Bir Damla Su Hayattır
Hayatın kaynağı su’dur. Su olmadan Hayatın var olması mümkün değildir. En azından bu gezegen için bu böyle. Ve en azından şimdilik başka çaremiz yok.
Neler Yapabilirsiniz?
- Dişlerinizi Fırçalarken suyu açık bırakmayın.
- Traş olurken de suyu açık bırakmayın.
- Banyoda sabunlanırken suyu sürekli açık bırakmayın.
- Tüm temizlik maddelerinizde doğaya zararlı olmayan ürünleri seçin. Belki bu ürünler diğerlerinen daha pahalı olabilir. Ancak bu ürünler suda çözülebildiği için doğal kaynaklara zarar vermez. Durulama gerektirmeyen ürünlerde daha az su harcamanıza yardımcı olur.
- Temizlik maddelerini önerilen ölçülerden fazla kullanmayın.
- Musluk ve sifonlarınızın bakımını yapın, yaptırın. Damlayan, akıtan tesisatlar sürekli suyu harcar.
Daha detaylı bilgi için Doğal Hayatı Koruma Vakfı.
Ayrıca;
Uygunsuz Gerçek filminin iklimkrizi.net sitesini ziyaret edin.
Konuya destek amacıyla yukarıdaki metnin de alıntı yapıldığı sunipeyk sitesinde Daha Neler yapabilirsiniz? sayfasında 10 kolay ve bireysel basit şey var.
Etiketler: Dogal-Hayati-Koruma-Vakfi, Duyuru, Küresel ısınma, Lutfen, Sivil toplum, Su, Su-hayattir, Toplum, Uygunsuz-Gercek
Bunu okuyanlar bunları da okudu;
Rastgele bir-iki yazı;
- Aşk Mektubu Oluşturma
- Kuvvet Mira - Soğuk Küvet
- Kardeş, donu pantolonun üzerine giymişsin!
- Domain uzantı seçimini neye göre yapıyorsunuz?
- G560le
- Olsa da olmasa da
- Tarihte bugün (30.Temmuz)
- Bildirgec'e tıkladım Sosyamat açıldı :)
- Mozilla'dan daha hızlı bir tarayıcı mı?!
- Adınızı Kanla Yazın
- Blogger için Bildirgeç teması
- Kurtlar Rtük binasına çelenk bırakacak
- Salvador Dali'nin heykelleri
- Tavukmu imlechten imlechmi tavuktan
- Reddedildikten sonra karizma yapmak
Stumble it!



01 Mayıs 2007, 02:12 tarihinde.
Çok aradım ama bulamadım.Elime bir pps geçmişti.Bir babanın 50 yıl sonrasındaki hayatını anlatan.
En etkileyen kısmı ise “O zamanlar(2000li yılların başı) arabamızı suyla yıkadığımız söyleyince,oğlum hem şaşırdı,inanmadı;hem de sinirlendi.Haklı olarak.” diye bir sözdü.
01 Mayıs 2007, 09:14 tarihinde.
Su insan hayatının en önemli faktörlerinden dir.İnsan Vücudunun 3/1 bile suyla kaplı olduğunu düşünürsek Suyun hayatımızda ki yerinin ne kadar da önemli olduğunu bir kez daha anlamış oluruz. Ayrıca Boşa Akan milli servetimiz olan Suları Wolkan arkadaşımızın da yukarıda belirttiği gibi Neler yapabiliriz Maddelerine duyarlılık göstererek herkesin buna bir nebze de olsa uymasını dilerim.
Not: GÜZEL ÜLKEMİZ ÇÖL OLMASIN.
Yazılarının elimden geldiği kadarı ile takip ediyorum
Böyle bir yazıya yer verdiği için ve bizlerin ufkunu genişlettiği için de kendi adıma teşekkür ederim Volkan , Çalışmalarında başarılar dilerim.
01 Mayıs 2007, 11:13 tarihinde.
BUNDAN ÇOOOOOOOOK UZUN YILLAR ÖNCE SU SAVAşLARI DİYE BİR FİLM İZLEMİşTİM SİNEMADA, O ZAMAN ÇOK KÜÇÜKTÜM VE O FİLM BİLİM KURGU GİBİ GELMİşTİ BİZE… AMA şİMDİ O FİLM MAALESEF GERÇEK OLMAK ÜZERE… İNSANLAR UFAK BİR MATARALIK SUYU BİRBİRLERİNDEN ÇALMAK İÇİN SAVAşLAR VERİYORDU…
PARASINI VERDİğİ HER şEYİ SINIRSIZ KULLANABİLECEğİNİ DÜşÜNEN KAFA YAPISINA SAHİP İNSANLARLA YAşIYORSAK BİRAZ ZOR KURTULUR DÜNYAMIZ…
01 Mayıs 2007, 17:20 tarihinde.
Bir istanbullu olarak eski su müdürünün ödemiş olduğumuz su paralarımızla eşini boşaması ve tazminatları bize ödettirmiş olması suyun başka işlerede yaradığını bize göstermişti :)Hayat kaynağımıza lütfen hoyratça harcamayalım ve harcatmayalım duyarlı olmamız dileğiyle.Volkan arkadaşımıza hassasiyetinden dolayı teşekkür ederim.
02 Mayıs 2007, 21:40 tarihinde.
İnsan oğlu günlerce aç kalabilir ama susuz aslaaaa yani suyun hayatımızdaki yeri ve önemi çok büyük bunu unutmayalım
Sularımızı gereksiz yere akıtmayalım İhtiyacımız olduğu kadar kullanalım denizlerimiz Çöl Olmasın
KADINLAR BİR ÇİÇEKTİR
ÇİÇEKLER SU İSTER
KADINLARIMIZDA ÇOGUNLUK DA OLDUKLARI İÇİN
SULARIMIZI İDARELİ KULLANALIM
Ayrıca Enişteeeee Teşekkürler Böyle bir konuya değindiğin için
02 Mayıs 2007, 21:55 tarihinde.
bu yazıyı yazıcınız varsa yazdırıp iş yerlerimize ve evlerimize asmalıyız böylece bu bilinci insanlara kazandırmak için bir adım atmış oluruz.
bende teşekkür ederim.
03 Mayıs 2007, 20:41 tarihinde.
Ne vakit suyun insan yaşamı üzerindeki öneminden dem vurulsa aklıma kastamonu-vallah kanyonu maceram gelir.Daha doğrusu deneyimim demek daha doğru olur.Ve bu deneyimi dostlara anlattıgımda,’olamaz ya!’diye bana bakan yüz ifadeleri ve ”çok igrençsiniz”diyen sözlerini.Olay 2005 yazında kastamonu-vallah kanyonunda geçti.Biz kanyonu ilk defa geçiyorduk ve harita üzerinden gittigimiz yoluda kontrol ediyorduk.Kanyonun 3. günüydü ve sonuna geldik.Haritaya görede 300 metre sonra çıkış vardı.Sudan ayrılıp 200-250 metrelik bir tırmanıştan sonra iniş ve kanyon bitimi vardı.20 kg’lık sırt çantalarımız ve ağustos sıcagından dolayıda yanımıza her birimiz 500 cc lik birer pet şişe içinde su aldık ve tırmanmaya başladık.Tırmanış bittiginde çıkış filan yoktu ve bir engel daha görünüyordu.Bir engel derken,bir daha bir daha derken geri dönemeyecegimiz engelleride heçerek kaybolduk kastamonu daglarında.Ve suyumuzda tabi çoktan bitmişti.8-9 saatlik bir yoldan sonra susuz ve yorgun bir halde uyumaya karar verdik.Sabah tekrar yola çıktık kahvaltı bile yapmadan.Yapamadık çünkü yanımızda kahvaltılık bişeyler olmasına ragmen bir damla su yoktu ve dilimiz damagımıza yapışmış durumdaydı.Öglen sıcagı tekrar bastırdıgında dr orhan’ın aklına bir fikir geldi ve ‘’serumu içelim” dedi.Yanımıza herhangi bir yaralanmada lazım olabilir diye 200cc lik bir serum almıştık ve kişi başına bir çay bardagı kadar düşen serumları dördümüzde içerek yola devam ettik.Akşam üzeri sanki bir çıkış bulmuştuk ve hızla yamaçtan aşagıya doğru koşmaya başladık.Gittikçe suyun sesi işitilir olmuştu.Birden yamaç bitti ve uçurum çıktı önümüze.50 metre kadar aşagıda suyu görüyor ve duyuyorduk.Ama bizim ipimiz30-35 metre kadardı.Oracıkta yıgılıp bize ninni söyleyen su şırıltısında uyuduk hepimizde ve susuzlugumuzun 2. gecesiydi.Sabah sessizce agustos güneşi hepimizi sırayla uyandırmaya başlamıştı.Çare yoktu indigimiz yamacı tekrar tırmanıp yeni bir çıkış bulacaktık.Ama 2 gündür susuz ve yorgunduk.Yamacı zar zor tırmandıgımızda öglen sıcagı tepemize çoktan çökmüştü.Ölecek kadar susuz ve yaşamla ölüm arasındaki sınıra geldigimizi anlamıştık.İşte o an Dr orhan çantasından su şişesini çıkarıp içindeki sıvıdan bir kaç yudum aldı.Sıraylada hepimiz kendi su şişelerimizden.Dr orhan gece teker teker hepimizin yanına gelerek yaşamla ölüm arasındaki çizgi esnasında bir tercih yapmamız gerektigini bize anlatmıştı ve bizde idrarlarımızı biriktirmiştik su şişelerimizde.Ya ölecektik yada yaşayacaktık!hepimiz yaşamayı seçtik.Evet kendi çişlerimizi içerek.Ve akşamındada çıkabilmiştik kanyondan.Semra arkadaşım bizim kaybolma hikayemizi sırtçantası dergisine yazmıştı uzunca bir yazıyla.Fakat kendi idrarlarımızı içmek zorunda kaldıgımızı yazmamıştı.Halbuki o tatilin hatta hayatımın en büyük deneyimi o andı.
14 Ocak 2008, 19:37 tarihinde.
bu yazı bence hayatmda okuduğum en anlamlı yazı ve ilerde bunlara çok gerek duycağız.
28 Mart 2008, 11:44 tarihinde.
neden saçma şeyler yazıyosunuz
anlamıyorum biraz akılıca düşünün
demi?
08 Mayıs 2008, 10:09 tarihinde.
bazen gerçektende susuz kalacağımız aklımıza geliyor ama hala suyu gereksiz yere harcıyoruz
25 Mayıs 2008, 15:23 tarihinde.
slm ! ben ezgi site güzel ama çok az yorum var.çok az bilgi ama süper olmuş ….
!!!!!!!!!!!! tebrikler!!!!!!