‘Hikaye’ olarak etiketlenmiş yazılar

Hayat nedir?

Kategori: Hayattan 25 Nisan 2008 tarihinde edasuner yazdı. 2 Yorum »

Eski zamanlarda , satranç oyununu yanında bir mektup ile hediye olarak Pers imparatoruna göndermiştir.
Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken söyle bir mesaj yazmıştır;
"Kim daha çok düşünüyor , Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. İşte budur…"
donemin en alim veziri olan ile bu mesajı paylaşarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint İmparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister.
Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her tas hareketini ve oyunu çözer daha sonra da on günde tavlayı icat eder ve imparatora sunar.
Pers imparatorunun baş veziri tarafından 1400 yıl önce tasarlanan oyunu; dünyanın en popüler oyunlarından biridir. kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi son derece etkileyici. Senenin birliği olarak bir tanedir. 4 kösesi 4 mevsimi, tavlanın içindeki karşılıklı 6'sarhane 12 ayı, pulların toplamı ayin 30 gününü, siyah-beyaz pullar ve gündüzü, karşılıklı 12'ser hane günün 24 saatini simgeler…
Hint İmparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan oyunuyla birlikte gönderilmek üzere söyle bir mesaj hazırlanır:
"Evet, Kim daha çok düşünüyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. AMA BİRAZ DA ŞANS GEREKİR. İste budur…"
ŞANS SİZDEN YANA OLSUN.

hayat nedir?

Lanblog versiyonu.

Güzellikleri görebilmek

Kategori: Hayattan 07 Nisan 2008 tarihinde tamkarisik yazdı. Yorum Yok »

Bugün arkadaş bana dedi ki "ya Glsh bana bi anlat ama böyle işe yaradığımı hissedeyim çünkü bu aralar kendimi bir hiç gibi hissediyorum".
Bende ona düşündüm düşündüm aklıma bu geldi onu anlattım (vejeteryanlıkta böyle "hatırlama" olayları sık sık olmaz ben bile şaştım kendime :) )

Yazının tamamını okuyun »

Cihangir, Gazanfer, Muzaffer!

Kategori: Ivır Zıvır 18 Mart 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 5 Yorum »

Bir Fransız entelektüel, Çanakkale savaşı sırasında Trakya'da dolaşmaktadır.
Ordusu, en zor ında böylesine müthiş bir direniş sergileyen bir milletin cephe gerisinde ne yaptığını, nasıl yaşadığını merak etmektedir.
Yolu bir kenar mahalleye düşer.
Sokakta üç çocuk görür, üstleri başları perişandır.
Kıyafetleri çeşitli çuvallardan uydurulmuştur.
Neşe içinde oynayan çocuklarla konuşmak ister.
Öğrenir ki; babaları cephededir.
Tam o sırada kenardaki ha yıkıldı ha yıkılacak şekilde duran bir kulübeden çilesi yüzüne heybet olarak vurmuş epeyce yaşlı bir çıkar.
Ve çocuklara doğru seslenir:
", , ! Oğlum, çorba yaptım gelin için!"
Fransız aydını, o heybetli Anadolu ninesinin haykırdığı isimleri birer birer aklından geçirir ve "En mağlup ında bile çocuklarına (Cihanı fetheden), (Kükremiş Arslan) ve (Zafer kazanan) ismi veren bir millet asla mağlup olamaz!" der.
Yazının tamamını okuyun »

Mert’in indirimtv macerası

Kategori: Hayattan 29 Ocak 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 2 Yorum »

Geçen gün bir yerde okumuştum, araştırmaya göre ’de 100 kişiden 91′i internetten alışveriş yapıyor diye yazıyordu. Evet internetten alışveriş artık dünyada ve ’de çok yaygın olarak, güvenle kullanılıyor. Internetten alışveriş yapmanın klasik alışverişe göre çok avantajları olduğu kesin. Her ne kadar alışveriş yaparken pazarlığa alışkın bir millet olsak bile internetteki fiyatlar normal alıiverişlerimizi yaptığımız mağazalardan daha uygun oluyor. Özellikle yeni çıkan ürünleri internetten daha kolay takip edip alabiliyoruz ve örneğin normal bir mağazaya gidip almaya çekindiğimiz şeyleri mesela seks shop gibi, internetten kolaylıkla ve güvenle almamız mümkün (:
’de güvenle alışveriş yaptığım bir kaç alışveriş sitesi var, bunların ilki sahibinden.com ve bir diğeri .com. Özellikle ve aksesuarları, ve parçaları, telefonu gibi alışverişlerimi internetten yapı. Bu noktada bence alışveriş sitesinin güvenliğinden çok müşterinin bilinçli olması çok daha önemli, öyleki Mert Alemdar‘ın aşağıda birazdan okuyacağınız hikayesi ve Eray ( )’ın o meşhur Hp macerasına bu bilincin fışkırması diyebiliriz. Bu tür bilinçli tüketiciler hem aynı sorunu daha sonra yaşayacak veya yaşamış müşterilere hem de o firmanın eksiklerini görmesi açısından çok önemli. Siz de eğer veya klasik mağzardan alışverişlerinizde sorun yaşarsanız tıpkı Mert ve Eray gibi blogunuzda yazabilir veya blogunuz yoksa bile aşağıda bu konu hakkında yazmış blogculara verebilirsiniz, bloglar medyanın yazamayacağı bu tür şikayetleri sizin için insanlara duyurur, bu sayede almanız gereken, hakkınız olan hizmeti o size vermek zorunda kalır. Ayrıca sırf bu konu üzerine açılmış buna benzer sitelerde mevcut.
[via]
Yazının tamamını okuyun »

Bir aşk hikayesi

Kategori: Aşk Meşk, Hayattan 31 Ağustos 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 27 Yorum »

okuyan herkes muhakkak evlilik hayalleri kurmuştur, benimki de öyle bişeydi işte geçip gitmişti ama geçenlerde aklıma geldi baktım bloga yazacak bişey de yok, ben de oturup beynimin en arka raflarında bulunan çekmeceleri kurcalayıp bu yazıyı yazmıştım. Umarım beğenirsiniz.

Önce arkadaşı ile tanışmıştım, üstü şişhane altı şehane tipi kızlardandı hafif, en azından o kendini öyle zannediyordu. Lisede aynı servisteydik, şıpsevdi değilim, ondan sadece hoşlanmıştım, laklak yaparken iki laf arasında çıkma teklif ettim. Şok oldu biraz, ertesi gün telefonu mu uzatıp evet mi hayır mı diye sordum. Tamam dedi, numarasını yazdı. Keşke hiç bulaşmasaydım, mesajlaşmaya başladık. Bir kaç gün sonra yine bir toplu laklak sırasında, bir arkadaşı telefonu mu istedi, müziklere bakacakmış güya. Ardından, git yanımızdan diye bir çığlık duydum, hala beynimde sedalanır o ses. Ne oldu? Demeye kalmadan, telefonu gözüme soktu. Bu ne? Diye. Sormadan mesajlarıma bakmış. Telefonda terk etmek üzere olduğum bir kızın mesajlarını görmüş, hem de içli dışlı mesajlar.

Haklıydılar aslında, benim ki mosmor olmuştu. Gerçi hiç umrumda değildi ama, aldatılmış bir kızın şerri kötü oluyormuş. Ben onunla konuşurken filan yanında bir kız arkadaşı vardı hep. Yazının tamamını okuyun »

Garip olaylar dünyası

Kategori: Geyik 09 Haziran 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 1 Yorum »

Bu blogda aşağıdaki gibi onlarca olaya ait video, resim ve içerik mevcut.
Yazının tamamını okuyun »

Söz ağızdan çıktıktan sonra

Kategori: Hayattan 07 Mayıs 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 5 Yorum »

Büyük bir hava meydanının bekleme salonunda, genç bir bayan uçağına binmek üzere bekliyordu. Uçağın hareketine saatler olduğu için geçirmek için bir kitap ve bir paket küçük satın aldı. Dinlenmek ve kitabını okumak için ise VIP salonunda bir koltuğa yerleşti. paketinin durduğu sehpanın yanındaki koltuğa bir oturdu ve dergisini açıp okumaya başladı. Genç ilk kurabiyesini aldı. da bir tane aldı. çok rahatsız hissetti kendisini ve: 'Ne sinir bir şey! Havamda olsaydım bu cüretinden dolayı onu yumruklardım!' diye düşündü.
Yazının tamamını okuyun »

Seviyor:) sevmiyor:(

Kategori: Aşk Meşk 01 Nisan 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 13 Yorum »

Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış. Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde, kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış. Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da, rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış.
Yazının tamamını okuyun »

Rüzgarın yapamadığı

Kategori: Şiir 04 Mart 2007 tarihinde wolkanca yazdı. Yorum Yok »

Rüzgar güneşle iddiaya girer, yaşlı ın pelerinini üzerinden uçurabileceğine dair… Sonrada bütün kuvvetiyle eser… yel olur… Fırtına olur, gitgide şiddetini arttırır da… Yine de bırakmaz … Hatta daha da sıkı sarılır. Bir türlü bırakmaz… Sonunda rüzgar mahcup bir şekilde pes edince… ‘Birde beni seyret’der güneş ‘hadi canım sende’ der rüzgar, benim yapamadığımı nasıl yapacaksın ki derken… Güneş, kemiklerine kadar ısıtınca , pelerine ihtiyaç duymaz olur.. çıkarır önce… sonrada bu sıcakta taşımak istemeyip bırakır bir ağacın altına… ihtiyacı olan alsın diye… Çoğu sıcak bir gülümseme, içten, samimi bir yaklaşımla kolayca çözebileceğimiz sorunları, yanlış yönde çok büyük efor sarf etsek bile çözemeyiz… Her şey sahip olduğu realitesine sıkı sıkıya yapışmak ister var olabilmek için!.. Her güneş gibi olmak lazımdır oysa… Yaratanın yarattığı doğamızda bu vardır çünkü…

Adam

Kategori: Hayattan 26 Şubat 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 5 Yorum »

Koyu siyah bir karanlıkta bile vardı gölgesi.. Vazgeçtikleri, terk edemedikleri.. Kıpır kıpır dünyanın donuk ı. Kim derdi ki bir gün mecbur bırakılacaktı var olmaya? Tattığı, soluduğu, görebileceği her şey.. Söyleyecek çok şeyi vardı ve dinleyeni de.. Kapının eşiğine takılıp sendelediğinde düştü hayalleri. Bir daha yürümek zordu belki. Geceden kalma tütsünün külleri yerde. ın külleri yoktu görünürde.. ama o yandı, yandı ve bitti.. Yazının tamamını okuyun »


Sayfalar:123Sonraki »