Git artık kalbimden
Varlıkla yokluk arasında gidip gelen bi sevgi… Sürecek olan bu… En acı verici yanı ise hiçbir zaman karşılık bulamayacak olması… Yalnızlığın dayanılmaz gürültüsü kulak zarlarımı yırtcak gibi… Her yandan gelen sessizlik darbeleri… İşte bu benim yalnızlığım… Seninse mutluluğun… Değildir tabi… Ama yine de aynı şeyleri söylemek hoşuma gitmez bilirsin… Git artık kalbimden…
Bunu okuyanlar bunları da okudu;
Rastgele bir-iki yazı;
- WordPress'e yeni login sayfası yapmaca
- Gel de Güven!!
- Aklınızı "başınıza" nasıl getirebilirsiniz?
- Evden eve nakliyat
- Bir fotoğraf ile bir hayal[m]im
- Citroen C4 Robot oyunu hazır ve nazır
- PhProxy - InBasic (firefox eklentisi)
- Okuma bittiyse zarfı kapatalım
- Taksim sahnesi!
- Uzun linkleri kısacık yapın.
- Dünyanın en muhteşem otelleri
- Müjde! Güzel ve Dahi yayından kaldırıldı!
- Yeni adsense temaları
- Ay parçası sevgilim
- Light Erkek izin başvuru formu :))



15 Aralık 2006, 09:28 tarihinde.
abi nolcak senin bu halin yaa, wallahi yazık sana, keşke yapabileceğimiz bişe olsa
15 Aralık 2006, 23:10 tarihinde.
Niye ki Sevim onunla evlenmiyor mu

Boşver nesi varmış wolkanın halinde her ne olursa olsun o hep dimdik ayakta
09 Mayıs 2007, 09:34 tarihinde.
Yani ne kadar yalnız olsada insan …
Yürür tek başına Yalnızlığa …
Bazen sokak başında bir yanıp bir sönen Sokak Lambası …
Bazende Rüzgarın arada estirip ıslık çaldığı kırık avlu camımız …
Yürür tek başına Yalnızlık … Yalnız Kaldığı kadar Yalnızdır Hayata …
Ve git artık . …
Bırak bari yalnızlığını eski bir odada yırtık bir perdeden kalsın hayat bana,
Belki birgün gelirsen sana buğulu penceremden bakmak isterim …
Korkarım Çünküü … Buğulu olsun benim sana bakışım ….
Ya tekrar SENDE KALIRSAM ….
hadi bırak gittt … Daha Fazla dayanmaz bu yürek ….
09.05.2007 > SENTETIK
09 Mayıs 2007, 10:17 tarihinde.
Artık gitme demeyeceğim, zaten iyice hazırsın bu sefer.
Herşeyi yanında götür; anılarımızı, umutlarımızı, sevgimi de al belki lâzım olur.
Tek kelime etmesem diyorum, ama etmeliyim, sana bilmediğin bir şeyden
bahsetmeliyim; kendimden. Evet, onca zaman tanıdığını sandığın benden.
Hırçın yanımı gördün daha çok, oysa öyle uysal bir çocukmuşum ki.
Neydi beni zaman zaman hoyrat yapan?
Sanırım, düşünmedin.
Birini ayrı tutsam da renklerin hepsini sevdim, mevsimleri de.
Aslında çok şey var sevdiğim,
kavgalar ve savaşlar dışında bir de niye olursa olsun vedalaşma anları,
İsterdim ki uyumlu halimi yaşasaydın daima ama bana hep vurgun
saatlerinde geldin, ya da sen vurdun.
Uzaklara bakardım uysal çocukluğumda içimde dolmayan derin boşluğumla,
denizden gelecek bir gemi bekledim durdum,
sonra yıldızlara baktım yıllarca ve sen sandığım bir yıldıza.
Kadınlar, erkekler, çocuklar ve şehirler tanıdım, çoğunu da sevdim.
Aşklarım da oldu, hem de uğruna ölebileceğim aşklar, ama en çok seni sevdim.
Ve şimdi gidiyorsun, evet git içimdeki melek sana dua edecek.
Sanırım kahrolmayacağım bu veda sahnesine - senin baban öldü mü?
Bu gidiş ölümden beter olamaz.
Hangisi doğru bilmiyorum,
Seni uğurlayıp öylece kalmak mı?
Yoksa, benim uyumamı bekleyip gitmen, benim de sensiz sabaha uyanmam mı?
Bence şimdi git, hayır gitme! Yani git de önce üstümü ört, ben uzanayım şöyle, ışığı kapat ve git.
Hayır hayır gitme!
Yani git de ışığı yak git, ben karanlıktan korkuyorum da!
Hem sensizlik hem karanlık bu kadarı fazla.
Üstümü de örtme bu şevkat de fazla, ışıkların hepsi açık olsun.
İçim burkuluyor sen nasıl gidersen git.
Dur, burayı iyi dinle; birkez daha söylüyorum ve son kez.
Seni seviyorum.
Sen giderken ben içimden haykıracağım `kusursuz bir aşktı bu` diye.
Kusursuz bir aşktı benim sana büyüttüğüm sen ne yaşadın bilmiyorum…
Yine de tanıdı gönlüm yaşadı
Bir kusursuz aşk büyüttüm sana pişman değilim
Her akşam vaktinde bu gönül üzülür
Hüzünle dolar seni düşünür
Simdi çok uzakta kimbilir neredesin
Geri dön ya da dönme ben sendeyim