Sohbet
19 Mayıs 2007 tarihinde, Ivır Zıvır kategorisinde wolkanca yazdı, 10 adet yorum yapıldı. »->
Burada istediğiniz gibi sohbet edebilirsiniz arkadaşlar. Mesajınızı gönderdikten sonra sayfayı yenilemeyi unutmayın.
->
Burada istediğiniz gibi sohbet edebilirsiniz arkadaşlar. Mesajınızı gönderdikten sonra sayfayı yenilemeyi unutmayın.
Sevmek… "Sevmek" dedim. "Yoluna ölmek" dedi. "Yol" dedim. "Alıp başını gitmek" dedi. "Gitmek" dedim. Bir "Ahh" çekip, "Dostlardan ayrılmak" dedi. "Dost" dedim. Durdu. Bana baktı. "Dost" diye mırıldandı. "Yüreğime nasıl koysam bilemediğim" dedi. "Yürek" dedim. "Dünyaları içine sığdıramadığım" dedi. "Dünya" dedim. "Hayatın bir yüzü" dedi. "Yüz" dedim. "Ardında ne gizli bilemediğim" dedi. "Giz" dedim. "Hep çözmeye çalıştığım" dedi. "Çalışmak" dedim. "Bitmeyecek öykü" dedi. "Öykü" dedim. "Binlercesini içimde gizliyorum" dedi. "Gizlemek" dedim. "İşte, her şeyin bitimi" dedi. "Şey" dedim. "Sevda" dedi. "Sevda" dedim. "Peşinden koştuğum" dedi. "Koşmak" dedim. "Hayat, bir maraton" dedi. "Hayat" dedim. "Öyle kısa ki!" dedi. "Niçin kısa?" diye sordum. "Yaşanacak çok şey var, zaman yok" dedi. "Yaşanması gereken ne var? " diye sordum. "Aşk" dedi. "Kaç kere?" diye sordum. "Bin kere" dedi, "Milyon kere" "Neden bir kere değil?" diye sordum. "Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk" dedi. "Önce ona varsan olmaz mı?" diye sordum. "Keşke olsa" dedi, "Ama önce yoğrulmak gerek" "Acı çekmek mi?" diye sordum. "Evet, aşk acısında yok olmak" dedi. "Yok olunca!" dedim. "İşte gerçek aşkta o zaman yaşamaya başlarsın" dedi. "Gerçek aşk!" dedim. "Büyük o!" dedi. Durdum. Durdum. Ve sustum! "Neden sustun?" diye sordu. "Yüreğim titredi sanki" dedim. "Neden?" diye sordu. "Bilmiyorum" dedim. "Büyük O!" "Evet" dedi, "Büyük O!" "Nerede?" diye sordum. "Her yerde" dedi. "Nasıl?" diye sordum. "Yüreğini aç" dedi. "Yüreğimi açmak!" dedim. "Bir tebessümle bak her şeye" dedi. "Tebessüm" dedim. "Her kapının anahtarı" dedi. "Kapı" dedim. "Girmeden bilemezsin" dedi. "Ya korku!" dedim. "Bilinmeyenden korkar insan" dedi. "Ben bilmiyorum" dedim. "Neyi?" diye sordu. "Ben'i" dedim. "Sen kimsin?" diye sordu. "Ben kimim?" diye sordum. "Sevgiyle beslenensin" dedi. "Kimin sevgisiyle?" diye sordum. "Büyük O'nun" dedi. Durdum. Durdum. Yine sustum. "Kimsin?" diye sordum. "SEN'im" dedi.
Hikaye ye bak şimdi.
Bizim Sevda’nın bir arkadaşı var, arkadaşının bir bilgisyarı var, laptop ve markası casper bilgisayarda ilginç bir problem varmış. Sevda bana soruyor; -Volkan ya bizde bir bilgisayar var dizüstü yazmıyor “FN” tuşuna basmayınca yazmıyor ne iş?, ben cevap veriyorum; -ne yazacak nereye? Sevda kafayı sıyırmış bir vaziyette belli; -Ya mesela şarkı felan yazacak ya yazamıyo o “FN” tuşuna basmayınca, ben korkarak soruyorum; -Sevda şarkı derken cd ye mp3 felan mı yazmıyo onumu diyosun? Sevda her an beni gırtlaklayabilir bir tonla yazıyor ben ortamdan kaçma teşebbüsleri ofline hat gitti muhabbetini düşünüyorum; -Tuşa basmadan yazamıyooo Volkaaaannnn!! ben yine bir şeyler yazmalıyım; -Sevda ya tuşa basmassan yazmazki doğal yani tuşa bas yazar.
Sevda; -çok komik olm sen bilmezsen kim bilecek bunu. ben; Sevda bana 10 dakika verirmisin şu “FN” tuşunun gizemini çözüp döneceğim. Sevda -tamam.
(more…)