‘Kitap’ olarak etiketlenmiş içerik

Japonya ile aramızdaki 156 yıl

06 Haziran 2007 tarihinde, Geyik kategorisinde wolkanca yazdı, 9 adet yorum yapıldı. »

Kitap Okumada Japonya’ya 156 Yıl Sonra Yetişiceğiz
Bunu yarın yazacaktım ama dayanamadım hemen görseli koymak istedim, daha sonra üzerine bir yapacağım şimdilik yorumsuz ve [via] oda buna [via]

Kısaltmaların açılımları

09 Mayıs 2007 tarihinde, internet kategorisinde wolkanca yazdı, kimse yorum yapmadı. »

acronymfinderGazetelerde, kullanma kılavuzlarında veya herhangi biryerde, şurada burada bir kısaltma gördünüz. Örneğin TBMM .Bunun açılımı ne diye merak ediyorsanız, bu site cevap veriyor. acronymfinder.com bu siteye girin. Sarı renkli alana kısaltmayı yazın ve find butonuna basın. Tam açıklaması çıksın. Türkçe kısaltmalar da dahildir. Ayrıca Firefox, ie ve arama seçeneklerinede eklemek mümkün.

Batsın bu dünya

01 Nisan 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, 5 adet yorum yapıldı. »

Dünyada değişmesi gereken gerçekler
Dünyayı yok etmek için insanoğlunun nasıl hatalar yaptığını görmek ister misiniz? İşte size 50 gerçek.
Dünyanın röntgeni çekildi
için program yapan prodüktörlerden , adeta dünyanın röntgenini çekmiş! Tespitlerini de “Dünyada Değişmesi Gereken 50 Gerçek” adını verdiği bir kitapta toplamış. Kitabın editörlüğünü Seyfi Öngider, yayıncılığını da Aykırı Yayınevi yapmış. Piyasaya yeni sürülen bu , oldukça ilginç ve okumanızı tavsiye ediyorum. “Değişmesi gereken 50 gerçek” olarak sıralanan absürtlükler, yanlışlıklar ve/veya sorumsuzluklar ilk bakışta birbirinden bağımsız aykırılıklar gibi görünse de kitabı okuduğunuzda dünyanın var oluşunu yok etmek için nasıl zincirleme hatalar ve vurdumduymazlıklar yapıldığına tanık olacaksınız. “Yok oluş”a doğru hızla sürükleniyoruz. Kendi ikbalimiz için fır dönerken bir de dünyanın nasıl döndüğüne bakalım… (more…)

Rus Yarbay Tverdohlebov’un el yazısıyla tuttuğu günlük

25 Mart 2007 tarihinde, Gündem kategorisinde wolkanca yazdı, 7 adet yorum yapıldı. »

Gördüklerim YaşadıklarımGenelkurmay Başkanlığı*, Ermenilerin doğu cephesinde yaptıklarına görgü tanıklığı eden Rus yarbayın günlüğünü yayımladı.

1917 yılı sonları ile 1918 yılının ilk aylarında, Erzurum 2. Ermeni-Rus Kale Topçu Alay Komutanlığı yapan Rus Yarbay Tverdohlebov‘un el yazısıyla tuttuğu günlüğü, Genelkurmay Başkanlığı tarafından, “Gördüklerim Yaşadıklarım” başlığı ile haline getirildi. Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Rusça hazırlanan kitapta Ermenilerin akıl almaz katliamları göz önüne seriliyor.

(more…)

Gündüz tekme attığınız köpekten gece korkarsınız

03 Şubat 2007 tarihinde, Ivır Zıvır kategorisinde wolkanca yazdı, kimse yorum yapmadı. »

Gündüzleri tekme attığınız köpeklerden geceleri eve giderken korkarsınız. Gün ışığında görüp aşağıladığınız her şey gece size bir kâbus olarak döner. Gece, aşık olan daha çok ağlıyor. Politik kimliği olan, daha fazla sinirleniyor, bir yerler belki öyle kundaklanıyor. Belki sevgililere gece yarıları öyle telefon ediliyor, şiirler öyle yazılıyor, her şey karanlıkta yapılıyor….
(more…)

Antoine De Saint Exupery

28 Ocak 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, kimse yorum yapmadı. »

"düş kırıklığı bayağılıktan başka bir şey değildir; çünkü bir insanda sevmediğin bir şey varsa, bu insanda daha önce sevdiğin şey ne diye yıkılsın?"
(more…)

Sen hiç rüzgârın sesini dinledin mi?

07 Ocak 2007 tarihinde, Ivır Zıvır kategorisinde wolkanca yazdı, 3 adet yorum yapıldı. »

Bazen görmekten, duymaktan çok, hissetmek ister insan. Hissetmek, dünyanın en güzel duygusudur. Küçük ayrıntılara dikkat edip, hissetmek. Mesela, rüzgâr konuşur bazen, anlatır sana bir şeyleri. Oturur dertleşirsin onunla. Ya da deniz kenarında sahilde, dalgalar sır verir. Gülümser bazen veya yağmur, küçük bir çocuk gibi ağlar, seninle. Ya da bir kedi yavrusu ıslanmıştır, titrer yağmurda. Sığınacak bir sıcaklık arar veya bir bebek ağlaması çok şey anlatır. Ama en çok rüzgârı dinlemeyi, anlattıklarını paylaşmayı severim. Yağmurlarda biz arkadaşız. (more…)

Sadece aptallar 8 saat uyur

06 Ocak 2007 tarihinde, Ivır Zıvır kategorisinde wolkanca yazdı, 35 adet yorum yapıldı. »

Sadece aptallar 8 saat uyurAklı başında olan hiçbir insan, ömrünün üçte birini yastığa bağışlamaz. "Erişkin bir insan günde en az 8 saat uyumalıdır." palavrasını ve / veya önyargısını kırarak 8 saat uyumanın bir alışkanlıktan ibaret olduğunu öğretmektedir. 4 saat uyuyarak 8 saat uyumuş gibi zinde uyanmayı da anlatan , bunun nasıl yapılabileceğini öğretmektedir.
(more…)

İletişimin çıplak devrimi: Blog

04 Ocak 2007 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, 3 adet yorum yapıldı. »

Bu kitabı okumalısınız. Kitapla ilgili yazılar şurada: [via] [via]
İletişimde Çıplak Devrim İletişimde ‘çıplak ’: ABD’nin en çok satan iş kitapları listesinde uzun süre bir numarada kalan ‘Çıplak Sohbetler’, Kapital (MediaCat) tarafından, Global Tanıtım sponsorluğunda yayımlandı.

‘Bloglar, kurumların hedef kitleleriyle iletişim davranışlarını nasıl baştan sona değiştiriyor?’ sorusuna yanıt arayanlara Robert Scoble ve Shel Israel’in yazdığı ‘Çıplak Sohbetler’i öneririz. Kitabın önsözü, Fortune Dergisi’nin iş dünyasının ‘Ur-Guru’su (guruların gurusu) olarak nitelendirdiği Tom Peters’tan.

, Blogosfer, Second Life, Podcast, Videocast, Messenger, You Tube…
Bunlar son birkaç yılda hayatımıza giren, girmekle de kalmayıp iletişim tarzımızı ciddi bir şekilde değiştiren kavramlar. Ortak noktaları ise bize net bir gerçeği ifade ediyor olmaları: (more…)

Dostlarım

14 Ekim 2006 tarihinde, Wolkanca kategorisinde wolkanca yazdı, 4 adet yorum yapıldı. »

Sonra gerçek hakiki dostlarım aradı karamsar günlerimi aydınlattı.
Geçmişte okuduğum “Sofinin dünyası (Jostein Gaarder)” adlı tarihini anlatan bir roman; sofi norveçte yaşayan bir çocuk, babası gemi kaptanı genellikle onlardan uzakta ve mektuplaşırlar, annesi ile beraber bahçeli bir evleri var sofinin hayvanları var ço sever onları. Bir gün sofi okuldan gelirken her zamanki gibi posta kutusunu kontrol eder ne gelmiş diye orada bir zarf görür üzerinde Sofi’ye diye mektup kendisinedir ama zarfın üzerinde ne bir pul vardı nede kimden geldiğine dair bir bilgi. Sofi şaşkınlıkla meçhul kişiden gelen mektubu alır ve açar artık sofi tarihi derslerine başlamıştır, tabi biz okuyucuda sofi ile beraber bu derin tarihine gireriz. 500 küsür sayfadır taa yunan mitolojisi ve mitlerinden başlar semavi dinlerden girer mitler filozoflar off off, biraz ağır bir konu işlediği için çoğu normal kişiye sıkıcı gelebilir ama ben normal olmadığım için 3-5 sefer okudum.
Bir dostum vardı artık yok adı Selim o kurtuluşta yaşardı babası emekli askerdi hayatı biraz karmaşıktı yalnızdı. O dönemler onun gibi yalnız ve özgür yaşamaya imrenmişimdir. Bir gün bana bu kitabı hediye etti ve ayrıldık bir daha hiç görüşemedik.
Kitabın ilk bölümlerinde Sofi’ye gelen mektupta şöyle ; (more…)