‘Blog Yazmak’ olarak etiketlenmiş yazılar

Blog yazarlarına alternatif konular

Kategori: Blog 14 Mayıs 2008 tarihinde fotomuhabiri yazdı. 5 Yorum »

yazmaya yeni başlayan arkadaşlara dikkat ettiğiniz zaman çoğu genelde hep aynı içerikte yazılar yazdıklarını görürsünüz. Kimisi konu bulamaz kaş yapayım derken göz çıkarır, kimisi de maalesef ki hiç birimizin istemediği türden içerik hırsızlığına yönelir.

yazarken nereden ve nasıl kimsenin değinmediği konular bulabiliriz?
Çoğumuzun sorduğu sorular başında bu gelir. Acaba ne yazsam? Ben bu yazımda için seçilecek konular hakkında şimdiye kadar kendi gözlemlediğim süre içerisinde bir kaç vermek istiyorum. Yani yazarlarına alternatif konular öneriyorum.

Yazının tamamını okuyun »

Blogcular neden blog yazmayı bırakır?

Kategori: Blog 12 Mayıs 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 7 Yorum »

yazarları genelde iki şekilde yazmayı bırakabiliyor;

  1. Yazmayı bırakır, belki son bir yazı yazıp okuyucuyu bilgilendirir, blogu silmez.
  2. Blogunu komple silip kapatır.

Peki ?
Bunca yıllık yazarlığı serüvenimde çok çeşitli, farklı tanımlarına ve yazarları ile karşılaştım, bu serüvende bir kaç defa ben de ümitsizliğe kapılıp bu blogu kendime zarar veriyor diye kapatmayı düşünmüştüm. " ını kapatır?" veya " yazmayı bırakır?" sorusuna onlarca cevap yazılabilir, şimdi bunları bu kısacık zamanda, bir postu ile aklımdaki cevapları şimdi buraya yazmaya çalışacağım.

I Don't Care About Your #@$! Blog

Yazının tamamını okuyun »

Ey blog insanı

Kategori: Blog 07 Mayıs 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 9 Yorum »

Sanırım 2003 yılıydı, Messenger şeyi öyle bir yayılmıştı ki ülkede çoluk çocuk genç yaşlı. O sıra Spaces diye bir şey de geldi, vaktin de çok olduğu dönemler benim için, bende başladım yazmaya. Yazma hissi zaten içimde vardı bu çok olan vaktimle de birleşince ortaya ha bire içerik üreten ama o sıra henüz Boğaziçi Üniversitesi mezunu ağabeylerim dahil olmak üzere hiç birimiz Content management system'in farkında değildik, biz bilmiyorduk ama yapıyormuşuz meğersem ve takip eden yıllar da diye bir durumun içinde olduğumuzu tam anlamıyla fark etmemiz 2005 yılına kadar sürmüştü.
2005 de vaktim biraz daha azalmıştı ama yazma hissi daha şiddetli olarak içimdeydi, arkadaşlarımın ısrarı ile .com u tescil ettirdim. Minik bir araştırma ile WordPress ile iyi anlaşabileceğim düşüncesi oluştu bende, oysa yanıldığımı bir kaç yıl sonra günlük 40bin kişinin bloguma girdiğinde anlayacaktım.
Bunun yanında da henüz 'a satılmamıştı ve şirin bir servisti keşke o dönemde satın almış olsaydı sanırım şu anda arabirimi ile bu yazıyı yazmış olurdum.

Günler günleri kovaladı, yıllar ardı ardına geçti. Artık Web 2.0. vardı ve artık internetten sadece alma değil internette verme orada üretme zamanıydı. Sıradan ın seslerini duyurabileceği bir hale gelmesi, var olan araçların gün geçtikçe basitleşmesi ve kişinin hiç bir teknik bilgiye sahip olmadan 10 dakikada kendine bir alan sahip olması ile daha da bir mümkün hale geldi. Ve , ın tüm interneti ele geçireceğini o yıllarda görmüş biri olarak gelecek senelerdeki gelişmelere hiç şaşırmayacaktım. Oldu da. Sonraları bunun üzerine çeşitli girişimler oldu, geldi, bildirgec ve ortak olup adına dediler, öyle oldu böyle oldu, bir sürü servis bir sürü iş ve bu güne geldik.

otobüs de blog yazılır
Otobüste de yazılabilir

Yazının tamamını okuyun »

Blogger da postları ileri tarihe yayınlanması için planlama

Kategori: Blog 07 Mart 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 5 Yorum »

Bazen blogumuzla ilgilenemediğimiz zamanlar olabilir, böyle zamanlarda bir kaç girdi ekleyip ileri tarihe zamanlarız / planlarız. Bu ileri tarihe planlayıp yazdığımız girdiler biz blogumuzla ilgilenemediğimiz zamanlarda otomatik olarak bizim belirlediğimiz tarihlerde yayınlanır.

Bu şey WordPress de yazarken yazı tarih bilgisini düzenle diyerek yapılabiliyor, peki ya ?

'da WordPress gibi sürekli geliştirilen bir servis elbette. Dünyanın en çok kullanılan, arkasında gibi bir devin olduğu bir servis olan da artık yazılarınızı ileri bir tarihe planlayabilirsiniz. Bunu yazı yazma ekranında yazınızı yazdığınız kısmın hemen altında bulunan "Yazı seçenekleri"nden istediğiniz tarihi belirleyerek yapabilirsiniz.

Böylece 'da olmadığı söylenen ve kullanmayı istememe bahanesi olarak gösterilen bir maddeyi daha yok etmiş olduk.
Afiyet olsun. [via]
Yazının tamamını okuyun »

Blog girdisi yazarken aklınızda bulunsun!

Kategori: Blog 29 Şubat 2008 tarihinde neoberg yazdı. 9 Yorum »

Bu benim .'da ilk yazım ve açıkçası nasıl başlayacağıma karar veremedim. İlk yazımla patlama yapmalıyım; yorumlanmalı, tartışılmalı dedim. Ama öyle bir konu bulamadım :)

Neyse ilk yazıma(başlıkla ilgili olmasa da) .'ya katılışımdan ve kendimden bahsederek başlayayım. Ben Burak… Mersinin Tarsus ilçesinde yaşayan, 16 yaşında bir lise öğrencisiyim. Grafik tasarım ve css+xhtml tasarımla epeyce haşır-neşirim son zamanlarda. Arada yazmaya da hevesim oldu, yazdım ama hep kendimde kaldı… Kendime açmaya üşendim diyelim. Daha sonra "Ya!" dedim, "İlla ben mi açacağım başkalarının ında da ım ufak tefek yazılarımı…" Sonra Bildirgeç'e üye oldum.

Bildirgeçte ilk birkaç yazımdan sonra amcaya yazı başlıklarımı yazıp aramaya başladım. "İyi bir blog yazarı olmak için ipuçları" başlıklı yazımın, .'da İyi bir blog yazarı olmak için ipuçları linkinde alıntılandığı gördüm. Yorumları okuduğumda ise epeyce güldüm.(bkz:o sayfadaki yorumlar ve benim sondaki yorumum)

Neyse Volkan abimle tanıştık, muhabbet ettik derken Volkan abi bana burada yazmayı teklif etti. Ben de seve seve yazacağımı söyledim. Hayırlısıyla da ilk yazımı yazıyorum.

hoşgeldin neoberg

Çok uzattım galiba artık başlıkla ilgili bir şeyler yazayım :)

Bu yazım da yine yazımın önceki bölümlerinde bahsettiğim yazımın konusuyla benzer nitelikte. Yine yazarlarına yönelik.
Yazının tamamını okuyun »

Bloglarda içeriği ön plana çıkartın

Kategori: Blog 28 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 7 Yorum »

Bir ıysanız eğer aynı zamanda siz okurusunuz da. Bende bir çok geziyorum, bloglara göz gezdirirken en çok sıkıntı çektiğim durum, içeriği arka plana itebilecek kadar çok olan ıvır zıvır. Bu ıvır zıvırlar, genelde ın yan menülerinde olan uzayıp giden şeyler olur veya daha farklı bir çok şey. Ben rss den veya bir arama vasıtası ile o içerik, o başlık için gelmişimdir o sayfaya ama sırf o içerik için gelmiş olmama rağmen bütün bu ıvır-zıvırla karşılaşmak zorunda bırakılmışımdır. Bu büyük bir hatadır, bloglarda okurun içeriğe ulaşması ya da başka bir deyim ile okurun konforu her zaman ön planda olmalıdır, okur rss akışından, bir arama sonucundan o başlığa geldiğinde var olan, okurun geldiği görmek istediği içeriği gölgede bırakacak kadar fazla ıvır zıvır olmamalıdır. Bu şekilde hem okuru yormamış ona konforlu bir seyahati sunmuş oluruz, hem de vb. gibi nın da gerçek içeriğinizi daha değerli kılar ve sonuçlarını görürsünüz.

icerik

Yazının tamamını okuyun »

Popüler bir blog için neler yapmalı?

Kategori: Blog 21 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 5 Yorum »

Bu tarz daha önce defa kestik. Çoğu aslında yabancı kaynakların Türkçeye çevrilmesiydi, tabi üzerine kendi yorumlarımızı da eklemeyi unutmadık. BlogOhblog isimli blogun ı Jai oturmuş ve bizim için popüler bir için kendince 50 madde sıralamış;
Yazının tamamını okuyun »

İyi bir blog yazarı olmak için ipuçları

Kategori: Blog 18 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 29 Yorum »

hızla gelişiyor, buna dünyada / deniyor. Okurlar, yazarlarına gün geçtikçe veya gazetedeki bir köşe ı ile aynı gözle bakıyor, örneğin benim ve arkadaşlarımın yazdığı bu blogu yüze yakın okurum bir gibi gördüklerini belirtiyorlar. veya, genel anlamda okurlara yönelik yazmanın tabiki belli prensipleri var, öncelikle için çok iyi bir okur olmamız şart, yazarken kullanabileceğimiz, deyim yerindeyse okurun anlamasını istediğimiz şeyi tam iki gözünün ortasından vurabilecek kelimeler veya sözleri edinmek için en iyi kaynak, en iyi yöntem veya belkide tek yol okumaktır. Ne kadar çok okuyan biriysek o kadar etkili yazılar yazabiliriz. Tabii ki bu bir yöntem ve birazdan aşağıda Tükçe çevirisini okuyacağınız şu arkadaşın sıraladığı 15 maddelik ip ucu gibi bir öneridir, asıl kuralı, asıl kendine has yöntemi siz belirleyeceksinizdir. Benim aşağıda sıralanmmış kurallara ekleyebileceğim veya katkıda bulunabileceğim bir şey varsa, o da samimyetdir, samimi ve satır aralarında espirili bir dil kullanırsanız eğer, okur o uzun kasfetli yazıdan korkmayacak, ondan keyif alacaktır, ve hoşuna giderse zaten bir sonraki yazıyı merakla bekleyecektir. Hata yapmaktan korkmayın, birileri yazdıklarınızı okuyorsa ancak sizin yazdığınız yazının biçimsel hatalarını bilebilir, okumazsa bunu bilemez, bu yüzden onları, hatalarınızı size bildiren okurlarınızı sevin.
iyi blog yazarı

İşte iyi bir olmak için 15 ; / 15 Fantabulous Tips to Better Writing

Yazının tamamını okuyun »

Bana göre: Nedir bu mim?

Kategori: Blog 09 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 7 Yorum »

Bloglarla ilgili okuyan, yazan biriyseniz hemen her blogda bu tarz mimleşme vakaları ile karşılaşmışınızdır. arasında bu denen olay kısaca, bir ın blogunda bir konuda yazdıktan sonra bu konuyu yorumlaması için başka bir ın blogunu hedef göstermesidir diyebiliriz. Bloggerlara göre değişen anlayışı tabiki var, birine göre bu sadece teknik açıdan bloguna backlink alarak arama motorları nezdinde faydalı olması, diğerine göreyse arkadaş kazanma, tanışma kaynaşma veya daha bir çok farklı yorum getirilebilir. İşte şu anda okuduğunuz bu konu üzerine bir , ben şimdi kendi anlayışımı, bana göre nedir onu yazmaya çalışacağım.
Dünkü yazımı bir alışveriş merkezinde yazdım, şu anda da Yeşilyurt da bir börekçideyim az önce kahvaltımı yaptım ve sigaramı tüttürürken bu yazıyı yazmaya çalışıyorum, yazımda hatalar olursa şimdiden affola, daha müsait bir zamanda bunları düzeltirim.
Bana göre tek kelime ile "kaynaşmadır". ve onların okurları arasında bir dönüşümü hedefler, bir blogun okurları o ile mimlenmiş ve mimlemiş ı da tanır bu sayede okurlar arası bir dönüşüm, çok verimli bir okurlar, yazarlar, arası kaynaşma oluşur. arası mimler ile birlikte tabiî ki nda dürtmüş oluruz fakat asıl amaç tabiki bu değildir, bu sadece faydalarından biri olabilir. Bir diğer durum, bloggerlar, arasındaki arkadaşlık ve dostluğun pekişmesi mimleyen blogun mimlediği blogun ının o konuda ne düşündüğünü merak etmesi ve sayesinde merakını gidermesidir. Toplumumuzun çoğu kesimi tarafından hala asosyalleştiren bir iletişim biçimidir, bunun yanlış hatalı bir kanı olduğunu belirginleştiren, altını çizen en etkili araçlardan biri de bloglardır. ile gelişen iş ilişkileri, verimli iş sohbetleri, ortaklıklar, arkadaşlıklar ve hatta evliliğe bile giden ilişkiler, toplumumuzun büyük kesiminin interneti öcü olarak görmesinin ne kadar hatalı bir düşünce olduğunu ziyadesiyle ortaya koyuyor.
Mim
Yazının tamamını okuyun »

Pcnet en iyi 33 blog olayı

Kategori: Blog, Medya 03 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 14 Yorum »

Bir iş veya bir hobi olsun, hayatta yaptığım her şeyin en iyisini yapmaya çalışmak benim prensibimdir. Hobi olarak yazıyorsunuz diye bunun en iyi olmasını istemek kötü bir şey değil, en iyi derken özen gösterip, ın beğenisine bir şeyler yapmaktan bahsediyorum. Satranç oynamak beni hobimdir, hobi olması satranç oynamamı önemsizleştirmiyor, aksine arkadaşlara yenilmemek için daha çok çalışıyorum, belki mesleki alanımdan çok her fırsatta satranç oynayıp alıştırma yapıyorum. da öyle, satranç oynamaktan daha kolay hatta, yapman gereken sadece canın istediğinde , ama iyi .
ın bir takım yerlerde sıralamaya konmasından hoşlanmayan biriyim, çünkü bu sıralamaları yapanlar bizim çok önem verdiğimiz bu hobimizden çok anlamayan, yazmanın ve okumanın zevkini almayan kişiler, bu kişiler yazsa da bir yazımda bahsettiğim gibi beyaz yazanlardır. Oysa blogosferin gerçek ı bildiğiniz gibi siyah blogculardır.
Pcnet En iyi 33 blog -otopsiraporu
ı en iyiden, kötüye sıralamayı yapan zihniyetleri esefle kınıyorum hiç tasvip etmiyorum, motive edici de olsa bu sıralamalar esasında ına hiç bir fayda sağlamaz, asıl amaç bir şeyler ve yazdıklarının ciddiye alındığını, okunduğunu görmek ise eğer, bu sırlamalarda bulunup o sıralamayı yapan kişi veya kişiler tarafından üst sıralarda olmanın bir anlamı yok. Ben sıralamada olmak için yazmıyorum ki? Sıralamaların anlamı yok yani, kısaca. İllaki bir sıralama olacaksa bu da sizin gibi sizin alanınızda yazan arasında olabilir, ama bu sıralamada öyle en iyiden kötüye değil daha farklı bir biçimde olmalı.
Blogculara bu sıralamalar hakkında bir uyarım var, arkadaşla bu tür sıralamalar sizin yani ın, ın potansiyelini kullanarak rant, para her neyse o şey onu kazanma amacı taşıyor, bun alet olmayın, o sıralamada olmamanız ya da o sıralamada sizi alt sıralara layık gördüler diye de üzülmeyin, burnunuzun dikine gidin, bildiğiniz yoldan şaşmayın, yazın abi, belki gün gelir sıralama yapan kuruma siz sıralarsınız kelimelerinizi yazdıklarınızla ve bu büyük etki eder [bknz]
Yazının tamamını okuyun »


Sayfalar:1234Sonraki »