‘Blog Çılgınlığı’ olarak etiketlenmiş içerik

İyi bir blog yazarı olmak için ipuçları

18 Şubat 2008 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, 29 adet yorum yapıldı. »

Bloglar hızla gelişiyor, buna dünyada / deniyor. Okurlar, yazarlarına gün geçtikçe veya gazetedeki bir köşe ı ile aynı gözle bakıyor, örneğin benim ve arkadaşlarımın yazdığı bu blogu yüze yakın okurum bir gibi gördüklerini belirtiyorlar. veya, genel anlamda okurlara yönelik yazmanın tabiki belli prensipleri var, öncelikle için çok iyi bir okur olmamız şart, yazarken kullanabileceğimiz, deyim yerindeyse okurun anlamasını istediğimiz şeyi tam iki gözünün ortasından vurabilecek kelimeler veya sözleri edinmek için en iyi kaynak, en iyi yöntem veya belkide tek yol okumaktır. Ne kadar çok okuyan biriysek o kadar etkili yazılar yazabiliriz. Tabii ki bu bir yöntem ve birazdan aşağıda Tükçe çevirisini okuyacağınız şu arkadaşın sıraladığı 15 maddelik ip ucu gibi bir öneridir, asıl kuralı, asıl kendine has yöntemi siz belirleyeceksinizdir. Benim aşağıda sıralanmmış kurallara ekleyebileceğim veya katkıda bulunabileceğim bir şey varsa, o da samimyetdir, samimi ve satır aralarında espirili bir dil kullanırsanız eğer, okur o uzun kasfetli yazıdan korkmayacak, ondan keyif alacaktır, ve hoşuna giderse zaten bir sonraki yazıyı merakla bekleyecektir. Hata yapmaktan korkmayın, birileri yazdıklarınızı okuyorsa ancak sizin yazdığınız yazının biçimsel hatalarını bilebilir, okumazsa bunu bilemez, bu yüzden onları, hatalarınızı size bildiren okurlarınızı sevin.
iyi blog yazarı

İşte iyi bir olmak için 15 ipucu; / 15 Fantabulous Tips to Better Writing

(more…)

Bana göre: Nedir bu mim?

09 Şubat 2008 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, 7 adet yorum yapıldı. »

Bloglarla ilgili okuyan, yazan biriyseniz hemen her blogda bu tarz mimleşme vakaları ile karşılaşmışınızdır. Bloglar arasında bu denen olay kısaca, bir ın blogunda bir konuda yazdıktan sonra bu konuyu yorumlaması için başka bir ın blogunu hedef göstermesidir diyebiliriz. Bloggerlara göre değişen anlayışı tabiki var, birine göre bu sadece teknik açıdan bloguna backlink alarak arama motorları nezdinde faydalı olması, diğerine göreyse arkadaş kazanma, tanışma kaynaşma veya daha bir çok farklı yorum getirilebilir. İşte şu anda okuduğunuz bu konu üzerine bir , ben şimdi kendi anlayışımı, bana göre nedir onu yazmaya çalışacağım.
Dünkü yazımı bir alışveriş merkezinde yazdım, şu anda da Yeşilyurt da bir börekçideyim az önce kahvaltımı yaptım ve sigaramı tüttürürken bu yazıyı yazmaya çalışıyorum, yazımda hatalar olursa şimdiden affola, daha müsait bir zamanda bunları düzeltirim.
Bana göre tek kelime ile "kaynaşmadır". Bloglar ve onların okurları arasında bir dönüşümü hedefler, bir blogun okurları o ile mimlenmiş ve mimlemiş blogları da tanır bu sayede okurlar arası bir dönüşüm, çok verimli bir okurlar, yazarlar, bloglar arası kaynaşma oluşur. Bloglar arası mimler ile birlikte tabiî ki arama motorlarında dürtmüş oluruz fakat asıl amaç tabiki bu değildir, bu sadece faydalarından biri olabilir. Bir diğer durum, bloggerlar, arasındaki arkadaşlık ve dostluğun pekişmesi mimleyen blogun mimlediği blogun ının o konuda ne düşündüğünü merak etmesi ve sayesinde merakını gidermesidir. Toplumumuzun çoğu kesimi tarafından hala asosyalleştiren bir iletişim biçimidir, bunun yanlış hatalı bir kanı olduğunu belirginleştiren, altını çizen en etkili araçlardan biri de bloglardır. Bloglar ile gelişen iş ilişkileri, verimli iş sohbetleri, ortaklıklar, arkadaşlıklar ve hatta evliliğe bile giden ilişkiler, toplumumuzun büyük kesiminin interneti öcü olarak görmesinin ne kadar hatalı bir düşünce olduğunu ziyadesiyle ortaya koyuyor.
Mim
(more…)

Pcnet en iyi 33 blog olayı

03 Şubat 2008 tarihinde, Blog, Medya kategorisinde wolkanca yazdı, 14 adet yorum yapıldı. »

Bir iş veya bir hobi olsun, hayatta yaptığım her şeyin en iyisini yapmaya çalışmak benim prensibimdir. Hobi olarak yazıyorsunuz diye bunun en iyi olmasını istemek kötü bir şey değil, en iyi derken özen gösterip, ın beğenisine bir şeyler yapmaktan bahsediyorum. Satranç oynamak beni hobimdir, hobi olması satranç oynamamı önemsizleştirmiyor, aksine arkadaşlara yenilmemek için daha çok çalışıyorum, belki mesleki alanımdan çok her fırsatta satranç oynayıp alıştırma yapıyorum. da öyle, satranç oynamaktan daha kolay hatta, yapman gereken sadece canın istediğinde , ama iyi .
Blogların bir takım yerlerde sıralamaya konmasından hoşlanmayan biriyim, çünkü bu sıralamaları yapanlar bizim çok önem verdiğimiz bu hobimizden çok anlamayan, yazmanın ve okumanın zevkini almayan kişiler, bu kişiler yazsa da bir yazımda bahsettiğim gibi beyaz yazanlardır. Oysa blogosferin gerçek ı bildiğiniz gibi siyah blogculardır.
Pcnet En iyi 33 blog -otopsiraporu
Blogları en iyiden, kötüye sıralamayı yapan zihniyetleri esefle kınıyorum hiç tasvip etmiyorum, motive edici de olsa bu sıralamalar esasında ına hiç bir fayda sağlamaz, asıl amaç bir şeyler ve yazdıklarının ciddiye alındığını, okunduğunu görmek ise eğer, bu sırlamalarda bulunup o sıralamayı yapan kişi veya kişiler tarafından üst sıralarda olmanın bir anlamı yok. Ben sıralamada olmak için yazmıyorum ki? Sıralamaların anlamı yok yani, kısaca. İllaki bir sıralama olacaksa bu da sizin gibi sizin alanınızda yazan arasında olabilir, ama bu sıralamada öyle en iyiden kötüye değil daha farklı bir biçimde olmalı.
Blogculara bu sıralamalar hakkında bir uyarım var, arkadaşla bu tür sıralamalar sizin yani ın, blogların potansiyelini kullanarak rant, para her neyse o şey onu kazanma amacı taşıyor, bun alet olmayın, o sıralamada olmamanız ya da o sıralamada sizi alt sıralara layık gördüler diye de üzülmeyin, burnunuzun dikine gidin, bildiğiniz yoldan şaşmayın, yazın abi, belki gün gelir sıralama yapan kuruma siz sıralarsınız kelimelerinizi yazdıklarınızla ve bu büyük etki eder [bknz]
(more…)

Siz başka bir “Just Another WordPress Blog” musunuz?

02 Şubat 2008 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, kimse yorum yapmadı. »

Bu konuyu geçen gün blogherald.com da arkadaş yazmış bende Türkçe içerik yaratmak babında bir değineyim dedim.
Bildiğimiz gibi dünyada milyonlarca var ve bunların kendi sunucusunda yayın yapanlarının tamamına yakını . .org dan i indirip kurduğunda veya hosting firmasında kolay kurulum ile kurduğunda, kurulum sırasında title ( başlığı // ve wolkanca ) ve tagline ( Slogan // işim gücüm ! ) kısımları sorulur, bu değerlerden tagline çoğu tarafından değiştirilmez öylece geçilir veyahut kendisi kurmadığı için blogu o hep default olan "Just Another " kalır. Bunun Türkiye tarafından Türkçeye çevrilmişi "Bir başka WordPress blogu" dur.
Durumu daha iyi anlayabilmemiz için Just Another WordPress Blog diye da bir arama yapalım. Sonuçlarda göreceğiniz gibi çok fazla sayıda bu tagline a sahip var. Bu sonuçlar geçtiğimiz yıllarda daha çoktu çünkü yani acemi bloggerlar bu tagline ların nasıl değişeceğini bilmiyorlardı, şimdi çünkü ben gibi lara hitaben içerik üreten bloglar ve forumlar var. Bazı temalarında bu tagline lar görünmeyebiliyor ve bu tagline ı değiştirmeye gerek duymuyor fakat blogun kaynağına baktığınızda meta değerlerinde description olarak <? bloginfo('description'); ?> diye yer alıyor ve arama motorlarındaki sonuçlarda binlerce "Just Another " ile karşılaşıyoruz.
Slogan - Tagline
(more…)

Blogunuz hangi kitleye hitap ediyor

10 Ocak 2008 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, 12 adet yorum yapıldı. »

The Blog Readability TestYo hayır, bu sefer küre üzerine ahkam kesmeyeceğim. Yine bir oyuncağı gördüm onu bildirip gideceğim. "The Blog Readability Test" Bu site blogunuzun hangi okur kitlesine hitap ettiğini
tahmin ediyor, pek başarılı olduğunu söyleyemem çünkü .wolkanca.com içi kolejlilere hitap ettiğini belirtti.

Blogunuzun hayatınızdaki yeri? [mim]

04 Aralık 2007 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, 4 adet yorum yapıldı. »

Burada arkadaş yeni bir başlatmış ve bana kadar gelmiş . Bu yeni miminin konusu ve amacı şöyle; kendileri bloglarında bir röportaj edasında blogu hakkında bir kaç maddelik sorulara yanıt veriyor. Ve sonra her mimde olduğu gibi pası başka birine yolluyor. Olay bu. Sorular şöyle;

  1. yazmaya ilk defa nasıl başladım?
  2. yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum?
  3. Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
  4. için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
  5. benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
  6. yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

Aslına bakılırsa ben daha önce benimle yapılan röportajlarda bunlara cevap vermiştim. Ve önümüzdeki ocak ayında bir derginin benimle yapacağı röportajda da bunlara benzer sorular olacaktır. Arkadaşları kırmamak adına yinede bu sorulara kısaca cevaplar verip başka bir arkadaşa pası göndereceğim.

  1. yazmaya 2005 yılında başladım, çok uzun hikaye zaten o zamanlar yaptığımız şeye delilik diyorlardı, şimdi herkes yapıyor.
  2. Evet bu blogda okurların çok fazla olması nedeni ile son dönemde belli bir çizgi oluştu ve okur kitlesini üzmemek adına yazarken düşündüğüm oluyor.
  3. İçimden geldiği gibi yazıyordum, fakat bunu yukarıda yazdığım gibi o çizgi münasebeti ile bırakıp başa bir kişisel blog açtım ve orada gerçekten içimden geldiği gibi Lanblog da yazıyorum.
  4. Evet her zamanki gibi uykumdan feragat ediyorum, başka hiç bir şeyden feragat etmiyorum.
  5. Aslında bakılırsa hem evet hem de hayır, Yani eğlencesini hiç kaybetmedi fakat sonuçta bir süre sonra sorumluluk hissi doğuyor insanda ve Türkiye nin en bilinen bloglarından birinde yazmakta çok hoş bir duygu. Ve bu projenin başından sonuna sizin başarınız olması, ın taktir etmesi üstüne para kazanmak, gerçekten harika bir duygu. Zorunluluk değil belki ama bir sorumluluk oluştuğu kesindir bende.
  6. yazmayı hiç bırakmayacağım, şu anda WordPress kullanarak yazı ile tutuyorum, belki bir kaç yıl yada bir zaman sonra , bizler çok daha farklı şekilde log larımızı tutacağız. Belki çok ufak aletlerle sesli olarak bloglarımızı kaydedebileceğiz. Dolayısı ile yazmayı bırakmak diye bir şey yok. Daha önce denemiştim bırakayım demiştim ama şimdilerde iyi ki bırakmamışım diyorum. Çünkü inanılmaz derecede maddi ve manevi getirisi oldu. Kısaca mutluyum abi işte iyiki blogum var, ne yani akşam işten gelince internete girip okey, batak mı oynasaydım?

Beni mimlemiş arkadaşlar şöyle; Y4LCİN BLOG ve ogeweb.org. Benim milediğim da Sesebian ve Gürkan olsun.

Blog yazılarınıza Facebook da paylaş linki ekleyin

25 Kasım 2007 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, 8 adet yorum yapıldı. »

çılgınlığına dahil olduysanız ve bir blogunuz varsa bu konu tam size göre. Bildiğimiz gibi bir çok sosyal imleme sitesi mevcut (bknz: sosyal imleme siteleri ). un da beğenilen yazı ve içerikleri arkadaşlarınızla paylaşabilme imkanı sunan bir şeysi mevcut. Bu özelliği çok basit bir şekilde blogunuza entegre edebilirsiniz. Bu yazıyı benim bloguma gelip okuyorsanız eğer, yazının en sonunda alt kısımda da Paylaş diye bir link göreceksiniz. İşte o linki blogunuza uygulamak için öncelikle Facebook Share Partners sayfasına gidiyoruz o sayfada gördüğünüz 3 çeşit link şeklinden beğendiğimizi kopyalıyoruz ve blogumuzun şablonuna ekliyoruz. kullanıyorsanız temanızın tekilyazi (single) kısmına herhangi bir yerine, kullanıyorsak yine post kısmında herhangib ir yerine koymamız kafi. Tabiki bunu dilediğimizce özelleştirebilirizde ya da belkide eklentisi bile çıkmıştır Wp de ama benim haberim yok. Neyse geçerken yazıp gideyim dedim, iyi eğlenceler.
(more…)

Facebook’a girin blogunuzun ziyaretçisi artsın

21 Kasım 2007 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, 13 adet yorum yapıldı. »

Internette gezinirken bazı Analytics görüntülerine rastladım, ekran görüntülerinde Facebook‘da bloglara gelen ziyaretçinin yüksek olduğunu gösteren rakamlar mevcuttu. Örnekler vermek gerekirse şu ekran görüntülerini inceleyebilirsiniz; Referring Sites of Tamar Weinberg and Referring Sites of Mikemindel
Analizlerime göre, Facebook trafiği için büyük bir kaynak. Yani ekran görüntülerinden yola çıkarak analiz yaptım ve bunu kendimce onaylamış oldum. Ve bunu ticari olarak kullanma fikride fena fikir gelmedi bana doğrusu :)

Facebook T-shirt

Facebook da okurlarınızı bulun ve onları arkadaş olarak ekleyin, dahası olabildiğince geniş bir network oluşturun, ne kadar büyük bir sosyal ağ sahibi olursanız o kadar çok trafik ve o kadar çok ziyaret edilen bir sahibi olabilirsiniz. Bunu deneyin ve görün.

Bu bir zincir, sizin ne kadar çok arkadaşınız olursa arkadaşlarınızın da arkadaşları olacak ve arkadaşlarınızın arkadaşları da sizin blogunuza ister istemez gelecektir :) Müthiş bir fikir değilmi?

Matt done WordPress style

Peki blogunuz ile Facebook arasında bağ oluşturmak için neler kullanmalısınız?
Bunun için bir çok Facebook uygulaması var, örneğin bir WordPress eklentisi ile veya diğer Facebook uygulamaları, bunda tamamen özgürsünüz ve gün güne bu uygulamaların sayısı artıyor.

Bloglar ile ilgili kitap tavsiyeleri

13 Kasım 2007 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, 9 adet yorum yapıldı. »

, , Second Life, Podcast, Videocast, Messenger, You Tube… Bunlar son birkaç yılda hayatımıza giren, girmekle de kalmayıp iletişim tarzımızı ciddi bir şekilde değiştiren kavramlar. Ortak noktaları ise bize net bir gerçeği ifade ediyor olmaları: 'İletişimde oyunun kuralı değişiyor.' Bloglar, giderek sıkıcı hale gelen tek yönlü iletişim çağını kapattı. Artık, samimi, interaktif, şeffaf, kısacası ‘çıplak iletişim’ yapan şirketlerin ve markaların mesajları daha çok önemseniyor.

blog-kitaplari
Blog konferanslarının ve blogsal grupların ararında toplantılar düzenlediği, bir sektör haline gelmiş, çağımızın yeni araçlarından en etkilisi ve firmaların iletişim davranışlarını baştan sona değiştirdiği söylenen bloglar hakkında okuyabileceğimiz bir kaç tavsiyesinde bulunacağım. Pazarlamanın yeni silahlarından olarak kabul edilen bloglar günümüzde vazgeçilmez ve pazarlamada bir devrim olarak nitelendiriliyor, ayrıca şirketlerin insacıl, dinamik yüzlerini ortaya koyuyor. Müşteri ile daha samimi iletişimi sağlamanın yanı sıra düşük maliyetli bir aracı olması da cabası. Gelin birlikte yabancı kaynaklardan Türkçe ye çevrilmiş ve Türk yazarlarımızı yazdığı bir kaç kitaba göz atalım.

Çıplak Sohbetler Kitabı

İlk kitabımız 'İletişimin çıplak devrimi' başlıklı yazım ile tanıttığım ve Abd de iş kitapları sıralamasında uzun bir süre liste başı kalan Robert Scoble ve Shel Israel’in yazdığı Çıplak Sohbetler.

# Bloglar kurumların hedef kitleleriyle iletişim davranışlarını nasıl baştan sona değiştiriyor? # Son zamanlarda "" sözcüğü sıkça duyulur oldu."İnternet günceleri" sanal dünyayla haşır neşir olanların uğrak yerlerinden biri haline geldi. İş dünyası bu büyük değişimin dışında kalamazdı, kalmadı da… # Microsoft'tan IBM'e GM'den küçük ölçekli şirketlere artık kurumlar da kendilerine ediniyorlar. # Microsoft'a "insan yüzü" kazandırmasıyla meşhur çu Robert Scoble ile Shel Israel'in bir bir iddiası var: Blogsuz Şirket Kalmayacak! Bil Gates'in Robert Scoble Hakkındaki Sözleri: "İnsanların buradaki hakkında bir fikir edinmesine olanak tanıyorsun. Onlarla ilişki kutuyorsun. İnsanlar kendilerini bir parçamız gibi hissediyorlar. Belki ürünlerimizi nasıl iyileştirebileceğimizi de bize söylerler." (Tanıtım Bülteninden)

Müşteri Size 'Blok' Yapmadan, Siz Ona '' Yapın.

İkinci kitabımız Blogla Pazarlama Pazarlamanın Yeni Silahı isimli Erkan Akar Tiem Yayıncılık dan çıkan kitabı.

Satış ve pazarlamanın yeni silahı olan dünyasının bir ürünü. E-ticaret ve alanında yayınları olan Erkan Akar yeni kitabıyla Blogla pazarlamayı anlaşılır bir dille bizlere anlatıyor. Batıda iş dünyası ve pazarlamacıların yeni gözdesi haline gelen Bloglar alanında adeta bir devrim yaratıyor. Web sitelerinin bir türü olan internetin en dinamik yüzü. Kişisel, politik, turistik, eğitsel vb amaçlarla bloglar her alanda güçlü bir iletişim ortamı sağlıyor. alanında ise yeni bir silah olarak karşımıza çıkıyor. Blogla , işletmelerin müşterileriyle karşılıklı konuşma formatında gerçekleştirdikleri düşük maliyetli ve etkili bir satış tekniğidir. Bu yolla etkili geri bildirim alınabilmekte ve müşteriyle sorunsuz iletişim kurulabilmektedir. O halde işletmeler hiç vakit kaybetmeden bir Bloga sahip olmalıdırlar. Bu işletmelerin neden ve nasıl 'Blogla ' yapmalarını gerektiğini kapsamlı bir şekilde sunmaktadır.Müşterilerine daha şeffaf ve daha gerçekci görünmek isteyen tüm işletmeler için… (Tanıtım Yazısından)

Sanal Ortam Günlükleriyle Çağı İletişiminde Yeni Düzen

Ve üçüncü, zamanımın yetersiz olmasından dolayı inceleyemediğim için son olan Ceyda Aydede nin Hayat Yayınlarından çıkan kitabı Blog çağı.

Siz kimsiniz? Dünyanın bunu bilmesini ister misiniz? Ne Satarsınız? Daha fazla, çok daha fazla satmak istermisiniz? Tüm bunları bloglar sayesinde yapabilirsiniz. yoluyla hem dünyaya bağlanabilir hem de hiç tanımadığınız insanlara ve mekânlara ulaşabilir, şirketlere ve pazarlara adınızı duyurabilirsiniz. Dünyada yaklaşık 35 milyon çalışan her gün blogları ziyaret ediyor ve 3,5 saatini bloglarla geçiriyor. Yani günde en az 40 dakikalarını ziyaretlerine ayırıyorlar. Şimdi iş dünyası çuluğun gücünü görmekte ve kontrol altında tutup yönetmeye çalışmaktadır. Gerçek liderler için sanal günlük tutmak bir zorunluluktur. Aynı şeyi siz de şirketiniz için yapmalısınız. Pazarlamanın Çağı ile nedir, etkin biçimde nasıl kullanılabilir, pazarlamada bloglardan nasıl faydalanılabilir gibi sorularınız cevap buluyor. (Tanıtım Bülteninden)

Konu ile alakalı aklımda olan ama zaman yetmediği için yazamadığım diğer kitapları ilerki günlerde bir başka yazımda yazacağım şimdilik hoşçakalın.

Blog Tv

01 Kasım 2007 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, 4 adet yorum yapıldı. »

BlogTV ile bir açıp evden yayın yapabilirsiniz. [via]
Blog TV
(more…)