Dijital darbemi olacak?
Türkiyede internet bir tehditmidir? Bu konuyu tartışıyoruz burada, burada burada ve burada.
Konukları İTÜ Bilişim Enstitüsü Bilgi Teknolojileri Programı Anabilim Dalı Başkanı ve Koordinatörü Prof. Dr. Eşref Adalı, Hukukçu, internet ve Hukuk Platformu Kurucusu Avukat Fikret İlkiz, Türkiye Bilişim Derneği Başkanı, Hacettepe Üniversitesi İstatistik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Turhan Menteş, USAK (Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu) Avrupa Birliği Araştırmaları Merkezi Başkanı Doç. Dr. Mehmet Özcan, Radikal Gazetesi Teknoloji Editörü ve Radikal İnternet Sitesi Yöneticisi Serdar Kuzuloğlu ve Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ali Ergur olan Ntv’de yayınlanan Can Dündarın sunduğu Neden isimli programda tartışma; insanlığın kaderini değiştirdiği söylenen internet kurtarıcımız mı, katilimiz mi? İnternet, bilgiyi demokratikleştiren gelmiş geçmiş en büyük icat mı, yoksa yanlış ellerde büyük bir tehdide dönüşen tehlikeli bir silah mı? idi. Programın tam metnini buradan okuyabilirsiniz.
internet cennet değil, internet cehennem değil internet hayatın bir yansıması. Bir başka mecra. Dolayısıyla o mecrayı suçlamamak lazım, orası nötr bir mecra. Nasıl kullanırsanız öyle sonuç verilen bir medya ortamı. O yüzden konuklarımızın bir kısmı bir düzenleme gerektiğini kabul ediyor, orada bir ortak fikre ulaşıldı ama bunun reaksiyonel olmaması ve en önemlisi temel hak ve özgürlüklere zarar vermeyecek şekilde yapılması gerekiyor. İnternetle yaşamayı böylece öğrenmek zorundayız.
Ülkemizde yöneticilerimiz ve bazı önemli koltukların sahipleri şu yasakçı zihiyetinden bir türlü kurtulamadı. Ne güzel valla sıkışınca, işin içinden çıkamayınca hoppala hemen kısa yolu var yasakla abicim ooohh ne alaa memleket. Böyle yasaklama zihniyeti ile devam edersek ülke olarak aha buraya yazıyorum NAH alırlar Tayiip bizi AB’ye! Ben zaten alsalarda gitmiyorum. Ama Siz, partiniz ve hükümetiniz AB-AB diye can atıyor ya hah işte onu diyorum NAH alırlar sizi bu şekilde AB’ye.
Bu yasaklama şeysine bi arkadaşım şöle örnekler getirmiş eğer okurlarsa Başbakanımız ve saz arkadaşları şu aşağıdaki yasakları da getirebilirler;
- # Elektrik yasaklansın bilmem kaç kişi çarpılıyor her sene
- # TV yasaklansın, şiddet içeren programlar var çocuklar delirir
- # Sadece MEB kitapları kalsın diğerleri toplatılsın çocukların aklı karışıyor
- # Satır satmak yasaklansın kasaplar ruhsatla alsın, adam doğruyorlar onla
- # Kömür satışları yasaklansın, korbonmonoksitten onlarca insan zehirleniyor
- # Sigara ve alkol direkt yasaklanmalı
İnterneti nasıl kullanmaları gerektiğini çocuklara okullarda öğretmeliyiz. İnternete yasak getiren bir ülkede yaşamak çok acı verici olur gerçektende. Denetim evet zaten var ama engelleyerek yasaklayarak olmamalı. Ayrıca bana göre internetten daha çok şu an televizyonlarımız ondan daha vahim ve içler acısı durumda, örneğin şiddet içeren onlarca dizi ve filmler bir o kadar saçmalık dolu tv programları. [via]


can diyor ki:
abi bende bayyabi buldum ama o kdr deil
Ahmet diyor ki:
Kyoto sözleşmesi ve Türkiye
Kyoto sözleşmesinin tüm dünya ülkelerince imzalanması kloro floro karbon v.b ayrıca sera gazlarının yasaklanması
gibi uygulamaların hayata geçirilmesini Ülkemiz,dünyamız ve neslimizin geleceği açısından önem arz etmektedir;ancak malumunuz üzere bu gazlar özellikle yoğun sanayii ülkelerde (özellikle ABD;japonya,Fransa,Almanya,Rusya,Kanada ve Çin gibi ülkelerde çok daha bir önem ve öncelik arz etmektedir.)Bilinen bu özellik ve öneme karşın sanayi ve teknoloji devi ABD ki yerkürede bir çok ülkeden (Protokolü imzalayan 55 ülkeden daha fazla doğayı tehdit etmekte)daha önem arz etmesine rağmen bu anlaşmaya karşı çıkmakta ve im za atmamaktadır;aynı şekilde Avusturalya…
Ayrıca unutmamak gerekir ki sadece ABD deki araçlardan yayılan gazlar bile Türkiye’nin yarattığı toplam kirlilikten kat be kat fazladır.
Kaldıki Türkiye anlaşmaya karşı değil,sadece çekimser;ancak,zaten IMF kıskacında olan ve gerçekte dinya ekonomisinde ve dünyayı kirletme noktasında belkide “Devede kulak” bile olmayan bir ülke(Türkiye) için maliyeti 20 milyar dolar yükümlülük altına girmek demektir.Ve bu IMF ye zaten 8 milyar dolar boçlu olan bir ülkenin borcunu en az 2.5 kat arttırmak demektir…
ABD nin sabık başkanı Bush “Kyoto sözleşmesi ABD ekonomisini mahveder” derken ve bu kampanya doğrudan doğruya Amerika’ya yöneltilmesi gerekirken neden Türkiye diye düşünmek gerekir.
marul_havuc@hotmail.com diyor ki:
amcam hakikaten psikoymuş:)
onurrrrrrrrrrrrrrrrrr
register diyor ki:
sondakiler alkış mıdı :S
Erdem(SekiL_Yapma) diyor ki:
Harbiden manyak şarkı off offf…
Ferhat diyor ki:
benimki husky ya
sibirya.. alaskalıların amcaoğlusu
GurkaN diyor ki:
Ferhat senin köpek alaska kurduna benziyo olm
wolkanca diyor ki:
sevgili merve bundan belki 10-15 yıl öncesine kadar bizim ülkemizde Kanada gibi bir tarım ülkesiydi.
Ve eğer biz çocuklarımıza torunlarımıza yeşili olmayan çöl gibi topraklar bırakırsak o topraklar için kan akıtan atalarımızında kemikleri sızlayacaktır.
ne yazıkki bu çevre bilinci bizden daha çok şu an ülkeyi yönetmek için koltuklarında oturanlara gerekli. ben anadoludaki hiç bir insanın durup dururken bir ağacı keseceğini sanmıyorum ama villaları malikaneleri yapmak için yüzlerce hektar ormanı telef eden yöneticileri görüyorum daha geçenlerde şurada yazmıştım.
ayrıca alah aşkında şu haritaya bakıp imzalamamış kaç tane adam akıllı dünya ülkesi var bakarmısınız lütfen siz nereye girmeye çalışıyorsunuz? AB’yemi? cevap evetse bunada evet.
« sesim..
Yazmıyormu o zaman bu abimiz gibi yapın »
Hakkında
BU YAZIYI BU İNSAN EVLADI YAZDI LAYN! ALOOOWWW!
VolkaN Yılmaz, 04 Şubat 2007 tarihinde eklemiş olduğu okuduğunuz bu yazı ile birlikte bloga toplamda tam 2527 adet yazı eklemiş, kendisini tebrik ediyoruz, sizi de okuduğunuz için kutluyoruz. Web sitesi, e-posta.Yazar kendisini şöyle tanımlıyor: Merhaba ben Volkan 1981 istanbul doğumlu, yay burcuyum, internetteki lakabım Wolkanca. Bana iletişim sayfasındaki formu doldurarak ulaşabilirsiniz.
Sponsored by:
İlginizi çekebilecek benzer yazılar:
Blogda bugün tarihli diğer yazılar:
Blogda en son bunları yazdık: