, güzelde bi hazırlamış ve biz izleyip duygulanalım diye ’a yüklemiş.

Yazının tamamını okuyun »

Rüzgarın yapamadığı

Kategori: Şiir 04 Mart 2007 tarihinde wolkanca yazdı. Yorum Yok »

Rüzgar güneşle iddiaya girer, yaşlı adamın pelerinini üzerinden uçurabileceğine dair… Sonrada bütün kuvvetiyle eser… yel olur… Fırtına olur, gitgide şiddetini arttırır da… Yine de bırakmaz adam… Hatta daha da sıkı sarılır. Bir türlü bırakmaz… Sonunda rüzgar mahcup bir şekilde pes edince… ‘Birde beni seyret’der güneş ‘hadi canım sende’ der rüzgar, benim yapamadığımı sen nasıl yapacaksın ki derken… Güneş, kemiklerine kadar ısıtınca adam, pelerine ihtiyaç duymaz olur.. çıkarır önce… sonrada bu sıcakta taşımak istemeyip bırakır bir ağacın altına… ihtiyacı olan alsın diye… Çoğu zaman sıcak bir gülümseme, içten, samimi bir yaklaşımla kolayca çözebileceğimiz sorunları, yanlış yönde çok büyük efor sarf etsek bile çözemeyiz… Her şey sahip olduğu realitesine sıkı sıkıya yapışmak ister var olabilmek için!.. Her zaman güneş gibi olmak lazımdır oysa… Yaratanın yarattığı doğamızda bu vardır çünkü…

Yoksun

Kategori: Şiir 28 Şubat 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 2 Yorum »

Kalbim hiçbir durakta durmayacak artık senden sonra ellerimi kimse ısıtmayaca, kimse bakmayacak gözlerime kimse sevgimi hafife alamayacak artık yoksun ya, aslında varsın da yoksun gidip gelen hayalin var arkasından baktığım gitme diyemediğim sen varsın aslında.. Yazının tamamını okuyun »

Dün bugün yarın

Kategori: Şiir 17 Şubat 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 5 Yorum »
Dün Yeni bir gün ise içinde nefes almaktır adı bil ki yaşamın Yaşamak sadece bir dün ise içinde bil ki adı ölümdür o doğmamış yarının.

Kerem Alışık

sesim..

Kategori: Şiir 03 Şubat 2007 tarihinde wolkanca yazdı. Yorum Yok »

Duyduğum

sesler

belleğimde

yer etmiyor
suretinden başka..

Yazının tamamını okuyun »


Sayfalar:1234Sonraki »