‘Anne’ olarak etiketlenmiş yazılar

Anneler günü hediyesi bedavaya geldi

Kategori: minilog 23 Nisan 2008 tarihinde wolkanca yazdı. 2 Yorum »

pratikevÇoktandır bir alma düşüncem vardı, geçen bloguma veren pratikev isimli firmanın web sitesine gittim ve araştırdım.
"Philips Philishave Cool Skin HQ 7782 Tıraş Makinesi"ni beğendim ve aldım, ürün ertesi gün adresime geldi, yanın da kahve takımı hediyesi de geldi.

Kahve takımı hediyeymiş, 150 ytl üzeri alışveriş yapınca kahve takımı hediyesi var, anneme harika bir hediye oldu bu çok sevindi.

Anne ben uzaylı mıyım..?

Kategori: Wolkanca 23 Mart 2008 tarihinde tamkarisik yazdı. 3 Yorum »

Bu aralar nedir anlamıyorum ama herkes bana karşı içinde ne varsa dökmeye başladı. Yav tamam ın bazı hataları olur ama hep mi hatalıyım..?!

Gerçi enteresan biriyimdir. Gel-gitlerle dolu. Çok da sertimdir açık söylemek gerekirse (bunu da yeni yeni öğreniyorum yani). Millet bu zamana kadar amma atmış içine benimle ilgili birçok şeyi. Duyunca çok şaşırıyorum. Yok bi de kendileri sütten çıkmış ak kaşıklar ya. Kötü olan benim. Ya ilk önce siz kendinize bakın sonra bana laf söyleyin. Deli oluyorum ya. Zaten derdim başımdan aşkın hem üniversite hem ikinci üniversite hem hem forum… Bide şimdi "" çıktım başıma. neymişim be..!

Bazen anneme soruyorum " uzaylı mıyım. Başkalarına neden benzemiyorum..?". Annemde hep der ki "sende sorun yok kızım sorun başkalarında. Senin gibi akıllı ve ahlaklı bir kız uzaylı olamaz"…

Bugün Ahmet Durul'un blogunda gezinirken ( ki çok seviyorum blogundaki yazıları okumayı ) bir söz çıktı karşıma "Hiçbir şeyi kişisel alma. Başkalarının seninle ilgili düşünceleri onları ilgilendirir, seni değil." Doğru söylüyor galiba. Bundan sonra ister uzaydan yanlışlıkla düşmüş olayım ister beynini çalıştıramayan ( ki hiç de değilim :P ) buyum ve "" olduğum içinde kendimi seviyorum. Teşekkürler bu sözü blogunda yayınladığın için .

Artık uzaylı falan değilim. Öyle düşünen varsa da bana ne :)

Yapmayın artık şunu

Kategori: Gündem 06 Mayıs 2007 tarihinde muzlupasta yazdı. 5 Yorum »

kalp Çocuklar var annesine hiç doyamadan ayrılmak zorunda kalan. Çocuğunu kaybeden anneler… Annesini tanıyamayıp, acı çekenler… Annesini özleyenler ama bir telefon veya iki adımda ulaşamayanlar.. Her “” lafı duyduğunda bağrı yananlar…”anneler günü ” ok gibi kalbine saplananlar.
İşte onlardan çok var… Biri benim annem biri de diğeri kuzenim. İkisi de annesiz.
Özellikle iki kuruşluk mal satmak için çekip , duygu sömürüsünün en ağırını yapanları en çok fark edenler.. Hiçbir ürünle yeri doldurulamayacak acısı deşilenler… Yazının tamamını okuyun »

Noel baba(anne) olmak istermisiniz?

Kategori: Ivır Zıvır 02 Ocak 2007 tarihinde muzlupasta yazdı. 6 Yorum »

noel-muzlupasta

yeni yıla girmişken bi de dans eden baba ya da olmak isterseniz buradan resminizi yükleyek olabilirsiniz. Gördüğünüz gibi böyle oldum. izlemek isterseniz beni buyrun. Nasıl yapılıyor birde onu anlatalım.

Yazının tamamını okuyun »

Ev baklavası

Kategori: Wolkanca 23 Ekim 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 12 Yorum »

Ev Baklavası
sevgisini özenle katarak yapar, çocuklar sever, gizli gizli gece yenir.* Yazının tamamını okuyun »

Anne ve çocuk

Kategori: Multimedia 18 Ekim 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 3 Yorum »

Doğadaki Bir ve çocuğunun görüntüsü
Bu doğal güzellik yılda bir kez Birmanya da gerçekleşiyormuş.
ve çocuğunu görmek için lütfen başınızı hafifçe sol tarafa eğerek bakınız.
Yazının tamamını okuyun »

Tuatamadığım ellerinden

Kategori: Şiir 18 Eylül 2006 tarihinde wolkanca yazdı. Yorum Yok »

GÖREMEDİGİM YÜZÜNÜ, KOKLAYAMADIŞIM TENİNİ, ÖPEMEDİGİM YANAKLARINI, TUTAMADIGIM ELLERİNİ ÖZLÜYORUM, İÇİMEDE OLUŞUNU, ACI VERSENDE PARÇAM OLŞUNU, İM OLUŞUNU SEVİYORUM, SENİ ÇOK SEVDİM İKİ GÜNDE, AMA İ , GÖZLERİMDE YAŞ YERİNE, KEŞKE HEP KAN GELSE, İÇİMDEKİ ACI HİÇ DİNMESE, VE ÖZELEMİM SANA YILLAR SÜRSE, KEŞKE İM OLSAN, İ , MİNİK MELEGİM, VARLIGININ ONURLANDIRDIN İ, AMA İ MİNİK MELEGİM.
()

Cennetteki komşu

Kategori: Hayattan 13 Haziran 2006 tarihinde wolkanca yazdı. 8 Yorum »

Hz. Musa, bir gün tanrı’ ya seslenmiş: “tanrım, cennette sonsuza kadar komşum olacak kimseyi çok merak ediyorum. çünkü kapımı her açışımda sonsuza kadar onu göreceğim. lütfen bana onun kim olduğunu bildirir misin? insanoğlunun ne kadar meraklı olduğunu daha adem’in yasak meyveyi yemesinden beri bilen Allah, Musa’ya “şanslısın Musa, senin cennette komşun olacak kişi şu anda yaşayan insanlardan. horasan da ulu Camii’nin yanındaki şen kasap’ın sahibi rıza demiş. bir peygamber olarak komşusunun başka bir peygamber veya ermiş bir zat olmasını bekleyen Hz. Musa bu duruma şaşırmış ve ” şimdi bu adamın yaptığı iyilik ne ola ki, bir peygambere komşu olmayı başarmış olsun?” diyerek horasan’a bu adamı görmek için yola çıkmış. o zamanlar Hz. Musa’nın adı yaygınmış; ama, görenler sadece mısır a gelenlermiş. Hz. Musa, horasan’a vardığı zaman bu dükkânı bulmak hiç de zor olmamış. dükkânda orta yaşlı, orta boylu, kumralca, yakışıklı bir adam varmış. müşterileriyle sohbet eden kasap, Hz. Musa girince de ona “hoş geldiniz” demiş. adamın tatlı dilli ve güler yüzlü oluşu nedeniyle Hz. Musa kendi kendine “acaba güler yüzlü, tatlı dilli oluşu nedeniyle mi komşuluğu hak etti” diye düşünmüş. kasap eti tartarken hak geçmesin diye o kadar titiz davranıyormuş ki Hz. Musa “acaba ölçüde bu kadar adaletli olduğu için mi hak etti?” diye düşünmüş. müşteri gidince, Hz. Musa, kasaba yabancı olduğunu ve kalmak için bir han aradığını söylemiş. kasap “horasan da bir tane han var. o da İranlı halı tüccarları geldiği için doludur. en iyisi siz gelin benim misafirim olun. yalnız yaşayan bir insanım. hem geldiğiniz yerleri bana anlatırsınız” diyerek Hz. Musa’yı davet etmiş. Musa da kabul ettikten sona kendi kendine ” acaba misafirperverliğinden dolayı mi hak etti?” diye düşünmeden edememiş. akşam olunca kasap, misafiri için bol miktarda biftek, bonfile, şiş hazırlamış. Hz. Musa yine ” acaba cömertliğinden dolayi mi hak etti?” diye sormadan edememiş. eve geldikleri zaman bahçenin ve evin içinin temizliğine şaşan Hz. Musa bu defa da “acaba temizliğinden dolayı mi tanrı’nın çok hoşuna gitti?” demiş. kasap, kaşla göz asında misafiri için sofrayı hazırlamış. Hz. Musa’ya ” siz uzun yoldan geldiniz, acıkmışsınızdır, hemen başlayın, benim azıcık işim var” demiş. adamın kendisini yalnız bırakıp gitmesinden şüphelenen Musa, hemen adamın peşinden gitmiş. bir de ne görsün? adam çok yaşlı bir bayanı yatağından doğrultmuş, ona sütünü içiriyormuş. Hz. Musa ” bu da kim? yalnız kaldığını söylemiştin” deyince, adam: “bu benim annemdir. babamın ölümünden sonra felç geçirdi, belden aşağısı tutmuyor. , belki, evleneceğim kimse annem ile yeterince ilgilenemez diye evlenmedim. annem sakin bir insandır, fazla konuşmaz sadece sürekli olarak bir duası vardır, onu mırıldanır.” bunun üzerine Hz. Musa “söyle bakalım annen nasıl dua eder?” diye sorar. bunun üzerine kasap biraz gülümseyerek “gerçi, pek öyle olacak şey değil; ama, annem sürekli der ki: evladım senden razıyım. inşallah cennette Hz. Musa’ya komşu olursun. kim, koskoca Musa’ya komşu olmak kim?” Hz. Musa “inşallah tanrı, annenin isteğini gerçekleştirecektir” diyerek, o akşam orada kalarak ertesi sabah mısır’a gider ve bu olayı herkese anlatır.