‘Deneme’ olarak etiketlenmiş yazılar

Toshieee’den herkese merhaba

Kategori: Blog 11 Ağustos 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 11 Yorum »

Artık ben de Blog ve ’ da yazıyorum. Takma adım Toshieee, ismim Ahmet Sülek. Komedi, eğlence gibi konuları da dahil ettiğim kendi bloğum toshieee.com‘a nazaran burada daha çok web 2.0, bloglama, ve özellikle hakkında yazılar yazacağım. demişken daha demin bir tane video hazırladım.
” hakkında..
Daha video denemem olduğu için bazı aksaklıklar var artık onları da hoş görürsünüz. Önümüzdeki yazılarım da ise videolarımda tema türkçeleştirme, sorunsuz bir şekilde tema/eklenti kurma gibi konuları ele almak istiyorum.
Yazının tamamını okuyun »

Masal

Kategori: Ivır Zıvır 08 Aralık 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 2 Yorum »

Leylek gelse, o leylek aynen Nils’i İsveçin üzerinden uçurduğu gibi alsa yüreğimi kanatlarına ve uçurabilse yanına, ama malesef o leylek bile aramızdaki engelleri aşmayı başaramaz.
Yahu bırak leyleği, kazı, martıyı sen oradan bır ışık versen bana, ben ışığa doğru uçar adım gelsem yanına.
Amaaann..! Hep kahır Hep kahır bıktım bee..!
Neydi bizi birleştiren o zamanlar ve şimdi ne bizi ayıran hiç bilmiyorum…
Bildiğim tek şey ben seni diyorum sense beni duymuyorsun…
Bir şeyler yapmam gerek biliyorum. Sevgi bir eylemdir biliyorum.
Durup düşünüyorum… Aklıma gelen eylemlerin hepsi suç buralarda…
Diyorum, lan Volkan yaz pankartlara sevdanı, git as sokağına pankartı,
Diyorum, lan Volkan yaz geçtiği yollara seni lan diye… :)
Aradığımda benimle bir küfür gibi konuşuyorsun ya hani, ben ona bile razı, sana yine merhaba diyorum.
Diyorlar lan olm! bırak bu kızı sana kızmı yok :) ben de diyorum bırakamam deli gibi ! hehee!
Sonunda ını kapadım, hapsettim bir yerlere…
Şimdi seni unutmaya değil çabam ımı hapsettiğim yeri unutmak, görmezlikten gelmek anıları…
Kafamın içinde filler sevişiyor her gece yatıp uyumak öyle güç sensiz off! :)
Başka bir tende bulamıyor bu beden, biliyorum bunu ama her dokunduğum yer sen oluyorsun…
Seni düşünmemeye çalışmak için yapmadığım kalmadı, şu dünyada öyle çok yıkıldımki yerlere vuruldum, zaman zaman süründüm! ve sonunda ayağa kalktım tekrar yürüdüm lakin senin bu sevdan beni bir nakavt etti bebek ben hala ınla sürünüyorum!.
Her şeyin sonu var derlerdi de inanmazdım. Belkide inanmak işime gelmezdi, doğruymuş. Yaşanılanlar, karşılıklı paylaşımlar, hüzünler, sevinçler, durup düşünmeler ,pes etmeler, yeniden basliyorum demeler, gözyaslari, yalanlar, olmamasi gereken doğrular, birbirinden hal ve hareketler… Etrafimizda dolasan bu olaylarin hepsi bizi şekillendiren, hayatimiza yön veren olgular degilmidir? İçinden işimize gelenleri seçeriz, en azından böyle olmalıydı deriz hep. Sanki hüzün bizim adresimizi bilmiyormuş gibi. Hep gülmek isteriz bize en çok bu yakışır. Bu masallarda bile olmuyor. Önce ağlatiliyor kahramani yerden yere vuruluyor. Mesela saat 12 de kabak oluveriyor bindigi sahane at arabasi. Kahroluyor hatun. Bu masallarında bize verdigi mesaj şu bence. Kimse boşuna kahraman olamaz hayal mahsulü bile olsa. Yılmıyor külkedisi yaşamaya devam ediyor tavan arasında. Bir gün biliyor gelecegini prensin. Bu hüzünlerden başarıyla geçtigi ve mutlulugu hakettigi için prense eş oluyor. Bizde öyle olmalıyız bu hayatta. Mutluluğu yakalamak icin hüzünlere demir atmakla sonunda mutluluğu bulacağımızı bilmeliyiz. Her hayata bir misali bakmalıyız. Kahramanı kendimizin oldugu bir . Konuları farklı olsada sonunun mutlaka mutlu bitecegi ve şahit olanların gülümseyecegi bir . Masallarin kisa olduğunuda aklımızdan çıkarmamamız gerek. Çünkü kahramanlarına uzun bir hayat vermez yazarlar. Her şey üst üste gelir. Bir elmayi ısırmakla sonlanan hayat, prensin öpücüğüyle yeniden başlar. Asıinda mutlulukta bundan sonra başlar. O elmayı ısırmakla anlarrz hayatrn güzelligini. Prensin gelmesini beklerken anlarız ciğerlerimize aldıgimız nefeslerin değerini. Yoksa nereden bileceğiz mutluluğun kelime anlamını. Bizim elimizde her şey. Çünkü ne kadar Çabalarsa çabalasın körolası yazarlar her mutlu biter.

Beklenen

Kategori: Aşk Meşk, Hayattan 31 Ağustos 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 2 Yorum »

( * ) Sevgiler bittikten, zamanda geçtikten sonra sakın dönmeyin. Çünkü; bulamazsınız seveni eski halinde…

Üniversiteli delikanlı kolejli kıza bir voleybol maçında rastladı. Okul salonundaydı maç. Tribünsüz, minik bir salon… Seyircilerle oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı sadece… O kadar yakındılar… Delikanlı bu tatlı, bu güzel, bu dünyalar şirini kızı defa görüyordu takımda…
Fena halde hoşlandığını hissetti. Az sonra bir şeyi daha hissetti. Uzun zamandan beri maçı değil kızı izliyordu. Kız servis atarken hemen önünden geçti. Göz göze geldiler… Kız gülümsedi… Delikanlı çok popülerdi o yıllarda… Kız onu tanımış olmalıydı. KİM bilir, belki kızda ondan hoşlanmıştı. Belki de delikanlı böle olmasını istediği için ona öle gel demişti. Set değişip takım karşıya gidince, delikanlıda yerini değiştirdi, oda karşıya geçti. Üçüncü sette tekrar eski yerine döndü. Kızda gidiş gelişleri fark etmişti galiba… Bir defa daha gülümsedi. Manidar…"anladım" der gibi bir gülümseyişti bu… Delikanlı o hafta hep o şirin kızı düşündü… Pazar günü sabahın köründe kalktı, erkenden oynanacak maçı, ne maçı canım o dünyalar şirini kızı görmek için… Yazının tamamını okuyun »

Bırak aşk yakışanda kalsın

Kategori: Aşk Meşk, Hayattan 01 Temmuz 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 15 Yorum »

Her gidişine ayrı anlam yüklüyorum. Yapma Allah ına; ya hep kal benimle söz etme gidişlerden ya da silinsin isminde cisminde. Oynama benimle dengemi bozuyorsun. ı yaşayacak yürek bırakmıyorsun insanda. Böyle değildin sen ne oldu sana. Bittiyse heyecanın bileyim bende. seni çok diye başlayan ve ama ile devam eden cümleleri duymaktan bıktım. Seviyorsan seviyorsundur aması olmaz bu işin. Üstelik. bir cümlede ama varsa bir önceki yargının bir hükmü yoktur artık.

Yazının tamamını okuyun »

Geceyi Soluyorum

Kategori: Hayattan, Şiir 01 Temmuz 2006 tarihinde wolkanca yazdı. Yorum Yok »

bana bakarken
beni mi görüyor gözlerin?

eskiyor ve eskitiliyoruz eski düzende
yeniyi özledikçe gözlerin
seni özledikçe hasretin geçiyor
yüzüme teğet..

adı konulmamış bir hastalığın
omuzlarımdaki ağır yüküyle
bir başka güne gebe kalan geceyi
soluyorum..
yağmur yağsa gözlerim ıslamayacakmış gibi..

aralık’04
.

Adsız Yazı

Kategori: Hayattan, Ivır Zıvır 30 Haziran 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 3 Yorum »

Çok olmuştu uğramayalı gözlerime, hadi ak git biliyorsun yolu zaten… süzül yanaklarımda… Islak cizgiler bırak, dudaklarıma kadar yürü ve dur…Orada dur düşme yere… Bilme bi katre olduğunu, ben O diye öpeceğim seni.

Yazının tamamını okuyun »

Gitme..

Kategori: Şiir 30 Haziran 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 11 Yorum »

demiştim ya,
bırakma beni burda..
gittin,
bak
göçebeler de çadırlarını alıp gitti
ve ışıklarını şehrin
bir bir..
sen görmedin.

görmedin,
ben anlattım
söyledim, ..
gittin.

gittin,
bin yıl geçti aradan
gözlerim takılı kaldı
hayallerimi fırlatıp attığım yollara

bir de avuttum çocuk yanımı
oyunla,
dertlerimle bir başıma kalınca

ve bir bir gidince ışıkları şehrin
söyledim diye
gittin..

çocuk yanım oyunda değil ama
gözlerim
hala yolunda.

‘04
.

ateş

Kategori: Şiir 29 Haziran 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 11 Yorum »

Ben,
bir kez gördüm
yıldırımın düşüşünü..

Gökyüzünün ateşten kızarışını, ateşin acısını
ve bir çocuğun korkudan ağlayışını
bir kez gördüm!

Bir kez de kendimi gördüm,
bir ateşin ortasında
korkudan ağlarken.
“Şubat 2005″
.

Büyürken, içimde eksik sevgin..

Kategori: Şiir 28 Haziran 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 6 Yorum »

Büyümek ne kadar sancılı bir süreçmiş meğer…

Zorluklara karşı koyamıyoruz, engel olamıyoruz acılara. Bazı zaman bazı şeylerin farkındayız elbette ancak silkinipte dur diyemiyoruz.
Yani zaman hem lehimize işliyor hem aleyhimize..

Yitiriyoruz..
Yitirmeyi hayatın cilvesi, gerekliliği sayarak, kaybediyoruz elimizde avucumuzda ne varsa. En çok da sevgiyi bitiriyoruz. Sevmeyi ve sevilmeyi yok ediyoruz hesapsızca..
Gün geliyor ki insan eli koynunda kalıyor.

Hani bir gün bir düş büyütüyoruz,
mutluluğu yazıyoruz sonra mutlu olduk sanarak.
Ve yine bir gün düş ölüyor…
İşte o zaman eksik büyüyoruz..
Sevmeyi yitirmek zannetmeye başlıyoruz.

Şimdi ben büyürken içimde eksik sevgin…