‘Sevgi’ olarak etiketlenmiş yazılar

Bugün olmasın, istemiyorum!

Kategori: Ivır Zıvır 23 Nisan 2008 tarihinde neoberg yazdı. 11 Yorum »

Evet bugün 23 Nisan… Tam 1 yıl önce yarın 'yla ilişkimiz başlamıştı :( Tam 1 yıl önce… Ve aradan çok güzel 11 ay geçti. Ama bir ay önce ne olduysa oldu ve herşey değişti. Ve şu anda yine kavga ediyoruz. O bir ayda da neler olmadı ki…. Ben onun için canıma bile kıymaya kalkıştım. Birkaç gün hastanede yattım. Ama oralı değil… Ve tüm bu olanlar elimde olmayan bir hastalık yüzünden oldu… Karşısında kendimi tutamadım çok ağladım, ama o arkadaşlarıyla şakalaşıp güldü…. Ama Allah kahretsin beni!!! Ne onur, ne şeref… Hiç birşey bırakmamasına rağmen hala gibi . Ve beni tüm ilişkimiz boyunca beni kandırdığını da bildiğim halde… Ve bu durumda beni affetmesini engellediğimi söylüyor yaptıklarımdan dolayı… Kim kimi affedecek? Ve hala onun için sürekli ağlıyorum. Bu yazıyı yazarken de ağlıyorum. Artık gözümde akacak yaş kalmadı! YETER AQ ARTIK YETER YETER!!!! AL CANIMI!!! YOKSA TEKRAR BEN DENEYECEĞİM!!!!!!!

Google’ın sevgililer günü sürprizi

Kategori: internet 14 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 7 Yorum »

Dünyanın en ünlü arama motorlaru olan , Google Türkiye sayfasına sevgililer günü'ne özel bir yaptı. Sevgililer Günü'ne özel olarak tasarlanan logosunda yaşlı ve el ele tutuşan bir çift görünüyor.
Google sevgililer günü
Bazı özel günlerde kullanıcılarına farklı tasarımlarıyla hizmet veren (doodle) , daha önce de Cumhuriyet Bayramı ve 23 Nisan için özel tasarım yapmıştı. Hatta parti bile düzenlemişlerdi bu üzerine ve bende katılmıştım.
Google ve Sevgililer Gunu

İlhan İrem: Sevgililer günü / the best of ilhan irem/1 (1995)

Kategori: Aşk Meşk 13 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 4 Yorum »

İlhan İrem‘in Sevgililer günü / the /1 albümü belki sevgililer günü için iyi bir olabilir. verebilecek bir sevgiliniz yoksa ne kötü, hoş olmasa da sadece karşı cinse duyulan bir şey değil, yoksa o halde annenize, kardeşinize en kötü ihtimal köpeğinize, kedinize, o da olmadı son şans iş arkadaşınıza veya komşunuza alın olsun bitsin. Hayırlı ler (:
Yazının tamamını okuyun »

Canımcım’ın doğum günü için son 1 gün

Kategori: internet 30 Aralık 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 6 Yorum »

Ayrıntıları burada okuyabileceğiniz bir adamın sevgilisi için web üzerinde yaptığı en ilginç girişimlerden olan Canım’ın doğum günü için 20.000 projesi için son bir gün kaldı. Destek olmak için siteye gidip karşınıza çıkan formu doldurmak yeterli.

Kaç insan hem acı hem tatlı olmayı başarabilir ında? Kaç insan kızdırırken kendini sevdirilmeyi başarabilir? Kaç insan hayatta hep yükselir? Kaç insan kendini sevdirmeyi bu kadar başarabilir? Kaç insan bu kadar çok sevilir?

canimın dogum gunu icin 20.000 kutlama
[via]

Bir doğum günü hediyesi

Kategori: internet 06 Aralık 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 12 Yorum »

Kaç insan hem acı hem tatlı olmayı başarabilir ında? Kaç insan kızdırırken kendini sevdirilmeyi başarabilir? Kaç insan hayatta hep yükselir? Kaç insan kendini sevdirmeyi bu kadar başarabilir? Kaç insan bu kadar çok sevilir?
Ben bir tane biliyorum. İşte benim canım:
Hayatta hep başarılı, hayatta hep en zirveye doğru koşuyor. Sürekli basariyi yakalıyor. 1 Ocak’ta 20 yasına girecek. Ona ne hazırlasam diye düşünürken, aklıma sitesi yapmak geldi. Ben de isi abarttım ve hedef koydum. Canıma çok büyük bir hazırlamalıyım dedim ve onun için 20.000 kişinin nü kutlayacağı bir web sitesi yaptım.
O her şeyin en güzelini hak ediyor. Umarım planlarım gerçekleşir ve ona bu hediyeyi verebilirim. Siz de bana yardım etmek isterseniz. Yapmanız gereken sadece bir doğum günü mesajı yazmak, isminizi ve epostanızı eklemek. Sadece bu…
canimicin.net
Bir de bu siteyi çevrenize söylerseniz çok makbule geçecek. Çünkü 20.000 kutlamayı tutturmayı ve sürprizin tam olmasını istiyorum.

This is web site for my darling. Her birthday 1st January.She will be 20.I want to surprise her.I want that 20.000 people say “happy birthday” for her 20. year. So I am waiting your helps. It takes only a few seconds for you. Just your name and your email and say “happy birthday” to my darling. See you at 1st January… Thanks for coming and looking…

[via]

Önemli Not: Bu yazıyı Plonyada bulunan arkadaşım Bektaş Aykut Atalay yazdı.

‘Kendine iyi bak’ derler, kurşunu kafana sıkıp giderler.

Kategori: Şiir 23 Kasım 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 14 Yorum »

“Kendine iyi bak” bir “” değil “” cümlesidir çoğu . O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde…
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanı, paylaşı güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”
“Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum.”
“Kendine iyi bak” derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine İyi Bak” gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, de tükeninceye kadar…Ta ki son mezar sessizliğine bürününceye kadar…
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine İyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler.
“Kendine iyi bak” derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. “Kendine iyi bak” derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın… Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, “kendine iyi bak” derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye
unutulmayan nağmeler.
Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. “Bitti” diyemedikleri için, “kendine iyi bak” derler. “Kırıldım ve affedemiyorum” diyemedikleri için “kendine iyi bak” derler. “Seni istemiyorum artık, ımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım” diyemedikleri için kendine iyi bak derler. “Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum” diyemedikleri için “kendine iyi bak” derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler.
“Kendine iyi bak” bir noktadır çoğu . Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa iyisin… gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, içimdeki sevinçssin. ıma renk katan, yüreğimdeki çarpıntı, ımdaki neşesin. yolumu aydınlatan, dert ortağım, gönül yoldaşım, bir tanesin. “Kendine iyi bak” deme bana. Nokta koyma.
Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek ı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile… Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden…, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?…
Peki o … Senin istediğin gibi olsun… Öyleyse… de “Kendine İyi Bak.”
“Kendine Iyi Bak” derler, kurşunu kafana sıkıp giderler.
Yazının tamamını okuyun »

Bir aşk hikayesi

Kategori: Aşk Meşk, Hayattan 31 Ağustos 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 27 Yorum »

okuyan herkes muhakkak evlilik hayalleri kurmuştur, benimki de öyle bişeydi işte geçip gitmişti ama geçenlerde aklıma geldi baktım bloga yazacak bişey de yok, ben de oturup beynimin en arka raflarında bulunan çekmeceleri kurcalayıp bu yazıyı yazmıştım. Umarım beğenirsiniz.

Önce arkadaşı ile tanışmıştım, üstü şişhane altı şehane tipi kızlardandı hafif, en azından o kendini öyle zannediyordu. Lisede aynı servisteydik, şıpsevdi değilim, ondan sadece hoşlanmıştım, laklak yaparken iki laf arasında çıkma teklif ettim. Şok oldu biraz, ertesi gün telefonu mu uzatıp evet mi hayır mı diye sordum. Tamam dedi, telefon numarasını yazdı. Keşke hiç bulaşmasaydım, mesajlaşmaya başladık. Bir kaç gün sonra yine bir toplu laklak sırasında, bir arkadaşı telefonu mu istedi, müziklere bakacakmış güya. Ardından, yanımızdan diye bir çığlık duydum, hala beynimde sedalanır o ses. Ne oldu? Demeye kalmadan, telefonu gözüme soktu. Bu ne? Diye. Sormadan mesajlarıma bakmış. Telefonda terk etmek üzere olduğum bir kızın mesajlarını görmüş, hem de içli dışlı mesajlar.

Haklıydılar aslında, benim ki mosmor olmuştu. Gerçi hiç umrumda değildi ama, aldatılmış bir kızın şerri kötü oluyormuş. Ben onunla konuşurken filan yanında bir kız arkadaşı vardı hep. Yazının tamamını okuyun »

ilk ve tek karikatur blogu

Sevgi şiirleri

Kategori: Aşk Meşk, Şiir 28 Ağustos 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 1 Yorum »

Arkadaşlar daha önce boran ağaya dublaj başlıklı yazımda bir paylaşmıştım ama önceden uyarmama rağmen yorumlara siyaset karışınca videoyu kaldırdım ve kendimi bir borçlu hissettiğim için kendi şiirlerimin bir kısmını kullanarak hazırladığım bu videoyu sizlere sunuyorum.
Yazının tamamını okuyun »

Kim dokunduysa sana

Kategori: Geyik 11 Nisan 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 20 Yorum »

Şimdi bu şarkının anlattığı olayı açıklamak için gereken malzemeler şöyle; 1 adet erkek , 1 adet bayan ( orospu olanından ), 1 adet mahalle piçi, 1 adet park ( orta boy ), 1 adet bank, 1 adette yoldan geçen yaşlı teyze, 1 adet mahalle kahvesi.
Malzemelerimiz tamamsa şimdi şarkıyı açıklamaya başlayabiliriz;
Yazının tamamını okuyun »

Seviyor:) sevmiyor:(

Kategori: Aşk Meşk 01 Nisan 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 13 Yorum »

Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış. Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde, kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış. Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da, rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış.
Yazının tamamını okuyun »

Karamsarlık dolu bir yazı

Kategori: Hayattan 05 Mart 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 5 Yorum »

Gitmeliyim artık… Senden, ondan, herkesten uzağa… Biliyorum burada durdukça daha çok can yanacak, duygular yıpranacak, ruhlarınız yorulacak, pes etmek isteyeceksiniz, uğrumda savaşmaya değmediğini göreceksiniz ve ben bu acıya katlanamayacağım, çekip gitmek isteyeceğim. Ne dur diyebileceksiniz ne de … Daha da yıpranacağım, üzüntüden gözlerimin altı moraracak, dışarı vurmamaya çalışacağım ama ne kadar tutabileceğim bu kanlı gözyaşlarımı… Karanlık köşelerde dökeceğim kanlarımı; benim hep bir parçam olmuş ve ne kadar ağlasam da kurtulamadığım gözyaşlarımı… Ağlayacağım, ağlayacağım, ağlayacağım… Asla gitmeyecek, bitmeyecek, kurtulamayacağım onlardan… Ömrüm boyunca birilerini üzeceğim, daha çok kırık ve sıkıntı bırakacağım arkamda ve artık gitmek isteyeceğim, belki de sonsuza kadar… Üzmek istemeyeceğim, kırmak istemeyeceğim, kederli ruhlarınızı bir daha rahatsız etmeyeceğim, bensiz kalacaklar artık… Gerçi ben olsam da içinizde, pek bir faydam yoktu… İşte bu yüzden bir şey fark etmeyeceksiniz ben giderken… Belki ufak bir çığlık , gitmeden son kez ağlarken kendi içimde.. Dışarıya kadar vuracak içimde hapsettiğim yalnızlık ve acı dolu çığlık… Yine yalnızım… Hep ağladım, hep üzüldüm, asla yapıcı olmadım hep yıkıcı oldum… Yürürken devirdim tüm güzel vazoları, artık çiçekle doldurulamayacaklar… Kandıramayacaksın artık kırık bir vazoyu güzel kırmızı bir gülle… Onun sana inancı zamanla eriyip yok olacak, izi bile kalmayacak, artık yanında değil karşında olacak… O ne yapacaksın? İşte o gitmenin daha uygun olduğunu anlayacaksın ve gideceksin… Suratından düşen bin parça, kalbin ellerinde ve tekrar tekrar kırılmış… Yapıştıramayacaksın artık, tamir edemeyeceksin asla, o kadar çok yama yapmışsın ki tamir edecek bir tarafı kalmamış… Ansızın bir rüzgar esse paramparça kalacak ellerinde… Gözyaşlarında yetmeyecek onu tamir etmeye artık… O kadar çok üzülmüşsün ki… Ah, yıpratmaya değer miydi kendini bu kadar? Birazcık için bile… Bak yine bulamadın ve kalbin yine boş bir şekilde elinde kaldı, yine gitmek zorunda olan oldun, yine ölmek isteyen bir kaldın… Bekledin işte gelmedi… Yine yalnızlığın korkusu kaldı sende, yalnızlık kaldı içinde… Ömrün boyunca taşıyacağın tek dostun ve aynı zamanda düşmanın olan yalnızlık… Bilmez kimse senin kadar yalnız kalmayı, geceleri sessizce ağlamayı. Yastığın ıslansa da yalnızlık acısıyla dolu o gözyaşlarınla, yine başını o yastığa koymak zorunda olduğunu kimse senin kadar iyi bilemeyecek… Hiçbir anlayamayacaklar seni bu kadar üzen şeyi… Umursanmamanın bu kadar acı olduğunu… Çare bulamayacaklar sana… yine o küçücük sevgiye muhtaç olup tüm yaşadıklarına rağmen, göz göre göre yeni yollara gideceksin, onu tekrar arayacaksın… Peki sonuç; yine hüsran… Ne seni gönülden seven bir dost çıkacak karşına ne de sana kendini tamamen adayan bir … Tüm kalbiyle… Bu asla olmayacak ve yalnız öleceksin ve bunun daha doğru olacağını göreceksin, onun ya da başkalarının da kalbini paramparça etmektense bu yolun en doğrusu olduğunu bileceksin ve o zavallı kalbin sonunda huzurla dolacak, ı öbür tarafta bulacaksın… Ölümü tattığın

Deliye her gün sevgililer günü…

Kategori: Geyik 14 Şubat 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 6 Yorum »

Deliye her gün sevgililer günü… Seni gibi seven delin…
Allahım bir de sevgilim olsun ve mümkünse yanımda olsun. Amin…
Deliye her gün sevgililer günü. Seni deli gibi seven delin.


Sayfalar:123Sonraki »