‘Hikaye’ olarak etiketlenmiş içerik

Bir aşk hikayesi

31 Ağustos 2007 tarihinde, Aşk Meşk, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, 29 adet yorum yapıldı. »

okuyan herkes muhakkak evlilik hayalleri kurmuştur, benimki de öyle bişeydi işte geçip gitmişti ama geçenlerde aklıma geldi baktım bloga yazacak bişey de yok, ben de oturup beynimin en arka raflarında bulunan çekmeceleri kurcalayıp bu yazıyı yazmıştım. Umarım beğenirsiniz.

Önce arkadaşı ile tanışmıştım, üstü şişhane altı şehane tipi kızlardandı hafif, en azından o kendini öyle zannediyordu. Lisede aynı servisteydik, şıpsevdi değilim, ondan sadece hoşlanmıştım, laklak yaparken iki laf arasında çıkma teklif ettim. Şok oldu biraz, ertesi gün telefonu mu uzatıp evet mi hayır mı diye sordum. Tamam dedi, telefon numarasını yazdı. Keşke hiç bulaşmasaydım, mesajlaşmaya başladık. Bir kaç gün sonra yine bir toplu laklak sırasında, bir arkadaşı telefonu mu istedi, müziklere bakacakmış güya. Ardından, git yanımızdan diye bir çığlık duydum, hala beynimde sedalanır o ses. Ne oldu? Demeye kalmadan, telefonu gözüme soktu. Bu ne? Diye. Sormadan mesajlarıma bakmış. Telefonda terk etmek üzere olduğum bir kızın mesajlarını görmüş, hem de içli dışlı mesajlar.

Haklıydılar aslında, benim ki mosmor olmuştu. Gerçi hiç umrumda değildi ama, aldatılmış bir kızın şerri kötü oluyormuş. Ben onunla konuşurken filan yanında bir kız arkadaşı vardı hep. devamını okuyun »

Garip olaylar dünyası

09 Haziran 2007 tarihinde, Geyik kategorisinde wolkanca yazdı, bir kişi yorum yaptı. »

Bu blogda aşağıdaki gibi onlarca olaya ait video, resim ve içerik mevcut.
devamını okuyun »

Söz ağızdan çıktıktan sonra

07 Mayıs 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, 5 adet yorum yapıldı. »

Büyük bir hava meydanının bekleme salonunda, genç bir bayan uçağına binmek üzere bekliyordu. Uçağın hareketine saatler olduğu için geçirmek için bir kitap ve bir paket küçük satın aldı. Dinlenmek ve kitabını okumak için ise VIP salonunda bir koltuğa yerleşti. paketinin durduğu sehpanın yanındaki koltuğa bir oturdu ve dergisini açıp okumaya başladı. Genç ilk kurabiyesini aldı. da bir tane aldı. çok rahatsız hissetti kendisini ve: 'Ne sinir bir şey! Havamda olsaydım bu cüretinden dolayı onu yumruklardım!' diye düşündü.
devamını okuyun »

Seviyor:) sevmiyor:(

01 Nisan 2007 tarihinde, Aşk Meşk kategorisinde wolkanca yazdı, 16 adet yorum yapıldı. »

Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış. Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde, kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış. Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da, rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış.
devamını okuyun »

Rüzgarın yapamadığı

04 Mart 2007 tarihinde, Şiir kategorisinde wolkanca yazdı, kimse yorum yapmadı. »

Rüzgar güneşle iddiaya girer, yaşlı ın pelerinini üzerinden uçurabileceğine dair… Sonrada bütün kuvvetiyle eser… yel olur… Fırtına olur, gitgide şiddetini arttırır da… Yine de bırakmaz … Hatta daha da sıkı sarılır. Bir türlü bırakmaz… Sonunda rüzgar mahcup bir şekilde pes edince… ‘Birde beni seyret’der güneş ‘hadi canım sende’ der rüzgar, benim yapamadığımı nasıl yapacaksın ki derken… Güneş, kemiklerine kadar ısıtınca , pelerine ihtiyaç duymaz olur.. çıkarır önce… sonrada bu sıcakta taşımak istemeyip bırakır bir ağacın altına… ihtiyacı olan alsın diye… Çoğu sıcak bir gülümseme, içten, samimi bir yaklaşımla kolayca çözebileceğimiz sorunları, yanlış yönde çok büyük efor sarf etsek bile çözemeyiz… Her şey sahip olduğu realitesine sıkı sıkıya yapışmak ister var olabilmek için!.. Her güneş gibi olmak lazımdır oysa… Yaratanın yarattığı doğamızda bu vardır çünkü…

Adam

26 Şubat 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, 5 adet yorum yapıldı. »

Koyu siyah bir karanlıkta bile vardı gölgesi.. Vazgeçtikleri, terk edemedikleri.. Kıpır kıpır dünyanın donuk ı. Kim derdi ki bir gün mecbur bırakılacaktı var olmaya? Tattığı, soluduğu, görebileceği her şey.. Söyleyecek çok şeyi vardı ve dinleyeni de.. Kapının eşiğine takılıp sendelediğinde düştü hayalleri. Bir daha yürümek zordu belki. Geceden kalma tütsünün külleri yerde. ın külleri yoktu görünürde.. ama o yandı, yandı ve bitti.. devamını okuyun »

Bak böyle yaparsan gitmem amaaa!!

16 Ocak 2007 tarihinde, Geyik kategorisinde wolkanca yazdı, 4 adet yorum yapıldı. »

gelmiş kaplumbağalar ülkesinde su tükenmiş napçez netçez derken aralarında en yaşlı olanı şu dağı görüyor musunuz dağın arkasında bi göl var koca dağı hepsi aşamazlar ya aralarında en genç iki kişiyi seçip onların gitmesine karar verilmiş.
Genç kaplumbağalar 25 yıl sonra göle ulaşmışlar.
Ohhaaa demeyin anca çıkmışlar dağı uzun yıllar yaşıyorlar nasılsa ve o anda fark etmişler yanlarına suyu götürecek kap almadıklarını eee napıcaz şimdi. devamını okuyun »

Masal Kız

13 Ocak 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, kimse yorum yapmadı. »

Diyarlarının Kızı, hiç yaşadın mı gerçekle.. Hani vardır ya diyarlarının güzel Kızı, hani hep ulaşır ya prensine mutlu sonla, yolu mutluluktur kızının, yoktur gözyaşı sonunda ın. Bir da benden olsun, kızının yerine gerçekler dünyasına ve bu diyarlardaki yaşama akıttığı gözyaşını anlatayım. Günlerden bir gün Masallar Diyarından çok güzel bir kızı gerçekler dünyasına gelir. Farkında olmadan boyut değiştirmiştir O. Gerçekler dünyasına geldiğinde inanamaz gördüklerine. Çok güzel görünen bir dünya vardır önünde, birbiriyle konuşup gülüyorlar, şakalaşıyorlar. Güzel gerçekten Dünyamdan daha güzel bu dünya diye düşünür kız. Sonra bir gün yanlarına yaklaşır, onların arasında yaşamak istediğini söyler. İlginç gelmiştir çünkü. Aralarından bir genç ona yaklaşarak, yanılma sakın Kız, hiçbir şey göründüğü gibi değil bu dünyada der. Hiçbir Şey Göründüğü Gibi Değil. devamını okuyun »

Bir yaprağın hikayesi

04 Aralık 2006 tarihinde, Ivır Zıvır kategorisinde wolkanca yazdı, bir kişi yorum yaptı. »

bir sonbahar rüzgarıyla düştüm dalımdan. rüzgar beni nereye götürürse oraya gittim.

dalım… ağacım… ailem…

küçücük yeşil bir yapraktım baharda doğduğumda. rüzgar okşardı saçlarımı. öyle çok severdim ki onu… rüzgar yanımızdan geçerken şarkı söylemeye başlardık ailecek. çoğu insan rahatsız olurdu sesimizden. anlamazlardı çünkü dilimizden.

rüzgar yanımdan geçip giderken hayranlıkla bakardım arkasından. hep başka diyarları canlandırırdım kafamda. öyle cazip gelirdi ki diyardan diyara gezmek. rüzgara derdim: ''beni de götürür müsün?''. o'da: ''olmaz, daha çok küçüksün. seni yanıma alamam.'' derdi.

sonra yaz geldi. rüzgar uğramaz oldu bizim oralara. bu sefer güneş oldu arkadaşımız. oyunlar oynadık onunla. ışık gösterileri yaptık. ama benim aklımın bir köşesinde hep rüzgar vardı. o, güneş gibi değildi. biraz asiydi… özgürdü.

devamını okuyun »

Koyunları önce çayıra salar sonra güdersin

28 Kasım 2006 tarihinde, Wolkanca kategorisinde wolkanca yazdı, 5 adet yorum yapıldı. »

Bir zamanlar ayaklarının kırkınıda müthiş bir hünerle kullanan çok güzel eden bir kırkayak varmış. Ormanda tüm hayvanlar kırkayağın ını seyretmeye gelirler ve her seferinde onun edişine hayran kalırlarmış. Ama onun bu edişini beyenmeyenlerde varmış onlardan biride kurbağaymış.
Kurbağa ne yapsamda kırkayağın böyle güzel etmesini engellesem? diye düşünüp duruyormuş. Güzel etmiyorsund ese olmazmış, ben senden daha iyi ediyorsum dese yine olmazmış çünkü herkes kırkayağın çok güzel ettiğini biliyormuş. Sonunda düşünmüş taşınmış ve bir plan hazırlamış.
Oturup kırkayağa bir mektup yazmış. “Eşi benzeri olmayan saygı değer kırkayak kardeşim! diye başlamış mektubuna. “Sizin benzersiz danslarınızın nacizane bir hayranıyım. Müsadenizle sizden şunu öğrenmek isterim; Nasıl böyle güzel dansedebiliyorsunuz? Acaba önce 13. sol ayağınızı sonrada 27. sağ ayağınızı atarakmı dansa başlıyorsunuz? Sonrada 11. sağ ayağınızı kaldırıp 35. sağ ayağınızımı indiriyorsunuz? Cevabınızı bekliyorum. imza: nacizane hayranınız, kurbağa”
Kırkayak mektubu alır almaz nasıl ettiğini düşünmeye başlamış. Önce hangi ayağını attığını? Ondan sonra hangi ayağını kaldırdığını? Ve sonunda ne olmuş sizce? :)
Kırkayak dans etmeyi bırakmış. İşte bize aklın yaratıcılığı nasıl engelleyeceğine dair çok güzel bir örnek.
arkadaşlar lütfen bana sorularınızı yazarken neyi nasıl yaptığımı sormayınız, sizin ne yapmak istediğinizi ve benim size nasıl yardımcı olabileceğimi yazınız.
Ben koyunlarımı çayıra salıyorum ve ondan sonra onları güdüyorum, bu aynen bir ın önce çizeceği şekli hayal edip hayalinde o resimi bitirip daha sonra eline boyaları alıp hayalinde bitirdiği resmi tuvale dökmesi gibi sanatı sondan başa doğru gider yani hayalinde bitirir resmi sonra hayalindeki resime en yakın olacak şekilde boyalarıyla detaya girer.
Mutlu haber; Yazmaya başladım :)