<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Blog ve Wolkanca &#187; Öykü</title>
	<atom:link href="http://blog.wolkanca.com/etiket/oyku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.wolkanca.com</link>
	<description>Volkan Yılmaz ve saz arkadaşları // Web günlüğü</description>
	<pubDate>Sun, 05 Oct 2008 15:47:10 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Anneler herşeyi bilir</title>
		<link>http://blog.wolkanca.com/anneler-herseyi-bilir/?source=rss</link>
		<comments>http://blog.wolkanca.com/anneler-herseyi-bilir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2008 21:25:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>muzlupasta</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Geyik]]></category>

		<category><![CDATA[Anne]]></category>

		<category><![CDATA[anneler]]></category>

		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.wolkanca.com/?p=3612</guid>
		<description><![CDATA[<p>Mehmet ile Handan öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar. Bir gün Handan ve Mehmet, Mehmet&#39;in annesini yemeğe davet ederler, Mehmet&#39;in annesi akşam yemeği süresince Handanı uzun uzun süzer ve aslında Handanın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu , acaba aralarında ev arkadaşlığından daha ileri bir boyutta bir ilişkinin mevcut olup, olmadığını merak eder.<br />
Aklını okumuşçasına Mehmet [...]</p>
<small><em>Yazar: Muzlupasta <br />&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">Blog ve Wolkanca</a>. All Rights Reserved.</em></small>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet ile Handan öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar. Bir gün Handan ve Mehmet, Mehmet&#39;in annesini yemeğe davet ederler, Mehmet&#39;in annesi akşam yemeği süresince Handanı uzun uzun süzer ve aslında Handanın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu , acaba aralarında ev <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/arkadas/" rel="tag" class="ic-etiket" title="arkadaş">arkadaş</a>lığından daha ileri bir boyutta bir ilişkinin mevcut olup, olmadığını merak eder.</p>
<p>Aklını okumuşçasına Mehmet annesine der ki:<br />
&#39;Ne düşündüğünü biliyorum ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız, ötesi yok.&#39;</p>
<p>Akşam yemeğinden sonra Mehmet&#39;in annesi evine döner. Aradan bir iki gün sonra Handan der ki:</p>
<p>&#39;Mehmet,annen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesini bulamıyorum&#39;</p>
<p>Mehmet yanıtlar:<br />
&#39;Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum ama ben yine de kendisine bir mektup yazayım.&#39;</p>
<p>Oturur ve yazar:<br />
&#39;Anneciğim,Gümüş çorba kasesini <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">sen</a> aldın demiyorum, ama almadın da demiyorum. Fakat konu şu ki: <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">sen</a> bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesi kayıp. sevgiler oğlun Mehmet.&#39;</p>
<p>Bir hafta sonra Mehmet&#39;in annesinden mektup gelir:<br />
&#39;<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sevgili/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sevgili">Sevgili</a> oğlum: Handanla yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum. Fakat konu şuki: Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu. Sevgiler annen.&#39;</p>
<p align="center"><a href="http://www.flickr.com/photos/indiantraveller/2114739276/"target="_blank" title="anne" ><img src="http://farm3.static.flickr.com/2081/2114739276_d85864d357.jpg" alt="anne" /></a></p>
<br /><p><small>&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">wolkanca</a>. Bu yazi <a title="blog wolkanca com" target="_blank" rel="home" href="http://blog.wolkanca.com/iletisim/">http://blog.wolkanca.com/</a> adresine aittir, blog.wolkanca.com sitesinin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir. Lutfen yapacaginiz alintilarda link verin ve izin alin bu ahlaki kurallara uygun olacaktir. Sitenin yazilarini izinsiz baska yerlerde yayinlayanlar 551 nolu fikir haklari yasasini ihlal ettigi ve bundan dolayi haklarinda kanuni islem yapilacagini bilmelidirler.</small></p>
	<hr />Etiket: <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/anne/" title="Anne" rel="tag">Anne</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/anneler/" title="anneler" rel="tag">anneler</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/kategori/geyik/" title="Geyik" rel="tag">Geyik</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hikaye/" title="Hikaye" rel="tag">Hikaye</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/oyku/" title="Öykü" rel="tag">Öykü</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sevgi/" title="Sevgi" rel="tag">Sevgi</a><br />

	<br /><h3>Bunu okuyan şunları da okur;</h3>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/seviyor-sevmiyor/" title="Seviyor:) sevmiyor:( (01 Nisan 2007)">Seviyor:) sevmiyor:(</a> (16)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/gercek-sevgi/" title="Gerçek Sevgi (22 Haziran 2006)">Gerçek Sevgi</a> (21)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/cennetteki-komsu/" title="Cennetteki komşu (13 Haziran 2006)">Cennetteki komşu</a> (9)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/su-oldugunu-dusun/" title="Su Olduğunu Düşün&#8230; (06 Temmuz 2006)">Su Olduğunu Düşün&#8230;</a> (5)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/soz-agizdan-ciktiktan-sonra/" title="Söz ağızdan çıktıktan sonra (07 Mayıs 2007)">Söz ağızdan çıktıktan sonra</a> (5)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.wolkanca.com/anneler-herseyi-bilir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hayat nedir?</title>
		<link>http://blog.wolkanca.com/hayat-nedir/?source=rss</link>
		<comments>http://blog.wolkanca.com/hayat-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2008 09:00:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>edasuner</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hayattan]]></category>

		<category><![CDATA[Buzur Mehir]]></category>

		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[Hint imparatoru]]></category>

		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<category><![CDATA[Pers imparatoru]]></category>

		<category><![CDATA[şans]]></category>

		<category><![CDATA[satranç]]></category>

		<category><![CDATA[tavla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.wolkanca.com/?p=2569</guid>
		<description><![CDATA[<p>Eski zamanlarda Hint imparatoru, satranç oyununu yanında bir mektup ile hediye olarak Pers imparatoruna göndermiştir.<br />
Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken söyle bir mesaj yazmıştır;<br />
&quot;Kim daha çok düşünüyor , Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. İşte hayat budur&#8230;&quot;<br />
Pers imparatoru donemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesajı paylaşarak, ondan [...]</p>
<small><em>Yazar: Edasuner <br />&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">Blog ve Wolkanca</a>. All Rights Reserved.</em></small>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eski zamanlarda <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hint-imparatoru/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Hint imparatoru">Hint imparatoru</a>, satranç oyununu yanında bir mektup ile hediye olarak Pers imparatoruna göndermiştir.<br />
Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken söyle bir mesaj yazmıştır;<br />
&quot;<strong>Kim daha çok düşünüyor , Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. İşte <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hayat/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Hayat">hayat</a> budur&#8230;</strong>&quot;<br />
<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/pers-imparatoru/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Pers imparatoru">Pers imparatoru</a> donemin en alim veziri olan <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/buzur-mehir/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Buzur Mehir">Buzur Mehir</a> ile bu mesajı paylaşarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint İmparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister.<br />
Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her tas hareketini ve oyunu çözer daha sonra da on günde tavlayı icat eder ve imparatora sunar.<br />
Pers imparatorunun baş veziri <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/buzur-mehir/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Buzur Mehir">Buzur Mehir</a> tarafından 1400 yıl önce tasarlanan <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/tavla/" rel="tag" class="ic-etiket" title="tavla">tavla</a> oyunu; dünyanın en popüler oyunlarından biridir. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Zaman">Zaman</a> kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi son derece etkileyici. Senenin birliği olarak <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/tavla/" rel="tag" class="ic-etiket" title="tavla">tavla</a> bir tanedir. 4 kösesi 4 mevsimi, tavlanın içindeki karşılıklı 6&#39;sarhane 12 ayı, pulların toplamı ayin 30 gününü, siyah-beyaz pullar <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/gece/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Gece">gece</a> ve gündüzü, karşılıklı 12&#39;ser hane günün 24 saatini simgeler&#8230;<br />
Hint İmparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/tavla/" rel="tag" class="ic-etiket" title="tavla">tavla</a> oyunuyla birlikte gönderilmek üzere söyle bir mesaj hazırlanır:<br />
&quot;<strong>Evet, Kim daha çok düşünüyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. AMA BİRAZ DA ŞANS GEREKİR. İste <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hayat/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Hayat">hayat</a> budur&#8230;</strong>&quot;<br />
ŞANS SİZDEN YANA OLSUN.</p>
<p align="center"><a href="http://www.flickr.com/photos/shewwal/2083878162/"rel="external" title="Turkish Tea and Tavla" ><img src="http://blog.wolkanca.com/wp-content/2008/04/satranc-tavla-hikayesi.jpg" alt="hayat nedir?" /></a></p>
<p><a href="http://lanblog.wolkanca.com/2007/08/satranc-ve-tavla.html"title="Satranç ve tavla" rel="me" >Lanblog versiyonu</a>.</p>
<br /><p><small>&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">wolkanca</a>. Bu yazi <a title="blog wolkanca com" target="_blank" rel="home" href="http://blog.wolkanca.com/iletisim/">http://blog.wolkanca.com/</a> adresine aittir, blog.wolkanca.com sitesinin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir. Lutfen yapacaginiz alintilarda link verin ve izin alin bu ahlaki kurallara uygun olacaktir. Sitenin yazilarini izinsiz baska yerlerde yayinlayanlar 551 nolu fikir haklari yasasini ihlal ettigi ve bundan dolayi haklarinda kanuni islem yapilacagini bilmelidirler.</small></p>
	<hr />Etiket: <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/buzur-mehir/" title="Buzur Mehir" rel="tag">Buzur Mehir</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hayat/" title="Hayat" rel="tag">Hayat</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/kategori/hayattan/" title="Hayattan" rel="tag">Hayattan</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hikaye/" title="Hikaye" rel="tag">Hikaye</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hint-imparatoru/" title="Hint imparatoru" rel="tag">Hint imparatoru</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/oyku/" title="Öykü" rel="tag">Öykü</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/pers-imparatoru/" title="Pers imparatoru" rel="tag">Pers imparatoru</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sans/" title="şans" rel="tag">şans</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/satranc/" title="satranç" rel="tag">satranç</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/tavla/" title="tavla" rel="tag">tavla</a><br />

	<br /><h3>Bunu okuyan şunları da okur;</h3>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/soz-agizdan-ciktiktan-sonra/" title="Söz ağızdan çıktıktan sonra (07 Mayıs 2007)">Söz ağızdan çıktıktan sonra</a> (5)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/seviyor-sevmiyor/" title="Seviyor:) sevmiyor:( (01 Nisan 2007)">Seviyor:) sevmiyor:(</a> (16)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/sans-gorecelidir/" title="Şans görecelidir (24 Ağustos 2008)">Şans görecelidir</a> (1)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/su-oldugunu-dusun/" title="Su Olduğunu Düşün&#8230; (06 Temmuz 2006)">Su Olduğunu Düşün&#8230;</a> (5)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/guzellikleri-gorebilmek/" title="Güzellikleri görebilmek (07 Nisan 2008)">Güzellikleri görebilmek</a> (1)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.wolkanca.com/hayat-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Güzellikleri görebilmek</title>
		<link>http://blog.wolkanca.com/guzellikleri-gorebilmek/?source=rss</link>
		<comments>http://blog.wolkanca.com/guzellikleri-gorebilmek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2008 12:38:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tamkarisik</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hayattan]]></category>

		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>

		<category><![CDATA[Arkadaslik]]></category>

		<category><![CDATA[hiç]]></category>

		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[his]]></category>

		<category><![CDATA[işe yaramaz]]></category>

		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<category><![CDATA[sucu]]></category>

		<category><![CDATA[tamkarışık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.wolkanca.com/?p=2430</guid>
		<description><![CDATA[<p>Bugün arkadaş bana dedi ki &quot;ya Glsh bana bi hikaye anlat ama böyle işe yaradığımı hissedeyim çünkü bu aralar kendimi bir hiç gibi hissediyorum&quot;.<br />
Bende ona düşündüm düşündüm aklıma bu hikaye geldi onu anlattım (vejeteryanlıkta böyle &quot;hatırlama&quot; olayları sık sık olmaz ben bile şaştım kendime  )</p>
<p>İşte hikaye:<br />
Hindistan’da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına [...]</p>
<small><em>Yazar: Tamkarisik <br />&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">Blog ve Wolkanca</a>. All Rights Reserved.</em></small>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün arkadaş bana dedi ki &quot;ya Glsh bana bi <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hikaye/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Hikaye">hikaye</a> anlat ama böyle işe yaradığımı hissedeyim çünkü bu aralar kendimi bir hiç gibi hissediyorum&quot;.<br />
Bende ona düşündüm düşündüm aklıma bu <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hikaye/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Hikaye">hikaye</a> geldi onu anlattım (vejeteryanlıkta böyle &quot;hatırlama&quot; olayları sık sık olmaz ben bile şaştım kendime <img src='http://blog.wolkanca.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> )</p>
<p><span id="more-2430"></span></p>
<p>İşte <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hikaye/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Hikaye">hikaye</a>:<br />
Hindistan’da bir <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sucu/" rel="tag" class="ic-etiket" title="sucu">sucu</a>, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sucu/" rel="tag" class="ic-etiket" title="sucu">Sucu</a> her seferinde patronunun evine sadece bir buçuk kova <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> götürebiliyormuş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş.<br />
İki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş: “Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum.” “Neden?” diye sormuş <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sucu/" rel="tag" class="ic-etiket" title="sucu">sucu</a>, “niye utanç duyuyorsun?” Kova cevap vermiş: “Çünkü iki yıldır çatlağımdan <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim kusurumdan dolayı <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">sen</a> bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun.”<br />
<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sucu/" rel="tag" class="ic-etiket" title="sucu">Sucu</a> şöyle demiş. “Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri fark etmeni istiyorum.” Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanındaki yabanî çiçekleri ısıtan güneşi görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sucu/" rel="tag" class="ic-etiket" title="sucu">Sucu</a> kovaya sormuş: “Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi?&#8230; Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">sen</a> onları suladın. İki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun sofrasını süsleyebildim. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">Sen</a> böyle olmasaydın, o evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı.”</p>
<p>Kendini bir hiç ya da <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/ise-yaramaz/" rel="tag" class="ic-etiket" title="işe yaramaz">işe yaramaz</a> hissedenlere&#8230;</p>
<br /><p><small>&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">wolkanca</a>. Bu yazi <a title="blog wolkanca com" target="_blank" rel="home" href="http://blog.wolkanca.com/iletisim/">http://blog.wolkanca.com/</a> adresine aittir, blog.wolkanca.com sitesinin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir. Lutfen yapacaginiz alintilarda link verin ve izin alin bu ahlaki kurallara uygun olacaktir. Sitenin yazilarini izinsiz baska yerlerde yayinlayanlar 551 nolu fikir haklari yasasini ihlal ettigi ve bundan dolayi haklarinda kanuni islem yapilacagini bilmelidirler.</small></p>
	<hr />Etiket: <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/arkadas/" title="arkadaş" rel="tag">arkadaş</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/arkadaslik/" title="Arkadaslik" rel="tag">Arkadaslik</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/kategori/hayattan/" title="Hayattan" rel="tag">Hayattan</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hayattan/" title="Hayattan" rel="tag">Hayattan</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hic/" title="hiç" rel="tag">hiç</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hikaye/" title="Hikaye" rel="tag">Hikaye</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/his/" title="his" rel="tag">his</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/ise-yaramaz/" title="işe yaramaz" rel="tag">işe yaramaz</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/oyku/" title="Öykü" rel="tag">Öykü</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sucu/" title="sucu" rel="tag">sucu</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/tamkarisik/" title="tamkarışık" rel="tag">tamkarışık</a><br />

	<br /><h3>Bunu okuyan şunları da okur;</h3>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/soz-agizdan-ciktiktan-sonra/" title="Söz ağızdan çıktıktan sonra (07 Mayıs 2007)">Söz ağızdan çıktıktan sonra</a> (5)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/hangisi-dostun/" title="Hangisi dostun? (29 Eylül 2008)">Hangisi dostun?</a> (2)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/cennetteki-komsu/" title="Cennetteki komşu (13 Haziran 2006)">Cennetteki komşu</a> (9)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/adam/" title="Adam (26 Şubat 2007)">Adam</a> (5)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/su-oldugunu-dusun/" title="Su Olduğunu Düşün&#8230; (06 Temmuz 2006)">Su Olduğunu Düşün&#8230;</a> (5)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.wolkanca.com/guzellikleri-gorebilmek/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cihangir, Gazanfer, Muzaffer!</title>
		<link>http://blog.wolkanca.com/cihangir-gazanfer-muzaffer/?source=rss</link>
		<comments>http://blog.wolkanca.com/cihangir-gazanfer-muzaffer/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 03:08:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wolkanca</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ivır Zıvır]]></category>

		<category><![CDATA[Canakkale]]></category>

		<category><![CDATA[Çanakkale savaşları]]></category>

		<category><![CDATA[Çanakkale şehitleri]]></category>

		<category><![CDATA[Cihangir]]></category>

		<category><![CDATA[Cocuk]]></category>

		<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>

		<category><![CDATA[Fransiz]]></category>

		<category><![CDATA[Gazanfer]]></category>

		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[Muzaffer]]></category>

		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.wolkanca.com/cihangir-gazanfer-muzaffer/</guid>
		<description><![CDATA[<p>Bir Fransız entelektüel, Çanakkale savaşı sırasında Trakya&#39;da dolaşmaktadır.<br />
Ordusu, en zor zamanında böylesine müthiş bir direniş sergileyen bir milletin cephe gerisinde ne yaptığını, nasıl yaşadığını merak etmektedir.<br />
Yolu bir kenar mahalleye düşer.<br />
Sokakta üç çocuk görür, üstleri başları perişandır.<br />
Kıyafetleri çeşitli çuvallardan uydurulmuştur.<br />
Neşe içinde oynayan çocuklarla konuşmak ister.<br />
Öğrenir ki; babaları cephededir.<br />
Tam o sırada kenardaki ha yıkıldı ha yıkılacak şekilde [...]</p>
<small><em>Yazar: Wolkanca <br />&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">Blog ve Wolkanca</a>. All Rights Reserved.</em></small>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir Fransız entelektüel, Çanakkale savaşı sırasında Trakya&#39;da dolaşmaktadır.<br />
Ordusu, en zor <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Zaman">zaman</a>ında böylesine müthiş bir direniş sergileyen bir milletin cephe gerisinde ne yaptığını, nasıl yaşadığını merak etmektedir.<br />
Yolu bir kenar mahalleye düşer.<br />
Sokakta üç çocuk görür, üstleri başları perişandır.<br />
Kıyafetleri çeşitli çuvallardan uydurulmuştur.<br />
Neşe içinde oynayan çocuklarla konuşmak ister.<br />
Öğrenir ki; babaları cephededir.<br />
Tam o sırada kenardaki ha yıkıldı ha yıkılacak şekilde duran bir kulübeden çilesi yüzüne heybet olarak vurmuş epeyce yaşlı bir <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kadin/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Kadın">kadın</a> çıkar.<br />
Ve çocuklara doğru seslenir:<br />
&quot;<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/cihangir/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Cihangir">Cihangir</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/gazanfer/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Gazanfer">Gazanfer</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/muzaffer/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Muzaffer">Muzaffer</a>! Oğlum, çorba yaptım gelin için!&quot;<br />
Fransız aydını, o heybetli Anadolu ninesinin haykırdığı isimleri birer birer aklından geçirir ve &quot;En mağlup <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Zaman">zaman</a>ında bile çocuklarına <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/cihangir/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Cihangir">Cihangir</a> (Cihanı fetheden), <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/gazanfer/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Gazanfer">Gazanfer</a> (Kükremiş Arslan) ve <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/muzaffer/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Muzaffer">Muzaffer</a> (Zafer kazanan) ismi veren bir millet asla mağlup olamaz!&quot; der.<br />
<span id="more-2341"></span><br />
<a href="http://www.flickr.com/photos/8182768@N07/1676621472/"rel="external" title="Herşey TÜRK milleti için Her TÜRK vatanı için" ><img src="http://farm3.static.flickr.com/2206/1676621472_e12ae094ed.jpg" alt="Türkiye" /></a></p>
<br /><p><small>&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">wolkanca</a>. Bu yazi <a title="blog wolkanca com" target="_blank" rel="home" href="http://blog.wolkanca.com/iletisim/">http://blog.wolkanca.com/</a> adresine aittir, blog.wolkanca.com sitesinin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir. Lutfen yapacaginiz alintilarda link verin ve izin alin bu ahlaki kurallara uygun olacaktir. Sitenin yazilarini izinsiz baska yerlerde yayinlayanlar 551 nolu fikir haklari yasasini ihlal ettigi ve bundan dolayi haklarinda kanuni islem yapilacagini bilmelidirler.</small></p>
	<hr />Etiket: <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/canakkale/" title="Canakkale" rel="tag">Canakkale</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/canakkale-savaslari/" title="Çanakkale savaşları" rel="tag">Çanakkale savaşları</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/canakkale-sehitleri/" title="Çanakkale şehitleri" rel="tag">Çanakkale şehitleri</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/cihangir/" title="Cihangir" rel="tag">Cihangir</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/cocuk/" title="Cocuk" rel="tag">Cocuk</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/cocuklar/" title="Çocuklar" rel="tag">Çocuklar</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/fransiz/" title="Fransiz" rel="tag">Fransiz</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/gazanfer/" title="Gazanfer" rel="tag">Gazanfer</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hikaye/" title="Hikaye" rel="tag">Hikaye</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/kategori/ivir-zivir/" title="Ivır Zıvır" rel="tag">Ivır Zıvır</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/muzaffer/" title="Muzaffer" rel="tag">Muzaffer</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/oyku/" title="Öykü" rel="tag">Öykü</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/tarih/" title="Tarih" rel="tag">Tarih</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/turkiye/" title="Türkiye" rel="tag">Türkiye</a><br />

	<br /><h3>Bunu okuyan şunları da okur;</h3>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/canakkale-sehitleri/" title="Çanakkale şehitleri (17 Mart 2007)">Çanakkale şehitleri</a> (18)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/ben-bir-provekatorum/" title="Ben bir provekatörüm (28 Şubat 2008)">Ben bir provekatörüm</a> (7)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/nusrat-turkiyenin-ilk-gunes-teknesi/" title="&#8216;Nusrat&#8217; Türkiye’nin ilk güneş teknesi (14 Ağustos 2007)">&#8216;Nusrat&#8217; Türkiye’nin ilk güneş teknesi</a> (3)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/turkiye-kyotoyu-imzaliyor/" title="Türkiye Kyoto&#8217;yu imzalıyor (31 Mayıs 2008)">Türkiye Kyoto&#8217;yu imzalıyor</a> (2)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/su-oldugunu-dusun/" title="Su Olduğunu Düşün&#8230; (06 Temmuz 2006)">Su Olduğunu Düşün&#8230;</a> (5)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.wolkanca.com/cihangir-gazanfer-muzaffer/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Söz ağızdan çıktıktan sonra</title>
		<link>http://blog.wolkanca.com/soz-agizdan-ciktiktan-sonra/?source=rss</link>
		<comments>http://blog.wolkanca.com/soz-agizdan-ciktiktan-sonra/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2007 17:59:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wolkanca</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hayattan]]></category>

		<category><![CDATA[adam]]></category>

		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<category><![CDATA[kurabiye]]></category>

		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<category><![CDATA[salon]]></category>

		<category><![CDATA[uçak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.wolkanca.com/soz-agizdan-ciktiktan-sonra/</guid>
		<description><![CDATA[<p>Büyük bir hava meydanının bekleme salonunda, genç bir bayan uçağına binmek üzere bekliyordu. Uçağın hareketine saatler olduğu için zaman geçirmek için bir kitap ve bir paket küçük kurabiye satın aldı. Dinlenmek ve kitabını okumak için ise VIP salonunda bir koltuğa yerleşti. Kurabiye paketinin durduğu sehpanın yanındaki koltuğa bir adam oturdu ve dergisini açıp okumaya başladı. [...]</p>
<small><em>Yazar: Wolkanca <br />&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">Blog ve Wolkanca</a>. All Rights Reserved.</em></small>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük bir hava meydanının bekleme salonunda, genç bir bayan uçağına binmek üzere bekliyordu. Uçağın hareketine saatler olduğu için <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Zaman">zaman</a> geçirmek için bir <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kitap/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Kitap">kitap</a> ve bir paket küçük <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kurabiye/" rel="tag" class="ic-etiket" title="kurabiye">kurabiye</a> satın aldı. Dinlenmek ve kitabını okumak için ise VIP salonunda bir koltuğa yerleşti. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kurabiye/" rel="tag" class="ic-etiket" title="kurabiye">Kurabiye</a> paketinin durduğu sehpanın yanındaki koltuğa bir <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">adam</a> oturdu ve dergisini açıp okumaya başladı. Genç <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kadin/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Kadın">kadın</a> ilk kurabiyesini aldı. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">Adam</a> da bir tane aldı. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kadin/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Kadın">Kadın</a> çok rahatsız hissetti kendisini ve: &#39;Ne sinir bir şey! Havamda olsaydım bu cüretinden dolayı onu yumruklardım!&#39; diye düşündü.<br />
<span id="more-1492"></span><br />
<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kadin/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Kadın">Kadın</a> bir <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kurabiye/" rel="tag" class="ic-etiket" title="kurabiye">kurabiye</a> alıyor, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">adam</a> da bir tane alıyordu. Çıldıracak gibiydi <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kadin/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Kadın">kadın</a> ama olay çıkarmak istemiyordu. Nihayet son <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kurabiye/" rel="tag" class="ic-etiket" title="kurabiye">kurabiye</a> kalınca &#39;Bu küstah <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">adam</a> şimdi ne yapacak?&#39; diye düşündü. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">Adam</a> son kurabiyeyi aldı; onu ikiye böldü ve bir parçayı kadına verdi &#39;Aaaa! Bu kadarı da fazla!&#39; diyerek oturduğu yerden kalktı. Çok öfkelenmişti şimdi! <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kadin/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Kadın">Kadın</a> sinir içinde kitabını ve diğer eşyalarını alıp bir fırtına gibi giriş salonuna oradan da uçağın içine yöneldi. Koltuğuna oturdu. Gözlüğünü almak için çantasını açtı. Ne görsün? <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kurabiye/" rel="tag" class="ic-etiket" title="kurabiye">Kurabiye</a> paketi açılmamış olarak orada duruyordu. Çok utandı. Çok büyük bir yanlış yaptığını anladı. Kurabiyelerinin paketini açmadan çantasına koyduğunu unutmuştu. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">Adam</a> kendi kurabiyelerini, hiç sinirlenmeden, yüksünmeden kadınla paylaşmıştı. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kadin/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Kadın">Kadın</a> kurabiyelerinin paylaşıldığını düşünerek çok sinirlenmişti. Ve şimdi bu durumu açıklama şansı yoktu. Özür dileme olanağıda kalmamıştı.<br />
Telafi edilemeyecek dört durum vardır.<br />
Taş atıldıktan sonra<br />
Söz ağızdan çıktıktan sonra<br />
Fırsat kaçtıktan sonra<br />
<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Zaman">Zaman</a> geçtikten sonra<br />
Yapacak bir şey kalmamıştır. [<a href="http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=75717,10,60" title="Söz ağızdan çıktıktan sonra" target="_blank">via</a>]</p>
<br /><p><small>&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">wolkanca</a>. Bu yazi <a title="blog wolkanca com" target="_blank" rel="home" href="http://blog.wolkanca.com/iletisim/">http://blog.wolkanca.com/</a> adresine aittir, blog.wolkanca.com sitesinin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir. Lutfen yapacaginiz alintilarda link verin ve izin alin bu ahlaki kurallara uygun olacaktir. Sitenin yazilarini izinsiz baska yerlerde yayinlayanlar 551 nolu fikir haklari yasasini ihlal ettigi ve bundan dolayi haklarinda kanuni islem yapilacagini bilmelidirler.</small></p>
	<hr />Etiket: <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" title="adam" rel="tag">adam</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hayat/" title="Hayat" rel="tag">Hayat</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/kategori/hayattan/" title="Hayattan" rel="tag">Hayattan</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hayattan/" title="Hayattan" rel="tag">Hayattan</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hikaye/" title="Hikaye" rel="tag">Hikaye</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kadin/" title="Kadın" rel="tag">Kadın</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kurabiye/" title="kurabiye" rel="tag">kurabiye</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/oyku/" title="Öykü" rel="tag">Öykü</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/salon/" title="salon" rel="tag">salon</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/ucak/" title="uçak" rel="tag">uçak</a><br />

	<br /><h3>Bunu okuyan şunları da okur;</h3>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/seviyor-sevmiyor/" title="Seviyor:) sevmiyor:( (01 Nisan 2007)">Seviyor:) sevmiyor:(</a> (16)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/kadin-farketmiyor-erkek-ayni-ruyayi-goruyor/" title="Kadın farketmiyor erkek aynı rüyayı görüyor (24 Nisan 2008)">Kadın farketmiyor erkek aynı rüyayı görüyor</a> (2)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/hayat-nedir/" title="Hayat nedir? (25 Nisan 2008)">Hayat nedir?</a> (2)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/guzellikleri-gorebilmek/" title="Güzellikleri görebilmek (07 Nisan 2008)">Güzellikleri görebilmek</a> (1)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/cennetteki-komsu/" title="Cennetteki komşu (13 Haziran 2006)">Cennetteki komşu</a> (9)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.wolkanca.com/soz-agizdan-ciktiktan-sonra/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Seviyor:) sevmiyor:(</title>
		<link>http://blog.wolkanca.com/seviyor-sevmiyor/?source=rss</link>
		<comments>http://blog.wolkanca.com/seviyor-sevmiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2007 16:46:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wolkanca</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aşk Meşk]]></category>

		<category><![CDATA[Gece]]></category>

		<category><![CDATA[Geyik]]></category>

		<category><![CDATA[Gitme]]></category>

		<category><![CDATA[Hayat]]></category>

		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[Merhaba]]></category>

		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>

		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<category><![CDATA[Papatya]]></category>

		<category><![CDATA[Papatya-fali]]></category>

		<category><![CDATA[Sen]]></category>

		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>

		<category><![CDATA[Sevgili]]></category>

		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.wolkanca.com/seviyor-sevmiyor/</guid>
		<description><![CDATA[<p>Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış. Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde, kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış. Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da, rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış.</p>
<p>Minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği [...]</p>
<small><em>Yazar: Wolkanca <br />&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">Blog ve Wolkanca</a>. All Rights Reserved.</em></small>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış. Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde, kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış. Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da, rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış.<br />
<span id="more-1373"></span><br />
Minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği mutlulukla uçmaya başlamış. Dağlar tepeler aşmış, ormanın her yerini dolaşmış. Derken bir vadiye gelmiş. Rengarenk çiçeklerin bulunduğu bir vadiye. Etrafına ş<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/ask/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Aşk">aşk</a>ın ş<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/ask/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Aşk">aşk</a>ın bakarken, vadinin öbür ucunda bir <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">papatya</a> görmüş. Bir anda afallamış. Ne düşüneceğini, ne yapacağını bilememiş. içinden &quot;Ne muhteşem bir çiçek&quot; diye geçirmiş. Ve vakit kaybetmeden yüzlerce renkli, hoş kokulu çiçeğin üzerinden geçip doğruca onun yanında almış soluğu. &quot;<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/merhaba/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Merhaba">Merhaba</a>&quot; demiş papatyaya, &quot;sizi uzaktan gördüm ve yanınıza gelmek istedim.&quot;. Nazlı <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">papatya</a> şöyle bir bakmış konuğuna ve &quot;<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/merhaba/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Merhaba">Merhaba</a>&quot; demiş, &quot;ben de yalnızlıktan sıkılmıştım zaten.&quot; Ve konuşmaya başlamışlar. Kelebek ona <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hayat/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Hayat">hayat</a> hikayesini, nerede dünyaya geldiğini, geçtiği ormanı, tepeleri anlatmış. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">Papatya</a> da ona kendinden bahsetmiş. Birbirlerinden gerçekten hoşlanmışlar. Kelebek bütün <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Zaman">zaman</a>ını papatyayla geçirmiş. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/gece/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Gece">Gece</a> olunca beraber yıldızları ve ateş böceklerinin danslarını seyretmişler. Gündüz olunca kelebek, kanatlarıyla papatyayı güneşin yakıcı ışınlarından korumuş. Minik kelebek papatyayı çok sevmiş. O kadar çok sevmiş ki, bir türlü onun yanından ayrılamamış. Papatyanın da onu sevip sevmediğini merak ediyormuş. Ama cesaret edip de bunu papatyaya söyleyememiş bir türlü. Onu kırmaktan, incitmekten, bu yüzden kaybetmekten korkmuş. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">Papatya</a> da kelebeği çok sevmiş ama o da bir türlü söyleyememiş sevgisini. Duygularının karşılığının olmayacağından, bu yüzden kelebeği kaybedeceğinden korkmuş. Böylece iki <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sevgili/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sevgili">sevgili</a> yan yana ama sevgilerini paylaşmadan sürekli sohbet etmişler. Böylece saatler saatleri kovalamış. Günler geçip de, kelebek artık <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Zaman">zaman</a>ı kalmadığını, gücünün tükendiğini anlayınca, papatyaya dönmüş ve; &quot;Üzgünüm ama senden ayrılmam gerekecek&quot; demiş. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">Papatya</a> buna bir anlam verememiş. &quot;Neden&quot; demiş. &quot;Yoksa benim yanımda mutsuz musun?&quot;. &quot;Hayır&quot; demiş kelebek. &quot;Bilakis, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">sen</a> benim <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hayat/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Hayat">hayat</a>ıma anlam kattın. Fakat biz kelebeklerin ömrü sadece üç gündür. Ve ben de ömrümü tamamladım. Artık kelebeklerin hiç ölmediği bir yere gitmeliyim.&quot; <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">Papatya</a> bu duruma çok üzülmüş ama yapacak bir şey yokmuş zaten. Kelebek artık hiç gücünün kalmadığını, daha fazla tutunamayacağı nı fark ettiğinde, son bir gayretle papatyaya &quot;Sevi seviyorum&quot; diyebilmiş ancak. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">Papatya</a> donakalmış. Sadece &quot;Bende&#8230;&quot; diyebilmiş kelebeğin arkasından. Ardından da gözyaşlarına boğulmuş. İçinden &quot;Keşke onun da beni sevdiğini bilseydim. Keşke onu sevdiğimi söyleyebilseydim. &quot; diye geçirmiş. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">Papatya</a>, sevdiğinin onu sevdiğini bilmeden geçirdiği günlerin acısına dayanamamış. Bir süre sonra yaprakları önce solmuş, sonra da dökülmeye başlamış. Her düşen yaprakta <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">papatya</a>, &quot;seviyormuş&quot; diye geçirmiş içinden.<br />
<a href="http://www.flickr.com/photos/merve_yilmaz84/435411048/" title="Seviyormu sevmiyormu?" target="_blank"><img src="http://farm1.static.flickr.com/157/435411048_aff0da9b8a.jpg" title="Seviyormu sevmiyorum?" alt="Seviyormu sevmiyorum?" /></a></p>
<p>İşte o günden beri, bunu bilen aşıklar, sevgililerine soramadıklarını hep papatyalara sormuş: &quot;Seviyor mu, sevmiyor mu?&quot;&#8230;&quot;</p>
<br /><p><small>&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">wolkanca</a>. Bu yazi <a title="blog wolkanca com" target="_blank" rel="home" href="http://blog.wolkanca.com/iletisim/">http://blog.wolkanca.com/</a> adresine aittir, blog.wolkanca.com sitesinin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir. Lutfen yapacaginiz alintilarda link verin ve izin alin bu ahlaki kurallara uygun olacaktir. Sitenin yazilarini izinsiz baska yerlerde yayinlayanlar 551 nolu fikir haklari yasasini ihlal ettigi ve bundan dolayi haklarinda kanuni islem yapilacagini bilmelidirler.</small></p>
	<hr />Etiket: <a href="http://blog.wolkanca.com/kategori/ask-mesk/" title="Aşk Meşk" rel="tag">Aşk Meşk</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/ask-mesk/" title="Aşk Meşk" rel="tag">Aşk Meşk</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/gece/" title="Gece" rel="tag">Gece</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/geyik/" title="Geyik" rel="tag">Geyik</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/gitme/" title="Gitme" rel="tag">Gitme</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hayat/" title="Hayat" rel="tag">Hayat</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hikaye/" title="Hikaye" rel="tag">Hikaye</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/merhaba/" title="Merhaba" rel="tag">Merhaba</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/mutluluk/" title="Mutluluk" rel="tag">Mutluluk</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/oyku/" title="Öykü" rel="tag">Öykü</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" title="Papatya" rel="tag">Papatya</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya-fali/" title="Papatya-fali" rel="tag">Papatya-fali</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" title="Sen" rel="tag">Sen</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sevgi/" title="Sevgi" rel="tag">Sevgi</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sevgili/" title="Sevgili" rel="tag">Sevgili</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" title="Zaman" rel="tag">Zaman</a><br />

	<br /><h3>Bunu okuyan şunları da okur;</h3>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/gercek-sevgi/" title="Gerçek Sevgi (22 Haziran 2006)">Gerçek Sevgi</a> (21)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/soz-agizdan-ciktiktan-sonra/" title="Söz ağızdan çıktıktan sonra (07 Mayıs 2007)">Söz ağızdan çıktıktan sonra</a> (5)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/sen-benim/" title="Sen benim (10 Eylül 2006)">Sen benim</a> (0)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/kim-dokunduysa-sana/" title="Kim dokunduysa sana (11 Nisan 2007)">Kim dokunduysa sana</a> (22)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/hayat-nedir/" title="Hayat nedir? (25 Nisan 2008)">Hayat nedir?</a> (2)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.wolkanca.com/seviyor-sevmiyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Adam</title>
		<link>http://blog.wolkanca.com/adam/?source=rss</link>
		<comments>http://blog.wolkanca.com/adam/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Feb 2007 17:20:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wolkanca</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hayattan]]></category>

		<category><![CDATA[Aşk Meşk]]></category>

		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.wolkanca.com/adam/</guid>
		<description><![CDATA[<p>Koyu siyah bir karanlıkta bile vardı gölgesi.. Vazgeçtikleri, terk edemedikleri.. Kıpır kıpır dünyanın donuk adamı. Kim derdi ki bir gün mecbur bırakılacaktı var olmaya? Tattığı, soluduğu, görebileceği her şey.. Söyleyecek çok şeyi vardı ve dinleyeni de.. Kapının eşiğine takılıp sendelediğinde düştü hayalleri. Bir daha yürümek zordu belki. Geceden kalma tütsünün külleri yerde. Adamın külleri yoktu [...]</p>
<small><em>Yazar: Wolkanca <br />&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">Blog ve Wolkanca</a>. All Rights Reserved.</em></small>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Koyu siyah bir karanlıkta bile vardı gölgesi.. Vazgeçtikleri, terk edemedikleri.. Kıpır kıpır dünyanın donuk <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">adam</a>ı. Kim derdi ki bir gün mecbur bırakılacaktı var olmaya? Tattığı, soluduğu, görebileceği her şey.. Söyleyecek çok şeyi vardı ve dinleyeni de.. Kapının eşiğine takılıp sendelediğinde düştü hayalleri. Bir daha yürümek zordu belki. Geceden kalma tütsünün külleri yerde. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">Adam</a>ın külleri yoktu görünürde.. ama o yandı, yandı ve bitti.. <span id="more-1248"></span>İndirdi şalterleri ve işte ışık gitti. Peki onu karanlığa gömen kimdi? Ben söyleyeyim, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hayat/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Hayat">hayat</a>ın ta kendisi. Hızla çevirdi sayfaları ve bitti. Mutsuz son olacağını tahmin etmek zor değildi. Beyazın pürüzsüzlüğünden, siyahın gerçekliğinden vazgeçemedi. Yolun kenarındaki eğri büğrü parmaklığın ötesindeydi. Yapılan hesapların tutmadığını anlayıp hesapsızca yaşamayı seçti. Sonu olmayana ilerledi. Buz gibi sessizlikte ılık bir kelime fısıldadı titremekten yorgun bedenlere. Kal demek yerine mutlu ol diyebildi gidenlere. Yenilgi hiç son olmadı onda. Özgürlüğün yasak olduğu söylenmeseydi, belki o da gülebilirdi. Sonuna kadar ipi çekti… Kendimi vursam, başka biri yaralanacak, öldüğüm gün içimden kuş çıkacak!.. Yaşamın da çorap gibi söküleceğini nerden bilebilirdi? O sadece mutlu olmak istemişti&#8230;</p>
<br /><p><small>&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">wolkanca</a>. Bu yazi <a title="blog wolkanca com" target="_blank" rel="home" href="http://blog.wolkanca.com/iletisim/">http://blog.wolkanca.com/</a> adresine aittir, blog.wolkanca.com sitesinin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir. Lutfen yapacaginiz alintilarda link verin ve izin alin bu ahlaki kurallara uygun olacaktir. Sitenin yazilarini izinsiz baska yerlerde yayinlayanlar 551 nolu fikir haklari yasasini ihlal ettigi ve bundan dolayi haklarinda kanuni islem yapilacagini bilmelidirler.</small></p>
	<hr />Etiket: <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/ask-mesk/" title="Aşk Meşk" rel="tag">Aşk Meşk</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/kategori/hayattan/" title="Hayattan" rel="tag">Hayattan</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hayattan/" title="Hayattan" rel="tag">Hayattan</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hikaye/" title="Hikaye" rel="tag">Hikaye</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/oyku/" title="Öykü" rel="tag">Öykü</a><br />

	<br /><h3>Bunu okuyan şunları da okur;</h3>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/soz-agizdan-ciktiktan-sonra/" title="Söz ağızdan çıktıktan sonra (07 Mayıs 2007)">Söz ağızdan çıktıktan sonra</a> (5)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/seviyor-sevmiyor/" title="Seviyor:) sevmiyor:( (01 Nisan 2007)">Seviyor:) sevmiyor:(</a> (16)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/guzellikleri-gorebilmek/" title="Güzellikleri görebilmek (07 Nisan 2008)">Güzellikleri görebilmek</a> (1)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/gercek-sevgi/" title="Gerçek Sevgi (22 Haziran 2006)">Gerçek Sevgi</a> (21)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/cennetteki-komsu/" title="Cennetteki komşu (13 Haziran 2006)">Cennetteki komşu</a> (9)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.wolkanca.com/adam/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sen hiç rüzgârın sesini dinledin mi?</title>
		<link>http://blog.wolkanca.com/sen-hic-ruzgarin-sesini-dinledin-mi/?source=rss</link>
		<comments>http://blog.wolkanca.com/sen-hic-ruzgarin-sesini-dinledin-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Jan 2007 15:56:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wolkanca</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ivır Zıvır]]></category>

		<category><![CDATA[Her-seye-ragmen]]></category>

		<category><![CDATA[insanlar]]></category>

		<category><![CDATA[Kitap]]></category>

		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<category><![CDATA[Ruzgar]]></category>

		<category><![CDATA[Yagmur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.wolkanca.com/sen-hic-ruzgarin-sesini-dinledin-mi/</guid>
		<description><![CDATA[<p>Bazen görmekten, duymaktan çok, hissetmek ister insan. Hissetmek, dünyanın en güzel duygusudur. Küçük ayrıntılara dikkat edip, hissetmek. Mesela, rüzgâr konuşur bazen, anlatır sana bir şeyleri. Oturur dertleşirsin onunla. Ya da deniz kenarında sahilde, dalgalar sır verir. Gülümser bazen veya yağmur, küçük bir çocuk gibi ağlar, seninle. Ya da bir kedi yavrusu ıslanmıştır, titrer yağmurda. Sığınacak [...]</p>
<small><em>Yazar: Wolkanca <br />&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">Blog ve Wolkanca</a>. All Rights Reserved.</em></small>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen görmekten, duymaktan çok, hissetmek ister insan. Hissetmek, dünyanın en güzel duygusudur. Küçük ayrıntılara dikkat edip, hissetmek. Mesela, rüzgâr konuşur bazen, anlatır sana bir şeyleri. Oturur dertleşirsin onunla. Ya da deniz kenarında sahilde, dalgalar sır verir. Gülümser bazen veya yağmur, küçük bir çocuk gibi ağlar, seninle. Ya da bir kedi yavrusu ıslanmıştır, titrer yağmurda. Sığınacak bir sıcaklık arar veya bir bebek ağlaması çok şey anlatır. Ama en çok rüzgârı dinlemeyi, anlattıklarını paylaşmayı severim. Yağmurlarda biz arkadaşız. <span id="more-1068"></span>O, ne <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Zaman">zaman</a> gelse, ben onun yanındayımdır. Çünkü, söz verdik biz. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/arkadas/" rel="tag" class="ic-etiket" title="arkadaş">Arkadaş</a>lar asla terk etmez:) Her ağladığımda, yağmur benim yanımdadır. Her ağladığımda yağmur benim içimdedir.. Son kez ağladığımda da yine yağmur sadık kalmıştı bana.. Bir de yıldızları severim. Hiç gerçekleşmeyen dileklerimi tutarım, onlara bakarken. Gülümser, göz kırparlar bazen. Hisset, sadece yaşamı hisset der bana rüzgâr fısıldayarak. Beni dinlerken, yaşamı hisset.. Sadece benimle tekrar et, bak yaşıyorum ve hissediyorum, her şeye rağmen..</p>
<br /><p><small>&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">wolkanca</a>. Bu yazi <a title="blog wolkanca com" target="_blank" rel="home" href="http://blog.wolkanca.com/iletisim/">http://blog.wolkanca.com/</a> adresine aittir, blog.wolkanca.com sitesinin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir. Lutfen yapacaginiz alintilarda link verin ve izin alin bu ahlaki kurallara uygun olacaktir. Sitenin yazilarini izinsiz baska yerlerde yayinlayanlar 551 nolu fikir haklari yasasini ihlal ettigi ve bundan dolayi haklarinda kanuni islem yapilacagini bilmelidirler.</small></p>
	<hr />Etiket: <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/her-seye-ragmen/" title="Her-seye-ragmen" rel="tag">Her-seye-ragmen</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/insanlar/" title="insanlar" rel="tag">insanlar</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/kategori/ivir-zivir/" title="Ivır Zıvır" rel="tag">Ivır Zıvır</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/kitap/" title="Kitap" rel="tag">Kitap</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/oyku/" title="Öykü" rel="tag">Öykü</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/ruzgar/" title="Ruzgar" rel="tag">Ruzgar</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/yagmur/" title="Yagmur" rel="tag">Yagmur</a><br />

	<br /><h3>Bunu okuyan şunları da okur;</h3>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/yonetici/" title="Yönetici (08 Mayıs 2005)">Yönetici</a> (0)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/yazar/" title="Yazar? (21 Haziran 2005)">Yazar?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/tahranin-melekleri/" title="Tahran&#8217;ın melekleri (28 Haziran 2007)">Tahran&#8217;ın melekleri</a> (25)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/su-oldugunu-dusun/" title="Su Olduğunu Düşün&#8230; (06 Temmuz 2006)">Su Olduğunu Düşün&#8230;</a> (5)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/seninle-butun-hayatini-aldatan-hayalet/" title="Seninle bütün hayatını aldatan hayalet (26 Eylül 2006)">Seninle bütün hayatını aldatan hayalet</a> (5)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.wolkanca.com/sen-hic-ruzgarin-sesini-dinledin-mi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir yaprağın hikayesi</title>
		<link>http://blog.wolkanca.com/bir-yapragin-hikayesi/?source=rss</link>
		<comments>http://blog.wolkanca.com/bir-yapragin-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Dec 2006 20:05:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wolkanca</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ivır Zıvır]]></category>

		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[insanlar]]></category>

		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<category><![CDATA[Yaprak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.wolkanca.com/bir-yapragin-hikayesi/</guid>
		<description><![CDATA[<p>bir sonbahar rüzgarıyla düştüm dalımdan. rüzgar beni nereye götürürse oraya gittim.<br />
dalım&#8230; ağacım&#8230; ailem&#8230;<br />
küçücük yeşil bir yapraktım baharda doğduğumda. rüzgar okşardı saçlarımı. öyle çok severdim ki onu&#8230; rüzgar yanımızdan geçerken şarkı söylemeye başlardık ailecek. çoğu insan rahatsız olurdu sesimizden. anlamazlardı çünkü dilimizden.<br />
rüzgar yanımdan geçip giderken hayranlıkla bakardım arkasından. hep başka diyarları canlandırırdım kafamda. öyle cazip gelirdi [...]</p>
<small><em>Yazar: Wolkanca <br />&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">Blog ve Wolkanca</a>. All Rights Reserved.</em></small>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>bir sonbahar rüzgarıyla düştüm dalımdan. rüzgar beni nereye götürürse oraya gittim.</p>
<p>dalım&#8230; ağacım&#8230; ailem&#8230;</p>
<p>küçücük yeşil bir yapraktım baharda doğduğumda. rüzgar okşardı saçlarımı. öyle çok severdim ki onu&#8230; rüzgar yanımızdan geçerken şarkı söylemeye başlardık ailecek. çoğu insan rahatsız olurdu sesimizden. anlamazlardı çünkü dilimizden.</p>
<p>rüzgar yanımdan geçip giderken hayranlıkla bakardım arkasından. hep başka diyarları canlandırırdım kafamda. öyle cazip gelirdi ki diyardan diyara gezmek. rüzgara derdim: &#39;&#39;beni de götürür müsün?&#39;&#39;. o&#39;da: &#39;&#39;olmaz, daha çok küçüksün. seni yanıma alamam.&#39;&#39; derdi.</p>
<p>sonra yaz geldi. rüzgar uğramaz oldu bizim oralara. bu sefer güneş oldu arkadaşımız. oyunlar oynadık onunla. ışık gösterileri yaptık. ama benim aklımın bir köşesinde hep rüzgar vardı. o, güneş gibi değildi. biraz asiydi&#8230; özgürdü.</p>
<p><span id="more-984"></span></p>
<p>bir gün tekrar çıkıp geldi rüzgar. bana: &#39;&#39;hazır ol. yakında gelip seni alacağım&#39;&#39; dedi. uyku girmez olmuştu gözüme. gözüm hep yoldaydı, acaba ne <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Zaman">zaman</a> gelecek diye.</p>
<p>sonunda gelmişti. ama bu sefer önceki gelişlerindeki gibi yumuşak değildi. bir hışımla (aileme bile veda edemeden) kopardı beni dalımdan. &#39;&#39;ne yapıyorsun?&#39;&#39; dedim büyük bir ş<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/ask/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Aşk">aşk</a>ınlıkla. hırçınlıkla: &#39;&#39;<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">sen</a> değil miydin benimle gelmek isteyen! işte seni de götürüyorum.&#39;&#39; dedi. ben derin bir elemle&#39;&#39; ama aileme bir alasmarladık bile diyemedim.&#39;&#39; dedim. içimi buz gibi yapan bir gülüşle: &#39;&#39;tekrar döneceğin bir yerden ayrılırken öyle denir; ama <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">sen</a> dönmeyeceksin ki&#8230;&#39;&#39; dedi. kendimden geçmiş bir durumdaydım. &#39;&#39;nasıl olur?&#39;&#39; dedim. &#39;&#39;<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">sen</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">sen</a> tekrar gitmeyecek misin bizim oralara? gidicem, gidicem; ama <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">sen</a> yanımda olmayacaksın.&#39;&#39; dedi.</p>
<p>bir <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/yaprak/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Yaprak">yaprak</a> dalından koptuğunda yaşayamaz, ÖLÜR. ama üzülme. bahar geldiğinde, yeşeren yeni yapraklarla beraber seninde bir parçan yeşerir onlarla. eskiden tek bir yaprakken her yeni baharda bin yaprakta can bulursun.&#39;&#39;</p>
<p>yıkılmıştım. ölüm ağırlığı çökmüştü yüreğime. ben, ben böyle hayal etmemiştim. bilmiyordum rüzgara <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/arkadas/" rel="tag" class="ic-etiket" title="arkadaş">arkadaş</a>lık etmenin sevdiklerimden sonsuza dek kopacağım anlamına geldiğini. bir yararı yoktu artık bunları düşünmenin. freni patlamış bir ayrılık yaşamıştım.</p>
<p>artık vakit tamam. karlar üstümü örtmeye başladı. bitiyor burada hikayem; ama baharla beraber tekrar başlayacak yeşeren binlerce yaprakla beraber.</p>
<br /><p><small>&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">wolkanca</a>. Bu yazi <a title="blog wolkanca com" target="_blank" rel="home" href="http://blog.wolkanca.com/iletisim/">http://blog.wolkanca.com/</a> adresine aittir, blog.wolkanca.com sitesinin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir. Lutfen yapacaginiz alintilarda link verin ve izin alin bu ahlaki kurallara uygun olacaktir. Sitenin yazilarini izinsiz baska yerlerde yayinlayanlar 551 nolu fikir haklari yasasini ihlal ettigi ve bundan dolayi haklarinda kanuni islem yapilacagini bilmelidirler.</small></p>
	<hr />Etiket: <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hikaye/" title="Hikaye" rel="tag">Hikaye</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/insanlar/" title="insanlar" rel="tag">insanlar</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/kategori/ivir-zivir/" title="Ivır Zıvır" rel="tag">Ivır Zıvır</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/oyku/" title="Öykü" rel="tag">Öykü</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/yaprak/" title="Yaprak" rel="tag">Yaprak</a><br />

	<br /><h3>Bunu okuyan şunları da okur;</h3>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/su-oldugunu-dusun/" title="Su Olduğunu Düşün&#8230; (06 Temmuz 2006)">Su Olduğunu Düşün&#8230;</a> (5)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/cennetteki-komsu/" title="Cennetteki komşu (13 Haziran 2006)">Cennetteki komşu</a> (9)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/soz-agizdan-ciktiktan-sonra/" title="Söz ağızdan çıktıktan sonra (07 Mayıs 2007)">Söz ağızdan çıktıktan sonra</a> (5)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/seviyor-sevmiyor/" title="Seviyor:) sevmiyor:( (01 Nisan 2007)">Seviyor:) sevmiyor:(</a> (16)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/sen-hic-ruzgarin-sesini-dinledin-mi/" title="Sen hiç rüzgârın sesini dinledin mi? (07 Ocak 2007)">Sen hiç rüzgârın sesini dinledin mi?</a> (3)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.wolkanca.com/bir-yapragin-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>walt disney&#8217;in başarı öyküsü</title>
		<link>http://blog.wolkanca.com/walt-disneyin-basari-oykusu/?source=rss</link>
		<comments>http://blog.wolkanca.com/walt-disneyin-basari-oykusu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Aug 2006 21:15:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>muzlupasta</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<category><![CDATA[Basari]]></category>

		<category><![CDATA[Başarı öyküsü]]></category>

		<category><![CDATA[Çizgi film]]></category>

		<category><![CDATA[Google]]></category>

		<category><![CDATA[Mickey-Mouse]]></category>

		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<category><![CDATA[walt-disney]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.wolkanca.com/walt-disneyin-basari-oykusu/</guid>
		<description><![CDATA[<p> Uzun yıllar önce, Kansas City&#8217;de bir genç, gazete gazete dolaşıp çizdiği karikatürleri satmaya çalışıyordu. Ama bütün yazı işleri müdürleri sanki ağız birliği etmiş gibi, biraz da kaba bir dille, ona aynı şeyi söylüyorladı. &#8220;Karikatüre yetenekli görünmüyorsun, neden bu işi unutup başka başka şeyler denemiyorsun?&#8221;<br />
Ama karikatür, gencin hayatının rüyasıydı.İnsan biricik rüyasını, gayesini nasıl unutabilirdi? Okarikatürü [...]</p>
<small><em>Yazar: Muzlupasta <br />&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">Blog ve Wolkanca</a>. All Rights Reserved.</em></small>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blog.wolkanca.com/wp-content/2007/05/waltdisney.jpg?source=rss" title="waltdisney.jpg"><img src="http://blog.wolkanca.com/wp-content/2007/05/waltdisney.kucukresim.jpg" title="waltdisney.jpg" alt="waltdisney.jpg" align="right" hspace="5" vspace="2" /></a> Uzun yıllar önce, Kansas City&#8217;de bir genç, gazete gazete dolaşıp çizdiği karikatürleri satmaya çalışıyordu. Ama bütün yazı işleri müdürleri sanki ağız birliği etmiş gibi, biraz da kaba bir dille, ona aynı şeyi söylüyorladı. &#8220;Karikatüre yetenekli görünmüyorsun, neden bu işi unutup başka başka şeyler denemiyorsun?&#8221;</p>
<p>Ama karikatür, gencin <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hayat/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Hayat">hayat</a>ının rüyasıydı.İnsan biricik rüyasını, gayesini nasıl unutabilirdi? Okarikatürü bıraksa bile, karikatür onu bırakmıyordu ki; geceleri rüyalarına giriyor, onu daha fazla yakalayıp kendine çekiyordu. sonunda <span id="more-647"></span> mahalli kiliselerden birinin rahibi, genci kilisedeki faaliyetlerin resimlerini çizmesi için küçük bir ücret karşılığı işe aldı. Ama çiçeği burnunda sanatçının bir stüdyoya ihtiyacı vardı. Hem resim çizebileceği hem de uyuyabileceği bir yer lazımdı ona. Allahtan ki , kilisenin eski garajı vardı; ama garaj kelimenin tam anlamıyla farelerin istilası altındaydı. Genç, burada yaşamak zorundaydı. Ama günlerini birlikte geçirdiği bu farelerden birisi, tıpkı o genç sanatçı gibi dünya çapında şöhrete kavuşacaktı.</p>
<p>Dünyanın her tarafında tanınan bu fare <a href="http://www.google.com.tr/search?hl=tr&amp;q=Mickey+Mouse+&amp;btnG=Ara&amp;meta="><strong>Mickey Mouse</strong></a> , genç sanatçı ise <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hayat/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Hayat">hayat</a>ının rüyasını asla terk etmeyen<a href="http://www.google.com.tr/search?hl=tr&amp;q=+Walt+Disney&amp;btnG=Google%27da+Ara&amp;meta="><strong> Walt Disney</strong></a>&#8216;di.</p>
<br /><p><small>&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">wolkanca</a>. Bu yazi <a title="blog wolkanca com" target="_blank" rel="home" href="http://blog.wolkanca.com/iletisim/">http://blog.wolkanca.com/</a> adresine aittir, blog.wolkanca.com sitesinin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir. Lutfen yapacaginiz alintilarda link verin ve izin alin bu ahlaki kurallara uygun olacaktir. Sitenin yazilarini izinsiz baska yerlerde yayinlayanlar 551 nolu fikir haklari yasasini ihlal ettigi ve bundan dolayi haklarinda kanuni islem yapilacagini bilmelidirler.</small></p>
	<hr />Etiket: <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/basari/" title="Basari" rel="tag">Basari</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/basari-oykusu/" title="Başarı öyküsü" rel="tag">Başarı öyküsü</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/cizgi-film/" title="Çizgi film" rel="tag">Çizgi film</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/google/" title="Google" rel="tag">Google</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/mickey-mouse/" title="Mickey-Mouse" rel="tag">Mickey-Mouse</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/oyku/" title="Öykü" rel="tag">Öykü</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/kategori/sinema/" title="Sinema" rel="tag">Sinema</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sinema/" title="Sinema" rel="tag">Sinema</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/walt-disney/" title="walt-disney" rel="tag">walt-disney</a><br />

	<br /><h3>Bunu okuyan şunları da okur;</h3>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/voltran-volltran-voltran-voltron/" title="Voltran! volltran! voltran! (Voltron) (12 Ağustos 2007)">Voltran! volltran! voltran! (Voltron)</a> (6)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/vizyondaki-son-favorim/" title="Vizyondaki son favorim (10 Haziran 2006)">Vizyondaki son favorim</a> (2)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/veche-kisa-film/" title="Veche - kisa film (07 Temmuz 2006)">Veche - kisa film</a> (4)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/ta-ki-nefesin-baska-bir-yurege-esene-kadar-ve-olursun/" title="Ta ki nefesin başka bir yüreğe esene kadar&#8230; ve ölürsün. (31 Aralık 2007)">Ta ki nefesin başka bir yüreğe esene kadar&#8230; ve ölürsün.</a> (1)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/sinemanin-en-pahali-kadin-oyuncusu-ozgu-namal/" title="Sinemanın en pahalı kadın oyuncusu: Özgü Namal (02 Haziran 2008)">Sinemanın en pahalı kadın oyuncusu: Özgü Namal</a> (12)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.wolkanca.com/walt-disneyin-basari-oykusu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Su Olduğunu Düşün&#8230;</title>
		<link>http://blog.wolkanca.com/su-oldugunu-dusun/?source=rss</link>
		<comments>http://blog.wolkanca.com/su-oldugunu-dusun/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Jul 2006 21:57:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mathilda</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ivır Zıvır]]></category>

		<category><![CDATA[Alintilar]]></category>

		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[insanlar]]></category>

		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<category><![CDATA[Su]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.wolkanca.com/su-oldugunu-dusun/</guid>
		<description><![CDATA[<p>    Bir an için sen su olduğunu düşün. Su denli özel, su denli yararlı ve su denli çok, tükenmez&#8230;</p>
<p>İnanıyorum ki gerçekten de öylesin. Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak; dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın&#8230; Unutma daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin, gürültünün [...]</p>
<small><em>Yazar: Mathilda <br />&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">Blog ve Wolkanca</a>. All Rights Reserved.</em></small>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>    Bir an için <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">sen</a> <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> olduğunu düşün. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">Su</a> denli özel, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> denli yararlı ve <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> denli çok, tükenmez&#8230;</p>
<p><span id="more-423"></span></p>
<p>İnanıyorum ki gerçekten de öylesin. Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak; dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın&#8230; Unutma daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin, gürültünün parçası olursun yalnızca!.</p>
<p>Suyun yanında olanlar suyu en az içenlerdir. Çünkü; &#8220;<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">Su</a> nasılsa burada, gerek yok ki suyu kana kana içmeye&#8221; diye düşünürler&#8230;</p>
<p>Tıpkı, sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi!O ormandaki <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hic/" rel="tag" class="ic-etiket" title="hiç">hiç</a>bir hayvan, ırmağın gürültüler koparan yerinden <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> içmeye çalışmadı şimdiye dek. Hepsi, hep sabahın en sakin anını bekledi; suyun durgun yerlerini bulabilmek için. Onlar için en uygun olan kendi istedikleri zamanda. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">Sen</a>, hep bir <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> olduğunu düşün. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">Su</a> gibi güzel, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi yararlı, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi vazgeçilmez&#8230; Ve <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi yaşam kaynağı olduğunu düşün. Ama <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi yaşatıcı ol. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">Su</a> gibi yıkıcı, sürükleyici ve öldürücü değil!..</p>
<p><a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">Su</a> gibi özel, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi güzel, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi yararlı, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi gerekli ve <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi bitmez tükenmez olduğunu da unutma. Ayrıca <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi sakin olabileceğin gibi, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi de &#8220;kıyametler&#8221; koparıcı olabileceğini unutma&#8230;Vadiler varken önünde ve ovalar varken, yayılabileceğin küçük ırmaklara ayırabiliyorsan kendini ve bardaklara bölebiliyorsan, yaşam verirsin çevrene.</p>
<p>Tercih elindeydi hep ve hep de &#8220;senin&#8221; ellerinde olacak&#8230; Ya tutmayı öğreneceksin dilini ya da hiç durmadan konuştuğun için, yalnızca bomboş ve anlamsız sesler çıkartan birisi olduğunu zannettireceksin çevrendeki insanlara!</p>
<p>Ama yapman gereken şu değil mi? Düşüneceksin ne <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Zaman">zaman</a> ne söyleyeceğini. Düsüneceksin kimin dinleyip dinlemediğini, kimin anlayıp anlamadığını. Düşüneceksin anlatmak istediklerinin ne kadarını anlatabildiğini&#8230; <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">Sen</a> şimdi &#8220;<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> olduğunu&#8221; düşün ve kendini &#8220;<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi&#8221; hisset&#8230;</p>
<p><a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">Su</a> gibi özel, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi güzel, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi berrak, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi yararlı&#8230; <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">Su</a> gibi yaşam kaynağı ve <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi bitmez tükenmez olduğunu anımsa&#8230; Ama yine <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Su">su</a> gibi &#8220;bir küçük bardağın içine&#8221; sığdır ki kendini girebilmeyi öğren <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/insanlar/" rel="tag" class="ic-etiket" title="insanlar">insanlar</a>ın damarlarına. Yaşam ver&#8230; Vazgeçilmez ol!..</p>
<br /><p><small>&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">wolkanca</a>. Bu yazi <a title="blog wolkanca com" target="_blank" rel="home" href="http://blog.wolkanca.com/iletisim/">http://blog.wolkanca.com/</a> adresine aittir, blog.wolkanca.com sitesinin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir. Lutfen yapacaginiz alintilarda link verin ve izin alin bu ahlaki kurallara uygun olacaktir. Sitenin yazilarini izinsiz baska yerlerde yayinlayanlar 551 nolu fikir haklari yasasini ihlal ettigi ve bundan dolayi haklarinda kanuni islem yapilacagini bilmelidirler.</small></p>
	<hr />Etiket: <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/alintilar/" title="Alintilar" rel="tag">Alintilar</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hikaye/" title="Hikaye" rel="tag">Hikaye</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/insanlar/" title="insanlar" rel="tag">insanlar</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/kategori/ivir-zivir/" title="Ivır Zıvır" rel="tag">Ivır Zıvır</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/oyku/" title="Öykü" rel="tag">Öykü</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/su/" title="Su" rel="tag">Su</a><br />

	<br /><h3>Bunu okuyan şunları da okur;</h3>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/cennetteki-komsu/" title="Cennetteki komşu (13 Haziran 2006)">Cennetteki komşu</a> (9)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/bir-yapragin-hikayesi/" title="Bir yaprağın hikayesi (04 Aralık 2006)">Bir yaprağın hikayesi</a> (1)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/soz-agizdan-ciktiktan-sonra/" title="Söz ağızdan çıktıktan sonra (07 Mayıs 2007)">Söz ağızdan çıktıktan sonra</a> (5)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/seviyor-sevmiyor/" title="Seviyor:) sevmiyor:( (01 Nisan 2007)">Seviyor:) sevmiyor:(</a> (16)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/sen-hic-ruzgarin-sesini-dinledin-mi/" title="Sen hiç rüzgârın sesini dinledin mi? (07 Ocak 2007)">Sen hiç rüzgârın sesini dinledin mi?</a> (3)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.wolkanca.com/su-oldugunu-dusun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gerçek Sevgi</title>
		<link>http://blog.wolkanca.com/gercek-sevgi/?source=rss</link>
		<comments>http://blog.wolkanca.com/gercek-sevgi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jun 2006 16:57:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>muzlupasta</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aşk Meşk]]></category>

		<category><![CDATA[Aşk]]></category>

		<category><![CDATA[Gerçek Aşk]]></category>

		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.wolkanca.com/gercek-sevgi/</guid>
		<description><![CDATA[<p>Koskoca bir bahçede harikulada çiçekler içinde bir papatya..Ve papatya aşık olmuş, yanmış tutuşmuş Ak sakallı bahçıvana..Bir ümit bekliyormuş. Yüzlerce<br />
çiçeğin arasından Onunla, sadece onunla saatlerce ilgilensin.. Buz gibi suyunu sadece ona döksün istiyormus.. Sadece ona değsin makası, Sadece ona<br />
gülsün dudakları.. Kıskanıyormuş bahçıvanı,<br />
Kırmızı güllerden, Sarı lalelerden, Mor menekşelerden..Zambaklardan&#8230;Papatya, sadece bahçıvan için açıyormuş, Bembeyaz yapraklarını.. Bir gün, Aşkı [...]</p>
<small><em>Yazar: Muzlupasta <br />&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">Blog ve Wolkanca</a>. All Rights Reserved.</em></small>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Koskoca bir bahçede harikulada çiçekler içinde bir <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">papatya</a>..Ve <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">papatya</a> aşık olmuş, yanmış tutuşmuş Ak sakallı bahçıvana..Bir ümit bekliyormuş. Yüzlerce<br />
çiçeğin arasından Onunla, sadece onunla saatlerce ilgilensin.. Buz gibi suyunu sadece ona döksün istiyormus.. Sadece ona değsin makası, Sadece ona<br />
gülsün dudakları.. Kıskanıyormuş bahçıvanı,</p>
<p><span id="more-234"></span>Kırmızı güllerden, Sarı lalelerden, Mor menekşelerden..Zambaklardan&#8230;<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">Papatya</a>, sadece bahçıvan için açıyormuş, Bembeyaz yapraklarını.. Bir gün, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/ask/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Aşk">Aşk</a>ı öyle büyümüşki.. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">Papatya</a> yapraklarını taşıyamaz olmuş.. Eğilivermiş boynu..Toprağa bakıyormuş artık..<br />
Bahçıvanın sadece sesini duyuyormuş Ayaklarını görüyormuş..Bunada şükür diyormuş.. Yetiyormuş ona, bahçıvanın varlığını hissetmek.. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Zaman">Zaman</a> akıp gidiyormuş..<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">Papatya</a> bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş.. Ne var sanki boynumu kaldırsa Bir kerecik daha görsem yüzünü diyormuş.. Ve işte bir gün..<br />
Bahçıvan papatyaya doğru yaklaşmış.. İncecik bedenini ellerinin arasına almış..Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmuş bir iple papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya.. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">Papatya</a> o an daha çok sevmiş<br />
bahçıvanı.. Hala göremiyormuş onu, Ama bedeni kurtulmuş.. Uzun bir müddet sonra, Bahçıvan uğramaz olmus bahçeye.. Gelen giden yokmuş.. Kahrından ölecekmiş <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">papatya</a>..Ama işte bir sabah&#8230; Hortumdan akan suyun sesiyle<br />
uyanmış.. Derin bir oh çekmiş.. Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmiş..<br />
Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüs.. Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmiş..Başka birisiymiş.. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">Adam</a>ın elinde bir de makas varmış..<br />
Papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru..Ne güzel açmışsın <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sen/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sen">sen</a> öyle demiş.. Bu gencecik, yakışıklı bir delikanlıymış..Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarısıymış.. Ama gövden seni taşımıyor demisş. Elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış..Ve bir hamlede başını gövdesinden ayırmış.. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">Papatya</a> yere düşerken hatırlamış sevdigini.. O ak saçlı, ak sakallı, yaşlımı yaşlı bahçıvanı hatırlamış..Birde o gencecik, yakışıklı<br />
delikanlıyı düşünmüş.. Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini..O her seye rağmen, papatyaya emek vermiş.. Ona hiç bir <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Zaman">zaman</a> güzel oldugunu söylememiş, Ama onu aslında hep sevmis.. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/papatya/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Papatya">Papatya</a> anlamış artık..<a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sevgi/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Sevgi">Sevgi</a>, emek istermiş&#8230;Yere düstüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini..Teşekkür etmis ona içinden..Son yaprağıda kuruduğunda, Biliyormuş artık..<br />
Gerçek sevginin,söylemeden, yaşamadan, ve asla kavuşmadan varolabileceğini*</p>
<br /><p><small>&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">wolkanca</a>. Bu yazi <a title="blog wolkanca com" target="_blank" rel="home" href="http://blog.wolkanca.com/iletisim/">http://blog.wolkanca.com/</a> adresine aittir, blog.wolkanca.com sitesinin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir. Lutfen yapacaginiz alintilarda link verin ve izin alin bu ahlaki kurallara uygun olacaktir. Sitenin yazilarini izinsiz baska yerlerde yayinlayanlar 551 nolu fikir haklari yasasini ihlal ettigi ve bundan dolayi haklarinda kanuni islem yapilacagini bilmelidirler.</small></p>
	<hr />Etiket: <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/ask/" title="Aşk" rel="tag">Aşk</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/kategori/ask-mesk/" title="Aşk Meşk" rel="tag">Aşk Meşk</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/ask-mesk/" title="Aşk Meşk" rel="tag">Aşk Meşk</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/gercek-ask/" title="Gerçek Aşk" rel="tag">Gerçek Aşk</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hikaye/" title="Hikaye" rel="tag">Hikaye</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/oyku/" title="Öykü" rel="tag">Öykü</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/sevgi/" title="Sevgi" rel="tag">Sevgi</a><br />

	<br /><h3>Bunu okuyan şunları da okur;</h3>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/seviyor-sevmiyor/" title="Seviyor:) sevmiyor:( (01 Nisan 2007)">Seviyor:) sevmiyor:(</a> (16)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/seninle-karayip-korsanlarini-izlemek-vardi/" title="Seninle Karayip korsanlarını izlemek vardı (14 Temmuz 2006)">Seninle Karayip korsanlarını izlemek vardı</a> (5)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/seni-ozlememe-izin-verme/" title="Seni Özlememe İzin Verme!! (16 Haziran 2006)">Seni Özlememe İzin Verme!!</a> (2)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/senden-bir-sevgi-alacagim-var/" title="Senden bir sevgi alacağım var (23 Temmuz 2006)">Senden bir sevgi alacağım var</a> (1)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/sen-benim/" title="Sen benim (10 Eylül 2006)">Sen benim</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.wolkanca.com/gercek-sevgi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cennetteki komşu</title>
		<link>http://blog.wolkanca.com/cennetteki-komsu/?source=rss</link>
		<comments>http://blog.wolkanca.com/cennetteki-komsu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2006 01:12:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>wolkanca</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hayattan]]></category>

		<category><![CDATA[Anne]]></category>

		<category><![CDATA[Cennet]]></category>

		<category><![CDATA[Din]]></category>

		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[Hz isa]]></category>

		<category><![CDATA[Hz.-musa]]></category>

		<category><![CDATA[insanlar]]></category>

		<category><![CDATA[islam]]></category>

		<category><![CDATA[komsu]]></category>

		<category><![CDATA[Öykü]]></category>

		<category><![CDATA[Rivayet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.wolkanca.com/2006/06/13/cennetteki-komsu/</guid>
		<description><![CDATA[<p>Hz. Musa, bir gün tanrı&#8217; ya seslenmiş: &#8220;tanrım, cennette sonsuza kadar komşum olacak kimseyi çok merak ediyorum. çünkü kapımı her açışımda sonsuza kadar onu göreceğim. lütfen bana onun kim olduğunu bildirir misin? insanoğlunun ne kadar meraklı olduğunu daha adem&#8217;in yasak meyveyi yemesinden beri bilen Allah, Musa&#8217;ya &#8220;şanslısın Musa, senin cennette komşun olacak kişi şu anda [...]</p>
<small><em>Yazar: Wolkanca <br />&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">Blog ve Wolkanca</a>. All Rights Reserved.</em></small>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Musa, bir gün tanrı&#8217; ya seslenmiş: &#8220;tanrım, cennette sonsuza kadar komşum olacak kimseyi çok merak ediyorum. çünkü kapımı her açışımda sonsuza kadar onu göreceğim. lütfen bana onun kim olduğunu bildirir misin? insanoğlunun ne kadar meraklı olduğunu daha adem&#8217;in yasak meyveyi yemesinden beri bilen Allah, Musa&#8217;ya &#8220;şanslısın Musa, senin cennette komşun olacak kişi şu anda yaşayan insanlardan. horasan da ulu Camii&#8217;nin yanındaki şen kasap&#8217;ın sahibi rıza demiş. bir peygamber olarak komşusunun başka bir peygamber veya ermiş bir zat olmasını bekleyen Hz. Musa bu duruma şaşırmış ve &#8221; şimdi bu <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">adam</a>ın yaptığı iyilik ne ola ki, bir peygambere komşu olmayı başarmış olsun?&#8221; diyerek horasan&#8217;a bu <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">adam</a>ı görmek için yola çıkmış. o zamanlar Hz. Musa’nın adı yaygınmış; ama, görenler sadece mısır a gelenlermiş. Hz. Musa, horasan&#8217;a vardığı <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Zaman">zaman</a> bu dükkânı bulmak hiç de zor olmamış. dükkânda orta yaşlı, orta boylu, kumralca, yakışıklı bir <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">adam</a> varmış. müşterileriyle sohbet eden kasap, Hz. Musa girince de ona &#8220;hoş geldiniz&#8221; demiş. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">adam</a>ın tatlı dilli ve güler yüzlü oluşu nedeniyle Hz. Musa kendi kendine &#8220;acaba güler yüzlü, tatlı dilli oluşu nedeniyle mi komşuluğu hak etti&#8221; diye düşünmüş. kasap eti tartarken hak geçmesin diye o kadar titiz davranıyormuş ki Hz. Musa &#8220;acaba ölçüde bu kadar adaletli olduğu için mi hak etti?&#8221; diye düşünmüş. müşteri gidince, Hz. Musa, kasaba yabancı olduğunu ve kalmak için bir han aradığını söylemiş. kasap &#8220;horasan da bir tane han var. o da İranlı halı tüccarları geldiği için doludur. en iyisi siz gelin benim misafirim olun. ben yalnız yaşayan bir insanım. hem geldiğiniz yerleri bana anlatırsınız&#8221; diyerek Hz. Musa’yı davet etmiş. Musa da kabul ettikten sona kendi kendine &#8221; acaba misafirperverliğinden dolayı mi hak etti?&#8221; diye düşünmeden edememiş. akşam olunca kasap, misafiri için bol miktarda biftek, bonfile, şiş hazırlamış. Hz. Musa yine &#8221; acaba cömertliğinden dolayi mi hak etti?&#8221; diye sormadan edememiş. eve geldikleri <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/zaman/" rel="tag" class="ic-etiket" title="Zaman">zaman</a> bahçenin ve evin içinin temizliğine şaşan Hz. Musa bu defa da &#8220;acaba temizliğinden dolayı mi tanrı&#8217;nın çok hoşuna gitti?&#8221; demiş. kasap, kaşla göz asında misafiri için sofrayı hazırlamış. Hz. Musa’ya &#8221; siz uzun yoldan geldiniz, acıkmışsınızdır, hemen başlayın, benim azıcık işim var&#8221; demiş. <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">adam</a>ın kendisini yalnız bırakıp gitmesinden şüphelenen Musa, hemen <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">adam</a>ın peşinden gitmiş. bir de ne görsün? <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">adam</a> çok yaşlı bir bayanı yatağından doğrultmuş, ona sütünü içiriyormuş. Hz. Musa &#8221; bu da kim? yalnız kaldığını söylemiştin&#8221; deyince, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/adam/" rel="tag" class="ic-etiket" title="adam">adam</a>: &#8220;bu benim annemdir. babamın ölümünden sonra felç geçirdi, belden aşağısı tutmuyor. ben, belki, evleneceğim kimse annem ile yeterince ilgilenemez diye evlenmedim. annem sakin bir insandır, fazla konuşmaz sadece sürekli olarak bir duası vardır, onu mırıldanır.&#8221; bunun üzerine Hz. Musa &#8220;söyle bakalım annen nasıl dua eder?&#8221; diye sorar. bunun üzerine kasap biraz gülümseyerek &#8220;gerçi, pek öyle olacak şey değil; ama, annem sürekli der ki: evladım ben senden razıyım. inşallah cennette Hz. Musa’ya komşu olursun. ben kim, koskoca Musa&#8217;ya komşu olmak kim?&#8221; Hz. Musa &#8220;inşallah tanrı, annenin isteğini gerçekleştirecektir&#8221; diyerek, o akşam orada kalarak ertesi sabah mısır&#8217;a gider ve bu olayı herkese anlatır. </p>
<br /><p><small>&copy; 2005 - 2008 <a rel="home" title="blog.wolkanca.com" href="http://blog.wolkanca.com">wolkanca</a>. Bu yazi <a title="blog wolkanca com" target="_blank" rel="home" href="http://blog.wolkanca.com/iletisim/">http://blog.wolkanca.com/</a> adresine aittir, blog.wolkanca.com sitesinin yazilari yalnizca izin alinmak kaydi ile alinti yapilabilir ve yayinlanabilir. Lutfen yapacaginiz alintilarda link verin ve izin alin bu ahlaki kurallara uygun olacaktir. Sitenin yazilarini izinsiz baska yerlerde yayinlayanlar 551 nolu fikir haklari yasasini ihlal ettigi ve bundan dolayi haklarinda kanuni islem yapilacagini bilmelidirler.</small></p>
	<hr />Etiket: <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/anne/" title="Anne" rel="tag">Anne</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/cennet/" title="Cennet" rel="tag">Cennet</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/din/" title="Din" rel="tag">Din</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/kategori/hayattan/" title="Hayattan" rel="tag">Hayattan</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hayattan/" title="Hayattan" rel="tag">Hayattan</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hikaye/" title="Hikaye" rel="tag">Hikaye</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hz-isa/" title="Hz isa" rel="tag">Hz isa</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/hz-musa/" title="Hz.-musa" rel="tag">Hz.-musa</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/insanlar/" title="insanlar" rel="tag">insanlar</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/islam/" title="islam" rel="tag">islam</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/komsu/" title="komsu" rel="tag">komsu</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/oyku/" title="Öykü" rel="tag">Öykü</a>, <a href="http://blog.wolkanca.com/etiket/rivayet/" title="Rivayet" rel="tag">Rivayet</a><br />

	<br /><h3>Bunu okuyan şunları da okur;</h3>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/yilan-bebek/" title="Yılan bebek (18 Temmuz 2007)">Yılan bebek</a> (78)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/su-oldugunu-dusun/" title="Su Olduğunu Düşün&#8230; (06 Temmuz 2006)">Su Olduğunu Düşün&#8230;</a> (5)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/soz-agizdan-ciktiktan-sonra/" title="Söz ağızdan çıktıktan sonra (07 Mayıs 2007)">Söz ağızdan çıktıktan sonra</a> (5)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/namaz/" title="Namaz (05 Ekim 2008)">Namaz</a> (21)</li>
	<li><a href="http://blog.wolkanca.com/masal-kiz/" title="Masal Kız (13 Ocak 2007)">Masal Kız</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.wolkanca.com/cennetteki-komsu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
