‘Hayat’ olarak etiketlenmiş yazılar

Hayat bir çocuğa nasıl anlatılmalı?

Kategori: Hayattan 25 Nisan 2008 tarihinde edasuner yazdı. 1 Yorum »

Keyif alarak okuduğum bu yazıyı paylaşmak istedim.

,
Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, 'Sen eğitimcisin, neler öğretmem gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum' dedi. Sorusu kolaydı ama yanıtı zordu, akıl vermesi basitti ama uygulaması karmaşıktı, anlatmaya başladım:
uzun zaman alan ve günün yirmi dört saati devam eden adı ' yetiştirmek' olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak. Neye zaman harcarsan onun karşılığını alırsın. İşine zaman harcarsan işinden, eşine zaman harcarsan eşinden, çocuğuna zaman ayırırsan da ondan karşılığını alırsın.Yapabiliyorsan gözyaşlarını tutmamasını öğret, acı çekmeden olgunlaşamayacağını…

Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı, birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden 'neden ben değil de o?' demeden…

Yazının tamamını okuyun »

Hayat nedir?

Kategori: Hayattan 25 Nisan 2008 tarihinde edasuner yazdı. 2 Yorum »

Eski zamanlarda , satranç oyununu yanında bir mektup ile hediye olarak Pers imparatoruna göndermiştir.
Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken söyle bir mesaj yazmıştır;
"Kim daha çok düşünüyor , Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. İşte budur…"
donemin en alim veziri olan ile bu mesajı paylaşarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint İmparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister.
Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her tas hareketini ve oyunu çözer daha sonra da on günde tavlayı icat eder ve imparatora sunar.
Pers imparatorunun baş veziri tarafından 1400 yıl önce tasarlanan oyunu; dünyanın en popüler oyunlarından biridir. Zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi son derece etkileyici. Senenin birliği olarak bir tanedir. 4 kösesi 4 mevsimi, tavlanın içindeki karşılıklı 6'sarhane 12 ayı, pulların toplamı ayin 30 gününü, siyah-beyaz pullar gece ve gündüzü, karşılıklı 12'ser hane günün 24 saatini simgeler…
Hint İmparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan oyunuyla birlikte gönderilmek üzere söyle bir mesaj hazırlanır:
"Evet, Kim daha çok düşünüyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. AMA BİRAZ DA ŞANS GEREKİR. İste budur…"
ŞANS SİZDEN YANA OLSUN.

hayat nedir?

Lanblog versiyonu.

Arada fişinizi çekin, hayata bağlanın

Kategori: Gündem, Hayattan 24 Nisan 2008 tarihinde edasuner yazdı. 5 Yorum »

Sabah gözünüzü açar açmaz mesaj ve mail kontrollerine başlıyor musunuz?
Gün içinde bu kontrollerin sayısını hatırlamaz bir halde misiniz?

Saatleriniz bir ekranın önünde geçerken, dış dünyada olan bitenden bihaber misiniz?
Ve tüm bunları yapamaz hale gelip, engelle karşılaştığınızda; derin bir sıkıntı yaşayıp, ruhsal rahatsızlık içine giriyor musunuz?

Evet' leriniz çoksa iflah olmaz bir müptelasısınız ve bu durumun bir an önce çözüme kavuşması gerekir. Rüyasında bile internette sörf yapan ve bağımlılığının önlenemez yükselişinin farkına varan Amerikalılar, arada bir 'fişi çekip' gerçek hayata bağlanmak için, bir hareket başlatmış. Dünyanın tüm bağımlılarını, bazı süreler fiş çekmeye davet ediyorlar.

Sharon Sarmiento rüyalarında yazdığını ve hayali mesajların sesini duyduğunu fark ettiğinde, fişi çekmenin zamanı geldiğini anladı. Ariel Meadow içinse internette gezerken geçirdiği saatlerin, sarhoş olup ne yaptığını hatırlamadığı saatlerden farkı yoktu.

33 yaşındaki , blogcu ve 'ta yarı zamanlı pazarlama müdürü 'Fişi Çekilmiş 52 gece' adlı blogla, herkesi haftada bir gün teknolojiden uzak durmaya çağırıyor. "Teknolojiyi seviyorum ama e-maillerimi kontrol etmek üzere bilgisayarın başına oturup aradan altı saat geçtikten sonra, kendimi hala 'da izlerken bulduğumda bir sorun olduğunu anladım."

Yazının tamamını okuyun »

Kadın farketmiyor erkek aynı rüyayı görüyor

Kategori: Gündem, Hayattan 24 Nisan 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 1 Yorum »

" ı iki bacak arası görmeye devam ettikçe, yaşananların biteceğini düşünmek hayaldir"(Günün sözü)

Olayı, resmi veya gayri resmi, milletlerarası veya yurt sathında üzerinden değerlendirmeyeceğiz sevgili okur. Bu satırlar meşruluk ve haklılık üzerine siyasi yapılanmanın kelimelerle bulup, kendini tatmin için rahatlama sağlayacak bir alan değil, bilesiniz.

Eldeki malzeme; ve .
Sadece, yapayalnız, çırılçıplak.
Herhangi bir tanımlama, sıfat, niteleme olmaksınız.
Bir xx ve xy kromozom nüveli biyolojik madde.
Adı, sanı, uyruğu, dili, dini sadece: ve !
Bu kadar basit ve olması gereken.
Ve asla kabul edemediğimiz.
Saf bu gözle bakmayı, bir türlü beceremediğimiz.

Haberin ayrıntılarını cümlelendirmeye gerek yok.
Yine bir ü.

Yine bir erkekliği haklı çıkarma gayreti.
Yine bir elinden geleni ardına koymama durumu.

Bu kadar açık ve net.

Yazının tamamını okuyun »

Kahrolsun para/sızlık… Öğrenci yaşamak!

Kategori: Hayattan 09 Mart 2008 tarihinde neoberg yazdı. 13 Yorum »

Cuma günü itibariyle ımdaki kendi adıma olan ilk domainimin süresi doldu. Param olmadığından dolayı yenileyemedim. Gerçi yenileyemediğim çok şey var… Öğrenciyiz sonuçta. kronik bizde.

Pazartesi günü okuldaydım, arkadaşlar "Gak lan! Bi Recep varmış soyadı İvedik. Sinemada dönüyomuş, giden yarılıyomuş. Gak gak biz de gidek!" dedi. Hemen paraları topladık. Millette da yokmuş, benim haftalık 1 günde uçtu. Tabi öğrenciyiz ya; 5 kişiyiz 25 ytl bulduk bir yerlerden. Bir kaç kişiden de sinemada 2. biletleri bedava almak için Kampuscell şifresi bulduk. Neyse çıktık arka kapıdan… Otobüste bir maliyet hesabı yaptık:

  • 5 kişi yol parası (gidiş)=5×80 ykr= 4 ytl
  • 5 bileti = (4×2.5 ytl)+5 ytl=15 ytl
  • 5 kişi yol parası (dönüş)=5×80 ykr=4 ytl
  • Toplam = 21 ytl. Yani bunları çıkarınca cebimizde 4 ytl kaldı :)

Gerçi öğrenci için "no problem". Her türlü yaşarız; doyarız. Herneyse gittik filmi izledik. (tavsiye etmem filmi, birkaç sahnesi dışında filmi somurtarak izledik)
Yazının tamamını okuyun »

İzlememiz gereken bir video

Kategori: Multimedia, Şiir 08 Ocak 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 4 Yorum »

Can Dündar'ın şiirini Selçuk Yöntem seslendirmiş, ne de iyi etmiş. Çok etkilendim, Pınar ve Dometessuyunda gördüm onlara teşekkürler. [via]

İyi Düşünün
Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi? Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi? Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı? Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz? Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız? Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız? Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınız sıkıca tuttu mu hiç? Ve siz onu hiç kokladınız mı? Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı? Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız? Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz? Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl? Çimlere uzandığınız oldu mu? Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç? Hiç suda taş kaydırdınız mı bu yıl? Kaç kez kuşlara yem attınız? Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı? Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz? Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı? Kaç kez mektup aldınız bu yıl? Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç? Kimseyle barıştınız mı bu yıl? Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez farkettiniz bu yıl? İyi bir yılın, bunlar gibi birçok "küçük şeye"e bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü bu yıl? Yayılın çimenlerin üzerine… Acele edin… Er veya geç… Çimenler yayılacak üzerinize…

Yazının tamamını okuyun »

Teknoloji ve Yalnızlık

Kategori: internet 14 Kasım 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 6 Yorum »

Teknoloji ve Yalnızlık
ı yalnızlaştırır mı? Bu yazımda buna değinmeye çalışacağım. Baştan belirteyim, öyle çok uzmanvari ve teknik cümleler okuyacağınızı sanmayın, burada her zamanki samimi ve tabiri yerindeyse eğer blogca bir okuyacaksınız. Zaten bloglar samimiliği ile diğer sitelerden farklıdırlar, öyle değil mi?

kısaca; çağımızda insanoğlunun gereksinim duyduğu işleri yapmakta kolaylaştırıcı yenilikler getiren alet, araç vs. yapılması, üretilmesi için gerekli olan bilgi ve yetenektir. Daha açık bir dille açıklamak için bir örnek vermem gerekirse , Ankara dan İstanbul a herhangi bir vasıta ile 6 saat de gidilirken bunu getirilecek yenilik ile 4 saate indirmektir. Kabaca insanoğlunun tüm yaşantısına etki edebilen bir terimdir .

Konumuzda bahsedeceğimiz yalnızlık ise, geçmişte kalabalık aileler ve ona bağlı dernek, kahvene vb. bilumum sosyal durumun, günümüzde azalmasıdır. Bu bireyin yalnızlaşması direkt olarak teknolojin getirdiği iletişim kolaylığı ve bir makineye bağlı kalan bireyin etrafındaki ile etkileşip sosyal bir durum meydana getirmediği tezidir.

Hepimiz aslında ımızın her safhasında teknolojileri kullanırız, örneğim prezervatif bir teknolojidir :) Tüp bebek tedavisi de tıbbi bir teknolojidir. Yani kısaca ımızın her alanında ile yaşarız.

Peki, nedir bizim ile alıp veremediğimiz ve nedir bu yalnızlaşıyoruz korkusu? Bence bazı teknolojileri yanlış kullanıyorlar veya aşırıya kaçabiliyorlar, dolayısıyla zamanlarının tümünü gereksiz uğraşla geçiren ın, sosyalleşme, karşılıklı iletişime vakti kalmıyor ve yalnızlaşmış oluyor. Hâlbuki yine örnek vermek gerekirse, internette geçirdiğimiz vaktimizi henüz internete bağlanmadan işlerimizi planlamış olsaydık ve sonrasında internete bağlanıp planladığımız işleri halledip zamanımızı doya doya sosyalleşerek yaşasaydık yalnızlaşmış olmazdık.
Yazının tamamını okuyun »

ilk ve tek karikatur blogu

30′una gelmeden yapılması gereken 30 şey

Kategori: Hayattan 20 Ağustos 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 15 Yorum »

MSN UK sitesinde Ross Chainey ve Jess Edwards, 30 yaşına gelmeden önce yapılacak 30 şey başlığı altında harika bir derleme hazırlanmış. 30 maddeden oluşan bu listede her madde için çok güzel bir açıklama eklemişler, [via].
Yazının tamamını okuyun »

Söz ağızdan çıktıktan sonra

Kategori: Hayattan 07 Mayıs 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 5 Yorum »

Büyük bir hava meydanının bekleme salonunda, genç bir bayan uçağına binmek üzere bekliyordu. Uçağın hareketine saatler olduğu için zaman geçirmek için bir kitap ve bir paket küçük satın aldı. Dinlenmek ve kitabını okumak için ise VIP salonunda bir koltuğa yerleşti. paketinin durduğu sehpanın yanındaki koltuğa bir oturdu ve dergisini açıp okumaya başladı. Genç ilk kurabiyesini aldı. da bir tane aldı. çok rahatsız hissetti kendisini ve: 'Ne sinir bir şey! Havamda olsaydım bu cüretinden dolayı onu yumruklardım!' diye düşündü.
Yazının tamamını okuyun »

Ağlamak

Kategori: Hayattan 06 Mayıs 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 18 Yorum »

    İnsanlar neden ağlar neden biliyor musunuz?

  • Ben mesela ben ağlarım utanmadan sıkılmadan başım dik ağlarım çünkü ben sebepsiz ağlamam sebepsiz ağlanılmaz zaten ağlamak için mutlak bir sebep olması gerekir.
  • Yolda gördüğüm bastonla tek tabanca gezen yaşlı dedeye Ağlarım
  • Metro önünde elleri soğuk uçmasın diye üstünü poşetle engelleyen Pişmaniye satan Teyzeyi görünce Ağlarım
  • Cami önünde elleri kalem tutması gereken ama tartıcılık yapan minik yavruyu görünce Ağlarım
  • Haberlerde evlatlarını öksüz analarını gözü yaşlı bırakıp giden şehitlerimizi duyunca Ağlarım
  • Çok sevip emek verip de kavuşamayan lara Ağlarım
  • Değer verip de karşılığını alamayan lara Ağlarım
  • Kaderine Terk edilmişlere Ağlarım
  • Ağlarım çünkü ben sebepsiz ağlamam hele de sebep bunlar ise Ağlarım

aglamak.jpg

Yazının tamamını okuyun »


Sayfalar:1234Sonraki »