‘Alinti’ olarak etiketlenmiş içerik

Yaşamını yitirdi

31 Mayıs 2008 tarihinde, Hayattan, Medya kategorisinde muzlupasta yazdı, 5 adet yorum yapıldı. »

Zaman zaman alkışlarla kaldırılan cenâzelerimiz için radyolarımız, televizyonlarımız, gazetelerimiz "" ifâdesini kullanıyorlar. "" ne kadar çirkin, ne kadar zavallı, ne kadar cin çarpmış bir sarsak cümle.

Dünkü zengin Türkçemizde, ölüm gerçeğini anlatan yüzden fazla ifâde vardı. İşte onlardan bâzıları. Bir kimse dünyâsını değiştirince ondan sâdece "öldü" veya "" diye bahsedilmiyordu. Şu güzel, şu zarif, şu ince, şu pırıl pırıl kelimeler, deyimler kullanılıyordu.
(more…)

Google’a beddualar

20 Mayıs 2008 tarihinde, Geyik kategorisinde wolkanca yazdı, 7 adet yorum yapıldı. »

Arkadaşım Selman blogunda 'a beddualar yağdırmış (: [via]

(more…)

Alıntı

18 Şubat 2008 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, 31 adet yorum yapıldı. »

, camiası veya bloglar alemi, ya da her neyse o şey, bu alemde alıntılara takan () lara üzülü. Bir yazdıklarının başkaları tarafından alıntılanmasından neden kaygılanır ki? Ortalamaya göre eski bir olarak bana çok saçma geliyor bu kaygı ve inanın 3 yıl önce beni tanıyan birine sorun şu an ne düşünüyorsam o zamanda aynısını düşünüyordum. Bana göre bir yazdıklarının başka bloglarda yayınlanmasına üzülmek bir yana bundan keyif duymalı, çünkü zaten sizin yazdıklarınız özde sizden bir şeyler taşıyorsa, daha doğrusu üslup ve tarz olarak size özel, size ait ise bu nerede yayınlanırsa yayınlansın sizindir, bunu olduğu gibi yayınlayan varsa ve kendi yorumunu getirmemiş ise bu içeriğe, o işi yapan bir zaman sonra sıkılacak ve devam edemeyecektir, tarihinin sayfalarında gömülüp kaybolacaktır. Oysa siz ve o yazınız o etik olamayan alıntı işini yapan arkadaşın da yardımı ile internette veya okurlarının aklında kalacaksınızdır.
Alıntı sadece bloglara özel bir şey değildir, alıntı diğer yazılı meslek alanlarında, medyada, basında vb. bir çok alemde vardır, kötü bir şey asla değildir, sadece yöntemi tartışılabilir.
Bir arkadaş tam da benim aklımda olan belki bir vakit yazmak istediğim bir konu hakkında benim gibi düşünmüş ve yazmış diyelim, şimdi ben bu konuda yazmaktan vazgeçmeli miyim? Hayır. Ben bu arkadaşın beğendiğim yazısını, fikrini, onun üzerine kendi yorumumu getirip yazabilirim. Yani MÖ. 427-347 yılları arasında yaşamış KARANLIKTAN KORKAN BİR ÇOCUĞU KOLAYLIKLA HOŞ GÖREBİLİRİZ. YAŞAMDAKİ ASIL TRAJEDİ, YETİŞKİNLERİN AYDINLIKTAN KORKMASIDIR. demiş ise benim suçum ne? Benim tek şansızlığım ya da nun şansı benden önce yaşamış olması, bunu demeseydi mutlaka birileri derdi, kimse dememiş olsaydı ben derdim. ya katılmakla birlikte bunun üzerine bir şeyler ekleme hakkım yok mu? Elbette var. İşte alıntı mevzusu ile blogculuğa felsefik bir yaklaşımda daha bulunmuş oldum böylece.
alıntı
(more…)

Blogunuz için 20 kullanılabilirlik tüyosu

11 Haziran 2007 tarihinde, Blog kategorisinde wolkanca yazdı, 10 adet yorum yapıldı. »

Tom Johnson I’d Rather Be Writing’da blogunuz için 20 altın tavsiye yazmış dostlar, ben aşağıdaki kurallardan çoğunu uyguluyorum, hepsi olamasada bir çoğunu sizde prensip olarak benimserseniz başarabilirsiniz.
postoften.png

  1. Blogunuza bir konu seçin
    Tutkulu ve bilgili olduğunuz bir konu seçin ve bloğunuzu yazarken bu konudan fazla uzaklaşmamaya çalışın. Belirli bir konuda yazmak sizi sınırlamaz, tam aksine daha profesyonel ve güzel yazılar yazmanızı sağlar. Bloğunuzun konusunu, kolay görülecek bir yere yazın, böylece siteye giren ziyaretçiler neyle karşı karşıya olduklarını bilsinler. Konulu iyidir…
  2. yazmayı özendirin
    özelliğini aktive edin ve yorumlara cevap yazın. Bloglar kendi kendinize konuştuğunuz bir yer değil, diğer insanlarla iletişim kurduğunuz bir yer olmalıdır. Yorumlarda sizin yazılarınızı zenginleştiren eklemeler, öneriler veya hatalarınızı haber veren uayrılar olacaktır.
  3. Üyeliği basitleştirin
    Turuncu bir RSS düğmesiyle olsun, Feedburner kullanarak olsun, mail ile üyelik imkanı olsun,… Yeter ki sizin bloğunuzu beğenen ve izlemek isteyen insanlara bir üyelik imkanı verin. Topluluk çok önemli!
  4. Hakkımda” sayfası olsun
    kişisel bir meseledir. Okuyucular, bu içeriği kimin oluşturduğunu bilmek ister. Nerelisiniz, ne iş yaparsınız, eğitiminiz nedir, tecrübeniz nedir? Bu tip soruların yanıtlarını veren bir sayfa, okurları ile daha samimi ve şeffaf bir ilişkiyi mümkün kılar. Anonim yazıları çoğu kişi sevmez.
  5. Fikirlerinizi görselleştirin
    İnsanlar uzun, kesintisiz yazıları okumayı pek sevmezler. Yazıya ara sıra ara vererek görseller kullanabilirsiniz. Bilinen blogların çoğu bol resimli bloglardır.
  6. Yazıyı kısa ve öz tutun
    İyi bir yazısı 1-2 paragraf olur. Eğer uzun olacaksa (bunun gibi), küçük parçalara bölerek yayımlamayı düşünebilirsiniz. (more…)