‘insan’ olarak etiketlenmiş içerik

Yemeği bu akşam tuvalette yiyelim mi?

07 Temmuz 2008 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, 17 adet yorum yapıldı. »

Çinliler , hele kültürleri inanılmaz, ilginç ve bize göre iğrenç bile denebilir, denebilir değil aslında ben rahatça iğrenç diyorum, siz de deyin.

Hepimiz bir yerlerde görmüş, okumuşuzdur Çinliler böcekleri şöyle yer ne bileyim neleri böyle yer. Bu seferki lik biraz farklı.

Çinli bir girişimci yiyenlerin yedikleri yemeklerin 4-5 saat sonra tuvaletten dışarı gittiğini bastıra bastıra düşündürmek için belki de müşterilerin sandalyeler yerine klozetlere oturduğu bir açmış.

Çin'in kentinde açılan bu gençlerin yoğun ilgisini çekmiş ve başlıkta yazdığım "Yemeği bu akşam tuvalette yiyelim mi?" cümlesini bu sayesinde kurabiliyorlar.

Bu arada kimi yemekler de mini şeklindeki kaplarda servis ediliyormuş.

Toilet-Themed
Diners have their meals on toilet seats at a toilet-themed in in Zhejiang province June 29, 2008. The , which opened on June 1, features toilet seats as dining chairs and food served in miniature bathtubs and toilet bowls. Picture taken June 29, 2008. REUTERS/Steven Shi (CHINA)

(more…)

Şiir / Her insan biraz üşür

20 Haziran 2008 tarihinde, Şiir kategorisinde Asi Düşler yazdı, bir kişi yorum yaptı. »

” İnsandır bu, hikayesi kendinden gelen, leyişi , götürüsü candan ve ardından usulca olur ölümü…. ”

İç çekişidir yanlızlığı
Aşk deyince susar gözler
Nelere mahkumdur kimbilir
Her biraz ölür
Kaybettiği bakışların arasına
Hasreti koymak gibi
Öylece bakmak
Ve şimdi herkes görür

Bırakır aynalar göstermeyi
Kırılasıca günler
Bir türlü sabahı vermez koynuna
Güneşini alır
Soğuktur
Ve her biraz üşür

Koyaklara salıverir umutları
Gecelerde arar oraları
Özler
Candır geriye bırakılan
Parçadır
Ve her biraz ölür
(more…)

Yaşamını yitirdi

31 Mayıs 2008 tarihinde, Hayattan, Medya kategorisinde muzlupasta yazdı, 5 adet yorum yapıldı. »

Zaman zaman alkışlarla kaldırılan cenâzelerimiz için radyolarımız, televizyonlarımız, gazetelerimiz "" ifâdesini kullanıyorlar. "" ne kadar çirkin, ne kadar zavallı, ne kadar cin çarpmış bir sarsak cümle.

Dünkü zengin Türkçemizde, ölüm gerçeğini anlatan yüzden fazla ifâde vardı. İşte onlardan bâzıları. Bir kimse dünyâsını değtirince ondan sâdece "öldü" veya "" diye bahsedilmiyordu. Şu güzel, şu zarif, şu ince, şu pırıl pırıl kelimeler, deyimler kullanılıyordu.
(more…)

Evlilik neden sakıza benzer?

28 Mayıs 2008 tarihinde, Geyik kategorisinde muzlupasta yazdı, kimse yorum yapmadı. »

Bir sosyoloğ araştırmış ve Evliğin ‘sakıza‘ benzediğini belirtmiş. Çiğnemesini bilirsen iyi ve faydalı, çiğnemesini bılmezsen can sıkıcı ve sinir bozucudur demiş.

(more…)

Çok çalışmaktan ölüyorlar, ya biz?

24 Mayıs 2008 tarihinde, Ivır Zıvır kategorisinde fotomuhabiri yazdı, 7 adet yorum yapıldı. »

Habere bakıyorum hürriyet geçmiş; japonların çok çalışmaktan dolayı intihar etmek suretiyle ölümlerini ele almış. Adamlar çok çalışmaktan stres yapıp intihara kalkışırken, bizde sürekli yatmaktan akabinde strese girerek intiharlara yönelerek ölümü tercih ediyoruz

Aradaki fark ise belli, kimimiz çok çalışıyor kimimiz hiç çalışmıyor. Dünyanın hali böyle. İsterseniz alttaki haberi okuyarak bir göz atın olaya.

(more…)

Etkili blog yazarlığı 2

23 Mayıs 2008 tarihinde, Blog kategorisinde fotomuhabiri yazdı, 3 adet yorum yapıldı. »

Etkili yazarlığı konusunda yaptığım araştırmalar sonucunda 2 parça halinde başka konularında gündeme geleceğini düşünerek yazmaya devam etme kararı aldım. Bugünkü konum ilk yazımın devamı niteliğinde olacak.

Yazımıza geçersek bugün sizlere şu bilgileri vermeye çalışacağım.

  1. Konunuzu sınırlayın
    Ana konunuzu sıkı tutun. Konudan konuya atlamayın. Planlarınızı uzun vadede düşünerek hayata geçirin. Yazınızda kabataslak ve kısa zamana yaymak utandırıcı olabilir. Bunlara dikkat edilmesi gereklidir.
  2. Düşüncelerinizi zincirleme düzeni
    Kimi konular zincirleme bir yapıya sahiptir. yönetiminin kademe kademe açıklanmasını gibi. Bunlara özen gösterin.
  3. Amaçlarınızı birer birer sıralayın
    Yazının okuyucuların akıllarında düzen içinde tutulmasının en yalın yollarından biri, planlı bir biçimde sürdürmektir.
  4. Alıştığınızla alışamadıklarınızı karşılaştırın
    Zaman zaman ne demek istediğimizi belirtmek için çabalar dururuz. Ne yapabilirim sorusunu okuyucularınızın kavradığı şeylerle karşılaştırın.
  5. Görsel yardımcılar kullanın
    Bir Atasözünde "Bir kez görmek yüz kez sözünü duymaktan iyidir" denmiş. yazarken, mutlaka yanında görseller kullanmaya özen gösterin. Bu hem okuyucunun hoşuna gidecektir, hem de sayfalarınızın dizinlere eklenmesine yardımcı olacaktır. Kısacası ekstra olarak hit getirebilir.
  6. Güveninizi okuyuculara yanaşarak kazanın
    Yazdıklarınızın amacını bilin. Başkalarını inandırmaktan önce kendimiz inanmış olmamız gerekir.
  7. Olumlu yanıtlar alacak yazılar yazın
    Birinci yazımdaki uygulamaları yaptıktan sonra insanlarda olumlu etki bıraktıysanız yani olumlu cümle olan 'Evet'i akıllara kazıdıysanız lerin iyiye gittiğini bilin. Aldığınız olumlu yanıtlar sizi başarıya götürür. İnsanın doğasında olan bir şey. Gaza gelmek gibi bir şey. Becerikli bir yazarı okuyucularından başlangıçta bir kaç olumlu yanıt almıştır. Böylece okuyucuların okuyucuların psikolojisine göre hareket eder ve tutulur.
  8. Duygularınızla yazın
    Duygular soğuk düşüncelerden çok daha güçlüdürler. Okuyucularınız yazdıklarınızın dan keyif alsın.
  9. Okurunuza saygı gösterin
    Hepimiz biliyoruz ki İnsan kişiliği sevgi ve saygıya dayanır. Her , içinde değerli, önemli, saygın olma duygusu taşır. Onun için okurlarınıza göstereceğiniz saygı, size pozitif etken olarak geri döner.
  10. yazarlığında dostluğa önem verin
    ını karşınıza alacağınıza yanınıza alarak onların güvenini ve dostluğunu kazanın. Bunu yapmak içinde doğruluk ve dürüstlük ilkesinden taviz vermeden yapın. Unutmayın ki birlikten kuvvet doğar.

Bu akşamlıkta bu kadar diyorum. Yazı dizisinin 3'ncü serisini de kaleme almayı planlıyorum. Ama lerimin yoğunluğundan yazabilir miyim bilmiyorum. En kısa sürede görüşmek dileğiyle.
Saygı ve sevgilerimle.
Suat

Aklınızı “başınıza” nasıl getirebilirsiniz?

19 Mayıs 2008 tarihinde, Hayattan kategorisinde Ömer yazdı, 2 adet yorum yapıldı. »

"Zihin paraşüt gibidir, ancak açıldığında iş görür" Dennis Waitley

(more…)

Enerjiden nasıl tasarruf edersiniz?

30 Nisan 2008 tarihinde, Hayattan kategorisinde edasuner yazdı, 2 adet yorum yapıldı. »

Buzdolabına konan sıvıların üstünü daima kapatın, çamaşır makinesini tam kapasitede çalıştırın, küvetle yıkanmak yerine duş almayı tercih edin! Konya Mühendisleri Odası Başkanı Mete Kalyoncu, halkı tasarrufu yapmaya çağırırken, enerjinin etkin ve verimli kullanımı için, oda olarak kitapçık hazırladıklarını söyledi.

tasarrufunun toplumun en küçük birimi olan aileden başlayarak bütün kesimlere yayılması gerektiğini anlatan Kalyoncu, tasarrufunun yaşam biçimi haline dönüştüren politikalar üretilmesi gerektiğini vurguladı.

Hazırladıkları kitapçığın ücretsiz dağıtılacağını vurgulayan Kalyoncu, tüketicilerin kitapçıkta yer alan maddelere uyması halinde önemli ölçüde tasarrufu sağlayacağını belirtti. Konutlarda aydınlatma, beyaz eşya, ev ve mutfak gereçlerinin kullanımı ve seçiminde yapılacak bilinçli çalışmalarla ilgili bilgilerin yer aldığı kitapçıkta, vatandaşların sağlamak için yapılması gerekenlerden bazıları şöyle;

29 Mart Dunyadan 1 Saat Işık Kapatma

  1. Pencere ve kapıların hava sızdırmazlığını kontrol edin. Hava sızıntısı olabilecek yerleri hava sızdırmaz şeritlerle kapatın.
  2. Kapı altlarına yalıtım yapın.
  3. Apartman holü veya dışarıya açılan kapıların kısa süreli açık kalmasını sağlayın.
  4. Buzdolabına konan sıvıların üstünü daima kapatın. Aksi halde dolaşım içindeki nem oranın arttırır ve buda komprosörün daha fazla çalışmasına ve dolayısıyla elektrik tüketiminin artmasına neden olur.
  5. Kapı içi manyetik bantların kapanmasını sağlayın. Bu hem buzlanmayı azaltır hem de tasarrufu sağlar. -Çamaşır makinesini tam kapasitede çalıştırın.
  6. Kurutmalı kullanıyorsanız, kurutma süresini az tutarak hem çamaşırın ömrünü arttırın hem de tasarrufu yapmış olun.
  7. Ütünün fişini iniz bitmeden birkaç dakika önce pirizden çekin ve inizi ütünün içinde kalan ısı ile bitirin.
  8. Televizyon ve VCD gibi aletlerin fişini çekerek kapatın. Çünkü stand-by modunda tüketmeye devam eder.
  9. Küvetle yıkanmak yerine duş almayı tercih edin.
  10. Verimli aydınlatma için duvar, tavan ve dekorasyon malzemesini mümkün olduğunca açık renkli seçin. Odadan ayrılırken lambaları sürekli kapatın.
  11. Cep telefonunu kullanmadığınız sürece kapalı tutun. Açıkken üzerinizde bulundurmamaya (kalp üzerinde, bel ve göğüste) dikkat edin.
  12. Cep telefonunu sohbet amaçlı kullanmamaya özen gösterin.

Arada fişinizi çekin, hayata bağlanın

24 Nisan 2008 tarihinde, Gündem, Hayattan kategorisinde edasuner yazdı, 5 adet yorum yapıldı. »

Sabah gözünüzü açar açmaz mesaj ve mail kontrollerine başlıyor musunuz?
Gün içinde bu kontrollerin sayısını hatırlamaz bir halde misiniz?

Saatleriniz bir ekranın önünde geçerken, dış dünyada olan bitenden bihaber misiniz?
Ve tüm bunları yapamaz hale gelip, engelle karşılaştığınızda; derin bir sıkıntı yaşayıp, ruhsal rahatsızlık içine giriyor musunuz?

Evet' leriniz çoksa iflah olmaz bir müptelasısınız ve bu durumun bir an önce çözüme kavuşması gerekir. Rüyasında bile internette sörf yapan ve bağımlılığının önlenemez yükselişinin farkına varan Amerikalılar, arada bir 'fişi çekip' gerçek hayata bağlanmak için, bir hareket başlatmış. Dünyanın tüm bağımlılarını, bazı süreler fiş çekmeye davet ediyorlar.

Sharon Sarmiento rüyalarında yazdığını ve hayali mesajların sesini duyduğunu fark ettiğinde, fişi çekmenin zamanı geldiğini anladı. Ariel Meadow içinse internette gezerken geçirdiği saatlerin, sarhoş olup ne yaptığını hatırlamadığı saatlerden farkı yoktu.

33 yaşındaki yazar, ve 'ta yarı zamanlı pazarlama müdürü 'Fişi Çekilmiş 52 gece' adlı blogla, herkesi haftada bir gün teknolojiden uzak durmaya çağırıyor. "Teknolojiyi seviyorum ama e-maillerimi kontrol etmek üzere bilgisayarın başına oturup aradan altı saat geçtikten sonra, kendimi hala 'da video izlerken bulduğumda bir sorun olduğunu anladım."

(more…)

Ağlamak

06 Mayıs 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, 18 adet yorum yapıldı. »

    İnsanlar neden ağlar neden biliyor musunuz?

  • Ben mesela ben ağlarım utanmadan sıkılmadan başım dik ağlarım çünkü ben sebepsiz ağlamam sebepsiz ağlanılmaz zaten ağlamak için mutlak bir sebep olması gerekir.
  • Yolda gördüğüm bastonla tek tabanca gezen yaşlı dedeye Ağlarım
  • Metro önünde elleri soğuk uçmasın diye üstünü poşetle engelleyen Pişmaniye satan Teyzeyi görünce Ağlarım
  • Cami önünde elleri kalem tutması gereken ama tartıcılık yapan minik yavruyu görünce Ağlarım
  • Haberlerde evlatlarını öksüz analarını gözü yaşlı bırakıp giden şehitlerimizi duyunca Ağlarım
  • Çok sevip emek verip de kavuşamayan lara Ağlarım
  • Değer verip de karşılığını alamayan lara Ağlarım
  • Kaderine Terk edilmişlere Ağlarım
  • Ağlarım çünkü ben sebepsiz ağlamam hele de sebep bunlar ise Ağlarım

aglamak.jpg

(more…)

Sayfalar:12Sonraki »