‘Blog Soruları’ olarak etiketlenmiş içerik

Blogcular neden blog yazmayı bırakır?

12 Mayıs 2008 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, 9 adet yorum yapıldı. »

yazarları genelde iki şekilde yazmayı bırakabiliyor;

  1. Yazmayı bırakır, belki son bir yazı yazıp okuyucuyu bilgilendirir, blogu silmez.
  2. Blogunu komple silip kapatır.

Peki ?
Bunca yıllık yazarlığı serüvenimde çok çeşitli, farklı tanımlarına ve yazarları ile karşılaştım, bu serüvende bir kaç defa ben de ümitsizliğe kapılıp bu blogu kendime zarar veriyor diye kapatmayı düşünmüştüm. " ını kapatır?" veya " yazmayı bırakır?" sorusuna onlarca cevap yazılabilir, şimdi bunları bu kısacık zamanda, bir postu ile aklımdaki cevapları şimdi buraya yazmaya çalışacağım.

I Don't Care About Your #@$! Blog

(more…)

Blogunuzun hayatınızdaki yeri? [mim]

04 Aralık 2007 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, 4 adet yorum yapıldı. »

Burada arkadaş yeni bir başlatmış ve bana kadar gelmiş . Bu yeni miminin konusu ve amacı şöyle; kendileri ında bir röportaj edasında blogu hakkında bir kaç maddelik sorulara yanıt veriyor. Ve sonra her mimde olduğu gibi pası başka birine yolluyor. Olay bu. Sorular şöyle;

  1. yazmaya ilk defa nasıl başladım?
  2. yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum?
  3. Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
  4. yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
  5. yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
  6. yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

Aslına bakılırsa ben daha önce benimle yapılan röportajlarda bunlara cevap vermiştim. Ve önümüzdeki ocak ayında bir derginin benimle yapacağı röportajda da bunlara benzer sorular olacaktır. Arkadaşları kırmamak adına yinede bu sorulara kısaca cevaplar verip başka bir arkadaşa pası göndereceğim.

  1. yazmaya 2005 yılında başladım, çok uzun hikaye zaten o zamanlar yaptığımız şeye delilik diyorlardı, şimdi herkes yapıyor.
  2. Evet bu blogda okurların çok fazla olması nedeni ile son dönemde belli bir çizgi oluştu ve okur kitlesini üzmemek adına yazarken düşündüğüm oluyor.
  3. İçimden geldiği gibi yazıyordum, fakat bunu yukarıda yazdığım gibi o çizgi münasebeti ile bırakıp başa bir kişisel blog açtım ve orada gerçekten içimden geldiği gibi Lanblog da yazıyorum.
  4. Evet her zamanki gibi uykumdan feragat ediyorum, başka hiç bir şeyden feragat etmiyorum.
  5. Aslında bakılırsa hem evet hem de hayır, Yani eğlencesini hiç kaybetmedi fakat sonuçta bir süre sonra sorumluluk hissi doğuyor insanda ve Türkiye nin en bilinen ından birinde yazmakta çok hoş bir duygu. Ve bu projenin başından sonuna sizin başarınız olması, ın taktir etmesi üstüne para kazanmak, gerçekten harika bir duygu. Zorunluluk değil belki ama bir sorumluluk oluştuğu kesindir bende.
  6. yazmayı hiç bırakmayacağım, şu anda WordPress kullanarak yazı ile tutuyorum, belki bir kaç yıl yada bir zaman sonra , bizler çok daha farklı şekilde log larımızı tutacağız. Belki çok ufak aletlerle sesli olarak ımızı kaydedebileceğiz. Dolayısı ile yazmayı bırakmak diye bir şey yok. Daha önce denemiştim bırakayım demiştim ama şimdilerde iyi ki bırakmamışım diyorum. Çünkü inanılmaz derecede maddi ve manevi getirisi oldu. Kısaca mutluyum abi işte iyiki blogum var, ne yani akşam işten gelince internete girip okey, batak mı oynasaydım?

Beni mimlemiş arkadaşlar şöyle; Y4LCİN BLOG ve ogeweb.org. Benim milediğim da Sesebian ve Gürkan olsun.

Blogcular en sevdiğiniz renk nedir?

18 Temmuz 2007 tarihinde, Geyik kategorisinde wolkanca yazdı, 9 adet yorum yapıldı. »

Benim internette en sevdiğim en çok kullanmak istediğim { #333 }, sizin en sevdiğiniz nedir?

Beyaz blogcu ve Siyah blogcu

13 Temmuz 2007 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, 23 adet yorum yapıldı. »

Ben tatildeyken blogosferin iyice karıştığını özellikle Blograzzi hakkında bir takım tartışmaların ( # # # # # ) bir çok blogda yazıldığını ve yorumlandığını gördüm, tüm bunları detaylıca inceleyip aslında ın iki ana kategoride olabilecekleri kanısına vardım. Bu benim yorumum, konuya yaklaşımım dır ve tekrar tekrar iyiki blogum var diyorum fikirlerimi yazabileceğim özgür bir medyam var.
Bana göre iki ayrı ana kategoride değerlendirilmelidirler, bunlar tıpkı Beyaz Türk - Siyah Türk geyiğindeki gibi Beyaz ve Siyah olmalı.

Şimdi beyaz ile siyah arasındaki farklara bakalım;
Beyaz : Bu genellikle işleri gereği internetle çok haşırneşirdirler ve php, css vs. gibi kodlama, tasarım konularına hakimdirler, beyaz büyük komüniteler de (bildirgec, zoque vs.) yer alırlar ve orada bir çevre sahibidirler, teknolojilerini ve gündemi sıkı takip halindedirler, beyaz birbirleri ile dayanışma içindedirler, hemen her yerde onlara rastlayabiliriz, ında diğer tüm ın işine yarayabilecek bilgilere rastlayabiliriz, referans yazılar ve yeni icadları ile karşılaşabiliriz. Siyah blogculara göre daha çok şanslılardır hatta çoğu yazarak para kazanmaktadırlar ve akıllarında hep bir proje vardır, artık onlar için yazmak bir iş gibidir.

Siyah : Bu arkadaşlarımız bana göre gerçek blogculardır. yazmak onlar için not almak gibidir, genellikle kendi hobileri (el işi, takılar, yemek, çizgi film, sinema, seyehat) veya kendi meslek alanlarında yazarlar, kodlama ( php, css vs. ) umurlarında değildir anlamazlar, baskın olarak ana konularında yazarlar ara sıra sürprizler yapıp farklı konularada değinirler yazılarında, her yerde rastlayamazsınız onlara büyük komünitelerde yokturlar, fazla tanınmazlar internette, genelde gerçek hayatta çok farklı işlerle meşguldürler, beyaz blogculara göre arka planda kalırlar ama içlerinden iyileri bir şekilde keşfedilip televizyona veya gazetede röportaj verebilmeye kadar yükselebilir, buna örnek Eda Suner hanımı verebiliriz.
(more…)