‘Mim’ olarak etiketlenmiş yazılar

Kitaplarım [mim]

Kategori: Blog 18 Nisan 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 29 Yorum »

Bir de ben başlatayım, başım kel mi? Bu mimin adı "kitaplarım", okuduğunuz, okuyacağınız veya daha önce okduduğunuz elinizde olan kitapların ön kapaklarını varsa tarayıcı(scanner) ile tarayıp yok ise herhangi bir kamera ile çekip resimleri blogunuza yazın.

Daha sonra bir başka blogcuyu mimleyin.

İsterseniz kitaplar hakkında yorumlarda da bulunabilirsiniz yazınızda veya nasıl isterseniz.

Elimizde bulunan kitapları değiştirebilirizde, aşağıda benim koyduğum kitaplardan birini isteyen varsa ona gönderebilirim.

Yazının tamamını okuyun »

Ben bir provekatörüm

Kategori: Wolkanca 28 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 6 Yorum »

Evet daha 1 hafta olmadı ama sandığımdan daha çabuk ve hızlı yayıldı bu provokasyonum. Esasında anlayan anlamıştır da ben anlamamak için elinden geleni yapan ve anlaması işine gelmeyenler için yarın biz bilmiyorduk ki dememeleri için amaç, gayem ve olanları kısaca özet geçeyim.
İlk önce şöyle bir yazı yazdım, bu yazıda sıralanmış ve İngilizce olarak yazılmış bir kaç maddeyi Mersin dolaylarında yaşayan 16 yaşında bir kardeşim Türkçe'ye çevirmiş ve bir kaç kuruş kazanırım lan belki diyerekten .org sitesine üye olarak yazmış. Benim yazım ile kardeşimin 'de yazdığı yazı arasındaki tek benzerlik başlık ve o Türkçe'ye çevrilmiş maddeler. Daha sonra sivri akıllının biri aha sen hem Bilgirgec'e öyle böyle diyorsun, hem de oradaki yazıyı çalıyorsun … diye yorum yazmış yazdığım o yazıya. Buna istinaden bende hemen işe koyulup bu sivri zekalı arkadaş ve bunu görüp eskiden kalan kuyruk acıları ile saldıran sözüm ona kendini nimetten sayan amcamlar için Alıntı başlıklı bir makale yazdım.
Ve işte asıl olan bundan sonra oldu ve bunu gören bir abimiz, (ç)Alıntılama Sanatında Zen! diye bir başlık atıp bi güzel bizi bilgilendirmiş ve sonucunda ben yazmayı bırakıyorum bir süre bu konu anlaşılana kadar demiş yazısında. Buraya kadar güzel, burada yine camiasında alıntı konusunu ateşlemiş ve Bilgirgec.org deki o yazıda Türkçe çeviriyi yazan kardeşim de bundan sonra wolkanca da yazacağını söylemiş, bazı sözüm ona kişiler malum organ olmuşlardır. Üzerine otopsiraporu'nun karikatürleri de gelmiş bizim çocuk önüne geleni çizip bırakmıştır ortada.
Yazının tamamını okuyun »

Şehitlerimiz için 1 hafta blog yazmıyorum [mim]

Kategori: Blog 24 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 89 Yorum »


İkinci
Dün akşam Kanal D de yayınlanan şov da program sırasında ıt Öztürk Türk Silahlı Kuvvetlerinin ’ta operasyonlarda verilen 5 şehidimizin haberini almış ve programa son vermişti.
Programının bir eğlence programı olduğunu söyleyen ıt programda şöyle konuştu;

Şu anda öğrendiğimize göre operasyonda 44 terörist etkisiz hale getirilmiş. Ancak bu arada güvenlik güçlerimizin de 6 şehit verdiği haberini üzüntüyle öğrendik. O yüzden programızı burada kapatıyor ve artık şehitlerimizin olmamasını istiyoruz.

[video]
Bende bu bloga 1 hafta içerik eklemiyorum ve bunu bir haline getiriyorum.
Herkesi mimliyorum, her vatansever bu mimi üzerine alabilir.
Şehitler Ölmez

Düzenleme 1: Elbette yazmalı , tabiki bu daha mantıklıdır. Fakat benim gibi blogunun aylık içerik eklenme sayısı çok fazla olan bir için yazmamak, yazmaktan daha radikal ve etkileyici bir yöntemdir diye düşündüm. Bu blogda ki tüm içerikler gibi bu da "BENCE" dir, fikrimdir, saygı bekler, katılan benim gibi düşünen arkadaşlara şükran, katılmayan "saçma" diye nitelendiren arkadaşlara da saygı.

Düzenleme 2: Bu tepkiye siz 1 hafta yazmamak ile değil de başka bir şekilde katılabilirsiniz, tamamen yaratıcılığınıza kalmış bir şey, maksat bir olmak. Bu ülke için, arkadaşlarımız -bilmem kaç derecede çarpışırken, bizim bir dakika bile saygı duruşu gösteremeyen ımız, benim bir hafta saygı duruşumu çekemeyenler, bu vatanın ekmeğini yediğini unutanlar arasında olsak da, en azından birilerini rahatsız etmek, dost ile düşmanı görmek açısından yeterli idi. Bizler oldukça bu ülkede, asla emellerine ulaşamayacaklar, bizim vatanımız, bu ülkenin sahibi biziz, bu ülkenin internetinin sahibi de biziz, bazı kendini bilmez penis büyüten ortamlarımdakiler değil.

Zamanda seyahat [mim]

Kategori: Geyik 15 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 6 Yorum »

Bu bir yine, bu mimi başımıza musallat eden kişi şu arkadaş oluyor bana mimi şık bir orta ile açan arkadaş da Linux kızı Flynxs. in konusu her de olduğu gibi benzersiz, çok akilane, ilginç ve harikulade, kısaca; Eğer "zamanda yolculuk" kavramı gerçekleştirilebilseydi, gitmek isteyeceğiniz 2 dilimi hangileri olurdu?

3 ay içinde CERN de yapılacak evrenin nasıl var olduğunun küçük bir benzeri niteliğinde ki Atlas deneyi için dünyaca ünlü iki rus adamı Irinia Arefava ve Igor Volovich’ın söyledikleri: Bu deney sırasında ortaya çıkan yüksek enerji, zamanda bir kırılma yaratacak. Atom düzeyinde bile olsa bir tüneli oluşacak. Hatta bu iddiayı dünyanın en prestijli dergilerinden biri olan New Scientist dergisi bile kapak yapmış. Yani böyle birşeyin olabilmesi 3 ay içinde çok olağan görülüyor. Şöyle bir düşününce zamanda yolculuk gerçekleşse sizin gitmek istediğiniz 2 dilimi ne olurdu?

Zamanda Yolculuk
Yazının tamamını okuyun »

Bana göre: Nedir bu mim?

Kategori: Blog 09 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 7 Yorum »

Bloglarla ilgili okuyan, yazan biriyseniz hemen her blogda bu tarz mimleşme vakaları ile karşılaşmışınızdır. Bloglar arasında bu denen olay kısaca, bir ın blogunda bir konuda yazdıktan sonra bu konuyu yorumlaması için başka bir ın blogunu hedef göstermesidir diyebiliriz. Bloggerlara göre değişen anlayışı tabiki var, birine göre bu sadece teknik açıdan bloguna backlink alarak arama motorları nezdinde faydalı olması, diğerine göreyse arkadaş kazanma, tanışma kaynaşma veya daha bir çok farklı yorum getirilebilir. İşte şu anda okuduğunuz bu konu üzerine bir , ben şimdi kendi anlayışımı, bana göre nedir onu yazmaya çalışacağım.
Dünkü yazımı bir alışveriş merkezinde yazdım, şu anda da Yeşilyurt da bir börekçideyim az önce kahvaltımı yaptım ve sigaramı tüttürürken bu yazıyı yazmaya çalışıyorum, yazımda hatalar olursa şimdiden affola, daha müsait bir zamanda bunları düzeltirim.
Bana göre tek kelime ile "kaynaşmadır". Bloglar ve onların okurları arasında bir dönüşümü hedefler, bir blogun okurları o ile mimlenmiş ve mimlemiş blogları da tanır bu sayede okurlar arası bir dönüşüm, çok verimli bir okurlar, yazarlar, bloglar arası kaynaşma oluşur. Bloglar arası mimler ile birlikte tabiî ki arama motorlarında dürtmüş oluruz fakat asıl amaç tabiki bu değildir, bu sadece faydalarından biri olabilir. Bir diğer durum, bloggerlar, arasındaki arkadaşlık ve dostluğun pekişmesi mimleyen blogun mimlediği blogun yazarının o konuda ne düşündüğünü merak etmesi ve sayesinde merakını gidermesidir. Toplumumuzun çoğu kesimi tarafından hala asosyalleştiren bir iletişim biçimidir, bunun yanlış hatalı bir kanı olduğunu belirginleştiren, altını çizen en etkili araçlardan biri de bloglardır. Bloglar ile gelişen iş ilişkileri, verimli iş sohbetleri, ortaklıklar, arkadaşlıklar ve hatta evliliğe bile giden ilişkiler, toplumumuzun büyük kesiminin interneti öcü olarak görmesinin ne kadar hatalı bir düşünce olduğunu ziyadesiyle ortaya koyuyor.
Mim
Yazının tamamını okuyun »

Mim: … olsam ne olurdum?

Kategori: Geyik 24 Aralık 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 10 Yorum »

Nalan Göksu’nun Uzun zamandir, uzaktan kesiştiği ve sonunda aldığı un sevinciyle, ki o ne güzeldir bizim yaşlardakiler bilir walkman çocuklarıyız biz (: Evet işte bu sevinçle beraber aklına bir oyun gelmiş ve bir başlamış. Arada onlarca ’dan sonra rzr+edmer’in aklına ben gelmişim, Volkan abimide mimleyeyim demiş. Neymiş kendini ; yemek, , , renk v.b. olarak bir şeye benzetiyorsun ve sonra da karakterinle ilgili bir bağlanti söyluyorsun. Bu soruları daha da coğaltabilirsiniz.
Nalan Goksu
Yazının tamamını okuyun »

Blogunuzun hayatınızdaki yeri? [mim]

Kategori: Blog 04 Aralık 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 4 Yorum »

Burada arkadaş yeni bir başlatmış ve bana kadar gelmiş . Bu yeni miminin konusu ve amacı şöyle; kendileri bloglarında bir röportaj edasında blogu hakkında bir kaç maddelik sorulara yanıt veriyor. Ve sonra her mimde olduğu gibi pası başka birine yolluyor. Olay bu. Sorular şöyle;

  1. yazmaya ilk defa nasıl başladım?
  2. yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum?
  3. Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
  4. yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
  5. yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
  6. yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

Aslına bakılırsa ben daha önce benimle yapılan röportajlarda bunlara cevap vermiştim. Ve önümüzdeki ocak ayında bir derginin benimle yapacağı röportajda da bunlara benzer sorular olacaktır. Arkadaşları kırmamak adına yinede bu sorulara kısaca cevaplar verip başka bir arkadaşa pası göndereceğim.

  1. yazmaya 2005 yılında başladım, çok uzun hikaye zaten o zamanlar yaptığımız şeye delilik diyorlardı, şimdi herkes yapıyor.
  2. Evet bu blogda okurların çok fazla olması nedeni ile son dönemde belli bir çizgi oluştu ve okur kitlesini üzmemek adına yazarken düşündüğüm oluyor.
  3. İçimden geldiği gibi yazıyordum, fakat bunu yukarıda yazdığım gibi o çizgi münasebeti ile bırakıp başa bir kişisel blog açtım ve orada gerçekten içimden geldiği gibi Lanblog da yazıyorum.
  4. Evet her zamanki gibi uykumdan feragat ediyorum, başka hiç bir şeyden feragat etmiyorum.
  5. Aslında bakılırsa hem evet hem de hayır, Yani eğlencesini hiç kaybetmedi fakat sonuçta bir süre sonra sorumluluk hissi doğuyor insanda ve nin en bilinen bloglarından birinde yazmakta çok hoş bir duygu. Ve bu projenin başından sonuna sizin başarınız olması, ın taktir etmesi üstüne kazanmak, gerçekten harika bir duygu. Zorunluluk değil belki ama bir sorumluluk oluştuğu kesindir bende.
  6. yazmayı hiç bırakmayacağım, şu anda WordPress kullanarak yazı ile tutuyorum, belki bir kaç yıl yada bir sonra , bizler çok daha farklı şekilde log larımızı tutacağız. Belki çok ufak aletlerle sesli olarak bloglarımızı kaydedebileceğiz. Dolayısı ile yazmayı bırakmak diye bir şey yok. Daha önce denemiştim bırakayım demiştim ama şimdilerde iyi ki bırakmamışım diyorum. Çünkü inanılmaz derecede maddi ve manevi getirisi oldu. Kısaca mutluyum abi işte iyiki blogum var, ne yani akşam işten gelince internete girip okey, batak mı oynasaydım?

Beni mimlemiş arkadaşlar şöyle; Y4LCİN BLOG ve ogeweb.org. Benim milediğim da Sesebian ve Gürkan olsun.

ilk ve tek karikatur blogu

Bir fotoğraf ile bir hayal[m]im

Kategori: Ivır Zıvır 28 Kasım 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 3 Yorum »

Çozuk hakları
Gündem: Çocuk! Children Rights defenders making public campaign… this is my idea and she is Melek.
Photo by: eminfidan
Yazının tamamını okuyun »

3 çeşit insan Mimi

Kategori: Geyik 21 Ekim 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 1 Yorum »

Bu blogun başlığının altında Wolkanca’nın belirlemiş olduğu bazı mesajlar, güzel sözler ve kıymetli cümleler geçer görmüşsünüzdür. Az önce siteye girdiğimde “3 çeşit insan vardır…” diye başlayan sözle karşılaştım, ben de bir kategorilendirme yapayım dedim ve yaptım. Sıralıyorum;

1.Çeşit - Bayramın 1.günü mesaj atanlar
2.Çeşit - Bayramın 2.günü mesaj atanlar
3.Çeşit - Bayramın 3.günü ve hiç atmayanlar

Bayram bitti ama bir sonraki bayrama mesaj attığımız güne dikkat edelim, 1. kategoride olup değerli olmak varken, ne diye düşelim ki :). Mimin gKAANs‘a paslıyorum.

Blogunuz kaç para eder [mim]

Kategori: Blog 18 Ekim 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 14 Yorum »

blogumun değeri
My blog is worth $233,155.02.
How much is your blog worth?
Benim iyi yapıyormuşta haberim yokmuş :) Ciddi ciddi paraya bak bee!
Peki blogunuzu satarmısınız? Kaça satarsınız? Ben bu paraya satarım :) Şaka tabiki satmam.
Mimi bana paslayan Başak benimde mimi pasladığım Teknobilim.net.

187-1 Kitap mim

Kategori: Blog 15 Ekim 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 5 Yorum »

Gördüğüm en güzel, en hoş mimlerde bir tanesine gKAANS sayesinde bulaştım. Mimin orjinali lumpenprofessoriat‘dan 125. sayfanın ilk cümlesi olarak başlamış, Tolga Özkurt‘da Türkçe bloglara ithal etmiş ve buralara kadar gelmiş.
davinciYapmanız gerekenler kısaca şöyle:

  1. Yanınızdaki en yakın kitabı alın.
  2. Kitabın 187. sayfasını çevirin. (Kitabın sayfa sayısı 187’den büyük olmalı!)
  3. 1. cümleyi bulun.
  4. O cümleyi blogunuzda postalayın.
  5. Bunları lütfen en yakınınızdaki üzerinde gerçekleştirin, favori ya da “cool‿ olduğunu düşündüğunüz bir için değil.

Açıkçası en yakınımdaki bu olmasaydı keşke dedim :) keşke evde olsaydım daha farklı bir olabilirdi, neyse benim en yakınımdaki Dan Brown’un Da Vinci Şifresi ve sonuç şöyle; Yazının tamamını okuyun »

Duvar yazıları [mim]

Kategori: Geyik 22 Ağustos 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 6 Yorum »

Bir mimi daha atlatmak için bu gün burada toplandık. Dergi.Net mimlemiş, şimdi kısacık vakitimde mimi cevaplayıp huzurlarınızdan ayrılacağım zira işten kovulmak istemiyorum. Efenim İstanbulda yaşıyorsanız eğer gerçektende harika duvar yazıları ile karşılaşabilirsiniz, örneğin umumi bir tuvalete girin.

Şimdi aklıma pek gelmiyor ama geldikçe yazıyı editlerim belki;

İlk duvar yazısı bir heladan, DG (eda suner in firması) wc sini kullanmıştım orada duvarda yazılmış bir yazı vardı çİşinizi yapmadan önce kapağı kaldırın çİşinizi bitirdikten sonra kapanğı kapatın. Hemen çıkarken de kapının arkasında; Akıllı adamsın sen sifonu çekmişsindir.

Aklıma geldikçe yazarım şimdilik kaçıyorum. Mimi de hasan,a gönderiyorum.


Sayfalar:123Sonraki »