‘Lalnur’ olarak etiketlenmiş yazılar
Bıraktın
Kategori: Şiir 24 Ocak 2007 tarihinde wolkanca yazdı. Yorum Yok »->
Sen beni yalnızca sensiz bırakmadın
Sen beni adressiz duraklarda bıraktın
Çıkmaz sokaklarda bıraktın
Sen beni suskun mektuplarda
Yorgun şarkılarda bıraktın…
Sen bana, benden belki bin mil uzakta
Sen bana geceden de koyu karanlıklarda
Tükenecek bir ben bıraktın…
şimdi…
Kategori: Şiir 14 Ocak 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 4 Yorum »şimdi ben neyim biliyor musun?
yorgun kanatlarında
halaya durmuş
ilkbahar sabahı…
Yazının tamamını okuyun »
Fısıltı
Kategori: Müzik 05 Aralık 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 6 Yorum »Sevgili nur‘un bestesi bağlama ve gitar ile eşlik eden okuldan arkadaşları ben çok beğendim yaz siz?
Sana Bakmak
Kategori: Şiir 03 Temmuz 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 5 Yorum »her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
Geceyi Soluyorum
Kategori: Hayattan, Şiir 01 Temmuz 2006 tarihinde wolkanca yazdı. Yorum Yok »bana bakarken
beni mi görüyor gözlerin?
eskiyor ve eskitiliyoruz eski düzende
yeniyi özledikçe gözlerin
seni özledikçe hasretin geçiyor
yüzüme teğet..
adı konulmamış bir hastalığın
omuzlarımdaki ağır yüküyle
bir başka güne gebe kalan geceyi
soluyorum..
yağmur yağsa gözlerim ıslamayacakmış gibi..
aralık’04
nur.
Gitme..
Kategori: Şiir 30 Haziran 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 11 Yorum »gitme demiştim ya,
bırakma beni burda..
gittin,
bak
göçebeler de çadırlarını alıp gitti
ve ışıklarını şehrin
bir bir..
sen görmedin.
görmedin,
ben anlattım
söyledim, gitme..
gittin.
gittin,
bin yıl geçti aradan
gözlerim takılı kaldı
hayallerimi fırlatıp attığım yollara
bir de avuttum çocuk yanımı
oyunla,
dertlerimle bir başıma kalınca
ve bir bir gidince ışıkları şehrin
söyledim gitme diye
gittin..
çocuk yanım oyunda değil ama
gözlerim
hala yolunda.
‘04
nur.
ateş
Kategori: Şiir 29 Haziran 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 11 Yorum »Ben,
bir kez gördüm
yıldırımın düşüşünü..
Gökyüzünün ateşten kızarışını, ateşin acısını
ve bir çocuğun korkudan ağlayışını
bir kez gördüm!
Bir kez de kendimi gördüm,
bir ateşin ortasında
korkudan ağlarken.
“Şubat 2005″
nur.
Büyürken, içimde eksik sevgin..
Kategori: Şiir 28 Haziran 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 6 Yorum »Büyümek ne kadar sancılı bir süreçmiş meğer…
Zorluklara karşı koyamıyoruz, engel olamıyoruz acılara. Bazı zaman bazı şeylerin farkındayız elbette ancak silkinipte dur diyemiyoruz.
Yani zaman hem lehimize işliyor hem aleyhimize..
Yitiriyoruz..
Yitirmeyi hayatın cilvesi, gerekliliği sayarak, kaybediyoruz elimizde avucumuzda ne varsa. En çok da sevgiyi bitiriyoruz. Sevmeyi ve sevilmeyi yok ediyoruz hesapsızca..
Gün geliyor ki insan eli koynunda kalıyor.
Hani bir gün bir düş büyütüyoruz,
mutluluğu yazıyoruz sonra mutlu olduk sanarak.
Ve yine bir gün düş ölüyor…
İşte o zaman eksik büyüyoruz..
Sevmeyi yitirmek zannetmeye başlıyoruz.
Şimdi ben büyürken içimde eksik sevgin…

