Çok Manyak ve Sürükleyici Bir Hikaye
Hikayemizn Kahramanları bilindiği gibi yine kırmız başlıklı kız(Alice), hain kurt(Marc) ve saf babanemizden(Monica) ibarettir. Ancak olayımız bu sefer biraz farklı geçekleşmekte kahramanlarımız günümüz dövüş tekniklerine,bilgi ve becerilerle donatılmıştır bu hikayemizde.
Herneyse daha fazla uzamdan hikayemize geçelim. Kırmızı Başlıklı Kız FBI ajanıdır bu güne kadar kendisine verilen tüm görevleri mükemmel bir şekilde yerine getirmiştir ancak; bu seferki görev biraz tehlike arz etmektedir o yüzden her zamankinden biraz daha dikkatli olmak zorundadır.Tabi ki Her görevde karşısına çıkan,binbir ibnelikle yolunu kesmeye çalışan tek rakibi CIA ajanı takma adı Kurt olan Marc yine iş başındadır.
Kırmız başlıklı kızın bu seferki görevi geçekten çok zordu . Ormanın belli yerlerine gizlenen nükleer başlıklı ve zaman ayarlı bombaları bulup kendi departmanın bışı olan ve bir yaşlı babanne kılığına bürünen aslında 28 lik bir çıtır olan monica ya bir zarar gelmeden nükleer başlıkları teslim edebilmektedir. Günlerce süren aç ,susuz ve uykusuz saatlerden sonra niyahet tüm bombaları bulmuştur ancak unuttuğu birşey vardır ;Marc (kurt) sinsi bir şekilde Alice yi (kırmızı başlıklı kız) takip etmektedir. Sonuçta ikisinde de görev aşkı var.Bugüne kadar bilindiği üzere FBI ve CIA ajanları arasında ezeli bir rekabet vardır o yüzden olsa gerek her hikayede bu iki karakterimiz arasında anlaşılmaz entrikalar dönmektedir. Alice tüm bombaları sepet görünümündeki herşeyden izole edilmiş çantaya özenle yerşleştirmiştir ve artık Monica nın üssüne gitmesi için herhangi bir engel yoktur.Fakat bir anda duyduğu sesle irkilir arkasına dönüp baktığında uçan tekme ile kendisine doğru gelen Marc ı görür ve hemen savunmaya geçerek yukarıda ki resimde görmüş olduğunuz hareketi çeker Marc a
Velhasıl aralarında hiçbir action filminde şahit olamıyacağınız bür dövüş sahnesi geçer. Birden bire dururlar birbirlrine bakarlar Alice der ki ; yav yiğidim biz bu güne kadar birbirimizi yedik durduk sen bana, ben sana … Nereye kadar gider şekerim bu böyle der.Marc ta Alice yi destekler bir şekilde başını sallar bir kaç dakika süren bakışma sahnesi ..ve sonunda vuku bulan bir ateşli öpüşme
Artık Marc ve Alice birbirlerine aşık olmışlardır fakat Alice nin kafasındaki soru beynini yiğip bitirmektedir.Tahammülü yoktur artık ve Marc a dönüp sorar peki der; Monica ne olacak valla o beni anamdan doğduğuma pişman eder ,ne bu cihanda ne öbür tarafta iki yakamı bırakmaz der.Marc erkeliğin vermiş olduğu cesaretle gülüm der sen baş tacısın
ben asıl kozumu sona bıraktım hani bizim Avcı amca vardıya Eric işte o benden işaret bekliyo gelip şimdi bizi burdan alıcak helikopterle Alice hemen lafını balla kestim erkeğim diyo ve devam ediyo ; peki ya bombalar ! Marc yine serin kanlılığını koruyarak s.kerim bombasınıda onuda monica nın üssünün bulunduğu yerden geçerken aşşağa atarız ne bomba kalır ne de monica. Sonra tanıdık bi doktora yüzlerimizi değiştirtiriz gideriz yerleşiriz dubaie krallar gibi yaşarız diyor ve bi ıslık çakıyo hoop avcı abi 10 sn sonra üstlerinde Marc ve Alice el ele tutuşup biniyorlar helikoptere ve mutluluk içerisinde çıkıyorlar yola.Tam Monica nın Üssünün üstünden geçerken Kurt Mark iğrenç seslerle Erol TAŞ vari kahkahalar atmaya başlamıştır.Sizinde tahmin ettiğiniz gibi yine bir ibnelik peşindedir ve planı tıkır tıkır işlemektedir.Kırmızı Başlıklı Kızın elinden bombaların dolu olduğu sepeti alır ve der ki; ver hayatım sen , ben atarım onları Alice Marc ın bu centilmenliği karşısında azı açık şekilde bakarken birden bire yer gök Alicenin çığlıklarıyla inler.Hain Marc sepeti alırken kurnaz bi hamleyle Alice nin kıçına bi tekme atar ve genç ajanı aşağıya iter Alice çığlıkler içinde yere düşerken herkezin unuttuğu birşey vardır ; evet bombanın pimlerini de çekmiştir.Ve helikopter büyük bir patlamayla inflakolur.Alice yere düştüğünde yüzünde hem acı hemde bir zafer daha kazanmanın mutlu ifadesi vardır.Ancak yaşadığı bu olaydan bir ders çıkartarak hayata gözlerini yumar ve azından son olarak dökülen bir kaç sözcük şunlar olmuştur : Ulen erkek milleti değil mi topunuzun köküne öhü öhü ….
Umarım gülerek okumuşsunuzdur bu hikayemi hoşçakalın…


ares diyor ki:
nereye gitti benim son yazdıklarım yaw
ares diyor ki:
uzun zaman önce bloguna yazmıştın o sırada üye olmuştum fakat o zaman resmim gözükmüyordu yorumun yanında bir şey anlamamıştım bir daha da girmemiştim gavatara
mavikumsall@ bir ara böyle bir mail adresim vardı fakat sonu gmail mi, hotmail mi, mynet mi bilmiyorum unuttum ben o adresi kapatalı çok uzun zaman oldu hatırlayamıyorum şifremi de bilmiyorum hiçbir şey bilmiyorum açıkçası
ne olacak şimdi nasıl silicem bir yol göster banaaaa wolkan
wolkanca diyor ki:
@ares
serap o gravatar. onu http://www.gravatar.com dan değiştirebilirsin, oradaki mail adresin başka bu en son yazdığın başka. avatarında fotoğraf olan mavikumsall@ olan http://www.gravatar.com dan değiştirebilirsin bunu.
ares diyor ki:
Volkan benim resmimin ne işin var eskiden yaptığım yorumun yanındaki küçük kutu içinde :s
sadecebirdakkia diyor ki:
çok güzel çoooookkkkkkkkkkkkkk ihihihihihihi
D:DD:D:
mavii2 diyor ki:
vah vah vah vah……………………
wolkanca diyor ki:
bizde seni seviyoz lale
lale diyor ki:
ayyyyyyyyy harika yaaaaaaa hepinizi seviyorum.
sehra diyor ki:
hehehehehehehe
lal diyor ki:
küçükken hikayenin gerçeğini değil de bunu okusaydım kitap uokumayo daha çok severdim galiba
ellerine sağlık çok eğlendim
mathilda diyor ki:
canlarım beğendiğiniz için teşkür ederim beni sizler yarattınız puahahha:lol:
Serap diyor ki:
evet Yiğit manyak bir hikaye hikayeden de anlaşılacağı gibi erkekler çok zeki olduklarını zannederler sonra kendi kazdıkları kuyuya kendileri düşerler
Yigit diyor ki:
Başlığı çok sefdim eline sağlık…
İçten olmuş bööle manyak bi hikaye…:mrgreen:
mathilda diyor ki:
hakketen değil mi kadınız bizz
Serap diyor ki:
Hikayeyi okurken gülmemek elde değildi
Oh kadının fendi erkeği de yendi
« Farklı Bir Yaklaşım
Ay parçası sevgilim »
Hakkında
BU YAZIYI BU İNSAN EVLADI YAZDI LAYN! ALOOOWWW!
Basak Olmez, 27 Haziran 2006 tarihinde eklemiş olduğu okuduğunuz bu yazı ile birlikte bloga toplamda tam 42 adet yazı eklemiş, kendisini tebrik ediyoruz, sizi de okuduğunuz için kutluyoruz. Web sitesi, e-posta.Yazar kendisini şöyle tanımlıyor: Hayatım bundan daha kötü gidemezdi diye düşündüğüm bir andı tıpkı şimdiki gibi o delikten çıkmadan bir kaç saniye önce ciğerlerim açıldı ve ne yazık ki boğuluyormuşum gibi hissettim daha sonra anladım ki bende ki bu değişiklik olmasaymış hayatta kalamazmışım çünkü yaşamımı sürdüreceğim bu yeni ortamda su yerine hava mevcutmuş Anne karnındayken yaşadıklarımızı eğer hatırlıyor olsaydık sanırım şu anda ki yaşantımız pekte sağlıklı olmazdı düşünsenize bambaşka bir alem ve her türlü tehlikeden uzak bir zırh dahilinde mükemmel bir koruma ile süren kısa bir süre.Sanırım hayat böyle başlıyor hatırlamıyorum ama tıp bize böyle olduğunu söylüyor. ƺimdi bazen o hayatı özlediğim oluyor ama bu imkansız biliyorum oraya geri dönemiyecek kadar büyüdüm.
Sponsored by:
İlginizi çekebilecek benzer yazılar:
Blogda bugün tarihli diğer yazılar:
Blogda en son bunları yazdık: