Yazar Arşivi

Bilgisayarların monitörleri çok enerji harcıyor

Kategori: Hayattan 01 Mayıs 2008 tarihinde edasuner yazdı. 2 Yorum »

Öğle molası sırasında bilgisayarlarımız yaklaşık 1 saat boşa çalışıyor. Tüm şirketlerde 100'ün üzerinde kullanıcısı olduğunu düşünürsek, her gün bir ın 100 saatte tüketeceği elektrik enerjisini boşa tüketiyoruz. Bilgisayarlarda en çok enerjiyi MONİTÖRLER harcıyormuş.

Öğle yemeği esnasında sadece monitörleri kapatarak bile dikkate değer miktarda elektrik enerjisini koruyacağımızı düşünüyorum.

Bilim adamları çevre ile ilgili çok ciddi uyarılarda bulunuyorlar. Lütfen hassasiyetinizi esirgemeyin. Kullanmadığınızda, bilgisayarlarınızın hiç değilse monitörlerini kapatın.


monitor

Enerjiden nasıl tasarruf edersiniz?

Kategori: Hayattan 30 Nisan 2008 tarihinde edasuner yazdı. 1 Yorum »

Buzdolabına konan sıvıların üstünü daima kapatın, çamaşır makinesini tam kapasitede çalıştırın, küvetle yıkanmak yerine duş almayı tercih edin! Konya Mühendisleri Odası Başkanı Mete Kalyoncu, halkı tasarrufu yapmaya çağırırken, enerjinin etkin ve verimli kullanımı için, oda olarak kitapçık hazırladıklarını söyledi.

tasarrufunun toplumun en küçük birimi olan aileden başlayarak bütün kesimlere yayılması gerektiğini anlatan Kalyoncu, tasarrufunun yaşam biçimi haline dönüştüren politikalar üretilmesi gerektiğini vurguladı.

Hazırladıkları kitapçığın ücretsiz dağıtılacağını vurgulayan Kalyoncu, tüketicilerin kitapçıkta yer alan maddelere uyması halinde önemli ölçüde tasarrufu sağlayacağını belirtti. Konutlarda aydınlatma, beyaz eşya, ev ve mutfak gereçlerinin kullanımı ve seçiminde yapılacak bilinçli çalışmalarla ilgili bilgilerin yer aldığı kitapçıkta, vatandaşların sağlamak için yapılması gerekenlerden bazıları şöyle;

29 Mart Dunyadan 1 Saat Işık Kapatma

  1. Pencere ve kapıların hava sızdırmazlığını kontrol edin. Hava sızıntısı olabilecek yerleri hava sızdırmaz şeritlerle kapatın.
  2. Kapı altlarına yalıtım yapın.
  3. Apartman holü veya dışarıya açılan kapıların kısa süreli açık kalmasını sağlayın.
  4. Buzdolabına konan sıvıların üstünü daima kapatın. Aksi halde dolaşım içindeki nem oranın arttırır ve buda komprosörün daha fazla çalışmasına ve dolayısıyla elektrik tüketiminin artmasına olur.
  5. Kapı içi manyetik bantların kapanmasını sağlayın. Bu hem buzlanmayı azaltır hem de tasarrufu sağlar. -Çamaşır makinesini tam kapasitede çalıştırın.
  6. Kurutmalı kullanıyorsanız, kurutma süresini az tutarak hem çamaşırın ömrünü arttırın hem de tasarrufu yapmış olun.
  7. Ütünün fişini işiniz bitmeden birkaç dakika önce pirizden çekin ve işinizi ütünün içinde kalan ısı ile bitirin.
  8. Televizyon ve VCD gibi aletlerin fişini çekerek kapatın. Çünkü stand-by modunda tüketmeye devam eder.
  9. Küvetle yıkanmak yerine duş almayı tercih edin.
  10. Verimli aydınlatma için duvar, tavan ve dekorasyon malzemesini mümkün olduğunca açık renkli seçin. Odadan ayrılırken lambaları sürekli kapatın.
  11. Cep telefonunu kullanmadığınız sürece kapalı tutun. Açıkken üzerinizde bulundurmamaya (kalp üzerinde, bel ve göğüste) dikkat edin.
  12. Cep telefonunu sohbet amaçlı kullanmamaya özen gösterin.

Mikrodalga mikropları öldürüyor…

Kategori: Hayattan 29 Nisan 2008 tarihinde edasuner yazdı. 2 Yorum »

de yapılan bir araştırma, ın, mutfakta kullanılan bulaşık bezleri ve fırçalardaki hastalık kaynağı virüs ve bakterileri öldürdüğünü ortaya koydu.

çevre mühendisliği bölümünde profesör , insanların, bulaşık bezlerini ve fırçalarını temizlemek için onları sık sık bulaşık makinesinde yıkadıklarını, ancak bu gereçlerin gerçekten dezenfekte edilebilmesi için ın kullanılması gerektiğini söyledi.

Araştırmacılar bu amaçla, bezleri ve fırçaları, içi bakteri, virüs ve parazit dolu bulaşık suyunun içine batırdı. Suyun içinde yüksek derece ısı ve hatta radyasyonla bile öldürülmesi zor bakteri sporlarının da bulunduğu belirtildi.

Microwave
Yazının tamamını okuyun »

Hangi tiple neden çıkılmaz?

Kategori: Geyik 29 Nisan 2008 tarihinde edasuner yazdı. 1 Yorum »

No 1:
Nerede rastlarsın?
Plajda, havuzda, lüks otellerde, gece kulüplerinde, otobüste, vapurda… Kısacası heryerde! Özellikle de İstanbul sokaklarında!
Nasıl tanırsın?
Onu tanımak için fazla çaba harcamana gerek kalmaz, giyimi ve davranışlarıyla hemen kendini belli eder. Genellikle beyaz çorapları, boynundaki altın zinciri ve elindeki tespih onu ele verir. Ama artık modern görünüşlü kırolar da var. Yine de onları farketmek çok kolay! çıkılmaz?
Çünkü girdiğin her ortamda seni rezil eder. Onunla konuşacak fazla ortak konu bulamazsın. Aynı zamanda maçodur, seni sahiplenir ve her hareketinden haberdar olmak ister.

No 2:
Nerede rastlarsın?
Nereden çıkacakları hiç belli olmaz. Ne de olsa her erkeğin içinde biraz var!
Nasıl tanırsın?
Bazıları kendini hemen belli eder, bazıları ise gizli maçodur. Genellikle erkek arkadaşlarıyla takılırlar. Futbol maçlarını kaçırmazlar. Klasik giyinirler.
çıkılmaz?
Giyimine, hareketlerine, makyajına, arkadaş ilişkilerine, kısaca herşeyine karışır. Sana kısıtlamalar getirir ve sürekli kendisine hizmet etmeni bekler. İlk günlerde bu hareketlerine göz yumabilirsin ama kısa bir süre sonra seni rahatsız etmeye başlar. Ayrıca seni eve kapatıp, kendisi çapkınlık yapar!
Yazının tamamını okuyun »

Cenazede itinayla ağlanır

Kategori: Gündem, Hayattan 26 Nisan 2008 tarihinde edasuner yazdı. 2 Yorum »

Küçüklükten itibaren, "Ne olacaksın?" sorusunun cevabı doktor, mühendis, çı ve benzeri bilindik işlerdir. Ama , bazılarının tasarladığı gibi olmaz. Bazen yolunuz sperm üreticiliğine, bazen bir asansöre düşer ve siz o asansörün düğmesine basmakla yükümlü olursunuz. Kiminin payına mezarlıkta ağlamak, kimininkine köpek gezdirmek düşer. Bu ilginç meslekleri yapanlarla konuştuk.

Ali Öztürk cenazelerde ağlıyor… Oktay Saparca'nın işi sperm üretmek… Arman Odabaşı ise asansör düğmesine basmakla görevli… Ferruh Akalın köpek gezdirmekte tam bir usta… 20 yıllık son ütücü İsmail Ateş, mesleğinin uzun bir çıraklığı olduğunu anlatıyor… Yükseklerin efendisi Güneş Ergüden, yukarıda olmaktan çok mutlu…

cenaze de itina ile ağlanır

Yazının tamamını okuyun »

Nineciğin bilgisayar merakı

Kategori: Hayattan 25 Nisan 2008 tarihinde edasuner yazdı. 2 Yorum »

Sanırım benim de yaşlılığım böyle olacak boynumda kendi tasarımım kolyelerle :) Çok sevdim ya şu şekerliğe ve monitöre dikkatli bakışı süper!

Hayat bir çocuğa nasıl anlatılmalı?

Kategori: Hayattan 25 Nisan 2008 tarihinde edasuner yazdı. 1 Yorum »

Keyif alarak okuduğum bu yazıyı paylaşmak istedim.

,
Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, 'Sen eğitimcisin, neler öğretmem gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum' dedi. Sorusu kolaydı ama yanıtı zordu, akıl vermesi basitti ama uygulaması karmaşıktı, anlatmaya başladım:
uzun zaman alan ve günün yirmi dört saati devam eden adı ' yetiştirmek' olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak. Neye zaman harcarsan onun karşılığını alırsın. İşine zaman harcarsan işinden, eşine zaman harcarsan eşinden, çocuğuna zaman ayırırsan da ondan karşılığını alırsın.Yapabiliyorsan gözyaşlarını tutmamasını öğret, acı çekmeden olgunlaşamayacağını…

Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı, birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden ' ben değil de o?' demeden…

Yazının tamamını okuyun »

Hayat nedir?

Kategori: Hayattan 25 Nisan 2008 tarihinde edasuner yazdı. 2 Yorum »

Eski zamanlarda , satranç oyununu yanında bir mektup ile hediye olarak Pers imparatoruna göndermiştir.
Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken söyle bir mesaj yazmıştır;
"Kim daha çok düşünüyor , Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. İşte budur…"
donemin en alim veziri olan ile bu mesajı paylaşarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint İmparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister.
Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her tas hareketini ve oyunu çözer daha sonra da on günde tavlayı icat eder ve imparatora sunar.
Pers imparatorunun baş veziri tarafından 1400 yıl önce tasarlanan oyunu; dünyanın en popüler oyunlarından biridir. Zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi son derece etkileyici. Senenin birliği olarak bir tanedir. 4 kösesi 4 mevsimi, tavlanın içindeki karşılıklı 6'sarhane 12 ayı, pulların toplamı ayin 30 gününü, siyah-beyaz pullar gece ve gündüzü, karşılıklı 12'ser hane günün 24 saatini simgeler…
Hint İmparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan oyunuyla birlikte gönderilmek üzere söyle bir mesaj hazırlanır:
"Evet, Kim daha çok düşünüyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. AMA BİRAZ DA ŞANS GEREKİR. İste budur…"
ŞANS SİZDEN YANA OLSUN.

hayat nedir?

Lanblog versiyonu.

Taksim sahnesi!

Kategori: Hayattan 25 Nisan 2008 tarihinde edasuner yazdı. 3 Yorum »

Neydi ne oldu! Çok yazık çok…

Taksim Sahnesi // Köfteci - Neydi ne oldu! Çok yazık çok...

Arada fişinizi çekin, hayata bağlanın

Kategori: Gündem, Hayattan 24 Nisan 2008 tarihinde edasuner yazdı. 5 Yorum »

Sabah gözünüzü açar açmaz mesaj ve mail kontrollerine başlıyor musunuz?
Gün içinde bu kontrollerin sayısını hatırlamaz bir halde misiniz?

Saatleriniz bir ın önünde geçerken, dış dünyada olan bitenden bihaber misiniz?
Ve tüm bunları yapamaz hale gelip, engelle karşılaştığınızda; derin bir sıkıntı yaşayıp, ruhsal rahatsızlık içine giriyor musunuz?

Evet' leriniz çoksa iflah olmaz bir müptelasısınız ve bu durumun bir an önce çözüme kavuşması gerekir. Rüyasında bile internette sörf yapan ve bağımlılığının önlenemez yükselişinin farkına varan Amerikalılar, arada bir 'fişi çekip' gerçek hayata bağlanmak için, bir hareket başlatmış. Dünyanın tüm bağımlılarını, bazı süreler fiş çekmeye davet ediyorlar.

Sharon Sarmiento rüyalarında blog yazdığını ve hayali mesajların sesini duyduğunu fark ettiğinde, fişi çekmenin zamanı geldiğini anladı. Ariel Meadow içinse internette gezerken geçirdiği saatlerin, sarhoş olup ne yaptığını hatırlamadığı saatlerden farkı yoktu.

33 yaşındaki , blogcu ve 'ta yarı zamanlı pazarlama müdürü 'Fişi Çekilmiş 52 gece' adlı blogla, herkesi haftada bir gün teknolojiden uzak durmaya çağırıyor. "Teknolojiyi seviyorum ama e-maillerimi kontrol etmek üzere ın başına oturup aradan altı saat geçtikten sonra, kendimi hala 'da video izlerken bulduğumda bir sorun olduğunu anladım."

Yazının tamamını okuyun »


Sayfalar:12Sonraki »