‘Blog yazanlar’ olarak etiketlenmiş yazılar

Türk blog yazarları ilk toplantısı (Ankara)

Kategori: Blog 13 Nisan 2008 tarihinde tamkarisik yazdı. 7 Yorum »

Artık da Türk Yazarları toplantısına ev sahipliği yaptı. 12 Nisan saat 14:00'da 'da gerçekleşen ve akşam 18:00'i geçen zaman boyunca Ankaralı toplandık, kaynaştık, konuştuk, tartıştık ve mutlu sonla sağ salim bitirdik :) İşin enteresan tarafı 28 içinde tek bayan bendim..! Bazı bayan arkadaşlarımız, o kadar erkeğin arasında yalnız kalmaktan çekindiler galiba.

Yazının tamamını okuyun »

Her bedene uygun deli gömleği / dişisi

Kategori: Blog 15 Mart 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 7 Yorum »

Nisan 2007 tarihinde Volkan Albaz’ın blogunu ilk yazan sanırım benimdir, övünmek gibi olmasın ama benden onayı alan iş yapar :D Şaka tabi.
Onun yazmaya girişme hikayesi oldukça ilginç, belki çoğunun ki gibi beni görmesiyle omluş, bende belki bilmeden milyonlarca blogcuya örnek olmuşmuyum neyim kardeşim. Vay anasına yahu.

Meral Albaz
Her neyse, konu deli gömleği ile blogunda eşi ile yazan Volkan, eşine ayrı bir açmışlar ve Meral artık meralalbaz.com isimli blogunda yazacakmış. Zaten bir kadın ile bir erkeğin yazma tarzları çok farklı, kadın cicili bicili şeyler ister adam onlarla ilgilienmez vs. gibi, iyi olmuş böyle.

Yalnız bana sorsalardı şu öneride bulunurdum, keşke Blogger da yazmaya başlasaydın Meral.

Blog girdisi yazarken aklınızda bulunsun!

Kategori: Blog 29 Şubat 2008 tarihinde neoberg yazdı. 9 Yorum »

Bu benim .'da ilk yazım ve açıkçası nasıl başlayacağıma karar veremedim. İlk yazımla patlama yapmalıyım; yorumlanmalı, tartışılmalı dedim. Ama öyle bir konu bulamadım :)

Neyse ilk yazıma(başlıkla ilgili olmasa da) .'ya katılışımdan ve kendimden bahsederek başlayayım. Ben Burak… Mersinin Tarsus ilçesinde yaşayan, 16 yaşında bir lise öğrencisiyim. Grafik tasarım ve css+xhtml tasarımla epeyce haşır-neşirim son zamanlarda. Arada yazmaya da hevesim oldu, yazdım ama hep kendimde kaldı… Kendime açmaya üşendim diyelim. Daha sonra "Ya!" dedim, "İlla ben mi açacağım başkalarının ında da yazarım ufak tefek yazılarımı…" Sonra Bildirgeç'e üye oldum.

Bildirgeçte ilk birkaç yazımdan sonra amcaya yazı başlıklarımı yazıp aramaya başladım. "İyi bir blog yazarı olmak için ipuçları" başlıklı yazımın, .'da İyi bir blog yazarı olmak için ipuçları linkinde alıntılandığı gördüm. Yorumları okuduğumda ise epeyce güldüm.(bkz:o sayfadaki yorumlar ve benim sondaki yorumum)

Neyse Volkan abimle tanıştık, muhabbet ettik derken Volkan abi bana burada yazmayı teklif etti. Ben de seve seve yazacağımı söyledim. Hayırlısıyla da ilk yazımı yazıyorum.

hoşgeldin neoberg

Çok uzattım galiba artık başlıkla ilgili bir şeyler yazayım :)

Bu yazım da yine yazımın önceki bölümlerinde bahsettiğim yazımın konusuyla benzer nitelikte. Yine yazarlarına yönelik.
Yazının tamamını okuyun »

Bloglarda içeriği ön plana çıkartın

Kategori: Blog 28 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 7 Yorum »

Bir yazarıysanız eğer aynı zamanda siz okurusunuz da. Bende bir çok geziyorum, bloglara göz gezdirirken en çok sıkıntı çektiğim durum, içeriği arka plana itebilecek kadar çok olan ıvır zıvır. Bu ıvır zıvırlar, genelde ın yan menülerinde olan uzayıp giden şeyler olur veya daha farklı bir çok şey. Ben rss den veya bir arama vasıtası ile o içerik, o başlık için gelmişimdir o sayfaya ama sırf o içerik için gelmiş olmama rağmen bütün bu ıvır-zıvırla karşılaşmak zorunda bırakılmışımdır. Bu büyük bir hatadır, bloglarda okurun içeriğe ulaşması ya da başka bir deyim ile okurun konforu her zaman ön planda olmalıdır, okur rss akışından, bir arama sonucundan o başlığa geldiğinde var olan, okurun geldiği görmek istediği içeriği gölgede bırakacak kadar fazla ıvır zıvır olmamalıdır. Bu şekilde hem okuru yormamış ona konforlu bir seyahati sunmuş oluruz, hem de vb. gibi nın da gerçek içeriğinizi daha değerli kılar ve sonuçlarını görürsünüz.

icerik

Yazının tamamını okuyun »

Türk blog yazarları 6. toplantısı

Kategori: Blog 11 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 8 Yorum »

Türk Blog Yazarları'nın geleneksel olarak her ay gerçekleştirdiği toplantıların 6. olanı yine İstanbul 'de 'da gerçekleştirildi. Bu seferki toplantıda bir farklılık vardı o da bir önceki toplantıda hararetle konuşulan "nasıl içeriklerimizi sahiplenip bizden izinsiz başkalarının kullanmamasını sağlarız" a cevaben Tasdix diye ücretli bir sayısal tasdiklime servisi. Nahide Mutlu in naıl çalıştığını, faydalarını ve fikir hakları ve içeriklerini koruma konusunda bize çok faydalı bir sunum gerçekleştirdi.
Yazının tamamını okuyun »

Blogunuzun hayatınızdaki yeri? [mim]

Kategori: Blog 04 Aralık 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 4 Yorum »

Burada arkadaş yeni bir başlatmış ve bana kadar gelmiş . Bu yeni miminin konusu ve amacı şöyle; kendileri ında bir röportaj edasında blogu hakkında bir kaç maddelik sorulara yanıt veriyor. Ve sonra her mimde olduğu gibi pası başka birine yolluyor. Olay bu. Sorular şöyle;

  1. yazmaya ilk defa nasıl başladım?
  2. yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum?
  3. Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
  4. için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
  5. benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
  6. yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

Aslına bakılırsa ben daha önce benimle yapılan röportajlarda bunlara cevap vermiştim. Ve önümüzdeki ocak ayında bir derginin benimle yapacağı röportajda da bunlara benzer sorular olacaktır. Arkadaşları kırmamak adına yinede bu sorulara kısaca cevaplar verip başka bir arkadaşa pası göndereceğim.

  1. yazmaya 2005 yılında başladım, çok uzun hikaye zaten o zamanlar yaptığımız şeye delilik diyorlardı, şimdi herkes yapıyor.
  2. Evet bu blogda okurların çok fazla olması nedeni ile son dönemde belli bir çizgi oluştu ve okur kitlesini üzmemek adına yazarken düşündüğüm oluyor.
  3. İçimden geldiği gibi yazıyordum, fakat bunu yukarıda yazdığım gibi o çizgi münasebeti ile bırakıp başa bir kişisel blog açtım ve orada gerçekten içimden geldiği gibi Lanblog da yazıyorum.
  4. Evet her zamanki gibi uykumdan feragat ediyorum, başka hiç bir şeyden feragat etmiyorum.
  5. Aslında bakılırsa hem evet hem de hayır, Yani eğlencesini hiç kaybetmedi fakat sonuçta bir süre sonra sorumluluk hissi doğuyor insanda ve nin en bilinen ından birinde yazmakta çok hoş bir duygu. Ve bu projenin başından sonuna sizin başarınız olması, ın taktir etmesi üstüne para kazanmak, gerçekten harika bir duygu. Zorunluluk değil belki ama bir sorumluluk oluştuğu kesindir bende.
  6. yazmayı hiç bırakmayacağım, şu anda WordPress kullanarak yazı ile tutuyorum, belki bir kaç yıl yada bir zaman sonra , bizler çok daha farklı şekilde log larımızı tutacağız. Belki çok ufak aletlerle sesli olarak ımızı kaydedebileceğiz. Dolayısı ile yazmayı bırakmak diye bir şey yok. Daha önce denemiştim bırakayım demiştim ama şimdilerde iyi ki bırakmamışım diyorum. Çünkü inanılmaz derecede maddi ve manevi getirisi oldu. Kısaca mutluyum abi işte iyiki blogum var, ne yani akşam işten gelince internete girip okey, batak mı oynasaydım?

Beni mimlemiş arkadaşlar şöyle; Y4LCİN BLOG ve ogeweb.org. Benim milediğim da Sesebian ve Gürkan olsun.

Bloglar ile ilgili kitap tavsiyeleri

Kategori: Blog 13 Kasım 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 9 Yorum »

, , Second Life, Podcast, Videocast, Messenger, You Tube… Bunlar son birkaç yılda hayatımıza giren, girmekle de kalmayıp iletişim tarzımızı ciddi bir şekilde değiştiren kavramlar. Ortak noktaları ise bize net bir gerçeği ifade ediyor olmaları: 'İletişimde oyunun kuralı değişiyor.' , giderek sıkıcı hale gelen tek yönlü iletişim çağını kapattı. Artık, samimi, interaktif, şeffaf, kısacası ‘çıplak iletişim’ yapan şirketlerin ve markaların mesajları daha çok önemseniyor.

blog-kitaplari
Blog konferanslarının ve blogsal grupların ararında toplantılar düzenlediği, bir sektör haline gelmiş, çağımızın yeni araçlarından en etkilisi ve firmaların iletişim davranışlarını baştan sona değiştirdiği söylenen hakkında okuyabileceğimiz bir kaç tavsiyesinde bulunacağım. Pazarlamanın yeni silahlarından olarak kabul edilen günümüzde vazgeçilmez ve pazarlamada bir devrim olarak nitelendiriliyor, ayrıca şirketlerin insacıl, dinamik yüzlerini ortaya koyuyor. Müşteri ile daha samimi iletişimi sağlamanın yanı sıra düşük maliyetli bir aracı olması da cabası. Gelin birlikte yabancı kaynaklardan Türkçe ye çevrilmiş ve Türk yazarlarımızı yazdığı bir kaç kitaba göz atalım.

Çıplak Sohbetler Kitabı

İlk kitabımız 'İletişimin çıplak devrimi' başlıklı yazım ile tanıttığım ve Abd de iş kitapları sıralamasında uzun bir süre liste başı kalan Robert Scoble ve Shel Israel’in yazdığı Çıplak Sohbetler.

# kurumların hedef kitleleriyle iletişim davranışlarını nasıl baştan sona değiştiriyor? # Son zamanlarda "" sözcüğü sıkça duyulur oldu."İnternet günceleri" sanal dünyayla haşır neşir olanların uğrak yerlerinden biri haline geldi. İş dünyası bu büyük değişimin dışında kalamazdı, kalmadı da… # Microsoft'tan IBM'e GM'den küçük ölçekli şirketlere artık kurumlar da kendilerine ediniyorlar. # Microsoft'a "insan yüzü" kazandırmasıyla meşhur çu Robert Scoble ile Shel Israel'in bir bir iddiası var: Blogsuz Şirket Kalmayacak! Bil Gates'in Robert Scoble Hakkındaki Sözleri: "İnsanların buradaki hakkında bir fikir edinmesine olanak tanıyorsun. Onlarla ilişki kutuyorsun. İnsanlar kendilerini bir parçamız gibi hissediyorlar. Belki ürünlerimizi nasıl iyileştirebileceğimizi de bize söylerler." (Tanıtım Bülteninden)

Müşteri Size 'Blok' Yapmadan, Siz Ona '' Yapın.

İkinci kitabımız Blogla Pazarlama Pazarlamanın Yeni Silahı isimli Erkan Akar Tiem Yayıncılık dan çıkan kitabı.

Satış ve pazarlamanın yeni silahı olan dünyasının bir ürünü. E-ticaret ve alanında yayınları olan Erkan Akar yeni kitabıyla Blogla pazarlamayı anlaşılır bir dille bizlere anlatıyor. Batıda iş dünyası ve pazarlamacıların yeni gözdesi haline gelen alanında adeta bir devrim yaratıyor. Web sitelerinin bir türü olan internetin en dinamik yüzü. Kişisel, politik, turistik, eğitsel vb amaçlarla her alanda güçlü bir iletişim ortamı sağlıyor. alanında ise yeni bir silah olarak karşımıza çıkıyor. Blogla , işletmelerin müşterileriyle karşılıklı konuşma formatında gerçekleştirdikleri düşük maliyetli ve etkili bir satış tekniğidir. Bu yolla etkili geri bildirim alınabilmekte ve müşteriyle sorunsuz iletişim kurulabilmektedir. O halde işletmeler hiç vakit kaybetmeden bir Bloga sahip olmalıdırlar. Bu işletmelerin neden ve nasıl 'Blogla ' yapmalarını gerektiğini kapsamlı bir şekilde sunmaktadır.Müşterilerine daha şeffaf ve daha gerçekci görünmek isteyen tüm işletmeler için… (Tanıtım Yazısından)

Sanal Ortam Günlükleriyle Çağı İletişiminde Yeni Düzen

Ve üçüncü, zamanımın yetersiz olmasından dolayı inceleyemediğim için son olan Ceyda Aydede nin Hayat Yayınlarından çıkan kitabı Blog çağı.

Siz kimsiniz? Dünyanın bunu bilmesini ister misiniz? Ne Satarsınız? Daha fazla, çok daha fazla satmak istermisiniz? Tüm bunları sayesinde yapabilirsiniz. yoluyla hem dünyaya bağlanabilir hem de hiç tanımadığınız insanlara ve mekânlara ulaşabilir, şirketlere ve pazarlara adınızı duyurabilirsiniz. Dünyada yaklaşık 35 milyon çalışan her gün ı ziyaret ediyor ve 3,5 saatini bloglarla geçiriyor. Yani günde en az 40 dakikalarını ziyaretlerine ayırıyorlar. Şimdi iş dünyası çuluğun gücünü görmekte ve kontrol altında tutup yönetmeye çalışmaktadır. Gerçek liderler için sanal günlük tutmak bir zorunluluktur. Aynı şeyi siz de şirketiniz için yapmalısınız. Pazarlamanın Çağı ile nedir, etkin biçimde nasıl kullanılabilir, pazarlamada bloglardan nasıl faydalanılabilir gibi sorularınız cevap buluyor. (Tanıtım Bülteninden)

Konu ile alakalı aklımda olan ama zaman yetmediği için yazamadığım diğer kitapları ilerki günlerde bir başka yazımda yazacağım şimdilik hoşçakalın.

Blog Konferansı ‘07

Kategori: Blog 05 Kasım 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 1 Yorum »

Microsoft Türkiye ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek olan Blog Konferansı ‘07 organizasyonu 6 Kasım 2007 Pazartesi tarihinde Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryumunda gerçekleştirilecek.
Türk blog yazarları ve Blograzzi de orada olacaklar. Ulaşım ve diğer tüm bilgiler için [via]

T-shirt zaferi!

Kategori: Blog 15 Ağustos 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 14 Yorum »


özgür alaz - volkan yılmaz
Blogyazarları'nın ilk toplantısında Özgür Alaz'ın üzerindeki e göz koymuştum. İlk toplantıya katılamamıştım çünkü aynı gün 07-07-07 de düğünüm vardı, ikinci toplantıya geçtiğimiz cumartesi günü eşimle beraber katıldık, Özgür'de geldi :) eli boş gelmemiş, ü bana verirken annesinin yıkadığını ve baskısında azıcık bir zedelenme olduğunu söyledi. Özgür'e çok teşeklür ediyorum, tatlı, güzel bir anı olarak saklayacağım.

Türk Blog Yazarları'nın geleneksel hale getirmeyi düşündüğü bu toplantılar gerçekten verimli oluyor. Orada sahneye çıkıp konuşma yapmak hiç aklımda yokken bir anda kendimi sahnede buldum. Hazırlıksız olduğum için heyecanlı bir şekilde meramımı anlatmak için çırpındım, sağolsun arkadaşlar pür dikkat dinlediler beni ama sahneden inince ve videoları izleyince ne kadar kötü bir konuşmacı olduğumu gördüm.
yazarları'nın bu ikinci toplantısı ile ilgili Lanblog'da detaylıca (Lanblogca) yazdım oradan devam edebilirsiniz.
Yazının tamamını okuyun »

Özgür Alaz o t-shirt benim :)

Kategori: Blog 09 Ağustos 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 8 Yorum »

Ozgur Alaz t-short e goz koymaca07-07-07 tarihinde 1.Türk blog yazarları İstanbul toplantısı gerçekleşmişti ve ben o gün evlenmiştim :) Toplantıda olamadım. Şimdi önümüzdeki cumartesi 11 ağustos 2007 de 2.Türk yazarları İstanbul toplantısı Taksimde olacak. Ben bu toplantıya katılıyorum ama çok fazla kalamayacağım. Şuradan görebildiğim kadarı ile kesin geleceğim diyen pek fazla kişi yok. Ama o formu doldurmayanda çok kişi olduğunu varsayarsak ve bir aksilik olmazsa gelirim diyenlerle birlikte, aşağı yukarı 20 - 30 kişi gelir.
İlk toplantıdan sonra Özgür'ün (marketallica) üzerindeki üne göz koymuştum ve bana o bir sonraki toplantıda sana vereceğim sözünü vermişti. Özgür aklına sırf o için toplantıya katılıyorum diye bir şey gelmesin sadece buradan hatırlatıyorum getir abi yanında o ü.
Yazının tamamını okuyun »


Sayfalar:12Sonraki »