‘Hayattan’ olarak etiketlenmiş içerik

Adsl bağlantısı ile zorla verilen telefon hattı

19 Mayıs 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, 44 adet yorum yapıldı. »

telekom abonesi olmak için bir sabit bir telefon hattımınız olması zorunluydu, telefon hattını hiç kullanmasanız bile o telefonun her ay gelen sabit ücretini ödüyorduk ve hala ödemekteyiz (valla bendende alıyorlar çatır çatır). İşte bu saçma durumu değiştirebilecek bir örnek ’nde bir arkadaş tarafından açıldı. Habere göre, aboneliği yaptırdıktan sonra, her ay gelen 12 ytl civarındaki sabit telefon aboneliği ücretinden şikayetçi olan Yunus Abdullahoğlu, mahkemeye müracaat eder. devamını okuyun »

Söz ağızdan çıktıktan sonra

07 Mayıs 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, 5 adet yorum yapıldı. »

Büyük bir hava meydanının bekleme salonunda, genç bir bayan uçağına binmek üzere bekliyordu. Uçağın hareketine saatler olduğu için zaman geçirmek için bir ve bir paket küçük satın aldı. Dinlenmek ve kitabını okumak için ise VIP salonunda bir koltuğa yerleşti. paketinin durduğu sehpanın yanındaki koltuğa bir oturdu ve dergisini açıp okumaya başladı. Genç ilk kurabiyesini aldı. da bir tane aldı. çok rahatsız hissetti kendisini ve: 'Ne sinir bir şey! Havamda olsaydım bu cüretinden dolayı onu yumruklardım!' diye düşündü.
devamını okuyun »

Ağlamak

06 Mayıs 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, 19 adet yorum yapıldı. »

    İnsanlar neden ağlar neden biliyor musunuz?

  • Ben mesela ben ağlarım utanmadan sıkılmadan başım dik ağlarım çünkü ben sebepsiz ağlamam sebepsiz ağlanılmaz zaten ağlamak için mutlak bir sebep olması gerekir.
  • Yolda gördüğüm bastonla tek tabanca gezen yaşlı dedeye Ağlarım
  • Metro önünde elleri soğuk uçmasın diye üstünü poşetle engelleyen Pişmaniye satan Teyzeyi görünce Ağlarım
  • Cami önünde elleri kalem tutması gereken ama tartıcılık yapan minik yavruyu görünce Ağlarım
  • Haberlerde evlatlarını öksüz analarını gözü yaşlı bırakıp giden şehitlerimizi duyunca Ağlarım
  • Çok sevip emek verip de kavuşamayan lara Ağlarım
  • Değer verip de karşılığını alamayan lara Ağlarım
  • Kaderine Terk edilmişlere Ağlarım
  • Ağlarım çünkü ben sebepsiz ağlamam hele de sebep bunlar ise Ağlarım

aglamak.jpg

devamını okuyun »

Batsın bu dünya

01 Nisan 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, 5 adet yorum yapıldı. »

Dünyada değişmesi gereken gerçekler
Dünyayı yok etmek için insanoğlunun nasıl hatalar yaptığını görmek ister misiniz? İşte size 50 gerçek.
Dünyanın röntgeni çekildi
için program yapan prodüktörlerden , adeta dünyanın röntgenini çekmiş! Tespitlerini de “Dünyada Değişmesi Gereken 50 Gerçek” adını verdiği bir kitapta toplamış. Kitabın editörlüğünü Seyfi Öngider, yayıncılığını da Aykırı Yayınevi yapmış. Piyasaya yeni sürülen bu , oldukça ilginç ve okumanızı tavsiye ediyorum. “Değişmesi gereken 50 gerçek” olarak sıralanan absürtlükler, yanlışlıklar ve/veya sorumsuzluklar ilk bakışta birbirinden bağımsız aykırılıklar gibi görünse de kitabı okuduğunuzda dünyanın var oluşunu yok etmek için nasıl zincirleme hatalar ve vurdumduymazlıklar yapıldığına tanık olacaksınız. “Yok oluş”a doğru hızla sürükleniyoruz. Kendi ikbalimiz için fır dönerken bir de dünyanın nasıl döndüğüne bakalım… devamını okuyun »

Giymediğiniz giyisileri ne yapıyorsunuz?

31 Mart 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, 7 adet yorum yapıldı. »

Şırnak Atatürk ilköğretim okulu Bu akşam blogumun iletişim formundan gelen mesajların arasında Şırnakta hem emniyet mensubu hemde Şırnak Atatürk ilköğretim okulu aile birliği başkanı olan Hüseyin bey’in mesajını okudum ve bir an odamda gözlerimi kapadım kendimi orada Şırnakta bir eğitmen yada öğrenci yerine koydum. Evet bizler bu ülkenin kaynaklarından faydalanan vatandaşlar olarak ülkemizin doğusundan batısına güneyinden kuzeyine sorumluyuz ve yardımlaşmak zorundayız. Eğer elhamdrülllah müslümanız diyorsak, komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir der bir hadiste. Bizlerde ülkemizde tüm zor şartlara rağmen bu ülkeye yararlı bireyler yetiştirmeye çalışan okullarımıza, öğretmen ve eğitmenlerimize bu savaşlarında yardım etmeliyiz.
devamını okuyun »

Şubat neden en kısa ay ?

30 Mart 2007 tarihinde, Geyik kategorisinde muzlupasta yazdı, 7 adet yorum yapıldı. »

Biliyormuydunuz?
Julius , takvimdeki karışıkliklari çözmesi için Mısırlı astronomi bilgini Sosigenes’e emir verir.
Sosigenes de takvimin ilkelerini söyle saptar: devamını okuyun »

Küçük düşler resitali

07 Mart 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, kimse yorum yapmadı. »

Küçük ler resitali, büyük sözlerin çenesini dağıtabilir, hasretin pastel derdi üzerinizde kalmayabilir, dikey gece yolculuğundan şarkılarla yatağınıza dönebilir, yüzünüzde taşıdığınız maskenizi itina ile yere tükürebilirsiniz.

Karamsarlık dolu bir yazı

05 Mart 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, 9 adet yorum yapıldı. »

Gitmeliyim artık… Senden, ondan, herkesten uzağa… Biliyorum burada durdukça daha çok can yanacak, duygular yıpranacak, ruhlarınız yorulacak, pes etmek isteyeceksiniz, uğrumda savaşmaya değmediğini göreceksiniz ve ben bu acıya katlanamayacağım, çekip gitmek isteyeceğim. Ne dur diyebileceksiniz ne de git… Daha da yıpranacağım, üzüntüden gözlerimin altı moraracak, dışarı vurmamaya çalışacağım ama ne kadar tutabileceğim bu kanlı gözyaşlarımı… Karanlık köşelerde dökeceğim kanlarımı; benim hep bir parçam olmuş ve ne kadar ağlasam da kurtulamadığım gözyaşlarımı… Ağlayacağım, ağlayacağım, ağlayacağım… Asla gitmeyecek, bitmeyecek, kurtulamayacağım onlardan… Ömrüm boyunca birilerini üzeceğim, daha çok kırık ve sıkıntı bırakacağım arkamda ve artık gitmek isteyeceğim, belki de sonsuza kadar… Üzmek istemeyeceğim, kırmak istemeyeceğim, kederli ruhlarınızı bir daha rahatsız etmeyeceğim, bensiz kalacaklar artık… Gerçi ben olsam da içinizde, pek bir faydam yoktu… İşte bu yüzden bir şey fark etmeyeceksiniz ben giderken… Belki ufak bir çığlık , gitmeden son kez ağlarken kendi içimde.. Dışarıya kadar vuracak içimde hapsettiğim yalnızlık ve acı dolu çığlık… Yine yalnızım… Hep ağladım, hep üzüldüm, asla yapıcı olmadım hep yıkıcı oldum… Yürürken devirdim tüm güzel vazoları, artık çiçekle doldurulamayacaklar… Kandıramayacaksın artık kırık bir vazoyu güzel kırmızı bir gülle… Onun sana inancı zamanla eriyip yok olacak, izi bile kalmayacak, artık yanında değil karşında olacak… O zaman ne yapacaksın? İşte o zaman gitmenin daha uygun olduğunu anlayacaksın ve gideceksin… Suratından en bin parça, kalbin ellerinde ve tekrar tekrar kırılmış… Yapıştıramayacaksın artık, tamir edemeyeceksin asla, o kadar çok yama yapmışsın ki tamir edecek bir tarafı kalmamış… Ansızın bir rüzgar esse paramparça kalacak ellerinde… Gözyaşlarında yetmeyecek onu tamir etmeye artık… O kadar çok üzülmüşsün ki… Ah, yıpratmaya değer miydi kendini bu kadar? Birazcık için bile… Bak yine bulamadın ve kalbin yine boş bir şekilde elinde kaldı, yine gitmek zorunda olan sen oldun, yine ölmek isteyen bir sen kaldın… Bekledin işte gelmedi… Yine yalnızlığın korkusu kaldı sende, yalnızlık kaldı içinde… Ömrün boyunca taşıyacağın tek dostun ve aynı zamanda manın olan yalnızlık… Bilmez kimse senin kadar yalnız kalmayı, geceleri sessizce ağlamayı. Yastığın ıslansa da yalnızlık acısıyla dolu o gözyaşlarınla, yine başını o yastığa koymak zorunda olduğunu kimse senin kadar iyi bilemeyecek… Hiçbir zaman anlayamayacaklar seni bu kadar üzen şeyi… Umursanmamanın bu kadar acı olduğunu… Çare bulamayacaklar sana… Sen yine o küçücük sevgiye muhtaç olup tüm yaşadıklarına rağmen, göz göre göre yeni yollara gideceksin, onu tekrar arayacaksın… Peki sonuç; yine hüsran… Ne seni gönülden seven bir dost çıkacak karşına ne de sana kendini tamamen adayan bir sevgili… Tüm kalbiyle… Bu asla olmayacak ve sen yalnız öleceksin ve bunun daha doğru olacağını göreceksin, onun ya da başkalarının da kalbini paramparça etmektense bu yolun en doğrusu olduğunu bileceksin ve o zavallı kalbin sonunda huzurla dolacak, sen aşkı öbür tarafta bulacaksın… Ölümü tattığın zaman…

Öyle bir şey

03 Mart 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, kimse yorum yapmadı. »

Ciddiye alındığım kara parçaları bulundu, okundu. Çok acayip bir şeydi. Anafikir de çıkardım da, uğraşamayacağım şimdi cümle içinde kullanmaya. Kara listem okunaklı, sonuçlar dokunaklı gibi bir şey özeti..

Yeni güne günaydına cevap

03 Mart 2007 tarihinde, Hayattan kategorisinde wolkanca yazdı, kimse yorum yapmadı. »

Yeni güne merhaba diyen çocuk… Her doğan gün bir hüküm günüdür bunu bil. Kapalı bir kutu içinde tutsak olmuş böcek… Çıkmak istersin ama zor, köşelere gidersin bir hava deliği ararsın… İşte buldum dersin bu bir ümittir, tür. Ve en önemlisi gerçekleri karanlıktan aydınlığa çevirecek olan sensin. O küçücük kalbinin bir köşesinde vardır. Umutlar olmasa yaşam çekilir miydi? Bu dünyanın ne kadar yalan olduğunu anlatmak öyle zor ki… O küçücük savunmasız yüreğin acılarla yoğruldukça anlayacaksın beni… Her şey ama her şey yalan… Gerçek olan tek şeyse son yolculuk… Bazen konuk olduğumuz bu handa neler yaptık, neler yapacağız diye düşünürüz. Hedeflerimiz vardır ulaşmaya çalıştığımız kimine ulaşırız, kimine ulaşamayız. Sıkılırız, bağırırız, ağlarız… Ama bir bakarız ki gün bitmiş. Birikir sırtımızda kambur, tutmaz ellerimiz, yürümez ayaklarımız, tekler yüreğimiz gelmiştir artık son saltanat… Döner bakarız geri bırakmışız sizin gibi güzellikleri, rahat eder yürek… Ve an gelir çalar saatin sesi ve sonra susar… Susmak o susuş…