Hannibal doÄŸuyor Hannibal doÄŸuyor savaÅŸ sırasında geçen korku ve dram dolu bir hikayeyi konu olan müthiÅŸ bir film. Filmi Ataköy Atrium‘daki sinemada izledim, açıkçası salonu çok ufaktı ve ben kutu gibi salonları pek sevmiyorum, bunun bir çok nedeni var bunlardan bir örnek vermem gerekirse ses ambuansı zira büyük salonlarda daha kaliteli ve doyurucu ses oluyor, yanımda iyi bir arkadaşım olduÄŸu için ÅŸanslıyım salonun ufak olmasını unutturmaya yettide arttı bile. Atrium’daki sinamanın film araları çok kısa, patlamış mısır ve diÄŸer yiyecekleri güzel kredi kartının yiyecek alışveriÅŸlerinde geçmemesi eksi puan, geçenlerde Dünyayı kurtaran adamın oÄŸlu filmin izlediÄŸim Adana Cinebonus (M1 Tepe) sinemasının yanında bu çok çok aÅŸağı sıralarda kalsada Ataköy Atrium sinemasında personel gayet iyi ve güleryüzlü. Film hakkında pek yazmama gerek yok zaten film eleÅŸtirmenleri ve siteleri bir sürü ÅŸey yazmışlar onları okuyabilirsiniz yinede kendi uslübumla film hakkında yazabileceÄŸim bir kaç ÅŸey olabilir, birincisi Lecter karakterini canlandıran Gaspard Ulliel abimiz çok karizmatik bir herif sol yanağındaki gamzesi dikkat çekici, Lady Murasaki yani ’ın ölen amcasının dul eÅŸi ve sonradan ’ın ona -“seni seviyorum” demesine -“sen de sevecek ne kaldı ki” diyerek tüm dikkatleri üstüne çeken japon Li Gong da gerçekten çok seksi bir kadın ayrıca her japon gibi dehÅŸet samurayvari bi ablamız. Vede son bölümde Kanada ya giden usta kurbanına şöyle der -kelle almaya geldim bu replik bizim ’ın Kurtlar Vadisi ile bir iliÅŸkisi olup olmadığını düşündürüyor. Neyse lafı fazla uzatmadan yazıın devamında filmin fragmanına yer vermek istiyorum ve iyi geceler diliyorum…
http://www.youtube.com/watch?v=N9oBj_Ict4M
Filmin kısaca konusu;
Litvanya’da Sovyet yetimhanesinde kalan on altı yaşındaki Lecter yetimhanedeki arkadaÅŸlarıyla anlaÅŸamamaktadır. Geceleri kız kardeÅŸiyle ilgili korkunç kâbuslar gören sonunda yetimhaneden kaçar ve amcasının yaÅŸadığı Paris’e gider. , Lecter Åžatosu’na geldiÄŸinde amcasının ölmüş olduÄŸunu keÅŸfeder. Amcasının dul eÅŸi Murasaki Shibuku ona evini açar ve bu gizemli kadın onu, yemek, ve resim hakkında eÄŸitir. Fakat bir türlü onu kovalayan geçmiÅŸinden ve gördüğü korkunç kâbuslardan kurtulamamaktadır. Tıp eÄŸitimi almaya baÅŸlayan kâbuslarında gördüğü savaÅŸ suçlularını aramaya karar verir. Tek bir amacı vardır. Açlıktan ölmemek için gözleri önünde küçük kız kardeÅŸini yiyen adamlardan intikam almak.
Ha unutmadan filmin müzikeride çok etkileyici mutlaka bir yerlerden bulup bilgisayarıama indireceğim. [ via ]

Etiketler: , , ,

“Hannibal doÄŸuyor” için 9 Yorum

  1. ÇAzLA diyor ki:

    bence manken gibi vücuda şahip olmak için hiç uğraşmamak gerekir çünkü bizim türk mankenlerin genlerinden dolayı hem uzun boylu hem zayıflar. Onların sabahları boş zamanları olduğu için spor salonlarına, yoğa salonlarına gidebilirler hem de zayıf görünmek için yağlarını aldırma şanşları var. Yani anlayacağın zayıflamak için yememek değil, paranla zayıflaman demek.Ne kadar yemesen de , ne kadar su içsen de vücudunu sıkılaştırmadan ve masaj yaptırmadan yani paran olmadan da zayıflaman mümkün değil..

  2. melek diyor ki:

    ben gencim mencim ama küçükken ne düşünüyosam ÅŸimdide onu düşünüyorum yedimde neysen yetmiÅŸimdede o olurum ;) ayrıca heryaşın kendine has güzelliÄŸi vardır…örnek annem :)

  3. ferhat diyorki diyor ki:

    her genç güzel olsaydı dünyada çirkin kalmazdı dimi.en önemlisi insanın içi dışı degil tabii dışıda önemli ama işk önce içi tabii ben daha 13 yaşındayım ve sizin kadar fazla bişi bilmiom yinede bunları şu yaşa kadar topladıgım tecrübeyle yazıyorum.adresim ferhat_duncanmc@hotmail.com isteyen eklesin istemeyen eklemsin

  4. tugba diyor ki:

    ya bu süper bea
    ben bu yazıyı acaip seviyorum
    ailece okuyup gülüştük :D

  5. tugba diyor ki:

    walla süper bi soru sordun abicim
    bana kalırsa mankenlerin sana yetişmesi zor gibi geliyo ;)

  6. melek diyor ki:

    imkansız biÅŸeyin kokusu bu iyi bilirim….insanın ipi çekilir ama ölmezz..sakat kalırr..mutsuzlugu yara almıstır tedavısı zordur tam ıyılesıcek derken yenıden yara acılır mutsuzluk ıyılesemez ımkansız mutluluk bana der yarayı gordugunde..yıne ıyılesmeye baslar sevınce bogulurr ınsan..ama yara tekrar kazınır bu boyle gider….ama yara kapanmaz …tadavısı ufacık bı gulusun ondan alınmamasıdır..ama herdefasında gerı alınırr fazla görerek …

  7. melek diyor ki:

    haklısın wolkan bu konudaa:) süper ;)

  8. Mehmet diyor ki:

    gerçekle bire bir süper bi yazı tebrikler muzlupasta

  9. Vural diyor ki:

    mükemmel bir yazı bu teÅŸekkürler…

Yorum Yapın // msnİletişimleşin

Blogum Var!

Uyarı: Yazacağınız yorumun tüm harfleri ufak karakterlere çevrilip iletilecek, lütfen büyük harfle yazmayın, üzülürsünüz.