‘Masal’ olarak etiketlenmiş içerik

Masal Kız

13 Ocak 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, kimse yorum yapmadı. »

Diyarlarının Kızı, sen hiç yaşadın mı gerçekle.. Hani vardır ya diyarlarının güzel Kızı, hani hep ulaşır ya prensine mutlu sonla, yolu mutluluktur kızının, yoktur gözyaşı sonunda ın. Bir da benden olsun, kızının yerine gerçekler dünyasına ve bu diyarlardaki yaşama akıttığı gözyaşını anlatayım. Günlerden bir gün Masallar Diyarından çok güzel bir kızı gerçekler dünyasına gelir. Farkında olmadan boyut değiştirmiştir O. Gerçekler dünyasına geldiğinde inanamaz gördüklerine. Çok güzel görünen bir dünya vardır önünde, birbiriyle konuşup gülüyorlar, şakalaşıyorlar. Güzel gerçekten Dünyamdan daha güzel bu dünya diye düşünür kız. Sonra bir gün yanlarına yaklaşır, onların arasında yaşamak istediğini söyler. İlginç gelmiştir çünkü. Aralarından bir genç ona yaklaşarak, yanılma sakın Kız, hiçbir şey göründüğü gibi değil bu dünyada der. Hiçbir Şey Göründüğü Gibi Değil. (more…)

Masal

08 Aralık 2006 tarihinde, Ivır Zıvır kategorisinde wolkanca yazdı, 2 adet yorum yapıldı. »

Leylek gelse, o leylek aynen Nils’i İsveçin üzerinden uçurduğu gibi alsa yüreğimi kanatlarına ve uçurabilse yanına, ama malesef o leylek bile aramızdaki engelleri aşmayı başaramaz.
Yahu bırak leyleği, kazı, martıyı sen oradan bır ışık versen bana, ben ışığa doğru uçar adım gelsem yanına.
Amaaann..! Hep kahır Hep kahır bıktım bee..!
Neydi bizi birleştiren o zamanlar ve şimdi ne bizi ayıran hiç bilmiyorum…
Bildiğim tek şey ben seni diyorum sense beni duymuyorsun…
Bir şeyler yapmam gerek biliyorum. Sevgi bir eylemdir biliyorum.
Durup düşünüyorum… Aklıma gelen eylemlerin hepsi suç buralarda…
Diyorum, lan Volkan yaz pankartlara sevdanı, git as sokağına pankartı,
Diyorum, lan Volkan yaz geçtiği yollara seni lan diye… :)
Aradığımda benimle bir küfür gibi konuşuyorsun ya hani, ben ona bile razı, sana yine merhaba diyorum.
Diyorlar lan olm! bırak bu kızı sana kızmı yok :) ben de diyorum bırakamam deli gibi ! hehee!
Sonunda aşkını kapadım, hapsettim bir yerlere…
Şimdi seni unutmaya değil çabam aşkımı hapsettiğim yeri unutmak, görmezlikten gelmek anıları…
Kafamın içinde filler sevişiyor her gece yatıp uyumak öyle güç sensiz off! :)
Başka bir tende bulamıyor bu beden, biliyorum bunu ama her dokunduğum yer sen oluyorsun…
Seni düşünmemeye çalışmak için yapmadığım kalmadı, şu dünyada öyle çok yıkıldımki yerlere vuruldum, zaman zaman süründüm! ve sonunda ayağa kalktım tekrar yürüdüm lakin senin bu sevdan beni bir nakavt etti bebek ben hala aşkınla sürünüyorum!.
Her şeyin sonu var derlerdi de inanmazdım. Belkide inanmak işime gelmezdi, doğruymuş. Yaşanılanlar, karşılıklı paylaşımlar, hüzünler, sevinçler, durup düşünmeler ,pes etmeler, yeniden basliyorum demeler, gözyaslari, yalanlar, olmamasi gereken doğrular, birbirinden hal ve hareketler… Etrafimizda dolasan bu olaylarin hepsi bizi şekillendiren, hayatimiza yön veren olgular degilmidir? İçinden işimize gelenleri seçeriz, en azından böyle olmalıydı deriz hep. Sanki hüzün bizim adresimizi bilmiyormuş gibi. Hep gülmek isteriz bize en çok bu yakışır. Bu masallarda bile olmuyor. Önce ağlatiliyor kahramani yerden yere vuruluyor. Mesela saat 12 de kabak oluveriyor bindigi sahane at arabasi. Kahroluyor hatun. Bu masallarında bize verdigi mesaj şu bence. Kimse boşuna kahraman olamaz hayal mahsulü bile olsa. Yılmıyor külkedisi yaşamaya devam ediyor tavan arasında. Bir gün biliyor gelecegini prensin. Bu hüzünlerden başarıyla geçtigi ve mutlulugu hakettigi için prense eş oluyor. Bizde öyle olmalıyız bu hayatta. Mutluluğu yakalamak icin hüzünlere demir atmakla sonunda mutluluğu bulacağımızı bilmeliyiz. Her hayata bir misali bakmalıyız. Kahramanı kendimizin oldugu bir . Konuları farklı olsada sonunun mutlaka mutlu bitecegi ve şahit olanların gülümseyecegi bir . Masallarin kisa olduğunuda aklımızdan çıkarmamamız gerek. Çünkü kahramanlarına uzun bir hayat vermez yazarlar. Her şey üst üste gelir. Bir elmayi ısırmakla sonlanan hayat, prensin öpücüğüyle yeniden başlar. Asıinda mutlulukta bundan sonra başlar. O elmayı ısırmakla anlarrz hayatrn güzelligini. Prensin gelmesini beklerken anlarız ciğerlerimize aldıgimız nefeslerin değerini. Yoksa nereden bileceğiz mutluluğun kelime anlamını. Bizim elimizde her şey. Çünkü ne kadar Çabalarsa çabalasın körolası yazarlar her mutlu biter.

Büyüklere Masallar

31 Temmuz 2006 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, kimse yorum yapmadı. »

Bir Hint ına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare varmış. Büyücünün biri fareye acımış ve onu bir kediye dönüştürmüş. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlamış. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürmüş. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlamış. Büyücü bakmış ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürmüş. Ve demiş ki: “Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. Ben sana yardım edemem.”

SHAKSPEARE DİYOR Kİ: “İnsanların çoğu sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.”