Bir Fransız entelektüel, Çanakkale savaşı sırasında Trakya'da dolaşmaktadır.
Ordusu, en zor zamanında böylesine müthiş bir direniş sergileyen bir milletin cephe gerisinde ne yaptığını, nasıl yaşadığını merak etmektedir.
Yolu bir kenar mahalleye düşer.
Sokakta üç çocuk görür, üstleri başları perişandır.
Kıyafetleri çeşitli çuvallardan uydurulmuştur.
Neşe içinde oynayan çocuklarla konuşmak ister.
Öğrenir ki; babaları cephededir.
Tam o sırada kenardaki ha yıkıldı ha yıkılacak şekilde duran bir kulübeden çilesi yüzüne heybet olarak vurmuş epeyce yaşlı bir kadın çıkar.
Ve çocuklara doğru seslenir:
"Cihangir, Gazanfer, Muzaffer! Oğlum, çorba yaptım gelin için!"
Fransız aydını, o heybetli Anadolu ninesinin haykırdığı isimleri birer birer aklından geçirir ve "En mağlup zamanında bile çocuklarına Cihangir (Cihanı fetheden), Gazanfer (Kükremiş Arslan) ve Muzaffer (Zafer kazanan) ismi veren bir millet asla mağlup olamaz!" der.

Bunu okuyanlar bunları da okudu;
Rastgele bir-iki yazı;
Şansını dene!- Karamsarlık dolu bir yazı
- Geocities.com da Telekomun hışmına uğradı
- İnternet hız rekoru kırıldı!
- Türk telekom yine saçmaladı
- Eğer kendi sunucunuzda blog yazcaksanız
- İETT otobüsleri ve cep telefonları
- Muz Gibiyim Kardeşimmm :)
- Notebook alacağım önerileriniz neler
- Karanlık yalnızca ışığın yokluğudur
- UYUZ OLAYLAR
- Google amca logo öyle değil böyle olur
- Kurtlar Vadisi Terör 1. bölüm tamamı
- İmam olmak varmış
- Bilgisayarınızın geçmişini kökünden silin
- Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu



18 Mart 2008, 17:53 tarihinde.
her ne kadar savaşta cephede çarpışanlar bu milletin bağımsızlığını kazanmasında başrolü oynasalar da cephe arkasını onlardaki inanca hayran kalmamak onları umursamak elde değil…
bu arada bir ara bloğa giremedim temizlik var herhalde… kolay gelsin
18 Mart 2008, 18:18 tarihinde.
off ya tüğlerim diken diken oluyo
ne zorluklarla kazandık bu toprakları şimdi ise önlerine gelene satıyorlar..! neyse açarsam ağzımı susamam..
unutmadık sizleri, unutmadık bu toprağı vatan yapan kanlarını gözlerini kırpmadan feda edenleri, unutmadık borcumuzu…
18 Mart 2008, 19:03 tarihinde.
dünya’ya türk’ün gücünü türk’ün cesaretini türk’ün iradesini türk’ün aklını gösteren tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun…
19 Mart 2008, 09:31 tarihinde.
atamızın anzak askerlerinin çanakkalede şehit düşmesine karşılık bir sözünü anımsadım. “onları merak etmeyin bizim topraklarımızda şehit düştüler onlar artık bizim evlatlarımız”.
biz işte böyle yürekli bir atanın evlatlarıyız (ben olsam götürün leşlerinizi diyerek ağır konuşurum)
bu büyüklüğü dünyaya gösteren tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.
21 Mart 2008, 18:00 tarihinde.
sadece çanakkale değil ki. “şu çilgin türkler” kitabini bilmeyen yoktur sanirim. yakin tarihten bunlara ek olarak osman pamukoğlu paşa’nin “güneydoğuda değişen bişey yok” (tam hatirlamadim ama öyle bişeydi ) ve abdullah ağar’in “5. tim” isimli kitaplarini öneririm. okurken defalarca bu miiletin sirti yere gelmez dedirtiyor insana…