‘Blogcular’ olarak etiketlenmiş yazılar

Blogcular neden blog yazmayı bırakır?

Kategori: Blog 12 Mayıs 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 6 Yorum »

yazarları genelde iki şekilde yazmayı bırakabiliyor;

  1. Yazmayı bırakır, belki son bir yazı yazıp okuyucuyu bilgilendirir, blogu silmez.
  2. Blogunu komple silip kapatır.

Peki ?
Bunca yıllık yazarlığı serüvenimde çok çeşitli, farklı tanımlarına ve yazarları ile karşılaştım, bu serüvende bir kaç defa ben de ümitsizliğe kapılıp bu blogu kendime zarar veriyor diye kapatmayı düşünmüştüm. " ını kapatır?" veya " yazmayı bırakır?" sorusuna onlarca cevap yazılabilir, şimdi bunları bu kısacık zamanda, bir postu ile aklımdaki cevapları şimdi buraya yazmaya çalışacağım.

I Don't Care About Your #@$! Blog

Yazının tamamını okuyun »

Ey blog insanı

Kategori: Blog 07 Mayıs 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 9 Yorum »

Sanırım 2003 yılıydı, Messenger şeyi öyle bir yayılmıştı ki ülkede çoluk çocuk genç yaşlı. O sıra Spaces diye bir şey de geldi, vaktin de çok olduğu dönemler benim için, bende başladım yazmaya. Yazma hissi zaten içimde vardı bu çok olan vaktimle de birleşince ortaya ha bire içerik üreten ama o sıra henüz Boğaziçi Üniversitesi mezunu ağabeylerim dahil olmak üzere hiç birimiz Content management system'in farkında değildik, biz bilmiyorduk ama yapıyormuşuz meğersem ve takip eden yıllar da 2.0 diye bir durumun içinde olduğumuzu tam anlamıyla fark etmemiz 2005 yılına kadar sürmüştü.
2005 de vaktim biraz daha azalmıştı ama yazma hissi daha şiddetli olarak içimdeydi, arkadaşlarımın ısrarı ile .com u tescil ettirdim. Minik bir araştırma ile ile iyi anlaşabileceğim düşüncesi oluştu bende, oysa yanıldığımı bir kaç yıl sonra günlük 40bin kişinin bloguma girdiğinde anlayacaktım.
Bunun yanında da henüz 'a satılmamıştı ve şirin bir servisti keşke o dönemde satın almış olsaydı sanırım şu anda arabirimi ile bu yazıyı yazmış olurdum.

Günler günleri kovaladı, yıllar ardı ardına geçti. Artık Web 2.0. vardı ve artık internetten sadece alma değil internette verme orada üretme zamanıydı. Sıradan ın seslerini duyurabileceği bir hale gelmesi, var olan araçların gün geçtikçe basitleşmesi ve kişinin hiç bir teknik bilgiye sahip olmadan 10 dakikada kendine bir alan sahip olması ile daha da bir mümkün hale geldi. Ve , ın tüm interneti ele geçireceğini o yıllarda görmüş biri olarak gelecek senelerdeki gelişmelere hiç şaşırmayacaktım. Oldu da. Sonraları bunun üzerine çeşitli girişimler oldu, geldi, bildirgec ve ortak olup adına dediler, öyle oldu böyle oldu, bir sürü servis bir sürü iş ve bu güne geldik.

otobüs de blog yazılır
Otobüste de yazılabilir

Yazının tamamını okuyun »

Profesyonel blog yazarları nasıl yaşıyor?

Kategori: Blog 25 Nisan 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 6 Yorum »

Eda'nın "Arada fişinizi çekin, hayata bağlanın" başlıklı yazı da belirttiği gibi, fişini hiç çekmeyen, sürekli fişe bağlı olarak yaşayan profesyonel bloggerlar te bu da.

Sweatshop

Şimdi herkes “seo”cu!

Kategori: internet 21 Nisan 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 8 Yorum »

Ülkedeki 10 bilgisayardan 9 unun ana sayfası bir arama motoru ve bir sitesinin adını akıllarında tutmaktansa, onu adres çubuğuna yazıp girmektense arama motoruna yazıp girmeyi daha basit buluyor, kullanıyor vb. bir çok şey.

İnternette kullanıcıların deneyimi arttıkça profesyonelleşiyorlar ve deneyimli kullanıcı oluyorlar. Bu deneyimli kullanıcıların hemen hepsi de bu deneyimlerini bu bilgilerini paraya dönüştürme hayali kurabiliyor. Basit ve eğlenceli kazanma hayalleri. şartları tabiki diğer gelişmiş dünya ülkelerinden çok farklı, başka bir meslek dalında çalışıyor olsa da ek gelir olabilir düşüncesi ile bu kullanıcı deneyimlerini, bu profesyonel kullanıcı olmanın getirdiği bilgiyi kullanarak kazanmak isteyen çok fazla kişi var, hatta bunların içinde öğrenciler, ev hanımları gibi da var.

Bir kaç sene önce internetle tanışan ilk okul öğrencilerinin aralarında ki " kırmak" sohbetlerine şahit oluyordum, o çocuklar kullanıcı idiler ve kendi aralarında eğleniyorlardı. Şimdi de aynen o ilk okul çocukları gibi profesyonel kullanıcı olarak tabir edebileceğimiz arasında bu tür durum mevcut.
Yazının tamamını okuyun »

Ankaralı blogcular da toplanıyor

Kategori: Blog 31 Mart 2008 tarihinde tamkarisik yazdı. 3 Yorum »

Artık şeytanın bacağı kırılıyor galiba. Türk Yazarları buluşması gerçekleşiyor.
12 Nisan 2008 tarihinde saat 14:00'da 'da buluşuluyor. Facebook adresine girip kayıt olursanız değiklik durumlarında size daha kolay ulaşılması sağlanacaktır.

buluşmasına herkesi bekliyorum ve özellikle de bayan ı ediyorum. Bayan huu.

tby ankara

Daha detaylı bilgiye şuradan ulaşabilirsiniz.

Blog aleminin ilk ve tek karikatür magazin blogu

Kategori: Blog 10 Mart 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 11 Yorum »

gayriciddiyiz.blogspot.com alan adı ile da yazmaya daha doğrusu çizmeye başlayan 'nu (onur) belki çoğunuz ..com blogunda ki karikatürlerinden tanıdınız.
Çizdiği karikatürleri beğenenler de oluyor beğenmeyenler de, elbette herkesi mutlu etmek mümkün değildir, onun da amacı tıpkı benim de yazdıklarım ile bazılarını mutlu bazılarını rahatsız etmem gibidir sanırım.

Kendisinin hayata bakış açısının bana benzer olduğunu gördüğümde ve sivri dili, üst düzey eleştiri kabiliyetini de keşfetmem zor olmadı. O da zaten blogunu kendine yakın hissetmiş olacak ki bir anda yazdığım her yeni yazıdaki konuya uygun olarak karikatürler çizerek bana gönderdi ve böylece doğal yollarla bir iş birliği gelişmiş oldu.

Hiç ona şunu çiz bunu çiz demedim, belirttiğim gibi tamamen doğal oluşan ve süren bir olay ve bu hali ile çok keyif verici.

Gayriciddi

Bu günden itibaren .blogspot.com adresinde değil gayriciddi.wolkanca.com olarak devam edecek olan Türk internetinin ilk ve tek karikatür blogu umarım yetenekli diğer genç arkadaşlara da örnek olacaktır.
ilk ve tek karikatur blogu

Afiyet olsun alemi.

Şehitlerimiz için 1 hafta blog yazmıyorum [mim]

Kategori: Blog 24 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 89 Yorum »


İkinci
Dün akşam Kanal D de yayınlanan şov da program sırasında ıt Öztürk Türk Silahlı Kuvvetlerinin ’ta operasyonlarda verilen 5 şehidimizin haberini almış ve programa son vermişti.
Programının bir eğlence programı olduğunu söyleyen ıt programda şöyle konuştu;

Şu anda öğrendiğimize göre operasyonda 44 terörist etkisiz hale getirilmiş. Ancak bu arada güvenlik güçlerimizin de 6 şehit verdiği haberini üzüntüyle öğrendik. O yüzden programızı burada kapatıyor ve artık şehitlerimizin olmamasını istiyoruz.

[video]
Bende bu bloga 1 hafta içerik eklemiyorum ve bunu bir haline getiriyorum.
Herkesi mimliyorum, her vatansever bu mimi üzerine alabilir.
Şehitler Ölmez

Düzenleme 1: Elbette yazmalı , tabiki bu daha mantıklıdır. Fakat benim gibi blogunun aylık içerik eklenme sayısı çok fazla olan bir için yazmamak, yazmaktan daha radikal ve etkileyici bir yöntemdir diye düşündüm. Bu blogda ki tüm içerikler gibi bu da "BENCE" dir, fikrimdir, saygı bekler, katılan benim gibi düşünen arkadaşlara şükran, katılmayan "saçma" diye nitelendiren arkadaşlara da saygı.

Düzenleme 2: Bu tepkiye siz 1 hafta yazmamak ile değil de başka bir şekilde katılabilirsiniz, tamamen yaratıcılığınıza kalmış bir şey, maksat bir olmak. Bu ülke için, arkadaşlarımız -bilmem kaç derecede çarpışırken, bizim bir dakika bile saygı duruşu gösteremeyen ımız, benim bir hafta saygı duruşumu çekemeyenler, bu vatanın ekmeğini yediğini unutanlar arasında olsak da, en azından birilerini rahatsız etmek, dost ile düşmanı görmek açısından yeterli idi. Bizler oldukça bu ülkede, asla emellerine ulaşamayacaklar, bizim vatanımız, bu ülkenin sahibi biziz, bu ülkenin internetinin sahibi de biziz, bazı kendini bilmez penis büyüten ortamlarımdakiler değil.

ilk ve tek karikatur blogu

Alıntı

Kategori: Blog 18 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 29 Yorum »

, camiası veya alemi, ya da her neyse o şey, bu alemde alıntılara takan () lara üzülü. Bir yazdıklarının başkaları tarafından alıntılanmasından kaygılanır ki? Ortalamaya göre eski bir olarak bana çok saçma geliyor bu kaygı ve inanın 3 yıl önce beni tanıyan birine sorun şu an ne düşünüyorsam o zamanda aynısını düşünüyordum. Bana göre bir yazdıklarının başka bloglarda yayınlanmasına üzülmek bir yana bundan keyif duymalı, çünkü zaten sizin yazdıklarınız özde sizden bir şeyler taşıyorsa, daha doğrusu üslup ve tarz olarak size özel, size ait ise bu nerede yayınlanırsa yayınlansın sizindir, bunu olduğu gibi yayınlayan varsa ve kendi yorumunu getirmemiş ise bu içeriğe, o i yapan bir zaman sonra sıkılacak ve devam edemeyecektir, tarihinin sayfalarında gömülüp kaybolacaktır. Oysa siz ve o yazınız o etik olamayan alıntı ini yapan arkadaşın da yardımı ile internette veya okurlarının aklında kalacaksınızdır.
Alıntı sadece bloglara özel bir şey değildir, alıntı diğer yazılı meslek alanlarında, medyada, basında vb. bir çok alemde vardır, kötü bir şey asla değildir, sadece yöntemi tartışılabilir.
Bir arkadaş tam da benim aklımda olan belki bir vakit istediğim bir konu hakkında benim gibi düşünmüş ve yazmış diyelim, şimdi ben bu konuda yazmaktan vazgeçmeli miyim? Hayır. Ben bu arkadaşın beğendiğim yazısını, fikrini, onun üzerine kendi yorumumu getirip yazabilirim. Yani MÖ. 427-347 yılları arasında yaşamış KARANLIKTAN KORKAN BİR ÇOCUĞU KOLAYLIKLA HOŞ GÖREBİLİRİZ. YAŞAMDAKİ ASIL TRAJEDİ, YETİŞKİNLERİN AYDINLIKTAN KORKMASIDIR. demiş ise benim suçum ne? Benim tek şansızlığım ya da nun şansı benden önce yaşamış olması, bunu demeseydi mutlaka birileri derdi, kimse dememiş olsaydı ben derdim. ya katılmakla birlikte bunun üzerine bir şeyler ekleme hakkım yok mu? Elbette var. İşte alıntı mevzusu ile blogculuğa felsefik bir yaklaşımda daha bulunmuş oldum böylece.
alıntı
Yazının tamamını okuyun »

Bana göre: Nedir bu mim?

Kategori: Blog 09 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 7 Yorum »

Bloglarla ilgili okuyan, yazan biriyseniz hemen her blogda bu tarz mimleşme vakaları ile karşılaşmışınızdır. arasında bu denen olay kısaca, bir ın blogunda bir konuda yazdıktan sonra bu konuyu yorumlaması için başka bir ın blogunu hedef göstermesidir diyebiliriz. Bloggerlara göre değen anlayışı tabiki var, birine göre bu sadece teknik açıdan bloguna backlink alarak arama motorları nezdinde faydalı olması, diğerine göreyse arkadaş kazanma, tanışma kaynaşma veya daha bir çok farklı getirilebilir. İşte şu anda okuduğunuz bu konu üzerine bir , ben şimdi kendi anlayışımı, bana göre nedir onu yazmaya çalışacağım.
Dünkü yazımı bir alışveriş merkezinde yazdım, şu anda da Yeşilyurt da bir börekçideyim az önce kahvaltımı yaptım ve sigaramı tüttürürken bu yazıyı yazmaya çalışı, yazımda hatalar olursa şimdiden affola, daha müsait bir zamanda bunları düzeltirim.
Bana göre tek kelime ile "kaynaşmadır". ve onların okurları arasında bir dönüşümü hedefler, bir blogun okurları o ile mimlenmiş ve mimlemiş ı da tanır bu sayede okurlar arası bir dönüşüm, çok verimli bir okurlar, yazarlar, arası kaynaşma oluşur. arası mimler ile birlikte tabiî ki arama motorlarında dürtmüş oluruz fakat asıl amaç tabiki bu değildir, bu sadece faydalarından biri olabilir. Bir diğer durum, bloggerlar, arasındaki arkadaşlık ve dostluğun pekişmesi mimleyen blogun mimlediği blogun ının o konuda ne düşündüğünü merak etmesi ve sayesinde merakını gidermesidir. Toplumumuzun çoğu kesimi tarafından hala asosyalleştiren bir iletişim biçimidir, bunun yanlış hatalı bir kanı olduğunu belirginleştiren, altını çizen en etkili araçlardan biri de bloglardır. ile gelişen iş ilişkileri, verimli iş sohbetleri, ortaklıklar, arkadaşlıklar ve hatta evliliğe bile giden ilişkiler, toplumumuzun büyük kesiminin interneti öcü olarak görmesinin ne kadar hatalı bir düşünce olduğunu ziyadesiyle ortaya koyuyor.
Mim
Yazının tamamını okuyun »

Pcnet en iyi 33 blog olayı

Kategori: Blog, Medya 03 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 14 Yorum »

Bir iş veya bir hobi olsun, hayatta yaptığım her şeyin en iyisini yapmaya çalışmak benim prensibimdir. Hobi olarak yazıyorsunuz diye bunun en iyi olmasını istemek kötü bir şey değil, en iyi derken özen gösterip, ın beğenisine bir şeyler yapmaktan bahsediyorum. Satranç oynamak beni hobimdir, hobi olması satranç oynamamı önemsizleştirmiyor, aksine arkadaşlara yenilmemek için daha çok çalışı, belki mesleki alanımdan çok her fırsatta satranç oynayıp alıştırma yapı. da öyle, satranç oynamaktan daha kolay hatta, yapman gereken sadece canın istediğinde , ama iyi .
ın bir takım yerlerde sıralamaya konmasından hoşlanmayan biriyim, çünkü bu sıralamaları yapanlar bizim çok önem verdiğimiz bu hobimizden çok anlamayan, yazmanın ve okumanın zevkini almayan kişiler, bu kişiler yazsa da bir yazımda bahsettiğim gibi yazanlardır. Oysa blogosferin gerçek ı bildiğiniz gibi siyah blogculardır.
Pcnet En iyi 33 blog -otopsiraporu
ı en iyiden, kötüye sıralamayı yapan zihniyetleri esefle kını hiç tasvip etmiyorum, motive edici de olsa bu sıralamalar esasında ına hiç bir fayda sağlamaz, asıl amaç bir şeyler ve yazdıklarının ciddiye alındığını, okunduğunu görmek ise eğer, bu sırlamalarda bulunup o sıralamayı yapan kişi veya kişiler tarafından üst sıralarda olmanın bir anlamı yok. Ben sıralamada olmak için yazmı ki? Sıralamaların anlamı yok yani, kısaca. İllaki bir sıralama olacaksa bu da sizin gibi sizin alanınızda yazan arasında olabilir, ama bu sıralamada öyle en iyiden kötüye değil daha farklı bir biçimde olmalı.
Blogculara bu sıralamalar hakkında bir uyarım var, arkadaşla bu tür sıralamalar sizin yani ın, ın potansiyelini kullanarak rant, her neyse o şey onu kazanma amacı taşıyor, bun alet olmayın, o sıralamada olmamanız ya da o sıralamada sizi alt sıralara layık gördüler diye de üzülmeyin, burnunuzun dikine gidin, bildiğiniz yoldan şaşmayın, yazın abi, belki gün gelir sıralama yapan kuruma siz sıralarsınız kelimelerinizi yazdıklarınızla ve bu büyük etki eder [bknz]
Yazının tamamını okuyun »

Siz başka bir “Just Another WordPress Blog” musunuz?

Kategori: Blog 02 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. Yorum Yok »

Bu konuyu geçen gün blogherald.com da arkadaş yazmış bende Türkçe içerik yaratmak babında bir değineyim dedim.
Bildiğimiz gibi dünyada milyonlarca var ve bunların kendi sunucusunda yayın yapanlarının tamamına yakını . .org dan i indirip kurduğunda veya hosting firmasında kolay kurulum ile kurduğunda, kurulum sırasında title ( başlığı // ve ) ve tagline ( Slogan // im gücüm ! ) kısımları sorulur, bu değerlerden tagline çoğu tarafından değtirilmez öylece geçilir veyahut kendisi kurmadığı için blogu o hep default olan "Just Another " kalır. Bunun tarafından Türkçeye çevrilmişi "Bir başka WordPress blogu" dur.
Durumu daha iyi anlayabilmemiz için Just Another WordPress Blog diye da bir arama yapalım. Sonuçlarda göreceğiniz gibi çok fazla sayıda bu tagline a sahip var. Bu sonuçlar geçtiğimiz yıllarda daha çoktu çünkü yani acemi bloggerlar bu tagline ların nasıl değeceğini bilmiyorlardı, şimdi çünkü ben gibi lara hitaben içerik üreten ve forumlar var. Bazı temalarında bu tagline lar görünmeyebiliyor ve bu tagline ı değtirmeye gerek duymuyor fakat blogun kaynağına baktığınızda meta değerlerinde description olarak <? bloginfo('description'); ?> diye yer alıyor ve arama motorlarındaki sonuçlarda binlerce "Just Another " ile karşılaşıyoruz.
Slogan - Tagline
Yazının tamamını okuyun »

Mert’in indirimtv macerası

Kategori: Hayattan 29 Ocak 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 2 Yorum »

Geçen gün bir yerde okumuştum, araştırmaya göre ’de 100 kişiden 91′i internetten alışveriş yapıyor diye yazıyordu. Evet internetten alışveriş artık dünyada ve ’de çok yaygın olarak, güvenle kullanılıyor. Internetten alışveriş yapmanın klasik alışverişe göre çok avantajları olduğu kesin. Her ne kadar alışveriş yaparken pazarlığa alışkın bir millet olsak bile internetteki fiyatlar normal alıiverişlerimizi yaptığımız mağazalardan daha uygun oluyor. Özellikle yeni çıkan ürünleri internetten daha kolay takip edip alabiliyoruz ve örneğin normal bir mağazaya gidip almaya çekindiğimiz şeyleri mesela seks shop gibi, internetten kolaylıkla ve güvenle almamız mümkün (:
’de güvenle alışveriş yaptığım bir kaç alışveriş sitesi var, bunların ilki sahibinden.com ve bir diğeri .com. Özellikle ve aksesuarları, ve parçaları, telefonu gibi alışverişlerimi internetten yapı. Bu noktada bence alışveriş sitesinin güvenliğinden çok müşterinin bilinçli olması çok daha önemli, öyleki Mert Alemdar‘ın aşağıda birazdan okuyacağınız hikayesi ve Eray ( )’ın o meşhur Hp macerasına bu bilincin fışkırması diyebiliriz. Bu tür bilinçli tüketiciler hem aynı sorunu daha sonra yaşayacak veya yaşamış müşterilere hem de o firmanın eksiklerini görmesi açısından çok önemli. Siz de eğer veya klasik mağzardan alışverişlerinizde sorun yaşarsanız tıpkı Mert ve Eray gibi blogunuzda yazabilir veya blogunuz yoksa bile aşağıda bu konu hakkında yazmış blogculara verebilirsiniz, medyanın yazamayacağı bu tür şikayetleri sizin için insanlara duyurur, bu sayede almanız gereken, hakkınız olan hizmeti o size vermek zorunda kalır. Ayrıca sırf bu konu üzerine açılmış buna benzer sitelerde mevcut.
[via]
Yazının tamamını okuyun »


Sayfalar:123Sonraki »