‘Aşk Meşk’ olarak etiketlenmiş yazılar

Sevgi günü bugün

Kategori: Aşk Meşk 14 Şubat 2008 tarihinde muzlupasta yazdı. 3 Yorum »

Bana göre sadece sevgililerin kutladığı bir gün değil bugün.. Bize diyorlar ki siz değilsiniz karı-kocasınız kutlayamazsınız? HAYIR EFENDİM!! Ben sevgilimle; sevdiğimle evlendim ve her günü bir sevgililer günü gibi kutlayan biz bugünü elbette daha farklı kutlayacağız. 3. müz ama ancak bu yıl beraber kutlayabileceğiz. Birbirimizden uzakta iyi ki var olan kargo şirketleriyle hediyelerimizi gönderdik. Ne kötü ki el ele tutuşup gezemedik, göz göze gelip yemek yiyemedik. Düşünüyorum da üzerinden bir yıl geçmiş bırakın elini tutamamayı aynı yastığa baş koyup uyumanın güzelliğini tadacağım. Aynı şehirde olsaydık yapmak istediğim bir şey vardı. ımızı billboard'lara yazdırmak.
Sevgi günü
Yazının tamamını okuyun »

İlhan İrem: Sevgililer günü / the best of ilhan irem/1 (1995)

Kategori: Aşk Meşk 13 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 4 Yorum »

İlhan İrem‘in Sevgililer günü / the /1 albümü belki sevgililer günü için iyi bir olabilir. verebilecek bir sevgiliniz yoksa ne kötü, hoş olmasa da sadece karşı cinse duyulan bir şey değil, yoksa o halde annenize, kardeşinize en kötü ihtimal köpeğinize, kedinize, o da olmadı son şans iş arkadaşınıza veya komşunuza alın olsun bitsin. Hayırlı ler (:
Yazının tamamını okuyun »

Sevgililer günü kampanyaları

Kategori: Aşk Meşk, Ivır Zıvır 06 Şubat 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 4 Yorum »

Sevgililer günü, bilirsiniz işte her sene olur için en güzel dönemlerinden biridir. Sizin için araştırdık ve Türkiye de sevgililer günü için özel yapan ı bulduk.
Varsa bildiğiniz başka yazabilirsiniz.
Yazının tamamını okuyun »

Canımcım’ın doğum günü için son 1 gün

Kategori: internet 30 Aralık 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 6 Yorum »

Ayrıntıları burada okuyabileceğiniz bir adamın sevgilisi için web üzerinde yaptığı en ilginç girişimlerden olan Canım’ın doğum günü için 20.000 projesi için son bir gün kaldı. Destek olmak için siteye gidip karşınıza çıkan formu doldurmak yeterli.

Kaç insan hem acı hem tatlı olmayı başarabilir hayatında? Kaç insan kızdırırken kendini sevdirilmeyi başarabilir? Kaç insan hayatta hep yükselir? Kaç insan kendini sevdirmeyi bu kadar başarabilir? Kaç insan bu kadar çok sevilir?

canimın dogum gunu icin 20.000 kutlama
[via]

Bir doğum günü hediyesi

Kategori: internet 06 Aralık 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 12 Yorum »

Kaç insan hem acı hem tatlı olmayı başarabilir hayatında? Kaç insan kızdırırken kendini sevdirilmeyi başarabilir? Kaç insan hayatta hep yükselir? Kaç insan kendini sevdirmeyi bu kadar başarabilir? Kaç insan bu kadar çok sevilir?
Ben bir tane biliyorum. İşte benim canım:
Hayatta hep başarılı, hayatta hep en zirveye doğru koşuyor. Sürekli basariyi yakalıyor. 1 Ocak’ta 20 yasına girecek. Ona ne hazırlasam diye düşünürken, aklıma sitesi yapmak geldi. Ben de isi abarttım ve hedef koydum. Canıma çok büyük bir hazırlamalıyım dedim ve onun için 20.000 kişinin nü kutlayacağı bir web sitesi yaptım.
O her şeyin en güzelini hak ediyor. Umarım planlarım gerçekleşir ve ona bu hediyeyi verebilirim. Siz de bana yardım etmek isterseniz. Yapmanız gereken sadece bir doğum günü mesajı yazmak, isminizi ve epostanızı eklemek. Sadece bu…
canimicin.net
Bir de bu siteyi çevrenize söylerseniz çok makbule geçecek. Çünkü 20.000 kutlamayı tutturmayı ve sürprizin tam olmasını istiyorum.

This is web site for my darling. Her birthday 1st January.She will be 20.I want to surprise her.I want that 20.000 people say “happy birthday” for her 20. year. So I am waiting your helps. It takes only a few seconds for you. Just your name and your email and say “happy birthday” to my darling. See you at 1st January… Thanks for coming and looking…

[via]

Önemli Not: Bu yazıyı Plonyada bulunan arkadaşım Bektaş Aykut Atalay yazdı.

‘Kendine iyi bak’ derler, kurşunu kafana sıkıp giderler.

Kategori: Şiir 23 Kasım 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 16 Yorum »

“Kendine iyi bak” bir “” değil “” cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde…
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”
“Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum.”
“Kendine iyi bak” derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine İyi Bak” gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, de tükeninceye kadar…Ta ki son mezar sessizliğine bürününceye kadar…
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine İyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler.
“Kendine iyi bak” derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. “Kendine iyi bak” derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın… Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, “kendine iyi bak” derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye
unutulmayan nağmeler.
Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. “Bitti” diyemedikleri için, “kendine iyi bak” derler. “Kırıldım ve affedemiyorum” diyemedikleri için “kendine iyi bak” derler. “Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım” diyemedikleri için kendine iyi bak derler. “Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum” diyemedikleri için “kendine iyi bak” derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler.
“Kendine iyi bak” bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. “Kendine iyi bak” deme bana. Nokta koyma.
Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile… Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden…, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?…
Peki o zaman… Senin istediğin gibi olsun… Öyleyse…Sen de “Kendine İyi Bak.”
“Kendine Iyi Bak” derler, kurşunu kafana sıkıp giderler.
Yazının tamamını okuyun »

Emesen Aşkım

Kategori: Müzik 04 Ekim 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 7 Yorum »

Arif Altunkaya‘nın yeni şarkısı, hit olma adayı. İlginç şarkı sözleri olan bu şarkıyı haberturk gazetesinin yeni zamasingosu H2‘de gezinirken gördüm.

Çok fazla yoruma gerek yok şarkı sözleri şöyle;
Yazının tamamını okuyun »

ilk ve tek karikatur blogu

Bir aşk hikayesi

Kategori: Aşk Meşk, Hayattan 31 Ağustos 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 27 Yorum »

okuyan herkes muhakkak hayalleri kurmuştur, benimki de öyle bişeydi işte geçip gitmişti ama geçenlerde aklıma geldi baktım bloga yazacak bişey de yok, ben de oturup beynimin en arka raflarında bulunan çekmeceleri kurcalayıp bu yazıyı yazmıştım. Umarım beğenirsiniz.

Önce arkadaşı ile tanışmıştım, üstü şişhane altı şehane tipi kızlardandı hafif, en azından o kendini öyle zannediyordu. Lisede aynı servisteydik, şıpsevdi değilim, ondan sadece hoşlanmıştım, laklak yaparken iki laf arasında çıkma teklif ettim. Şok oldu biraz, ertesi gün telefonu mu uzatıp evet mi hayır mı diye sordum. Tamam dedi, telefon numarasını yazdı. Keşke hiç bulaşmasaydım, mesajlaşmaya başladık. Bir kaç gün sonra yine bir toplu laklak sırasında, bir arkadaşı telefonu mu istedi, müziklere bakacakmış güya. Ardından, git yanımızdan diye bir çığlık duydum, hala beynimde sedalanır o ses. Ne oldu? Demeye kalmadan, telefonu gözüme soktu. Bu ne? Diye. Sormadan mesajlarıma bakmış. Telefonda terk etmek üzere olduğum bir kızın mesajlarını görmüş, hem de içli dışlı mesajlar.

Haklıydılar aslında, benim ki mosmor olmuştu. Gerçi hiç umrumda değildi ama, aldatılmış bir kızın şerri kötü oluyormuş. Ben onunla konuşurken filan yanında bir kız arkadaşı vardı hep. Yazının tamamını okuyun »

Sevgi şiirleri

Kategori: Aşk Meşk, Şiir 28 Ağustos 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 1 Yorum »

Arkadaşlar daha önce boran ağaya dublaj başlıklı yazımda bir paylaşmıştım ama önceden uyarmama rağmen yorumlara siyaset karışınca videoyu kaldırdım ve kendimi bir borçlu hissettiğim için kendi şiirlerimin bir kısmını kullanarak hazırladığım bu videoyu sizlere sunuyorum.
Yazının tamamını okuyun »

Nikola Vaptsarov

Kategori: Müzik, Şiir 19 Temmuz 2007 tarihinde wolkanca yazdı. 5 Yorum »

pixnvBulgar şair Nikola Vaptsarov’un kurşuna dizilmeden bir kaç saat önce yazdıgı iki şiirden biri.

Karıma
geleceğim bazen, uykudayken sen
beklenmedik uzak bir konuk gibi
sokakta bir başıma koyma beni
kapıyı sürgüleme üstümden.
usulca girecek bir yere ilişeceğim
bir zaman, karanlıkta, bakacağım yüzüne
görüntün doyasıya dolunca gözlerime
seni kucaklayacak ve çıkıp gideceğim

nikola vaptsarov
çev: ataol behramoglu
: Grup Ekin
{ download }

Yazının tamamını okuyun »


Sayfalar:12345Sonraki »»